Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
İnsanın en kötü anında dokunulması gereken bir noktası vardır. Eğer birlikte olduğunuz insan o anda oraya dokunmayı beceremiyorsa o insan doğru kişi değildir.
Siz bunu bile bile onunla devam ediyorsanız
Ömrünüzün sonuna kadar yarım yaşayacaksınız.
Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar
Bütün kara parçalarında Afrika dahil
Seninmişim gibi hissetmek güzeldi, kısa bi’ zaman için bile olsa gerçekten, bambaşka.
Dokunamaz, özler. Bekler, beklediği süre boyunca özler. Dokunur, dokunduğu an özler. Yanındayken bile özler. Sonra gidersin, yine de insan özlemeye devam eder.
Özlüyorum işte ben de. Elin yüzümdeyken, beni öperken, ‘hoşçakal’ derken, sarılırken, kokumu içine çekerken, susup konuşmanı dinlerken.. Ben her an özledim seni. Her an özlüyorum.
Özlemek bir şeyleri değiştirseydi belki şu anda benimdin; çünkü kimse, seni benim özlediğim kadar özleyemez. Kimse seni benim kadar sevemez. Klişe olarak algılama, gerçekten sevemez. Bu aşk ki, anlatamıyorum. Kimse seni ‘imkansız’ olduğunu bildiği halde sevmeye devam etmemiştir. Ki bunun acısı da tarif edilemez bi’ acı, umarım hiç yaşamazsın.
O kadar istemiştim ki senin olabilmeyi. Her an yanında olabilmeyi öyle istemiştim ki. Benim seni gördüğüm gibi göremezler seni, hayatın boyunca bu kadar büyük bi’ sevgiye maruz kalabilir misin bir daha? Bilemiyorum. Yine de bencil olamıyorum. Sen mutlu ol, sen eğlen. Sen üzülme kimse için.
Belki bi’ gün aklına gelirim. “Beni öyle sevmişti ki..” dersin, “boyundan büyük hayalleri vardı..”
” Uzansam dokunacağım sanki sana, ama gücüm yetmiyor. o kadar yakınsın bana, ama bir o kadar da uzak. napacağımı kestiremiyorum. sokaklarda dar gelmeye başladı. sensizlik, senin olup da sana ulaşamamaktan daha zor. böyle, bir kere sarılsam, öpsem, hepsi geçecekmiş gibi. ama. ama olmuyor işte, ne sana sarılabiliyorum, ne öpebiliyorum. elimden hiçbir şey gelmiyor. sadece fotoğraflarına bakabiliyorum, sadece hayalini kurabiliyorum. yokluğun körüklüyor sanki soğuğumu.
ama, geleceksin biliyorum. bir gün, bana sımsıkı sarılıp, öpeceksin beni. eminim buna. ve her gece, yastığa başımı koyduğumda, bunun hayaliyle uyuyorum. her gece, defalarca tekrarlanıyor bu olay aklımda. sen bana sarılıyorsun, ben de kokunu çekiyorum içime. “
Bir gün biri cıkar karşına, bütün dünyan altüst olur ne diyeceğini ne söyleyeceğini şaşırırsın. Doğru düzgün düşünemezsin bile, bütün dünyan o olur yanındayken bile bir gün çekip gidecek diye korkarsın! Ne öpmeye kıyabilirsin, nede bakmaya ne zaman onu düşünsen sol kaburgan ağrır, ağlamak istersin ağlayamazsın.
” Hani biriyle tanışırsın, çevrende görmeye alıştığın insanlardan çok farklı biri. Öyle biri ki her şeyi bambaşka bir gözle görür ve seni de bakış açını değiştirmeye yöneltir. Dünyaya onun gözleriyle bakmaya başlarsın. İçine ve dışına da. Etkilenirsin. Etkilenmek ne kelime, büyüsüne kapılırsın. Gene de ilk başlarda araya bir mesafe koyabileceğini, yüreğini kontrol altında tutabileceğini zannedersin. Oysa rüzgâr sandığın fırtınadır. Sınır sandığın yer oynak ve kaygan bir zemindir. Bir bakmışsın, farkında bile olmadan açılmış, karadan uzaklaşmışsın. Okyanusun tam ortasındasın. “