Tanrı Sadist mi.

🕒 Konu sahibi 5 saat önce aktifti
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
r2P5GV.jpg
[/url]. Eğer dünyada kötülük varsa eğer Tanrı varsa tek suçlu odur çünkü herşeyi yarattığı gibi kötülüğüde yaratan o deyip susmak olmaz.. ( Arakan müslümanları)
 
Allah'ı sorgulamak

Sual: Müslümanların dediği gibi, Allah'ın her şeye gücü yetiyorsa, adaletli ve merhametli ise, ne diye günahsız çocukları, suçsuz insanları aç bırakıyor, deprem gibi sebeplerle öldürüyor? Bunlara ve kötülüklere niye mani olmuyor? Bir toplumda her çeşit insan var. Niye insanları eşit yaratmıyor?
CEVAP
Burada beş sorgulama var: Allah her şeye güç yetirir mi? Adaletli mi? Merhametli mi? Kötülüklere niye mani olmuyor? İnsanlar niye eşit değildir? Sırayla cevap verelim:

Allah'ın gücü her şeye yeter

Uçsuz bucaksız gökleri, göklerdeki gezegenleri, karaları, denizleri, yer altındaki madenleri, soğuk ve sıcak suları, sayısız insanı, cin, melek, hayvan ve bitkileri, meyveleri düşünürsek, bunları yoktan kim var edebilir ki? Tesadüfen olduğunu aklı başında olan hiç kimse söyleyemez. Tesadüfen olmadığı gibi, bütün insanlar bir araya gelse, bir karınca, bir sivrisinek, bir arpa, bir buğday tanesi yaratabilir mi? Bir insanı değil, sadece bir gözünü yaratması mümkün mü? İnsan bu kadar âcizken, her şeyi yoktan yaratan Allahü teâlâyı nasıl âcizlikle suçlayabilir ki?

Asırlardır ısısı ve ışığı eksilmeden ve her gün düzenli şekilde dönen Güneşâ€™i görmüyor mu? Güneş ışığında çeşitli ışınlar vardır. Işık olmasaydı, gözlerden istifade mümkün olabilir miydi? Renkler nasıl ayırt edilebilirdi? Gece ile gündüz olmaz, her yer karanlık olurdu. Güneş, şimdiki yerinden dünyaya daha yakın olsaydı, fazla sıcaktan dünyada hiçbir canlı yaşayamazdı. Güneş dünyaya daha uzak olsaydı, soğuktan yine dünyada hayat olmazdı. Küçücük bir tohumda, koca bir ağacın programı gizlenmiştir. Bir spermada, koca bir insanın programı vardır. Bu kadar muazzam bir düzeni, aklı olan bir kimse nasıl inkâr edebilir?

Allah adaletli midir?

Adalet nedir? Adalet, kelime olarak bir şeyi yerli yerine koymak demektir. Adalet hukukta, bir âmirin, ülkeyi idare için koyduğu kanunlar içinde hareket etmesidir. Zulüm ise, bu kanunun dışına çıkmaktır. Her şeyi yoktan yaratan Allahü teâlâ, hâkimler hâkimi, her şeyin asıl sahibi ve tek yaratıcısıdır. Üstünde bir âmiri, sahibi yoktur ki, Onu bir kanun altında bulundursun? Bundan dolayı, (Allah’ın yaptığı şu iş, adalete uymuyor) denilemez.

Adaletin bir başka tarifi ise kendi mülkünde olanı kullanmak demektir. Zulüm ise, başkasının mülküne tecavüzdür. Kâinat ve içinde bulunan her şeyin yaratıcısı Allahü teâlâ olduğuna, Ondan başka yaratıcı bulunmadığına ve hiçbir kimse, hiçbir şeye sahip olmadığına göre, Rabbimizin yaptığı işler, hiç kimsenin malına, mülküne tecavüz değildir. Onun yaptığı işler için (Adalete uymuyor) denilemez. Mülk Onundur, dilediği gibi kullanır. Kimsenin bir şey sormaya hakkı yoktur.

