Suçu kadere attın. ..

  • Kullanıcı Han
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
Konu sahibi son olarak 584 gün önce görüldü
Arıyorum yanıt vermiyorsun ya
,
ne farkın kalıyor hiçbir tedaviye yanıt vermeyen bir hastadan
.
Günden güne ölüyorsun
..
 
Gittiğinden beri herkes seni konuşuyor, ne güzel.
İnsan olarak doğdun,lisan olarak öldün
.
 
Şimdi gelsen
,
SeniSeviyorum desen
, mutlu olsam,
mutlu olsan
, ağlasak, elimi tutsan, öpsem, barışsak,
her şey eskisinden daha güzel olsa
,
hatta ve hatta..
Dünyanın en mutlu iki insanı olsak yine bitecek olsun yine de gel bırak eskisinden daha da güçlü olalım.
Kıskansınlar sevgimizi, kıskansınlar bizi
.
Ve
;
ben her zaman seninle olacağım diye tekrar söz ver, tekrar inandır beni.
Her günüm seninle geçsin,
her günüm senin dudaklarının arasında geçsin
.
Sen bana sadece sarıl
.
İki kelimeyi söylesende yeter, bana sadece şunu söyle
”sevgilim”
söyle korkma gerisini bırak
zamanla neler olmaz ki
.
Sen çekinme gel tut kollarımdan
,
sarıl.
Bırak gerisini aşk zaten halleder
.
 
Her insanın kendine has kokusu vardır
.
Ve seninki çok etkileyici
.
Ne gibi
?
Bir ad koyabilir misin bu kokuya?
Aşk.
 
O öpüştüğümüzü zannederdi
Ben ise onun nefeslerini çalar, soluk borumda biriktirirdim.
O öpüştüğümüzü zannederdi.
Ben kendi hayatımdan çalıp onunkine eklerdim
.BiRDüNYaUMuT
 
Belki sessizce bekledi salıncaklar bizi
.
Geceleri yağmurlarda ıslandılar
.
Beklediler ama biz hiç gitmedik
.
Çünkü
senle ben
hiç
“biz”
olamadık.
Ne bir salıncakta sallandık, ne de yollarda yürüdük.
Çünkü
böyleydi
. Olmaması gerekenler gibi bu da olmadı
.
 
Yürüyelim mi ne dersin, su toplayıncaya kadar ayaklarımızın altı
?

Dedim,
yürümedin
.

Sevmeyi becerelim!
Sevgiliyi değil...


Dedim,
anlamadın
.

Bütün insanları domino taşları gibi sıralamıştım hayatımda,
Ve;
sen ilk parçasıydın, yıkıldın !
 
Aklımız onda,
ellerimiz başkalarının avucunda,
gururumuz yerde,
canımız burnumuzda,
gözümüz hep birilerinin üstünde,
biz kendimizde değiliz. Öyle dağılmışız ki..




 
Huzuru bulduğum yerim yurdum gibiydi tenin.
Ellerin kim bilir benden önce kaç kişiye kenetlenmişti ve kim bilir benden sonra kaç kişi
öpecekti
boynunu
ve terleyen
alnını.

Boynun benimdi sevgilim ve saçların
.
Ve hatırlar mısın bilmem.
Su şişesinin dibinde kalmış bir yudum su hep benim boğazımdan geçerdi.
Aynı ayrılıklar gibi
.
Yine bana mı kaldı son sevmeler?

Kabullenememek ne kadar zor bunu tahmin bile edemezsin şimdi sen
.
Bir de benim gözümden görseydin kendini.
Nasıl dünyanın
en mükemmel
insanıydın.
Ve kalbimden. Kalbimden görseydin kendini.
Bırakır mıydın bilmem.
Şimdi Adını anıp anıp mutlu olmaya acıkıyorum.
 
İşte böyle, bazen
çözümsüz kalır insan.
Bir şeyler düğümlenir boğazına.
Konuşamaz olur.
Yalnızdır da zaten.
Gözler, patlamaya hazır su bombası...
Sorunlar birikip gelmiştir avuç avuç.
Sorunlar demir leblebi...
Paylaşacak kimse de bulamaz insan.
Sanki herkes saklanmış gibidir.
Sanki gizli bir saklambaç...
Ama her oyunda ebe olmak,çekilir şey değildir !
 


