Mihri
Gümüş Üye
-
- Katılım
- Nisan 17, 2023
-
- Mesajlar
- 6,184
-
- Tepkime puanı
- 6,633
-
- Puanları
- 234
-
- Yaş
- 38
-
- Konum
- Cat Sosyete
Alengirli cümlelerim var. Biliyorum. Açıkçası bu pek de bir marifet değil. Daha doğrusu, marifet alengirli sözler söyleyebilmekte değil, alengirli sözler söyleyebilecek denli sevip aşka düşebilmekte.
Benim sitayiş trafiğimin yoğunluklu kavşağı, malum olunduğu üzere kediler. İnsan, benim alengirli cümlelerimde en fazla misafir olabilir. Mülkün sahibi olansa, şüphesiz kedilerdir
İnsan, umutsuz bir vaka. Hâlâ bir medeniyet inşa edebildiği tezleri üzerinden, medeniyetler arası farklılıklarını hedef alarak tencere dibin kara, seninki benden kara kafası yaşıyor. Gören de zanneder ki, zamanda ve mekânda insandan insana çok da bir fark var. Oysa insan gerçekten bir ehemmiyet arz ediyor olsa, merkez ve kamu bankalarının değil sperm bankalarının bir önemi olurdu. Emin ol kıymetli okuyan, hiçbir insan bir başka insan tarafından bir insan olarak katledilmedi. Katli vacip kılınmadan önce insan olmaktan aforoz edilmişti. Katledilmeden önce, o zaten bir hiçti. Çünkü insan, kendi medeniyet anlayışını bir seviye daha yukarı taşımakta acziyet gösterir. Bunu her beceremeyişinde gidip en kolay olanı seçer. Kendini yukarı çıkaramıyorsan, başkasını aşağı indir. Aşağılamanın ucu keskindir. Hiçleştirmeye kadar hemencecik gidiverir. Böylelikle bir insan bir başka insanca bir sperm israfı hâline gelir.
İnsan olmaktan hiç razı değilim, kıymetli okuyan. Bir türlü içime sinmeyecek ve ontolojik çalkantılarım asla dinmeyecek. Tanrı mı insanı yarattı, yoksa insan mı tanrıyı? Bunu bilmiyorum. En temelde beni yoran şey bir kedi olamamaktan ibaret. Bu yüzdendir ki sanırım hayatım boyunca uğradığım - en azından uğradığımı düşündüğüm - hiçbir haksızlık, bir kedi olamamak kadar bana koymayacak.
Dönüp tekrar aynı soruyu soruyorum: Tanrı mı insanı yarattı, yoksa insan mı tanrıyı? Ben şahsen kedilere tapıyorum. Tanrının bana attığı kazığı, gidip de ben ona atmıyorum. Tanrı bana bir kedi olma imkânı vermemiş olsa bile, ben onu bir kedi olmaktan mahrum bırakmıyorum.
Benim sitayiş trafiğimin yoğunluklu kavşağı, malum olunduğu üzere kediler. İnsan, benim alengirli cümlelerimde en fazla misafir olabilir. Mülkün sahibi olansa, şüphesiz kedilerdir
İnsan, umutsuz bir vaka. Hâlâ bir medeniyet inşa edebildiği tezleri üzerinden, medeniyetler arası farklılıklarını hedef alarak tencere dibin kara, seninki benden kara kafası yaşıyor. Gören de zanneder ki, zamanda ve mekânda insandan insana çok da bir fark var. Oysa insan gerçekten bir ehemmiyet arz ediyor olsa, merkez ve kamu bankalarının değil sperm bankalarının bir önemi olurdu. Emin ol kıymetli okuyan, hiçbir insan bir başka insan tarafından bir insan olarak katledilmedi. Katli vacip kılınmadan önce insan olmaktan aforoz edilmişti. Katledilmeden önce, o zaten bir hiçti. Çünkü insan, kendi medeniyet anlayışını bir seviye daha yukarı taşımakta acziyet gösterir. Bunu her beceremeyişinde gidip en kolay olanı seçer. Kendini yukarı çıkaramıyorsan, başkasını aşağı indir. Aşağılamanın ucu keskindir. Hiçleştirmeye kadar hemencecik gidiverir. Böylelikle bir insan bir başka insanca bir sperm israfı hâline gelir.
İnsan olmaktan hiç razı değilim, kıymetli okuyan. Bir türlü içime sinmeyecek ve ontolojik çalkantılarım asla dinmeyecek. Tanrı mı insanı yarattı, yoksa insan mı tanrıyı? Bunu bilmiyorum. En temelde beni yoran şey bir kedi olamamaktan ibaret. Bu yüzdendir ki sanırım hayatım boyunca uğradığım - en azından uğradığımı düşündüğüm - hiçbir haksızlık, bir kedi olamamak kadar bana koymayacak.
Dönüp tekrar aynı soruyu soruyorum: Tanrı mı insanı yarattı, yoksa insan mı tanrıyı? Ben şahsen kedilere tapıyorum. Tanrının bana attığı kazığı, gidip de ben ona atmıyorum. Tanrı bana bir kedi olma imkânı vermemiş olsa bile, ben onu bir kedi olmaktan mahrum bırakmıyorum.