Bir insan, ekip büyüttüğü patatesleri kaynatıp yese, yemeğini yapsa, püresini yapsa, hayvanlara yedirse bu zulüm olur mu? Başkalarının patatese niye böyle muamele ediyorsun demeye hakkı olur mu? Herkes malını istediği gibi kullanır. Mal kiminse söz sahibi odur. Kâinat ise Allahü teâlânındır. Bir insanın patates ekmesiyle mukayese edilemez. Patatesi insan yoktan var etmiyor. Allah'ın yarattığı toprakta yetiştiriyor. Buna rağmen patatesi istediği gibi kullanma yetkisine sahiptir. Allahü teâlâ ise kâinatı, içindeki insanları yoktan yaratmıştır. Bir insanın patatesi kullanma yetkisi kadar, Allahü teâlânın kâinatta ve insanlarda tasarruf hakkı yok mudur? Elbette vardır. Kimi yerden kaynar su, kimi yerden soğuk su çıkartır. Kimini zenci, kimini beyaz yaratır. Kimini uzun, kimini cüce yaratır. Kimini kör, kimini sağır yaratır. Kimini çocukken öldürür, kimini yaşlanınca. Mal onundur, niye böyle yarattın, niye böyle yapıyorsun demeye kimsenin hakkı olmaz. Bu tasarrufları, başka birinin malında yapsa, haksızlık olur. Kendi mülkündekini kullanıyor, başkasının malına, mülküne tecavüz etmiyor. Bir kimsenin ektiği patatesi püre yapmasına karışamazken, Allahü teâlânın işine karışmaya kimin yetkisi olabilir ki?
Aynı şekilde, bir yılanın, beni niye yılan yarattın, beni aslan yaratsaydın demeye hakkı olur mu? Aslan da, beni niye hayvan olarak yarattın, beni de insan yaratsaydın daha iyi olmaz mı idi demeye hakkı var mı? Bu her hayvan için böyledir. Domuz, karınca, akrep, sinek, hepsi benzer şeyler söyleyebilir. Fakirin beni niye zengin yaratmadın diyerek Allah’tan hesap sormaya kalkması uygun olur mu? Erkek, şimdi rağbet güzel ile zengine, beni niye kadın yaratmadın dese uygun olur mu? Onu domuz veya köpek olarak da yaratabilirdi. Kadın, ben güçlü bir pehlivan olmak isterdim, beni niye erkek yaratmadın dese uygun olur mu? Zenci, beni niye beyaz yaratmadın diyebilir mi?

Bunları çoğaltmak, hatta ne olursa tersini iddia etmek mümkündür. Bir çiftlik sahibi, aynı cins hayvanları aynı yere koysa veya her birine ayrı yer yapsa yahut bazı cins hayvanları aynı ahıra koysa, buna kimin ne demeye hakkı vardır? Yahut canı isteği zaman bir kuzu veya tavuk kesip yese, buna kim ne diyebilir? Çünkü hayvanlar adamın malıdır, istediği şekilde besler, istediklerini kesip yiyebilir. Kâinattaki her şey de Allahü teâlânın mülküdür, dilediği gibi kullanabilir. Buna kimse karışamaz. Başka bir kimsenin malını kullansa o zaman bir haksızlık mevzubahis olabilir. Hiç kimsenin özel işine karışılmaz.

Allah merhametli mi?

Allah merhametli mi diye soru sormak kadar çirkin ne olabilir? Ondan daha merhametli kim olabilir? Herkesin merhameti sınırlıdır. Rabbimizin merhameti ise sonsuzdur. Bir âyet-i kerime meali şöyledir:
(Allah'ın acıması, merhameti sonsuzdur.) [Furkan 70]

İki hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Allahü teâlânın mümine olan merhameti, şefkati, acıması bir annenin çocuğuna olan merhametinden daha üstündür.) [Buhari]

(Allahü teâlâ, yarattığı yüz merhametten birini mahlûklarına verdi. Bu sebeple anne evladına şefkat eder, hayvanlar yavrularını sever ve bütün mahlûklar birbirine merhamet eder.) [Ebu Ya’la]

Demek ki insanlar ve hayvanlar arasında merhamet de, Allah'ın verdiği bir merhamet sayesindedir. 99 merhamet ise kendisindedir. Besmeledeki Rahman ve Rahim isimleri de, kullarına iyilik eden, acıyan, merhamet eden demektir. Hâşâ (Allah yalan söylüyor, o merhametsizdir) diyen kendi cahilliğini ortaya atmış olur.

Furkan suresinin yetmişinci âyet-i kerimesinde, bir kâfir Müslüman olsa, bütün günahları, yaptığı bütün çirkin işleri Allahü teâlâ sevaba çeviriyor ve ona Cennetini veriyor. Bundan daha büyük merhamet nasıl olur?

Sakat veya kör yarattığı Müslümanlara da, üç günlük dünyada çektiği bu sıkıntılara karşılık olarak sonsuz Cennet nimetlerini ihsan ediyor. Hiçbir kuluna vermediği sevabları bu kullarına ihsan ediyor. Sonsuz cehennemden kurtarıyor.

Kötülüklere niye mani olmuyor?