Bütün birgün kosusturup dururken bir de bakilir ki, ömür gecmis, tipki karisdirildikca eriyen seker gibi...
bizde eriyoruz seker misali gün be gün...
Hayat bu işte,
Ne bırakabildiysek artık geride...
Yada,
Ne götürebiliyorsak ahirete...
Aslında,
Hayat bir imtihan sadece...
Ne mutlu ki,
Bu imtihanı geçebilene...
Geriye dönüp baktığımızda, koskoca dediğimiz bir ömür
sadece ve sadece,Topu topuna bikaç saniye...
 
Avare gibi çöllerde yanmak değildi Sevda

Her yerde Onu görmekti

Leyla’da değildi Sevda

Heryerde Onunla Olmaktı

Ve asıl Sevda…

Bu yolda ilerlerken Mevla’yı bulmaktı…

Bir saça; bir cemale kanmak değil;

O güzelliğin sahibine yanmaktı…

Ona kavuşma pahasına; ömrü Can’a sunmaktı

Leyla bir sembol…

Asıl Mecnûn içimizde…
 
İranlı bir şair diyor ki:
“AŞK’a uçarsan kanatların yanar...”
Bu söze cevaben Mevlana Hazretleri diyor ki:
“AŞK’a uçmadıktan sonra kanat neye yarar...”
Ve Yunus Emre ekliyor:
“AŞK'a vardıktan sonra kanadı kim arar...”
 


İçime sığmıyor hüzünlerim;

Sana geliyorum düşe kalka.

Susuyor dilim;

Senin huzurunda sözlerim “gözlerimden” akıyor…

Adım duâ!

Özüm duâ!

Duâya sakla/n/dım;

Ben/i kimse bulamasın…
 
Korkuyorum anne, kocaman tüfekli adamlardan,
Ve o kocaman tanklardan,
Anne benidemi öldürecekler diger cocuklar gibi?
Neden anne, biz onlara ne yaptikki?
Korkuyorum anne, ne olur birakma beni!! :'(
 

İşte böyle, bazen
çözümsüz kalır insan.
Bir şeyler düğümlenir boğazına.
Konuşamaz olur.
Yalnızdır da zaten.
Gözler, patlamaya hazır su bombası...
Sorunlar birikip gelmiştir avuç avuç.
Sorunlar demir leblebi...
Paylaşacak kimse de bulamaz insan.
Sanki herkes saklanmış gibidir.
Sanki gizli bir saklambaç...
Ama her oyunda ebe olmak,çekilir şey değildir !
 
Kapatıyorum gözlerimi, sen.
Açsam gideceksin.
Uykuya dalsam,
Rüyama gelmeyeceksin…
Ne uyuyabiliyorum
Ne uyanık kalabiliyorum
Eğer yaşamaksa bu
Gözüm kapalı
Yaşayıp gidiyorum.
 
Giderken yağmur vuruyordu camlara
Yağmurun sesine karışmıştı ayak seslerin
Çaresizliği ve umutsuzluğu yaşayan biri kalmıştı geride
Ve ben ve sen ve sevgi ya aşkımız?
Bitmişti... Hepsi bitmişti...
Geride ise küllenmeye başlayan bir aşkta
Hala bir rüzgar bekleyen
Bir ateş parçası kalmıştı
Ve bir rüzgar bekliyordu yeniden alevlenmek için
İlk ayrılıktı bu...
İlk aşk ve ilk ayrılık...
Giderken sessizliği öğrettin bana
Giderken hüznü öğrettin
Hiç gelişin olmadı zaten...
Bazen içimdeki umut bir mum oldu
Karanlık gecelerde seni aramak için
Lakin rüzgara karşı yürüdüğümün farkında değildim...
Ve şimdi...
Her yağmur sesinde seni düşlerim
Her yağmur sesinde seni özlerim
Ve hala giden sevgili seni beklerim
Seni beklerim... Yağmur yüreklim...
 
Küçükken her düşüp dizimi kanattığımda
Annem 'geçecek kızım' derdi..
Şimdi kalbim kanıyor!
Anne geçecek mi yine?
 
Serzenis kardeşim sayfan hayırlı olsun, yazdığın her şeyi sevdim, kolay gelsin.
 
Geri