Ateist, (Madem Allah varsa, her şeye gücü yetiyorsa, niye kötülüklere mani olmuyor? Niye insanların kötülük işlemesine izin veriyor) diyor.
CEVAP
Allahü teâlâ, günah ve kötülük işlemeyen varlıklar da yaratmıştır. Mesela melekler kötülük yapmaz, günah işlemez. İnsanları ve cinleri farklı yaratmıştır. İyilik ve kötülük yapacak vasıfta yaratmış ve serbest bırakmıştır.

İyilik yaparsan mükâfat var, kötülük yaparsan ceza var demiştir. Bilemeyeceğimiz nice sebep ve hikmetlerden dolayı kullarını imtihana tâbi tutmuştur. İnsana serbestlik vermezse sorgu sual olmaz. Günahı da, sevabı da kendi isteğiyle işlemesi lazımdır. Zoraki sevab işletilirse, zoraki günahtan alıkonursa o zaman mükâfatı nasıl hak eder ki?

Allahü teâlâ, imtihan etmeden de kullarının ne yapacağını, suç, günah işleyeceğini bilir, fakat henüz suç işlemeden cezalandırılsa, (Suçum yokken, imtihan edilmeden, beni cezalandırmanız doğru değildir) diyebilir. İşte bunun gibi sebeplerle, insanlar imtihan için dünyaya getirilmiştir. Söz dinleyenle, dinlemeyen, suç işleyenle işlemeyen belli olsun diye, bazı yasaklar konmuş, bazı ibadetleri yapma mecburiyeti getirilmiştir.

İnsanlar niye eşit değil?

İnsanın yaradılış gayesi bilinmeyince, dünyadaki olayların sebebi anlaşılamaz. İnsan cansız varlık gibi, ot veya hayvan gibi değil, kulluk ve imtihan için yaratıldı. İnsan, ihtiyaçsız, sıkıntısız ve her bakımdan eksiksiz yaratılsaydı, imtihan ve dünya manasız olurdu. İnsanların, hayvanların ve kâinattaki canlı, cansız diğer yaratıkların hareketleri, akılları durdurucu sistemleri incelenince, her şeye gücü yeten Rabbimizin dünyayı maksatsız yarattığı düşünülemez. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
İnsanlar, dünyada, birkaç gün dert çekmeselerdi, Cennetin, ebedi sıhhat ve afiyet nimetlerinin sonsuz lezzetlerinin kıymetini bilmezlerdi. Açlık çekmeyen, yemeğin lezzetini anlamaz. Acı çekmeyen rahatlığın kıymetini bilmez. (Mektubat 2/99)

Herkes, her bakımdan eşit yaratılsaydı, büyük bir felaket olur, toplumlar olmazdı. İnsanlar, boy, renk, şekil, akıl, zenginlik, sıhhat, kuvvet, güzellik, ahlâk gibi her hususta, tornadan çıkmış gibi eşit, yani birbirinin aynı olunca milyarlarca insanı birbirinden ayırmak mümkün olmaz. Karı koca birbirini tanıyamaz, insan hanımı ile kızını ayırt edemez, hayat felç olur. Sırf bu şekil benzerliği bakımından, binlerce problem ortaya çıkar. Diğer sahadaki eşitlikler görülmeden, yaşanmadan hayat söner.
Herkes bilgi ve kültür bakımından da eşit olunca, gazeteye, kitaba, filme ihtiyaç kalmaz. Güreş, koşu, yüzme gibi sporlar ve yarışlar olmaz, çünkü herkes aynı kabiliyettedir.

İyinin kıymeti, kötü ile bilinir. Herkes iyi olunca, iyinin kıymeti kalmaz. Çirkinlik olmayınca, güzellik anlaşılmaz. Hastalık olmayınca sağlığın kıymeti bilinmez.

Bir kimse, okuyup her bakımdan mükemmel bir insan olmak ister. Herkes aynı olursa, kim kimden üstün olacaktır? Âmirsiz, memursuz, işçisiz, patronsuz toplum olmaz. Zengin zekât verecek fakir bulamaz.

Her hususta eşitliğin zararları sayılamayacak kadar çoktur. Onun için Allahü teâlâ, her şeyi hikmetli ve adaletli yaratmıştır. Adalet olunca işler düzgün yürür. Mesela beş parmağın beşi de aynı olsaydı, başparmak diğerlerinin arasında olsaydı, bugünkü kadar verimli iş yapılamaz, büyük eksiklik olurdu.

Adaletli yaratılmak, eşit yaratılmakla mukayese bile edilmez. Aynı ana babadan, zekâları, kabiliyetleri farklı çocukların yaratılması, milyarlarca insanın birbirine benzememesi, hatta parmak izlerinin farklı olması bile, Allahü teâlânın kudretinin sonsuzluğunu göstermektedir. Onun kudreti sonsuz, şânı çok yücedir.
 
Allah iyilik ya da kötülüğü yaratmadı sadece insanların içine nefis koydu ve düşünebilsinler diye akıl verdi. nefsini yenen cennete yenemeyen cehenneme gidecek bu kadar basit.
Yani kısaca; I want to play a game

+ olarak ilteber bey şöyle uzun yazıları kopyalamayın bence kimse okumuyor kendimden biliyorum.
kendinizi kısa ve öz yazmaya alıştırın bence

++ olarak Arakan ölüyor ulan!! el atın
 
Senin kafaya gelmemek için okumayacağım ben gavur kalıyım
 
Bir insan, ekip büyüttüğü patatesleri kaynatıp yese, yemeğini yapsa, püresini yapsa, hayvanlara yedirse bu zulüm olur mu? Başkalarının patatese niye böyle muamele ediyorsun demeye hakkı olur mu? Herkes malını istediği gibi kullanır. Mal kiminse söz sahibi odur. Kâinat ise Allahü teâlânındır. Bir insanın patates ekmesiyle mukayese edilemez. Patatesi insan yoktan var etmiyor. Allah'ın yarattığı toprakta yetiştiriyor. Buna rağmen patatesi istediği gibi kullanma yetkisine sahiptir. Allahü teâlâ ise kâinatı, içindeki insanları yoktan yaratmıştır. Bir insanın patatesi kullanma yetkisi kadar, Allahü teâlânın kâinatta ve insanlarda tasarruf hakkı yok mudur? Elbette vardır. Kimi yerden kaynar su, kimi yerden soğuk su çıkartır. Kimini zenci, kimini beyaz yaratır. Kimini uzun, kimini cüce yaratır. Kimini kör, kimini sağır yaratır. Kimini çocukken öldürür, kimini yaşlanınca. Mal onundur, niye böyle yarattın, niye böyle yapıyorsun demeye kimsenin hakkı olmaz. Bu tasarrufları, başka birinin malında yapsa, haksızlık olur. Kendi mülkündekini kullanıyor, başkasının malına, mülküne tecavüz etmiyor. Bir kimsenin ektiği patatesi püre yapmasına karışamazken, Allahü teâlânın işine karışmaya kimin yetkisi olabilir ki?

Herkes, her bakımdan eşit yaratılsaydı, büyük bir felaket olur, toplumlar olmazdı. İnsanlar, boy, renk, şekil, akıl, zenginlik, sıhhat, kuvvet, güzellik, ahlâk gibi her hususta, tornadan çıkmış gibi eşit, yani birbirinin aynı olunca milyarlarca insanı birbirinden ayırmak mümkün olmaz. Karı koca birbirini tanıyamaz, insan hanımı ile kızını ayırt edemez, hayat felç olur. Sırf bu şekil benzerliği bakımından, binlerce problem ortaya çıkar.

Tanrı Sadist m bilemem ama bu yazıyı yazan adamın kafası guzelmıs gule gule kullansın.
 
müslüman kalmak isteyen okur . yabani gibi gavur olmak isteyen okumaz

Ne güzel Müslümansın sen öyle hakarette sınır tanımıyorsun gene, yabani, gavur falan. Sahi gerçek İslam bu değil mi ? Kendinden olmayana üstüne tanımadığın birine hakaret etmek.
Yazmayı bilmeden insanlara hakaret etmek yeni bir adet olsa gerek.
 
Ne güzel Müslümansın sen öyle hakarette sınır tanımıyorsun gene, yabani, gavur falan. Sahi gerçek İslam bu değil mi ? Kendinden olmayana üstüne tanımadığın birine hakaret etmek.
Yazmayı bilmeden insanlara hakaret etmek yeni bir adet olsa gerek.
Tamam ilteber'in yaptigi yanlis lakin sen de yobaz diyorsun senin fikrinde olmayanlara, onu napcaz? :)
 
Tamam ilteber'in yaptigi yanlis lakin sen de yobaz diyorsun senin fikrinde olmayanlara, onu napcaz? :)

Benim fikrimde olmayanlar hakaret etmediği sürece yobaz demem, fakat dedikleri hakarete giderse derim. Yazılan uzun yazıların içinde o kadar hakaret ve nefret söylemi var ki bir daha kırmızı ile çizerim. Adamlara şunu oku öyle konuşalım, şunu araştır öyle konuşalım dediğimde, ben okumam öyle şeylere gerek yok diye cevap verip üstüne hala argümanlarını nefret söylemi ile yazmaya devam edince, yapacak pek bir şey yok.
Böyle yapanlara başka şey denmez de ondan. Adı Yobazdır, yobaz sadece aşırı dincilere denmez, çok aşırı uç sol savunan ve ya sağ savunan birisi de yobaz olabilir. Ya da bir şeyi körü körüne savunan sorgulamayan insanlara denir.
 
ADAM İSLAMA SAVAŞ AÇMIŞ .Adama çiçek mi vereyim .Adamlar sabah akşam islama Allaha laf söylüyorlar .DinİN emrini yerine getirenleri arabistana yallah diyorlar.Her türlü hakareti EDİYORLAR .Sonra saygı hoşgörü Bekliyorlar .Biraz sizden görelim .Hiç göremedik .
 
ADAM İSLAMA SAVAŞ AÇMIŞ .Adama çiçek mi vereyim .

Elinde silah olmadığı sürece çiçek vermek zorundasın, hoşgörü budur. Hakaret ettiğin zaman İslamı kurtarmış mı oluyorsun ?
Ya da bu şekilde mi kurtarmayı düşünüyorsun ?
Her şeyi ayet, hadislerle açıklamak yerine neden normal bir şekilde mantık çerçevesinde açıklama gereği duymuyorsun ?
İslam hoşgörü dini diyorsan tahammül etmek zorundasın, karşılıklı hoşgörü böyle olur, sende gayet mantıklı bir şekilde cevabını verirsin olur biter.
 
Benim fikrimde olmayanlar hakaret etmediği sürece yobaz demem, fakat dedikleri hakarete giderse derim. Böyle yapanlara başka şey denmez de ondan. Adı Yobazdır, yobaz sadece aşırı dincilere denmez, çok aşırı uç sol savunan ve ya sağ savunan birisi de yobaz olabilir. Ya da bir şeyi körü körüne savunan sorgulamayan insanlara denir.
Kesinlikle katiliyorum ama ben senin İslam'a olur olmadik saldiran, İslam ve müslümanlara hakaret eden kimseye cikistigini ve yanlis yaptigini soyledigini hatirlamiyorum. Kaldi ki durmadan Yallah Arabistan'a diyip duruyordunuz. İslam'in bazi gerekleri var uymasak da ve bu gereklilikler çoğu zaman yasadigimiz toplumda pek uygulanmayan ya da uygulandiginda yobazlik olarak nitelendirilen şeyler. Siz de yallah diyerek buna vurgu yapıyorsunuz sürekli kimsenin durduk yere hakaret ettiği yok. Bu forumda İslam ve Muslumanlara hakaret edildiği kadar hicbir şeye hakaret edilmiyor bir kere. Sen yobaz'in kimlere soylendigini ve gerekliliğini savunuyorsun e o halde gavur da kullanılabilir eğer kişi gavurluk ediyorsa? Karsinda sürekli islam'a saldiran biri olursa o kişi gavurdur ama bence soylenmemelidir lakin sen gerekli yerde bazi kelimelerin kotu anlamlar da icerse kullanilmasi gerektiğini savunuyorsun bu düşüncenle.
Konuyu dagittim lakin suna dikkat ediyorum. Sanki fikirleri farkliliklari çok kucaklayici ve kabullenici bir haldesiniz de kendinize en ufak bir toz kondurmuyosunuz. Çoğul konuşuyorum çünkü bu tarz kişiler çoğunlukta. Gecen din canavarlastirir diyor adam kimseden ses yok. Bu ne demek? Sinirlenip hakaret ettim hemen tepki geldi. Olmuyor oyle.
 
İslam hoşgörü dini olabilir lakin ben hoşgörülü olamayabilirim, ben insanim zaaflarim var. Biri bana küfür ediyorsa da küfür etmemeliyim ama edebilirim, çünkü ben kusurluyum. Karistirmayin bu ikisini artik.
 
Kesinlikle katiliyorum ama ben senin İslam'a olur olmadik saldiran, İslam ve müslümanlara hakaret eden kimseye cikistigini ve yanlis yaptigini hatirlamiyorum. Kaldi ki durmadan Yallah Arabistan'a diyip duruyordunuz. İslam'in bazi gerekleri var uymasak da ve bu gereklilikler çoğu zaman yasadigimiz toplumda pek uygulanmayan ya da uygulandiginda yobazlik olarak nitelendirilen şeyler. Siz de yallah diyerek buna vurgu yapıyorsunuz sürekli kimsenin durduk yere hakaret ettiği yok. Bu forumda İslam ve Muslumanlara hakaret edildiği kadar hicbir şeye hakaret edilmiyor bir kere. Sen yobaz'in kimlere soylendigini ve gerekliliğini savunuyorsun e o halde gavur da kullanılabilir eğer kişi gavurluk ediyorsa? Karsinda sürekli islam'a saldiran biri olursa o kişi gavurdur ama bence soylenmemelidir lakin sen gerekli yerde bazi kelimelerin kotu anlamlar da icerse kullanilmasi gerektiğini savunuyorsun bu düşüncenle.
Konuyu dagittim lakin suna dikkat ediyorum. Sanki fikirleri farkliliklari çok kucaklayici ve kabullenici bir haldesiniz de kendinize en ufak bir toz kondurmuyosunuz. Çoğul konuşuyorum çünkü bu tarz kişiler çoğunlukta. Gecen din canavarlastirir diyor adam kimseden ses yok. Bu ne demek? Sinirlenip hakaret ettim hemen tepki geldi. Olmuyor oyle.

Yorumlarımı takip ettiyseniz, çoğu tartışma konusunda sadece ortaya yorum yazıp çıkıyorum.
Ama şahıslara hakaret gördüğüm zaman, dayanamaz yorum yazarım. Benim için İnançlardan ziyade şahıslar önemlidir, insan önemlidir. Çünkü insanlığı kaybolmuş bir toplumda yaşıyoruz.
Burası bir cumhuriyet, oruç tutmayanlara hakaret edenlere, dini eleştirenlere, dondurma yiyorsun diye, mini etek giyiyorsun diye saldıran üstüne bir de bunları savunan insanlara,
Yallah Arabistan'a derim çünkü bunlar farklı bir sınıfa giriyor. Bir görüşü eleştirmek ile bir şahısa hakaret arasında ince bir çizgi vardır, bu çizgiyi aşan herkese gerekli cevabı veriyorum. Dini ya da dinsizliği eleştirebilirsin istediğin kadar sert olabilirsin ama kalkıp bir görüşü savunan insanlara gavurluk, bu dinsizlik vs. vs. gibi kelimelerle başlayınca hakarete girer. Etki her zaman tepkiyi doğurur.
Yobaz : Bir inanca dışarıyla etkileşime kapanacak şekilde kendisini kaptırmış kişi" anlamına da gelir bu bağlamda, satanistler, post-nihilistler bile "yobaz" olabilir. Amaç burada kelime değil, kelimelere takılmayın diye açıkladım.
Tartışma : Bir konuyla ilgili karşıt düşünceleri karşılıklı olarak öne sürme ve savunma. Bu her şey olabilir adam dine hakaret eder kalkıp cevabını sebepleriyle verirsin ama bu o şahısa hakaret etmen gerektiğini göstermez. Adam şahıslara hakaret ediyorsa şayet o zaman verebilirsin. Önemli olan insandır, bu benim görüşüm ve fikrim.
Fikirler çarpıştıkça büyür, fikirler yerine söze gücü yetmeyince öne çıkarılan hakaretler ise insanı küçültür.
 
ADAM İSLAMA SAVAŞ AÇMIŞ .Adama çiçek mi vereyim .Adamlar sabah akşam islama Allaha laf söylüyorlar .DinİN emrini yerine getirenleri arabistana yallah diyorlar.Her türlü hakareti EDİYORLAR .Sonra saygı hoşgörü Bekliyorlar .Biraz sizden görelim .Hiç göremedik .

Sen CHP ye savaş açmışsın. Sürekli karalama çabaları içindeydin biri çıkıp İslam ı hedef alınca nasıl çıldırmışsın :) Gelince Empati yap
 
Yorumlarımı takip ettiyseniz, çoğu tartışma konusunda sadece ortaya yorum yazıp çıkıyorum.
Ama şahıslara hakaret gördüğüm zaman, dayanamaz yorum yazarım. Benim için İnançlardan ziyade şahıslar önemlidir, insan önemlidir. Çünkü insanlığı kaybolmuş bir toplumda yaşıyoruz.

İnançlardan çok sahıslar önemliyse eğer bir insanın inanç özgürlüğünü de savunabilmeli ve bu özgürlüğü saldırıya uğradığında şimdi nasıl karşı çıktıysanız aynı şekilde karşı çıkabilmelisiniz. Ben bu tarz tezatları görünce maalesef insanların samimiyetine inanmıyorum. Bu humanizm, hoşgörü, saygı sevgi, fikir özgürlüğü vs. kelimelerini ağzından düşürmeyip sadece olaylara tek taraflı yaklaşıldığını görüyorum cunku.

Burası bir cumhuriyet, oruç tutmayanlara hakaret edenlere, dini eleştirenlere, dondurma yiyorsun diye, mini etek giyiyorsun diye saldıran üstüne bir de bunları savunan insanlara,
Yallah Arabistan'a derim çünkü bunlar farklı bir sınıfa giriyor. Bir görüşü eleştirmek ile bir şahısa hakaret arasında ince bir çizgi vardır, bu çizgiyi aşan herkese gerekli cevabı veriyorum. Dini ya da dinsizliği eleştirebilirsin istediğin kadar sert olabilirsin ama kalkıp bir görüşü savunan insanlara gavurluk, bu dinsizlik vs. vs. gibi kelimelerle başlayınca hakarete girer. Etki her zaman tepkiyi doğurur.

Evet bu saydığınız şeyler yanlış lakin bu kişilerin kusurlarını ve yanlışlarını eleştirmek yerine neden bu başlıklar altında İslam'a ve Müslümanlara saldırı yapılıyor? Şimdi ben bir lgbt, ateist vs yaptığı bir şeyi genele yayarak hakaret etsem ya da eleştirsem zorunuza gitmeyecek mi gerçekten? Yallah Arabistan'a diye bir şey yok. Bu ülke Cumhuriyet ülkesi olabilir lakin çoğunluğunun da Müslüman olduğu ya da kendini öyle tanımladığı bir ülke. O halde biz de Avrupayi istekleri olan, Avrupa özentisi olan insanlara yallah Avrupa'ya diyelim? Böyle bir yere varılmaz. Eleştirirken kişi bazında kalmayı öğrenmeniz gerekiyor. Geçen gün sunni-alevi evliliği konusunda "evlenemezler" olarak düşünenleri de yobaz ilan ettiniz mesela. Size ne? Kişi neden kendi vicdanı ve inancı doğrultusunda istediğini düşünemesin ki? Sonuçta bunun bireylere bir zararı yok. Sana "göre" yobazlık diye sen birine yobaz diyebilirsin lakin ben dinsiz olduğunu söyleyen ve sürekli dine saldırı amaçlı konular açan birine dinsiz, gavur diyemem? Yanlışsa eğer ikisi de yanlış, değilse ikisi de değil.

Yobaz : Bir inanca dışarıyla etkileşime kapanacak şekilde kendisini kaptırmış kişi" anlamına da gelir bu bağlamda, satanistler, post-nihilistler bile "yobaz" olabilir. Amaç burada kelime değil, kelimelere takılmayın diye açıkladım.
Tartışma : Bir konuyla ilgili karşıt düşünceleri karşılıklı olarak öne sürme ve savunma. Bu her şey olabilir adam dine hakaret eder kalkıp cevabını sebepleriyle verirsin ama bu o şahısa hakaret etmen gerektiğini göstermez. Adam şahıslara hakaret ediyorsa şayet o zaman verebilirsin. Önemli olan insandır, bu benim görüşüm ve fikrim.
Fikirler çarpıştıkça büyür, fikirler yerine söze gücü yetmeyince öne çıkarılan hakaretler ise insanı küçültür.

Yobaz kelimesinin anlamına vakıfım ki burada bir dine sahip olmayan bazı kişilerin benden daha yobaz olduğunu vurgulamış olduğum mesajlarım mevcuttur. Aşırı dindar düşünce de bana göre yobazlıktır, aşırı kemalist düşünce de, aşırı komünist, sosyalist ya da partizan düşünce de fark etmiyor bir düşünceye körü körüne bağlanmak ve o düşünceye toz kondurmamak bana göre yobazlıktır. İnanın bu doğrultuda davrandığım için her kesimden bir laf işitiyorum ben. Ailemden hain, terörist lafını duymuşluğum vardır mesela. Dün inancıma yönelik aklıma bir soru takıldığı ve sorguladığım için ise arkadaşım senin kafan iyice uçmuş diyip sorgulamamı bile yadırgadı ve tuhaf karşıladı ve sanki dinimden uzaklaşıyormuşum, aklım karışmış gibi davrandı bana.
Her neyse anlatabildim mi bilmiyorum lakin tekrar kısaca izah edeyim. Benim takıldığım esas nokta kullandığını kelimeler de değil, davranışlarınızdaki tezat.

Her neyse konu böyle uzar gider diye düşünüyorum. Ben sizi anladım, umarım siz de beni anlamıssınızdır.
 


İnançlardan çok sahıslar önemliyse eğer bir insanın inanç özgürlüğünü de savunabilmeli ve bu özgürlüğü saldırıya uğradığında şimdi nasıl karşı çıktıysanız aynı şekilde karşı çıkabilmelisiniz. Ben bu tarz tezatları görünce maalesef insanların samimiyetine inanmıyorum. Bu humanizm, hoşgörü, saygı sevgi, fikir özgürlüğü vs. kelimelerini ağzından düşürmeyip sadece olaylara tek taraflı yaklaşıldığını görüyorum cunku.



Evet bu saydığınız şeyler yanlış lakin bu kişilerin kusurlarını ve yanlışlarını eleştirmek yerine neden bu başlıklar altında İslam'a ve Müslümanlara saldırı yapılıyor? Şimdi ben bir lgbt, ateist vs yaptığı bir şeyi genele yayarak hakaret etsem ya da eleştirsem zorunuza gitmeyecek mi gerçekten? Yallah Arabistan'a diye bir şey yok. Bu ülke Cumhuriyet ülkesi olabilir lakin çoğunluğunun da Müslüman olduğu ya da kendini öyle tanımladığı bir ülke. O halde biz de Avrupayi istekleri olan, Avrupa özentisi olan insanlara yallah Avrupa'ya diyelim? Böyle bir yere varılmaz. Eleştirirken kişi bazında kalmayı öğrenmeniz gerekiyor. Geçen gün sunni-alevi evliliği konusunda "evlenemezler" olarak düşünenleri de yobaz ilan ettiniz mesela. Size ne? Kişi neden kendi vicdanı ve inancı doğrultusunda istediğini düşünemesin ki?.

Bahsettiğiniz konudan başlıyorum. Etnisite ayrımı Nedir bilginiz var mı ? O başlıkta yapılan tamamen bu tanıma giriyor. Bu yobazlıktır, ayrımcılıktır ve bu düşünce bilinen literatürler arasında bir tek o sınıfa girer. Sizde çok iyi biliyorsunuz, Türkiye'de mezhep ayrımı ne kadar çok var. Bir şeye körü körüne inanan birisine yobaz deniyor işte bu yüzden yobaz diyorum. İnsanlarda karakterden ziyade dine bakılıyor ülkemiz de neden peki ? Neden sünni ile evlenecek, hristiyan olmaz, ateist olmaz. Neden peki ? Din yüzünden ince çizgiyi size anlatmaya çalışıyorum. İnsanlar için bu değişmez bir şey, ha deseler ki evlendirmem ama iyi insan olsa bakılır tamam. Ama bu düşünce o kadar sert ki asla olmaz, evlatlıktan reddilmelere kadar gidiyor. Yobazlık bu işte, daha fazla örnek verebilirim. Aslında komik olan böyle şeyler.
İnsanlar ayrışmış durumda, ben ayrıştırmıyorum gördüğünüz gibi peki ya siz ? Şöyle olsun böyle olsun gibi isteklerim yok. Bu dediklerimi iyice düşünün. Sizce bu dediklerimi yapanlar mı ayrıştırıyor. Yoksa ben mi ?
Diğer dediklerinize ek olarak, toplumun hali ve eğitim seviyesi gerçekten ortada, siyasiler ayrı bir komedi. Ülke zaten komedi bir halde, insanların birbirlerine hoş görüsü kalmadı. Zaten insanlar diyor artık yallah avrupaya diye. Açıkçası sık sık gidiyorum ben :)
Cumhuriyette Etnisite ayrımı yoktur, fakat toplumda vardır. Bu da ayrışmayı, ayrışma karşıt görüşleri, karşıt görüşlerin uçlarının çatışmasına dönüşür. Ülkemiz buraya doğru gidiyor bu gibi ayrımlar yüzünden.
İslamda ayrımcılık yoktu, herkes eşitti fakat burada bir tezatlık oluyor. Ha pardon o inananlar içindi, ee peki aleviler ? Şii ler ? Neden bunları ayrılıyorlar ? Tezatlık budur işte, maraş sivas çorum ve hala günümüz de olan şeyler buna örnektir. Asıl ayrışmayı yapanlar belli illa açıklamam mı gerekiyor ? Dünya da ne kadar terör örgütü varsa islam adıyla terör yapması ve bir kesimin zamanında bir avuç sinirli genç diyenleri, hizbullahı kurarak onu pkk nın üstüne sürende domuz bağlarıyla insanları öldürende kimin çıkarttığı belli. Bu örnekler bitmez sayın ashirel. Asıl yobazlık budur. Dediklerimi umarım anlamışsınızdır.
 
Bir bitmedi birader bu geyik de artık, rüzgara bak dokunamıyorsun o zaman allah var argümanı ne kadar saçmaysa, bak bunlar suçsuz yere ölen insanlar o zaman allah yok argümanı da bir o kadar saçma. Bu mu yani tezin ? Hepsini geçtim, sabaha kadar bana bunun gibi yüzbinlerce şey sunsan da ben inanıyorum, ötesi yok, vicdanım bunu gerektiriyor ve somut bir şeye de ihtiyaç duymuyorum.
 
Budist rahiplere göre bir müslüman öldüren cennetlikmiş dinler birer hastalıktır farketmez hangi inanç olduğu bana kafir diyende imkan olsa Benide rahatça öldürebilir Müşrik kafir olarak inanç için acımadan keserler valla hi..
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri