Srebrenitsa Katliamı Hakkında Bilgi

Konu sahibi son olarak 2626 gün önce görüldü
Srebrenica 11/07/1995

[YOUTUBE]lqcGlvp9v1I[/YOUTUBE]
 
"Bizler insan olmaya ve insan kalmaya çalıştık ve başarılı olduk. Ancak bunu onlardan(Sırplardan) dolayı yapmadığımızın altını çizmeliyim. Kendimizden dolayı insan kalmaya çalıştık, onlardan dolayı değil. Onlara hiçbir şey borçlu değiliz. İnsan olmak ve insan kalmak, Allaha ve kendimize karşı sorumluluğumuzdur. Onlara karşı değil."

Alija İzetbegovic ( Bilge Kral )
 
Srebrenitsa Hâlâ Ağlıyor

Srebrenitsa katliamının üzerinden 19 yıl geçti, soykırımın kurbanlarının defni hala devam ediyor.

Bu yıl Srebrenitsa’da 175 kişi bulundukları toplu mezarlardan çıkarıldıktan sonra yakınlarınca yeniden toprağa veriliyor.

Hazal Sipahi Srebrenitsa - BİA Haber Merkezi 13 Temmuz 2014, Pazar 14:12

Sr_1.jpg


267


Bosna Hersek'in Visoko kentinden başlayıp Srebrenitsa’da sona erecek olan Barış Yürüyüşü’nün üçüncü durağı, 9 Temmuz Çarşamba günü Saraybosna oluyor.

Öğle saatlerinde üzerine tabutu simgeleyen yeşil kumaşın ve Bosna Hersek bayrağının gerildiği tır, konvoy eşliğinde parlamento binasının önüne ulaşıyor.


Saatler öncesinden trafiğe kapatılan yolun kenarında bekleyen kalabalık, tırın durmasıyla ellerindeki çiçekleri tıra gerilmiş iplere iliştirmeye başlıyor. Elleri boşalanlar, dua ediyor, kardeşler birbirlerine sarılarak yeşil kumaşa ağıt yakıyor.

Caddede hayat duruyor. Esnaf, dükkanlarının kapılarını kapamaya bile yeltenmeden tıra yaklaşıp çiçeğini bırakıyor, yeşil kumaşa dokunuyor ve dua ediyor.


Yakın tarihinde savaşı yaşamış Bosna Hersek halkı kaybettiklerine ağlıyor. Savaş zamanında bile makyajsız sokağa çıkmayan ve yüzünü düşürmeyen güzel Boşnak kadınlarının makyajı akıyor.

Kalabalık, parlamento binasının önünden hareket eden tırı Markale Katliamı’nın yaşandığı pazarın önüne kadar takip ediyor.

Konvoy yaklaşırken tezgahını terkeden pazarcılar açıyor bu defa elleri dua etmek için. Dualarla, çiçeklerle, ağıtlarla ayrılıyor tır, Saraybosna’dan, Srebrenitsa’ya doğru.

Geride hıçkırıklar, iç çekişler ve hayat normale dönüyor, ama daha buruk. Boşnak kadınları için makyaj tazeleme vakti. Çünkü yine de dimdik durmak zorundalar, taviz vermeden.


O sabah 15 bin kişi vardı

330


Srebrenitsa Soykırımı, diğer adıyla Srebrenitsa Katliamı, 1995 yılının Temmuz ayında yaklaşık 8.400 Boşnak erkek, kadın ve çocuğun öldürüldüğü ve hala toplu mezarların bulunduğu kıyım.


Srebrenitsa’nın Birleşmiş Milletler tarafından ‘Güvenli Bölge’ olarak ilan edilen 6 yerden ilki olması ya da bölgede bulunun 400 silahlı Hollanda Barış Gücü askerinin varlığı katliamı önleyememişti.

2. Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’da yaşanan en büyük toplu insan kıyımı olan Srebrenitsa Soykırımı’nda Ratko Mladiç komutasındaki Bosna Sırp ordusu Birleşmiş Milletlerin korumasını tanımadı ve kente saldırdı.

Yugoslavya’nın 1992’deki çöküşünün ardından, kentin savaştan önce 24 bin olan nüfusu, diğer bölgelerden gelen mültecilerle 60 bine ulaşmıştı.

Mültecilerin gelişiyle Srebrenitsa, bir toplama kampına dönüşmüştü. Müslüman Boşnakların elindeki silahlar ise Birleşmiş Milletler tarafından güvenlik önlemleri dahilinde toplanmıştı.

Müslüman Boşnaklar, Srebenitsa’ya saldırılar sıklaştığından silahlarının geri iade edilmesi için başvuruda bulunsalar da, bu talepleri Hollanda Barış Gücü komutanı Thom Karremans tarafından geri çevrildi.


11 Temmuz sabahı, soykırımın yaşandığı Srebrenitsa’da yaklaşık 15 bin kişi vardı.

Yardımlar nerede

331


Kahvaltı ettiğimiz börekçinin sahibi Ömer Amca’nın katliamdan sonra Srebrenitsa’ya ilk dönenlerden olduğunu öğreniyorum.

Soykırımdan önce pazartesileri neredeyse 500 porsiyona yakın börek sattığından, şimdiyse 11 Temmuz gibi acı bir gün dışında işlerinin pek iyi gitmediğinden bahsediyor.

Sonrasında, Belgrad’dan Srebrenitsa’ya bisiklet turu düzenleyen Sırp aktivist gruba hoşgeldin demek için yanımızdan ayrılıyor.


Soykırımdan önce 10 bin kişinin iş sahibi olduğu Srebrenitsa nüfusunun artık yalnızca 2 bininin bir işi var.

İnsanların evlerine dönmesi için Bosna Hersek’e yapılan onca yardımın nereye harcandığı hala merak konusu.


Mermilerin açtığı deliklerden ışık sızıyor

325


Kahvaltının ardından seremoninin yapılacağı Podocari’ye doğru yol alıyoruz. Savaş zamanında Hollanda Barış Gücü’nün konuşlandığı Podocari’deki eski pil fabrikası müzeye dönüştürülmüş.


Müzenin önünde çevreden seremoniye katılacakları taşıyan yaklaşık 220 otobüs bekliyor. Müze o gün sadece protokole ve basına açık. İçeride Avrupa Birliği Kayıp Şahıslar Komitesi çalışmalarında ne aşamada oldukları ve ilerleyen zamanda ne yapacakları ile ilgili bir konferans veriyor.

Pil fabrikası müzeye dönüştürülmüş olsa da aynı şekilde korunuyor. Duvarlarında soykırımın haritası ve fotoğrafları asılı, uçaksavar mermilerinin açtığı deliklerden içeriye ışık sızıyor.

Her 11 Temmuz günü yağmur yağar

331


Ekip arkadaşım Nadina ilginç bir şekilde her yıl 11 Temmuz’da Srebrenitsa’ya yağmur yağdığından bahsediyor. Dağların çevrelediği Podocari’deki anıtta mezar taşları dağın eteklerine kadar ulaşıyor. Her yıl fazlalaşan mezar taşlarının başlarında kurbanların yakınları oturuyor.

Protokol, yüksek güvenlik önlemleriyle seremoni alanına giriş yaparken, soykırımda sevdiklerini kaybedenler, yanlarında getirdikleri şemsiyelerin gölgesinde ağlıyor.

Bu yıl Srebrenitsa’ya yağmur yağmıyor.

Srebrenitsa çiçeği ve fotoğraflar

330


Saat 11’de mezarları başında ağıt yakanlar dahil herkes ayağa kalkıyor ve seremoni ulusal marş ile başlıyor. Marş okunurken etrafımızı çevreleyen yemyeşil dağlara bakıp, bu dağlarda mı öldürüldü binlerce insan diye düşünmeden edemiyorum.

Sırp askerleri tarafından yakalanan Ramo, askerlerin zorlamasıyla bu dağlardaki oğlu Nermin’e mi sesleniyordu yanına gelmesi için?

Ulusal marşın ardından protokolün isimleri okunmaya başlıyor.

Bir umut oğullarını, kocalarını, kardeşlerini yıllarca bekleyip tabutla kucaklaşmış kadınların umurunda değil nerenin büyükelçisi seremoniye katılmış, hangi milletvekili anıta çiçek bırakmış.

Cansız bedenlerinden geriye kalanların bile bulunamayan soykırım kurbanlarının yakınlarının ise başında ağlayacak bir mezar taşı bile yok. Sadece kıyafetlerine iliştirdikleri soykırımın sembolü Srebrenitsa çiçeği ve fotoğraflar.

Üzerilerinde etiketler olan 175 tabut, tabelalarla belirlenmiş alanlara defnedilmeyi bekliyor.

Bir diğer ekip arkadaşım Dragan tabelaları işaret ederek, “Ölülerin park yerleri gibi, ne acı,” diyor. Tabutların başında dua ettikten sonra tüm tabutlara tek tek dokunan Boşnak gençle konuşmaya çalışıyorum, gözyaşları içinde “Şimdi değil,” diyor. Tabi ki, ne zaman isterse.

Mezarların arasında kameraya konuşmayı kabul edebilecek birilerini ararken, Barış Yürüyüşü ekibinden biri uzaklaşmamızı ve kamerayı kaldırmamızı istiyor. Tabi ki, nasıl isterse.

Hoparlörlerden dualar okunmaya başlıyor. Sıra cenaze namazına geldiğinde binlerce insan aynı anda secde ediyor kaybettiklerinin ardından. Sonra alfabetik sıraya göre isimleri okunmaya başlıyor defni gerçekleştirileceklerin.

Yakınları tabutları taşıyor mezara, toplu mezarlara gömülen sevdiklerini bu defa inançlarına uygun, hak ettikleri biçimde defnedebilmek için.

Defin işleminin ardından yavaş yavaş dağılmaya başlıyor kalabalık. ‘Srebrenitsa’yı Unutma’ posterlerinin asılı olduğu otobüslere doğru yol almaya başlıyor insanlar.

Önce protokolün seremoni alanını terketmesi uygun görüldüğünden Podocari yolunda trafik ilerlemiyor.

Bir dahaki 11 Temmuz’a kadar sessizliğe gömülürken Srebrenitsa, sevdiklerine henüz veda edemeyen yakınlar, mezar taşlarına sarılıyorlar.

Srebrenitsa hala ağlıyor. Srebrenitsa hala iyileşmeyi bekliyor.

İşte bu yüzden Srebrenitsa’yı unutmamak gerekiyor. (HS/HK)

* Fotoğraflar: Nadina Malicbegovic


 
Srebrenista'da neler oldu?

331


Nisan 1992:

Bosna-Hersek'te savaş başladı. Sırp ordusu doğuya doğru hızla ilerledi ve nüfusun yüzde 75'ini Müslümanların oluşturduğu 36 bin nüfuslu Srebrenista'yı ele geçirdi. Birkaç ay sonra Boşnaklar kasabayı geri aldı.

Ocak-Mart 1993:

Sırplar Boşnakların elindeki bölgelere karşı saldırıya geçti. Srebrenista ve Zepa, Sırpların elindeki bölgenin oldukça içlerinde, düşman birlikler tarafından kuşatılmış bölgeler haline geldi.

Çevre bölgelerden kaçan Boşnakların göçü sonucu Srebrenista'nın nüfusu 60 bine çıktı. Su, gıda ve tıbbi malzeme kıtlığı başladı.

Nisan 1993:

Birleşmiş Milletler, Srebrenista, Zepa ve Gorazde'yi, diğer üç bölge ile birlikte BM koruması altındaki 'güvenli bölge' ilan etti.

BM Barış Gücü, bu bölgelere asker sevk etti ve Sırp saldırıları durdu. Ancak Srebrenista etrafındaki Sırp kuşatması devam etti ve sonraki iki yıl içinde çok az sayıda insani yardım konvoyunun kasabaya girmesine izin verildi.

Mart 1995:

Karaciç, Srebrenitsa ve Zepa'nın tamamen dış dünyadan koparılmasını emretti ve yardım konvoylarının bu kasabalara ulaşması engellendi.

331


9 Temmuz 1995:

Karaciç, Srebrenista'nın alınması emrini verdi. Sırplar kasabayı ele geçirmek için 'Krivaya 95 Operasyonu'nu başlattı.

Srebrenista'yı kuşatan Sırplar, BM Barış Gücü'ndeki Hollanda askerlerinin gözetleme mevzilerine saldırdı ve 30 kadar Hollanda askerini rehin aldı.

10 Temmuz 1995:

Sırp ordusu Srebrenista'ya top ateşine başladı. Hollanda güçleri Sırplara, sabaha kadar geri çekilmezlerle NATO'nun hava saldırısı düzenleyeceği tehdidinde bulundu.

11 Temmuz 1995:

NATO savaş uçakları Srebrenista etrafındaki Sırp tanklarını bombaladı.

Sırp ordusu kasabaya bombardımana yeniden başlayacağı ve rehin Hollanda askerlerini öldüreceği tehdidinde bulundu. Aynı günün akşamı Sırp Genelkurmay Başkanı Ratko Mladiç Srebrenista'ya girdi.

11-18 Temmuz 1995:

Aynı akşam 15 bin kadar Boşnak askeri ve sivil, dağları aşarak Srebrenista'yı terk etti.

Birçok Boşnak bu sırada topçu ateş ve keskin nişancı ateşiyle öldürüldü. Sırp askerleri yakalayabildiklerini de öldürdü.

Srebrenista içindeki Sırp askerleri ise kadın ve çocukları ayırarak, otobüsler ve kamyonlarla Boşnakların elindeki bölgelere gönderdi.

16 yaş ile 70 yaş arasındaki yaklaşık 8 bin Boşnak erkek, depolara, okullara ve ambarlara dolduruldu ve kurşuna dizilerek toplu mezarlara gömüldü.

 
Srebrenitsa katliamı nedir ve toplam kaç Bosnalı öldürülmüştü katledildi ?

Dünya tarihinin en büyük katliamlarından birisi olan Bosna Hersek'in Srebrenitsa kentindeki katliamın yaraları halen sarılmaya çalışılıyor.. Srebrenitsa'da neler olmuştu

Qg1Vjj.jpg


Dünya tarihinin en büyük katliamlarından birisi olan Basna Hersek'in Srebrenitsa kentindeki katliamın yaraları halen sarılmaya çalışılıyor..

Bu Dünyayı sarsan olay hakkında Bosna Hersek ’te 1995’te meydana gelen Srebrenitsa Katliamı 19’uncu yılında anılıyor.

Ratko Mladiç komutasındaki Sırp askerlerinin 8 binden fazla Bosnalı Müslüman’ı öldürdüğü olay, Avrupa ’daki hukuksal olarak belgelenmiş ilk soykırım olma özelliği taşıyor.

Aileler, kayıplarını mezarlıkları başında anıyor. 8 bin cenazeden, bugüne kadar yaklaşık 6 bin kişinin kimliğinin belirlendiği bilinirken, dün 175 cenazenin daha kimliği açıklandı.

Cenazeler, diğer soykırım kurbanlarının da bulunduğu Potocari Anıt Mezarlığı’na defnedilecek.

Soykırım Öncesi

II. Dünya Savaşı'nın ardından Josip Tito'nun liderliğinde kurulan komünist Yugoslav Devleti 3 değişik din (Ortodoksluk, Katoliklik ve İslam) ve çok sayıda etnik grubu (Sırp, Hırvat, Boşnak, Arnavut, Sloven, Makedon) biraraya getiren bir ülkeydi.

Sovyet Blokunda yerini aldı ancak zamanla bağımsız bir hale geldi. 1980 yılında Tito'nun ölümü ve 1990 yılında bu bloğun parçalanmaya başlamasıyla farklı etnik grupları Yugoslavya içinde bir arada tutmak imkânsız hale geldi.

25 Haziran 1991'de Slovenya ve Hırvatistan, Almanya ve İtalya'nın desteklemesi ile bağımsızlıklarını ilan ettiler. Eylül 1991'de de Makedonya bağımsızlığını ilan etti. Şubat-Mart 1992'de Bosna-Hersek Devleti ülke çapında bağımsızlık ilan edilmesi konusunda bir referandum yaptı.

Bosnalı Sırpların çoğunun boykot ettiği bu referandum bağımsızlığın kabul edilmesiyle sonuçlandı. 5 Nisan 1992'de Bosna-Hersek Cumhuriyeti hükümeti bağımsızlığını ilan etti.

6 Nisan'da da ABD ve Avrupa ülkeleri Bosna-Hersek'in bağımsızlığını tanıdılar.

Bağımsızlığın anayurtları olan Sırbistan'dan kendilerini koparacağını düşünen ve “Büyük Sırbistan” hayalleri olan Bosnalı Sırp'lar, Sırbistan'dan aldıkları askeri yardımlarla Bosna'da bir Sırp Cumhuriyeti kurduklarını ilan ettiler.

Kendi bölgelerinde bulunan Müslüman (Boşnaklar) ve Katoliklerden (Hırvatlar) bu bölgeyi terk etmelerini istediler. Bunu hızlandırmak içinse, özellikle dehşet yaratarak halkın dayanma gücünü kırmak, insanları bölgeden derhal uzaklaştırmak için insanlık dışı uygulamalara yöneldiler.

Soykırımın Başlangıcı

Nisan 1992’de Srebrenica’nın hemen dışında bulunan Bratunac köyünde, 350 Bosnalı Müslüman, Sırp paramiliter ve özel polis güçleri tarafından ölümcül işkenceye tabi tutularak katledildi.

Burada yaşananlar hakkındaki bilgiler, ancak aylar sonra katliam sırasında çekilen görüntülerin yayınlanması ile anlaşıldı.

Sırpların bu vahşet siyasetinin dünyada duyulması, düşünülenin aksine Bosnalı Boşnakların kurtulma ümitlerini arttırmadı. Aksine, BM ve NATO desteğinde özellikle Sırplar hedef alınarak bir ambargo başlatıldı.

Fakat hem Sırpların eski müttefikleri olan Rus'ların yardımı, hem de coğrafi olarak daha iç kesimlerde bulunan Bosnalı Müslümanlar'a göre daha avantajlı olmaları sebebiyle, bu ambargodan Bosnalı Sırplar neredeyse hiç etkilenmediler.

Olan zaten silah ve lojistik olarak çok zayıf olan Müslümanlara oldu. Dünyanın en büyük Ordularından birine sahip Yugoslavya'nın, bu gücünü Sırplar neredeyse sonuna kadar kullanmışlardır.

Zamanla dünyada yükselen tepkiler ve özellikle bazı destekçilerinin durumun vehametini anlamaya başlamaları ile Müslümanlara yönelik bazı yardımlar ulaştırılmaya başlanmıştır.

Birçok ülkede Bosna'ya yardım kampanyaları düzenlenmiştir. Bosnalıların şanssızlığı burada da devam etmiş, güvendikleri Müslüman ülkelerde kampanya paraları kendilerine ulaştırılmak şöyle dursun, başka politik amaçlar için kullanılmış ve büyük bölümü asla yerine ulaştırılmamıştır.

Srebrenitsa Soykırımı

Zamanla gücünü toparlayan Nasır Oriç liderliğindeki Müslüman direniş örgütü Sırplara karşı koymaya ve bazı başarılar elde etmeye başladılar.

Bu duruma artık bir son vermenin zamanının geldiğini düşünen BM Dayton görüşmelerini başlattı. Sırplar, görüşmelerde avantaj elde etmek için iki stratejik kent olan Gorajde ve Srebrenitsa'yı ele geçirmek maksadıyla bütün güçleriyle bu iki kente saldırdılar.Tarihin gördüğü en büyük katliamlardan birini tüm dünyanın seyirci bakışları arasında sergilediler.

BM tarafından güvenli bölge olarak ilan edildikten iki yıl sonra Srebrenitsa, 1995 yılının yaz ayında II. Dünya Savaşı’ndan sonra meydana gelen en büyük toplu soykırıma uğradılar.

Sırplar topladıkları ve günlerce sistematik işkenceden geçirdikleri Bosnalı müslümanları, evlatlarının kardeşlerinin gözleri önünde öldürdükten sonra, cesetlerini yine onlara gömdürdüler. Bosna Savaşı'nın bu en kanlı olayı Srebrenitsa Katliamı olarak adlandırılmıştır.

Srebrenitsa Katliamında öldürülenlerin kesin sayısı bilinmemekle birlikte BM'nin eski Yugoslavya Savaş Suçları Mahkemesi savcısı, 7 ila 8 bin kişinin öldürüldüğünü belirtmiştir.

Bosna Sırplarının hükümetinin hazırladığı bir raporda ölü sayısı 7 bin 779, Boşnak hükümetinin raporunda ise 8 bin 374'den fazla olarak gösterilmektedir.

Şimdiye kadar Srebrenitsa etrafında 42 toplu mezar bulunmuş ve uzmanlara göre 22 bölgede daha toplu mezar olduğunu tahmin edilmektedir.

Şimdiye kadar 2 bin 70 kurbanın kesin kimlik tespiti yapılırken, 7 binden fazla ceset torbasında ise parçalanmış ceset parçaları kesin kimlik tespiti için bekletilmektedir.

Cesetler toplu mezarlara atılırken parçalandığı için kimlik tespiti güçlükle yürütülmektedir. Ayrıca Sırplar katliamı gizlemek için bazı cesetleri ilk gömüldükleri toplu mezarlardan çıkarıp, başka yerlere tekrar gömdüklerinden katliamla ilgili deliller bozulmuş ya da yok olmuştur.

1992-1995 arasında Uluslararası Kızılhaç Örgütü verilerine göre Bosna-Hersek'te 312.000 kişi hayatını kaybetmiştir.

Bu kayıpların 200.000 kadarı Boşnak halkına ait olup Bosnalılar dünyanın gözü önünde ve Avrupa'nın göbeğinde sistematik bir soykırıma tabi tutulmuştur.

Sadece Srebrenica'da olanlar hakkında elle tutulur delillerin varlığı söz konusu olsa da, çok yakın tarihte gerçekleşen soykırımı aydınlatmaya yetmemektedir.

Soykırım Sorumluları

Lahey'deki Savaş Suçları Mahkemesi'nde görülen davada Sırp Partisi lideri Radovan Karadzic, Sırp Ordusu komutanı Ratko Mladiç, Vujadin Popoviç (Bosnalı Sırp komutan), Ljubisa Beara (Genelkurmay Başkanı), Drago Nikoliç (Güvenlik şefi), Ljubomir Borovcanin (Özel polis müdürü), Radivoje Miletiç (Genelkurmay Başkan Yardımcısı), Milan Gvero (Komutan yardımcısı, Vinko Pandureviç (Tugay komutanı) Bosna Savaşı sırasında Srebrenitsa'da sekiz binden fazla sivilin katledilmesinden sorumlu oldukları iddiasıyla haklarında dava açılmıştır.

21 Temmuz 2008 gecesi düzenlenen bir operasyınla Karadzic Sırbistan' da yakalanmıştır. Mladiç 26 Mayıs 2011 günü Sırp istihbaratı tarafından yakalanmıştır.

Bosna'da meydana gelen iç savaş sırasında Sırp ordusunun yapmış olduğu katliamın arkasındaki itici güç Sırbistan Demokrat Partisi ve lideri Radovan Karadziç'tir.

Parti bağımsızlık ilanı ile birlikte hükümetten de çekilerek yasadışı bir örgüt gibi çalışmalarını yürüterek, müslüman bölgelerinde katliamları yapmışlardır.

Sırp denetimindeki Ilıca bölgesinde Bosna Otelinde faaliyet gösteren parti lideri Radovan Karadziç ve arkadaşlarını korumakla görevli Sırp militanların üniformalarında Sırbistan bayrağı ve Çetniklerin kullandığı madeni bir para büyüklüğündeki siyah renkli bir arma bulunmaktaydı.

Bütün bu katliamları gerçekleştirmek için gereken ekonomik ve askeri güç temelde Federal Yugoslavya Ordusunda bulunuyordu. Ancak bu gücü yönetebilecek yetki ise Sırbistan'daydı.

Dolayısıyla katliamları gerçekleştiren Sırp milislerin Sırbistan ile bağlantılı olmamalarına imkân yoktu.

Sırp militanları ve Sırbistan Federal Ordusu arasındaki bu işbirliği kanıtlanamamıştır. Unutulmaması gereken en önemli hususlardan birisi de, SDS'nin bu faaliyetlerine birçok Sırp ordu ve hükümet yetkilisi muhalefet etmiş, ve o zor koşullara rağmen görevlerini bırakmışlardır.

O dönemde yapılan bazı Türk gazetecilerinin bölgedekilerle yaptıkları röpörtajlarda, Bosna'da yaşayan 1,3 milyon Sırp nufusun sadece yüzde 10'u yani 130 bin kişinin Sırbistan ile birleşmek istedikleri düşündükleri rapor edilmiştir.

Savaşın Bitişi

Bosna Savaşını sona erdiren Dayton Anlaşması, Paris’te 14 Aralık 1995'te imzalandı.

300 bin kişinin ölümüne ve yüz binlerce sivilin yurtlarından göçmesine neden olan dört yıllık savaşı durduran bu anlaşma, dönemin ABD Balkan Özel Temsilcisi Richard Holbrook’un başkanlığında ABD’nin Ohio eyaletine bağlı Dayton adlı kasabadaki bir hava üssünde haftalar süren müzakerelerden sonra karara bağlanmıştır.

Bosna-Hersek Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç’in ifadesiyle ‘adil olmasa da olabileceğin en iyisi’ olan bu anlaşma türünün tek örneğidir.

Anlaşmanın bir bölümü Bosna-Hersek Devleti’nin anayasal yapısını ortaya koyarken, Bosna-Hersek adı verilen yeni bir devlet altında son derece karmaşık ve çok katmanlı bürokratik bir yapı öngörülmüştü.

Anlaşma neticesinde Bosna-Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti adında iki entite kurulmuş, etnik temellere dayalı entiteler üzerinde ise zayıf bir otoriteye sahip merkezi bir hükümet modeli ve etnisiteleri yansıtan ortak kurumlar oluşturulmuştur.

Birbirleriyle savaşmış üç etnik toplumun yeniden bir arada yaşamasını ve Bosna-Hersek’in tüm kurumlarıyla işlemesini amaçlayan Dayton Barış Anlaşması’nın sivil yönlerinin uygulanmasına ilişkin sorumluluk ise Yüksek Temsilciliğe verilmiştir.

Lahey Adalet Divanı Kararı Eski Yugoslavya'da işlenen savaş suçları için Boşnaklar, ilk kez BM'nin en üst mahkemesi sayılan Lahey Adalet Divanı'na Srebrenitsa Katliamı’ndan çok daha önce, 1993 yılında yaptılar. Mahkemenin başvuru karşısındaki tek tavrı soykırımın önlenmesi için taraflara yapılan çağrıyı açıklama olmuştur.

Boşnakların ikinci başvurusu ise 2003 tarihinde yapıldı. Başvuruyu değerlendiren Lahey yargıçları bir senelik bir sürecin ardından 26 Şubat 2007'de beklenen kararı açıkladı. Mahkemenin aldığı kararlar özetle şu şekildedir:

Mevcut uluslararası hukuka göre, sorumluğu bulunan kişi ve kurumlarıyla Sırbistan soykırım yapmamıştır. Sırbistan, soykırım işlemek için plan yapmamış, soykırım eylemini kışkırtmamıştır

Sırbistan, BM Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırma Sözleşmesi'ne göre yükümlülüklerini ihlal ederek, soykırıma iştirak etmemiştir

1995 temmuzunda Srebrenitsa'da meydana gelen soykırım konusunda, Sırbistan BM Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırma Sözleşmesi'ne göre soykırımı önleme yükümlülüğünü ihlal etmiştir

Sırbistan, Ratko Mladiç'in soykırım ve soykırıma iştirak suçlamaları nedeniyle yargılanacağı eski Yugoslavya için kurulan uluslararası savaş suçları mahkemesine teslim edilmemesi ve mahkemeyle tam bir işbirliği yapmaması nedeniyle BM Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırma Sözleşmesi'ne göre yükümlülüklerini ihlal etmiştir

Sırbistan, eski Yugoslavya için kurulan uluslararası savaş suçları mahkemesine soykırım ve başka suçlarla itham edilen kişilerin teslimi ve mahkemeyle tam bir işbirliği konularında yükümlülüklerini yerine getirecek acil tedbirler almalıdır

Davada mali tazminat uygun bulunmamıştır,

Bu kararlarla Sırbistan'ın soykırım konusunda bir yükümlülüğü bulunmadığına karar verilmiş ve Bosnalıların bekledikleri tazminata açılan yol kapanmıştır.

Lahey Mahkemesi'nin, Sırbistan'ı suçlu bulmamış olmasına rağmen, Eski Yugoslavya Savaş Suçları Mahkemesi Bosna'da işlenen suçların soykırım olduğunu kabul etmiştir.

Bu mahkemede sorumlu olduğu düşünülen kişilerin yargılamaları devam etmektedir. Lahey’deki bu mahkeme, iki Bosnalı Sırp subayı soykırımdan suçlu bulmuş, General Radislav Krstiç ise, 35 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır.

Albay Vidoje Blagojeviç kendisi hakkındaki 18 yıl hapis cezasını temyiz etmemiştir. Eski Sırp Lideri Miloseviç ise yargılanırken ölmüştür.

Diğer iki Bosnalı Sırp yetkili, Radovan Karadziç ve General Ratko Mladiç ise, Sırbistan'a yapılan tüm bu kişileri korumamaları yönündeki çağrılara karşın bulunup mahkeme önüne çıkarılamamıştır.

Soykırım sonuçları

Bosna-Hersek Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını ilan etmesi ve devlet içindeki Sırp'ların ayrılıkçı bir hareket başlatarak bu hareketi Sırbistan destekli bir iç savaşa döndürmesi ile katliamlar siyasi amaçlı olarak yapılmıştır.

Bu katliamlar sonucunda Bosna-Hersek devleti Sırplar ve Bosnalı Müslümanlar arasında paylaştırılmıştır.

Açılan mahkemelerde, katliamcıların Soykırım suçu işlediklerine kadar verilmiş olmasına rağmen, suçlar bireyselleştirilerek, katliamın esas planlayıcısı olduğu iddia edilen Sırbistan Cumhuriyeti'nin sorumluluğunun olmadığına hükmedilmiştir.

Bu durumda öldürülen binlerce Bosnalı Müslümanın aileleri tazminat alamayacak durumu düşmüşlerdir.

Katliamların dünyada duyulması ile, Avrupa'daki Hristiyan devletlerin, kıtada Müslüman bir devlet daha istemediği kanısını güçlendirecek gelişmeler yaşanmıştır.

Avrupa güçleri, kendilerine çok yakın konumda bulunan sorun bölgelerine müdahale edememiş, gerekli koordinasyon ve harekat planlaması hem NATO hem Avrupa Birliği ülkelerince yapılamamıştır.

Bu durum özellikle Avrupa Birliği ülkelerinin askeri yönden hala ABD'ye bağımlı olduğu yönündeki iddiaları güçlendirmiştir.

Özellikle Fransa liderliğindeki bazı ülkeler Avrupa'nın kendi ordusunu kurmasının bu gibi sorunlara daha etkin ve gerçekçi müdahaleye imkân sağlayacağı yönünde görüşler üretmeye başlamışlardır.

Neticede insan hakları ve demokrasinin önde gelen savunucuları olduklarını iddia eden Avrupa devletleri, katliamlara engel olamadıkları için, gelişen sosyo-politik olaylara yön verebilme kabiliyetlerinin düşündükleri kadar etkin olamayabileceğini dünyaya göstermişlerdir.

Ayrıca Avrupa'nın sözde adalet mekanizmaları, bu savaş konusunda Sırbistan'ı aklamıştır. bunda Avrupa'nın Sırbistan'la ilişkilerini geliştirmek istemesinin yanında, mağdurların Müslüman olmasının da çok etkili olmuştur.

Soykırımın Sırp Olmayan Destekçileri

Katliamları gerçekleştiren Sırp Milislerin nereden yardım aldıkları konusunda çeşitli iddialar bulunmaktadır. Ancak Bosna Savaşı sırasında meydana gelen bazı olaylar, kuşkuya yer bırakmaksızın Sırp katliamcıların işlerini kolaylaştırmıştır. Bunların bazıları:

BM'nin Srebrenitsa'yı korumakla görevlendirilen 700 Hollanda askeri, bölgeye "güvenli" olma güvencesi ile sığınmış 8000 kadar Bosnalı Müslümanı, katledilecekleri bilindiği halde Sırp milislere teslim etmiştir. Kendilerine göstermiş oldukları "üstün hizmet" sebebiyle daha sonra madalya töreni düzenlenmiş ve ödüllendirilmiştir.

Fransız AFP ajansına göre, bir grup Yunan sempatizan, Srebrenitsa Katliamı'nda Sırp milislerle beraber Bosnalı Müslümanları katletmiştir. Haberi bazı Yunan kaynaklı siteler de teyit etmektedir.

NATO'nun BM gözetiminde yaptığı Sırplara yönelik hava harekat planlarını, Fransa'nın Sırplara sızdırdığı konusunda ciddi kuşkular bulunmaktadır.

Bosna devletine yardım için bazı ülkelerde düzenlenen yardım kampanyaları hakkında ciddi suçlar içeren haberler yayınlanmıştır.

Türkiye'de toplanan paralar ile ilgili olarak dönemin Başbakanı, koalisyon ortağı olduğu partiye paraların yerlerine ulaştırılmadığı yolunda suçlamalarda bulunmuştur.

Bir diğer haberde ise,Avrupa'da, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından yaşanan en büyük insanlık trajedisi olarak kabul edilen Srebrenitsa soykırımında hayatını kaybeden 175 kurbanın cenazesi, Potoçari Anıt Mezarlığı'nda kılınan namazın ardından gözyaşları arasında toprağa verildi.

Türkiye'yi Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın temsil ettiği törene kurban yakınlarının yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden birçok vatandaş ve üst düzey devlet yetkilisi katıldı.

Törenler kapsamında önce Srebrenitsa soykırımında hayatını kaybedenler anısına yaptırılan anıta çelenk bırakıldı, saygı duruşunda bulunuldu.

Srebrenitsa Belediye Başkanı Çamil Durakoviç, törende yaptığı konuşmada, soykırımın sorumlularının bulunarak cezalandırılmasını, soykırımda hayatta kalmayı başaran kurban yakınları için adaletin sağlanması gerektiğini söyledi.

Savaşta evlerini terk etmek zorunda kalan Srebrenitsalıları, evlerine geri dönmeye çağıran Durakoviç, 'Bugün acı doluyuz.

Binlerce insanımızın sadece dinine, geleneklerine ve kültürüne bağlı olduğu için soykırımda hayatını kaybettiğini biliyoruz.

Geçmişi unutamayız, değiştiremeyiz. Ancak geçmişimiz, bugünümüz ve geleceğimizi için bize bir uyarı olabilir' şeklinde konuştu.

Durakoviç, kurban yakınlarına başsağlığı, soykırım kurbanlarına da Allah'tan rahmet diledi.

'Acımız semaya ulaşacak kadar büyük'

Bosna Hersek Reis-ul Uleması (Diyanet İşleri Başkanı) Husein Kavazoviç, Potoçari Anıt Mezarlığı'nda kılınan Cuma namazındaki hutbede, soykırımın 19 yıl sonrasında bedenlerine ulaşılan kurbanları toprağa vermek, onların cenaze namazlarını kılmak amacıyla toplandıklarını belirtti.

'Acımız semaya ulaşacak kadar büyük, bu dünyadaki günlerimizi de acıyla geçiriyoruz' diyen Kavazoviç, 'Sevdiklerimizin kemiklerini, yaratıldıkları toprağa geri koyuyoruz.

Bugün aynı zamanda yıllardır bizleri takip eden zulmü de yeniden hatırlıyoruz. Bizler mahşer gününe, ahirete ve kaçılması mümkün olmayan Allah'ın adaletine inanıyoruz' ifadesini kullandı.

Kavazoviç, 20 yıl önce burada dünyanın en karanlık zulmünün başladığını, bu zulmün sonrasında Srebrenitsa soykırımına dönüştüğünü belirterek, kötülüğün ve zulmün pişmanlık gülü açtığında mağlup edileceğini, Srebrenitsa'nın masum ve temiz bir şekilde yeniden yaşayabileceğini anlattı.

Srebrenitsa'da oğullarını, eşlerini kaybeden kadınlara seslenen Kavazoviç, 'Kıymetli anneler, sizin acınız büyük, ancak inanıyorum ki sizin sevginiz acınızdan daha büyük. Bugün hepimiz sizin oğlunuz, sizin kızınızız' diye konuştu.

Konuşmaların ve Cuma namazının ardından Reis-ul Ulema Kavazoviç,175 kurbanın toplu cenaze namazını kıldırdı. Kılınan namaz ve okunan duaların ardından kurbanların cenazeleri, törene katılan yakınları ve vatandaşlar tarafından toprağa verildi.

Törene ayrıca, Bosna Hersek Üçlü Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Bakir İzzetbegoviç, Konsey'in Hırvat üyesi Jelyko Komşiç, Bosna Hersek Temsilciler Meclisi Başkan Yardımcısı Denis Beçiroviç, Savunma Bakanı Zekeriyah Osmiç, AB'nin Bosna Hersek Yüksek Temsilcisi Valentin İnzko, Saraybosna'da görev yapan büyükelçiler, belediye başkanları ile uluslararası örgütlerin Bosna Hersek'teki temsilcileri de katıldı.

Gerçekten binlerce İnsan, çok vahşice cinayetler ve ile katledildiler ve dünya ise, tüm bu olup bitenleri, sessiz bir şekilde izlemişti.. Buradan bu olay hakkında yeni ayrıntıları da birazdan sizlere vereceğiz.
 
Asimder Srebrenitsa Katliamını Kınadı Uluslararası

Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Merkezi, Sırpların Srebrenitsa'da Müslüman Türk halkına yaptığı katliamı kınadı.ASİMDER Genel Başkanı Göksel Gülbey, dernek binasında yaptığı açıklamada,...

Qg128r.jpg


Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Merkezi, Sırpların Srebrenitsa'da Müslüman Türk halkına yaptığı katliamı kınadı.

ASİMDER Genel Başkanı Göksel Gülbey, dernek binasında yaptığı açıklamada, Srebrenitsa'nın 6 Temmuz 1995'te Sırp paramiliter gruplar tarafından kuşatma altına alındığını, Boşnakların kıyımdan korunmak için BM askerlerine sığındığını, BM askerlerinin 11 Temmuz 1995 tarihinde bölgeden çekilmesiyle 8 bin 372 çocuk, genç ve yaşlı Boşnak erkeğinin Sırpların soykırımına uğradığını belirtti.

Avrupa'nın 2. Dünya Savaşı'ndan sonra yaşadığı en büyük trajedinin, uluslararası kamuoyunun gözleri önünde cereyan ettiğini dile getiren Gülbey, "Bundan 19 yıl önce Srebrenitsa'da işlenen soykırım nedeniyle kurbanların yakınları ile ailelerinin acılarını paylaşıyor ve 8 binden fazla Boşnak erkeğin öldürülmesiyle sonuçlanan bu insanlık suçunu bir kez daha şiddetle kınıyoruz.

Uluslararası toplumu ve bölge ülkelerinin Srebrenitsa'da yaşananlardan gerekli dersleri çıkararak, aşırı milliyetçilik ve etnik nefretin sonucu olan benzer olayların bir daha tekerrür etmemesi için her türlü gayreti göstereceğine ve gerekli önlemleri alacağına inanıyoruz. Son dönemlerde Balkanlar'da bölge liderlerinin öncülük ettiği barış ve uzlaşma çabalarını memnuniyetle izliyoruz.

Bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanmasının yolu, geçmişte yaşanan düşmanlıklara son vermek ve daha müreffeh ortak bir geleceği birlikte inşa etmekten geçtiğini düşünüyoruz" dedi.

Gülbey, Srebrenitsa katliamında Sırp komutanlar kadar BM askerlerinin komutanı olan Fransız ve Hollandalı komutanlarının da yargılanması gerektiğini savunarak, katliamı yapanlar kadar bu vahşiliğe göz yumanların da suçlu olduğunu, bu konuda AHİM'e başvuru yapacaklarını ve bu işin takipçisi olacaklarını söyledi.
 
Srebrenitsa Katliamı (Bosna - 1995)

Srebrenitsa Katliamı

1991-1995 Yugoslavya İç Savaşı (Hırvatistan Savaşı ve Bosna Savaşı)'nda Srpska Cumhuriyeti Ordusu'nun Srebrenica'ya karşı giriştiği Krivaya '95 Harekâtı esnasında Temmuz1995'te yaşanan ve en az 8300.

Boşnak'ın Bosna-Hersek'in Srebrenitza kentinde general Ratko Mladiç komutasindaki ağır silahlarla donatılmış BosnaSırp ordusu tarafından öldürülmesine verilen addır.

Katliamda bir kısım kadın ve küçük yaşta çocuğun da öldürüldüğü, belgelerle kanıtlanmıştır.

Bosna Sırp ordusunun dışında katliama "Akrepler" olarak tanınan Sırbistan özel güvenlik güçleri de katılmıştır.

Birleşmiş MilletlerSrebrenica'yı güvenli bölge ilan etmiş olmasına karşın 400 silahlı Hollandabarışgücü askerinin varlığı katliamı önlememiştir.

Srebrenitsa katliami II. Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'da gerçekleşmiş en büyük toplu insan kıyımı olması ve Avrupa'daki hukuksal olarak ilk kez belgelenmiş soykırım olması açısından da önem taşır.

Gelişimi

Yugoslavya'nın çöküşü üzerine 1992 yılında Sırpların Bosna'da başlattıkları soykırımın ardından bölgeye zoraki olarak müdahele eden Birleşmiş Milletler'in güvenli bölge ilan edilen 6 bölge arasında Srebrenica'da bulunmaktaydı.

Savaştan önce nüfüsu 24 bin civarı olan kentin nüfusu diğer bölgelerden gelen mülteci göçleriyle 60 bin civarına gelmişti.

Artık Srebrenica 'açlık' ve 'hastalıklar' ile mücadele eden bir 'toplama kampı'na dönüşmüştü.

Müslümanların elindeki silahlar BM Barış Gücü tarafından koruma gerekçesiyle toplanmıştı.

Ratko Mladiç komutasındaki Sırplar Srebrenica'ya olan saldırılarını sıklaştırdıklarında Müslümanlar'ın toplanan silahlarını geri almak için yaptıkları basvuru sorumlu Hollanda komutanı Thom Karremans tarafından reddedildi.

BM yalnızca iki F16'yı kent üzerinde bir uçuş yaptırmakla yetindi.

Hollandalı askerler bir gece yarısı Bosna'daki BM Barış Gücü komutanı Fransız generalden aldıkları emir doğrultusunda kenti boşalttılar.

Savaş sırasında şehrin güvenliğinden sorumlu olan Hollandalı Komutan Thom Karremans kendisine sığınan 25 bin mülteciyi ve şehri Sırplara teslim etti.

11 Temmuz 1995 günü Ratko Mladiç silahlarından arındırılmış kente hiç zorlanmadan girdi.

Sonra da Sırp askerler Müslüman Boşnakları yolarda, dağlarda öldürdüler.

Sırp askerler cesetlerin kimlikleri tespit edilmesin diye cesetleri parçalayarak sayıları 64'ü bulan toplu mezarlara gömdüler.

Daha sonra orataya çıkan bir video kasedinde Sırp generalin kenti boşaltan Hollandalı komutana bir hediye verirken görüntüleri çekilecekti.

Bir hafta süren katliam II. Dünya Savaşı'ından sonra insanlığa yapılan en büyük suç olarak arşivlerde yer aldı.

Lahey Adalet Divanı bir hafta süren katliamın bir 'soykırım' olarak kabul etti; ancak Sırbistan'ın sorumlu tutulmayacağına karar verdi.

Srebrenitza Katliamı ve Müslümanların Toplu Şekilde Kıyımı 1992 Bosna Savaşı'ndan sonra Sırbistan, Bosna-Hersek'in stratejik alanı haline geldi. Özellikle ülkenin doğu tarafı Avrupa Birliği tarafından Yasak Bölge ilan edildi.

Bu bölge içinde Sırbistan'ın o zamanki başkenti Srebrenica da vardı. Bu da Bosna Hersek Silahlı Kuvvetleri için bir fırsat olarak değerlendirildi.

Ayrıca Bosna Hersek'in bütün maddi varlığı olan en büyük maden ocakları da ülkenin tek geçim kaynağıydı. Bu da Sırplar için bir araç olarak değerlendirildi.

Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu ve Sırp zulmüne karşı yetersiz imkânlarla karşı koymaya çalışan Srebrenica'nın Tanjarz Kırsalı'nda tam 10000 kişiyi esir alan askeri grup Mladiç'in emriyle esirleri öldürmeye başladı.

Sırp vahşetinin Avrupa'dan yüz bularak doruğa çıktı ve tam 5 gün süren katliamda 8300 kişi öldürüldü. Kalan 2700 kişi serbest bırakıldı.

Öldürülen bu 8300 kişinin cesetleri parçalanıp iskeletleri çıkarttırıldı ve bu cesetler krematoryumda yakıldıktan sonra Lahey Mezarlığı'na gömüldüler.

Katliamdan yaklaşık 13 yıl sonra Bosnalı Sırp komutan Ratko Mladiç kaçak olarak yaşadığı Sırbistan'ın Sermiyan köyünde Radovan Karadzic ile beraber yakalanarak tutuklanmış ve Lahey Uluslararası Ağır Ceza Mahkemesi'nde 1 hafta yargılandıktan sonra haklarında tutuklama kararı çıkmıştır, ayrıca Mladiç'in cezası müebbet hapis olarak belirlenmiştir.

Ancak Ratko Mladiç'in cezası infaz edilememektedir; çünkü kendisi Sırbistan, Rusya gibi ülkelerin korumasında bir yaşam sürmektedir.

Soykırımdan Sorumlu İsimler

Uluslararası Savaş Suçluları Mahkemesi Tarafından Srebrenica Soykırımından Dolayı Aranan, Yargılanan ve Mahkum Olan Sırp Üst Subaylar ve Siyasilerin listesidir

Momcilo Krajisnik Bir savaş suçlusu ve eski Bosnalı Sırp politikacı 20 Ocak 1945 Saraybosna doğdu.

1990 ve 1992 yılları arasında Bosna-Hersek Millet Meclisinde milletvekili olarak bulundu.

1992-1995 yılları arasında Bosna genelinde başta Srebrenica olmak üzere işlenen cinayet, toplu katliam ve tecavüzler sonucu işlenen Soykırım suçunun baş sorumlularından biri olarak arandığı ilan edildi.

3 Nisan 2000 tarihinde SFOR'un Fransız komandası tarafından tutuklandı ve Lahey'de eski Yugoslavya için oluşturulan (ICTY) Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne teslim edildi.

27 Eylül 2006 tarihinde BM Lahey Savaş suçluları Mahkemesi tarafından 27 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 17 Mart 2009 cezasını 20 yıla düşürüldü.

Momcilo Krajinsnik, mahkemede Miloseviç ve Kardziç'ten sonra yargılanan en üst düzey siyasi yetkililerden birisiydi.

Bilyana Plavsiç 7 Temmuz 1930'da Bosna-Hersek'in Tuzla Şehrinde doğdu. Politikaya üniversite yıllarında başladı.

Çok hırslı bir kadın olarak hedefini şöyle açıklamıştı; "En yüksek rütbeli Sırp siyasetçisi olmak benim hedefimdir.

En büyük arzum "Büyük Sırbistanı" görmektir.

Sırp Demokrat Partisi SDS'nin ilk kadın üyesi oldu.

Bağımsızlık ilanından sonra ilan edilen Bosna-Hersek Sırp Cumhuriyetinin öncü kurucuları arasında yer aldı. Bosna-Sırp Cumhuriyetinde iki yıl cumhurbaşkanlığı yaptı.

1992-1995 yılları arasında Radovan Karadziç ve Momcilo Krajisnik ile birlikte "Müslüman ve Hırvatlardan Arındırılmış Bosna" projesinin çerçevesinde "etnik arındırma" uygulamalarını katılmak, insanlığa karşı suç sayılan soykırıma dönüşen imha, cinayet, siyasi, dini ve ırksal nedenlerle zülum, sürgün, alternatif olarak insanlık dışı eylemlere katıldığı gerekçesiyle Lahey'deki BM Savaş Suçluları Mahkemesi ICTY'ye tarafından 10 Ocak 2001 tarihinde suçlu bulunduğu duyuruldu.

Yaptıklarını halkı için yaptığına dair açıklamalarda bulunsa da anlattıkları ikna edici gelmediğinden ötürü 11 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 26 Haziran 2003 tarihinde Kadınlar Hapishanesine nakledildi.

Aralık 2008'de İsveç Adalet Bakanlığı, Plasiviç'in ilerleyen yaşını ve sağlık durumunu öne sürerek af talebinde bulundu.

Fakat bu talep reddedildi. Daha sonara cezasının üçte ikisini tamamladığı için yaş ve sağlık durumu dikkate alarak 27 ekim 2009'da serbest bırakıldı.

Ratko Mladiç 12 Mart 1942'de Bosna Hersek Kalinovik kasabasında doğdu.

Bosna Sırp Cumhuriyetinin 1992 yılında Ordusu VRS'nin kurucularından oldu. Orduya katılan sivil kişilere eğitim verdi.

12 Mayıs 1992'de Bosna Sırp Cumhuriyeti tarafından Ordunun başkomutanı olarak atandı. BU görevde 1996 yılına kadar kaldı.

6 Nisan 199^'de başlayan savaşta binlerce insanın öldürülmesinde, yüzlerce kadına tecavüz edilmesinde, yerleşim yerlerinin işgal edilmesinde, dini mekanların yokedilmesinde etkili bir rol oynamıştır.

Tüm bunların sorumlusu olan Mladiç 22 Aralık 1996 tarihinden beri aranmaktadır.

Sırbistan'da olduğuna dair ciddi belgeler olmasına rağmen Hükümet tarafından bu durum reddedilmiştir.

Fakat 2009'da Mladiç'in bir düğünde çekilen fotoğraflarının basına yansıması ile hükümet zor duruma girmiştir.

Bu durum akabinde Sırp Hükümeti, BM, Amerika ve AB üyesi ülkeler, Bosna Herkes devlet yetkilileri tarafından suçlamıştır.

Hala aranmakta olan Mladiç'in ortaya çıkması halinde mahkemedeki sorgulanması durumunda yapması ihtimal itirafların Sırp Hükümetini de sorumlu kılacağından, yine hükümet tarafından saklandığına ve korunduğuna dair bilgiler verilmektedir.

Zdravko Tolimir 27 Kasım 1948'de Bosna Hersek Glamoc Kasabasında dünyaya geldi.

Sırp Cumhuriyeti Genelkurmay Başkan Yardımcısı ve istihbarat ve güvenlik şefi olarak görev yaptı.

Direnen Boşnak Ordusu Nasıl Teslim Alınır?
başlıklı raporunda ; Savaşan Boşnakların yakınlarının bir araya getirilerek diğerlerinin gözlerinin önünde kimyasal silahlarla yok edilmesini, eğer teslim olma durumu gerçekleşmez ise tüm boşnakların aynı yöntemle öldürülmesi; teslim olma durumu olursa kendileri ile birlikte ailelerinin müslüman bölgelere güvenli bir şekilde nakledileceğine dair tekliflerde bulunmuştur.

Bu teklifi dolayısıyla Sırplar arasında " Kimyasal Tolimir" olarak anılmıştır.

31 Mayıs 2007'den beri tutuklu bulunmaktadır.

Bosna genelinde olduğu gibi Srebrenica insanlık faciasına öncülük etmek, kadın ve çocukların zorla göç ettirilip erkeklerin yok edilmesine katılmak sebeplerinden yargılanmıştır.

Srebrenica katliamının görüntüleri

8 bin Bosnalı Müslüman’ın öldürüldüğü Srebrenica kentinde İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa’nın en büyük katliamını gerçekleştiren Sırp komutan Ratko Mladiç, 16 yıl sonra bir ‘ihbar’ üzerine Belgrad yakınlarında bir köyde ele geçirildi.

Mladiç’i yargılayacak olan mahkemede bir Türk hakim de görev yapıyor. Bu arada Srebrenica katliamının amatör kamerayla çekilmiş görüntüleri ilk kez yayınlandı.

KATLİAMIN GÖRÜNTÜLERİ İLK KEZ YAYINLANDI

Eski Yugoslavya Cumhuriyeti’nde işlenen savaş suçlarını yargılamak üzere BM tarafından 1993 yılında Lahey’de kurulan uluslararası mahkemenin kıdemli temyiz yargıçları arasında Büyükelçi Mehmet Güney de bulunuyor.

Mahkemenin başkanı Jamaikalı yargıç Patrick Robinson Lahey dışında olduğundan, halen başkanlığa en kıdemli yargıç olarak Mehmet Güney vekalet ediyor.

BİNLERCE MÜSLÜMAN'IN KATLİAM EMRİNİ VERDİ

Güney’in temyiz hakimi olarak görev yaptığı uluslararası mahkeme “Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi” adını taşıyor. 1993 yılında kurulan bu mahkeme 1990’lı yıllarda Balkanlar’da işlenen savaş suçlarına bakıyor.

Sırpların Boşnakları hedef alan katliamlarını gerçekleştiren çok sayıda Sırp yetkilisi bu mahkemede yargılanıp mahkum olmuştu.

Srebrenica katliamının sorumlusu Mladiç, bütün dünyada büyük bir infiale yol açan bu saldırıdan sonra yaptığı bir açıklamada “Bu, benim Sırp milletine hediyemdir.

14’üncü asırda başlayan ve 5 asır süren Türk hakimiyetinin intikamını aldık” diye konuşmuştu.

Mehmet Güney kimdir

Mladiç’in yargılayacak mahkemenin yargıcı Mehmet Güney, 1998 yılından bu yana bu görevde bulunuyor.

1936 Siirt doğumlu olan Güney, Pertevniyal Lisesi’ni bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu, ayrıca Fransa’da Nancy Avrupa Üniversitesi’nden hukuk derecesi aldı.

1964 yılında Dışişleri Bakanlığı’na giren Güney, 1989-1998 yılları arasında sırasıyla Türkiye’nin Küba, Singapur ve Endonezya büyükelçisi olarak görev yaptı.

Güney, 1992-1997 yılları arasında da uluslararası alanda büyük saygınlık taşıyan BM Uluslararası Hukuk Komisyonu üyeliği görevinde bulundu.
 
Srebrenica katliamı nedir |Srebrenitsa katliamı anlamı |Srebrenitsa katliami ne demek

EEQLNz.jpg


Srebrenitsa Katliamı bir diğer adıyla Srebrenitsa Soykırımı 1991-1995 Yugoslavya İç Savaşı (Hırvatistan Savaşı ve Bosna Savaşı)'nda Srpska Cumhuriyeti Ordusu'nun Srebrenitsa'ya karşı giriştiği Krivaya '95 Harekâtı esnasında Temmuz 1995'te yaşanan ve en az 8.372 Boşnak'ın Bosna-Hersek'in Srebrenitsa kentinde general Ratko Mladiç komutasindaki ağır silahlarla donatılmış Bosna Sırp ordusu tarafından öldürülmesine verilen İsime Srebrenica katliamı denir . Srebrenica katliamı Katliamında bir kısım kadın ve küçük yaşta çocuğun da öldürüldüğü, belgelerle kanıtlanmıştır .Srebrenica katliamında Bosna Sırp ordusunun dışında katliama "Akrepler" olarak tanınan Sırbistan özel güvenlik güçleri de katılmıştır.Srebrenica katliamı Birleşmiş Milletler Srebrenitsa'yı güvenli bölge ilan etmiş olmasına karşın 400 silahlı Hollanda barış gücü askerinin varlığı katliamı önlememiştir.

gLjDy3.jpg


Srebrenitsa Katliamı bir diğer adıyla Srebrenitsa Soykırımı 1991-1995 Yugoslavya İç Savaşı (Hırvatistan Savaşı ve Bosna Savaşı)’nda Srpska Cumhuriyeti Ordusu’nun Srebrenitsa’ya karşı giriştiği Krivaya ’95 Harekâtı esnasında Temmuz 1995′te yaşanan ve en az 8.372 Boşnak’ın Bosna-Hersek’in Srebrenitsa kentinde general Ratko Mladiç komutasindaki ağır silahlarla donatılmış Bosna Sırp ordusu tarafından öldürülmesine verilen İsime Srebrenica katliamı denir . Srebrenica katliamı Katliamında bir kısım kadın ve küçük yaşta çocuğun da öldürüldüğü, belgelerle kanıtlanmıştır .Srebrenica katliamında Bosna Sırp ordusunun dışında katliama “Akrepler” olarak tanınan Sırbistan özel güvenlik güçleri de katılmıştır.Srebrenica katliamı Birleşmiş Milletler Srebrenitsa’yı güvenli bölge ilan etmiş olmasına karşın 400 silahlı Hollanda barış gücü askerinin varlığı katliamı önlememiştir.

nGYdl0.jpg


Srebrenitsa Katliamın gelişimi

Yugoslavya’nın çöküşü üzerine 1992 yılında Sırpların Bosna’da başlattıkları soykırımın ardından bölgeye zoraki olarak müdahale eden Birleşmiş Milletler’in güvenli bölge ilan edilen 6 bölge arasında Srebrenitsa da bulunmaktaydı.

Savaştan önce nüfüsu 24 bin civarı olan kentin nüfusu diğer bölgelerden gelen mülteci göçleriyle 60 bin civarına gelmişti. Artık Srebrenitsa ‘açlık’ ve ‘hastalıklar’ ile mücadele eden bir ‘toplama kampı’na dönüşmüştü.Müslümanların elindeki silahlar BM Barış Gücü tarafından koruma gerekçesiyle toplanmıştı.

Ratko Mladiç komutasındaki Sırplar Srebrenitsa’ya olan saldırılarını sıklaştırdıklarında müslümanların toplanan silahlarını geri almak için yaptıkları başvuru , sorumlu Hollanda komutanı Thom Karremans tarafından reddedildi. BM yalnızca iki F16′yı kent üzerinde bir uçuş yaptırmakla yetindi.

Hollandalı askerler bir gece yarısı Bosna’daki BM Barış Gücü komutanı Fransız generalden aldıkları emir doğrultusunda kenti boşalttılar. Savaş sırasında şehrin güvenliğinden sorumlu olan Hollandalı Komutan Thom Karremans kendisine sığınan 25 bin mülteciyi ve şehri Sırplara teslim etti.

gLjgP5.jpg


Srebrenitsa Katliamı ve Müslümanların Toplu Şekilde Kıyımı

1992 Bosna Savaşı’ndan sonra Sırbistan, Bosna-Hersek’in stratejik alanı haline geldi. Özellikle ülkenin doğu tarafı Avrupa Birliği tarafından Yasak Bölge ilan edildi. Bu bölge içinde Sırbistan’ın o zamanki başkenti Srebrenitsa da vardı. Bu da Bosna Hersek Silahlı Kuvvetleri için bir fırsat olarak değerlendirildi. Ayrıca Bosna Hersek’in bütün maddi varlığı olan en büyük maden ocakları da ülkenin tek geçim kaynağıydı. Bu da Sırplar için bir araç olarak değerlendirildi. Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu ve Sırp zulmüne karşı yetersiz imkânlarla karşı koymaya çalışan Srebrenitsa’nın Tanjarz Kırsalı’nda tam 10000 kişiyi esir alan askeri grup Mladiç’in emriyle esirleri öldürmeye başladı.

Sırp vahşeti Avrupa’dan yüz bularak doruğa çıktı ve tam 5 gün süren katliamda 8300 kişi öldürüldü. Kalan 2700 kişi serbest bırakıldı. Öldürülen bu 8300 kişinin cesetleri parçalanıp iskeletleri çıkarttırıldı ve bu cesetler krematoryumda yakıldıktan sonra Lahey Mezarlığı’na gömüldüler. Katliamdan yaklaşık 13 yıl sonra Bosnalı Sırp komutan Ratko Mladiç kaçak olarak yaşadığı Sırbistan’ın Sermiyan köyünde Radovan Karadzic ile beraber yakalanarak tutuklanmış ve Lahey Uluslararası Ağır Ceza Mahkemesi’nde 1 hafta yargılandıktan sonra haklarında tutuklama kararı çıkmıştır, ayrıca Mladiç’in cezası müebbet hapis olarak belirlenmiştir.

Srebrenitsa Soykırımdan sorumlu isimler

11 Temmuz 1995 günü Ratko Mladiç silahlarından arındırılmış kente hiç zorlanmadan girdi. Sonra da Sırp askerler Müslüman Boşnakları yolarda, dağlarda öldürdüler. Sırp askerler cesetlerin kimlikleri tespit edilmesin diye cesetleri parçalayarak sayıları 64′ü bulan toplu mezarlara gömdüler.[12]

Uluslararası Savaş Suçluları Mahkemesi Tarafından Srebrenitsa Soykırımından Dolayı Aranan, Yargılanan ve Mahkum Olan Sırp Üst Subaylar ve Siyasilerin listesidir.[13]

Momčilo Krajišnik

Bilyana Plavsiç

Ratko Mladiç

Zdravko Tolimir
 
Destici: Srebrenitsa katliamı insanlık tarihinin en büyük katliamıdır

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Srebrenitsa katliamının insanlık tarihinin en büyük katliamı olduğunu söyledi.

Srebrenitsa katliamının 19. yıldönümü nedeniyle yazılı açıklama yapan Mustafa Destici, “Bize yapmadığımız...

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Srebrenitsa katliamının insanlık tarihinin en büyük katliamı olduğunu söyledi.

Srebrenitsa katliamının 19. yıldönümü nedeniyle yazılı açıklama yapan Mustafa Destici, “Bize yapmadığımız sözde Ermeni soykırımı, işlemediğimiz cinayetlerin hesabını sormaya ve parlamentolarında soykırım kararları almaya çalışanlar, hür dünyanın gözü önünde cinayetler işlemişler ya da seyrederek ortak olmuşlardır.” dedi.

‘AVRUPA ÜLKELERİ VAHŞETE SEYİRCİ KALDI’

BM Barış Gücü, NATO ve başta Hollanda olmak üzere çeşitli Avrupa ülkelerinin askerlerinin bu vahşete seyirci kaldığını, birçok olayda Sırplarla birlikte soykırıma iştirak ettiklerini kaydeden Destici, “1991 - 1995 yılları arasında yaklaşık 5 sene devam eden Sırp ve Hırvat saldırıları sonucunda 250 bin Müslüman Boşnak'ın şehit olmuştur.

Srebrenica'da 11 ve 12 Temmuz 1995 günleri 12 bin kişi, akla gelmedik işkencelerle şehit edilmiştir.

O tarihlerde sözde medeni Avrupa ve İnsan Hakları hamilerinin gözleri önünde, Kaçmayı başaran Boşnakları köpeklere parçalattırmışlardır.

Annesinin önünde 1,5 yaşındaki bebeği parçalayıp derisini yüzerek etini kızartıp annesine zorla yedirmek için ne türlü bir canavar olmak gerekir?" diye konuştu.

‘KARDEŞLERİMİZİN ACILARINI PAYLAŞIYORUM’

Destici mesajında şu ifadelere yer verdi: “Bu soykırımda asıl sorgulanması ve yargılanması gerekenler Sırp canilerinden çok; Srebrenica'yı 'Güvenli Bölge' ilan ederek Boşnakların silahlarını toplayıp onları Sırp katillere teslim eden, hava harekâtını kasıtlı olarak engelleyen zamanın BM Genel Sekreteri Butrosgali, Barış Gücü Komutanı Fransız Generali Janvier ve BM Bosna temsilcisi Japon Akashi gibi kişilerdir.

Bosnalı kardeşlerimin acısını paylaşıyorum. 19. yıldönümünde bu katliamı bir kere daha nefretle kınıyorum.”
 
Srebrenitsa Katliamında Kısmen Sorumlu Bulundu

B9EAgj.jpg


1995 yılında meydana gelen Srebrenitsa katliamında 300 Boşnak’ın öldürülmesinde Hollanda’nın sorumlu olduğu kararını veren Hollanda mahkemesi’nin açıklaması ile Hollanda şoka girdi.

Hollanda Şokta Srebrenitsa Katliamından Kısmen Sorumlu Bulundular!!!

Hollanda mahkemesinin vermiş olduğu kararda 1995 yılında meydana gelen ve Srebrenitsa katliamında 300 Boşnak’ın öldürülmesinde Hollanda’nın sorumlu olduğu kararını verdi.İşte detaylar…

BM Barış Gücü kapsamında görev yapan Hollanda askerleri, kendilerine sığınan 300 Müslüman erkeği Bosnalı Sırplara teslim etmişti.

Mahkeme, tüm bölgenin Sırpların eline düşmesinde ise Hollanda askerlerinin sorumlu olmadığına hükmetti.

Askerlere gerekli destek gitmediği için bölgenin savunulmasının mümkün olmadığı sonucuna vardı.

SEKİZ BİNDEN FAZLA KİŞİ KATLEDİLDİ

Bosna’daki savaş sırasında, BM’nin güvenli bölge ilan ettiği Srebrenitsa, 11 Temmuz 1995′te Ratko Miladiç’e bağlı Sırp birlikleri tarafından ele geçirilmişti.

İşgal üzerine BM bünyesindeki Hollandalı askerlere sığınan sivil Boşnaklar, Sırplara teslim edilmişti.

Boşnaklardan 8 bin 372′si götürüldükleri ormanlık alanlarda, fabrikalarda ve depolarda katledilmişti. Katledilenlerin cenazeleri, ülkedeki çeşitli toplu mezarlara gömüldü.

Bosna’daki savaşın sona ermesinin ardından kayıpları bulmak için başlatılan çalışmalarda, toplu mezarlarda cesetlerine ulaşılan kurbanların kimlik tespitlerinin yapılarak her yıl 11 Temmuz’da Srebrenitsa’daki Potoçari Mezarlığı’nda düzenlenen törenle kurbanlar defnediliyor.

Soykırımda katledilenlerin bir kısmının cesedine ise bugüne kadar hala ulaşılamadı.
 
SREBRENİSTA KATLİAMININ YILDÖNÜMÜ

260


8372 Ayakkabı Aranıyor

II. Dünya Savaş'ından sonra Avrupa'da yaşanmış en büyük insanlık suçu Srebrenista'da yaşandı. Katliamın 16. yıldönümü anma etkinliği, İstanbul'da büyük bir sergiyle yapılacak.

Sergi için katliamda hayatını kaybeden 8372 Bosnalı'yı simgeleyen birer çift ayakkabıya htiyaç var.

İstanbul - BİA Haber Merkezi

Srebrenitsa katliamının yıldönümünde İstanbul'da bir anma etkinliği düzenlenecek. 9-10 Temmuz günlerinde Taksim meydanında 8372 çift ayakkabı sergilenecek.

8372 Projesi adı verilen etkinlik Genç Boşnaklar Derneği (GBD) tarafından düzenleniyor.

GBD, Türkiye'deki tüm duyarlı insanlardan proje için bir çift ayakkabılarını bağışlamasını istiyor. Fenerbahçe Basketbol Takımı destek vereceğini açıkladı.

Ayakkabılar alana Birleşmiş Milletler'in inisyali "UN" şeklinde dizilecek.

Amaç bu yolla Birleşmiş Milletler'in ve uluslararası toplumun Srebrenista'da işlediği suçu hatırlatmak ve Srebrenitsa'da yaşanan olayların dünyanın hiçbir yerinde, hiç kimsenin başına gelmemesini sağlamak.

Etkinlikte ayrıca dünyada resmen tanınan bağımsız 192 ülke için üzerine barış mesajı yazılı birer balon uçurulacak.

GBD, tüm Türkiye'de sergi için ayakkabı topluyor.

1995'te Bosnalı Sırp birlikleri, Srebrenista kasabasında 8372 Bosnalı Müslümanı öldürdü.

Başta Srebrenitsa katliamı olmak üzere Boşnaklara karşı işlediği savaş suçları nedeniyle 16 yıldır aranan Ratko Mladiç, 26 Mayıs 2011'de yakalandı.

Daha önce 22 Temmuz 2008'de katliamın diğer büyük sorumlusu Radovan Karadzic (Karaciç), 13 yıl kaçtıktan sonra yakalanmıştı. (HK)


 
Bosna Savaşı'nın Baş Sorumlusu Mladiç Yakalandı

250


Başta Srebrenitsa katliamı olmak üzere Boşnaklara karşı işlediği savaş suçları nedeniyle 16 yıldır aranan Ratko Mladiç, Zrenyin kenti yakınlarında yakalandı. Mladiç'in üstünden sahte kimlik çıktı.

Belgrad - BİA Haber Merkezi

Lahey'deki Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından tutuklama istemiyle aranan Ratko Mladiç yakalandı.

Sırbistan polisinden yapılan açıklamada, yakalanan kişinin fiziksel özelliklerinin Mladiç'e benzediğini, ancak kesin sonucun yapılan DNA testleri sonucunda, üç gün içinde netleşeceği söylendi.

Sırbistan istihbarat servisinin yaptığı çalışmalar sonucunda Zrenyin kenti yakınlarında Lazarevo köyüne operasyon düzenlendi.

Operasyonda yakalanan Mladiç'in üstünden "Milorad Komadiç" adına düzenlenmiş sahte kimlik çıktı.

AB'ye mesaj

ntvmsnbc'nin haberine göre, Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç, yakalanan kişinin Mladiç olduğunu söylerken Avrupa Birliği'ne (AB) de mesaj gönderdi:

"Bugün tarihimizin bir bölümünü kapattık.

Bütün savaş suçları cezalandırılmalı. Yakın tarihimizin zorlu bir sürecine nokta koyduk.

Savaş suçlarına karşı yaklaşımımız, Sırbistan'ı ve Sırpları tüm dünyada saygın bir yere getirdi.

Mladiç'in yakalanmasını sağlayanlarla gurur duyuyorum. Herkese teşekkür ediyorum. Çevre ülkeleri onlara uzattığımız eli görürler diye düşünüyorum. Böylece AB üyeliği kapıla

rının bize açıldığını düşünüyorum..."

AB: Sırbistan AB yolunda

AB Komisyonu sözcüsü Natasha Butler ise bu kişinin Mladiç olduğunun doğrulanması durumunda, "Sırbistan'ın tarihiyle ve halkıyla uzlaşmanın önemini anladığını ve somut biçimde Avrupa yolunda ilerlemek istediğine karar verdiğini düşüneceklerini" ifade etti.

AB, Sırbistan'a Birliğe üye olabilmesi için Mladiç'i yakalama şartı koymuştu.

Bosna savaşı sırasında Sırp Ordusu'nun Başkomutanı olarak görev yapan Mladiç, Boşnaklara karşı işlediği savaş suçlarından dolayı aranıyordu.

Mladiç, Srebrenitsa katliamı öncesinde bir kameraya konuşarak, "İşte 11 Temmuz 1995'te Sırp şehri Srebrenitsa'dayız.

Büyük bir Sırp bayramı arifesinde iken bu şehri Sırp milletine armağan ediyoruz.

Nihayet, yeniçerilere karşı ayaklanmasından sonra bu toprakta 'Türkler'den intikam almamızın vakti geldi" demişti.

Katliamında 8 bin 300 insan öldürülmüştü. (EKN)
 
Soykırım ve Savaş Suçlarından Aranan Karaciç Yakalandı

AYE460.jpg


Srebrenitsa katliamının en önemli sanıklarından Radovan Karaciç Belgrad'da yakalandı.

Eski Sırbistan Başkanı 13 yıldır aranıyordu. Aynı suçlamaların geçerli olduğu Ratko Mladiç hâlâ aranıyor.

Belgrad - BİA Haber Merkezi

Başta 8 bin Bosnalının öldürüldüğü Srebrenitsa katliamı olmak üzere Bosna'da on binlerce kişinin öldüğü şiddet olaylarını organize etmekle suçlanan Radovan Karadzic (Karaciç) Belgrad'da yakalandı.

Eski Sırbistan Başkanı, Eski Yugoslavya İçin Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY) tarafından soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarıyla 13 yıldır aranıyordu.

Karaciç dün (21 Temmuz) gece Belgrad'da yakalandıktan sonra kentteki Savaş Suçları Mahkemesi'nin sorgu yargıcına teslim edildi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) Karaciç'in derhal Lahey'deki Eski Yugoslavya İçin Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne teslim edilmesi gerektiğini, aynı suçlamalarla aranan dönemin diğer Sırp askeri lideri Ratko Mladic'in (Mladiç) bulunması için Avrupa Birliği'nin baskı uygulaması gerektiğini duyurdu.

Uluslararası savcı: Mağdurlar için çok önemli bir gün

ICTY başsavcısı Serge Brammertz, Karaciç'in tutuklanmasını memnunlukla karşıladıklarını söyledi.

"Bu, on yılı aşkın süredir bu tutuklamayı bekleyen mağdurlar açısından çok önemli bir gündür. Aynı zamanda uluslararası adalet açısından da önemli bir gündür, çünkü kimsenin hukukun üstünde olmadığını ve er ya da geç tüm firarilerin adaletin önüne getirileceğini açıkça göstermektedir."

Diğer üç sanık hâlâ aranıyor

1995'te uluslararası mahkemeyi tanımadığını söyleyen Karaciç'in yanı sıra, Srebrenitsa katliamının dört önemli sanığı var. Diğer sanıklar Mladiç, Stojan Zupljanin ve Goran Haciç de hâlâ aranıyor.

Radovan Karaciç kimdir?

Eski Yugoslavya'da şimdi Karadağ topraklarında kalan Savnik bölgesinde doğan Karaciç, 1990'da Bosna-Hersek'te Sırbistan Demokrat Partisi'nin kurucu üyeleri arasındaydı.

Karaciç iki yıl sonra BM tarafından bağımsız devlet olarak tanınan Bosna'daki Sırp cumhuriyetinin başkanlık konseyinin üç üyesinden biri oldu.

Karaciç aynı yıl Bosna Sırp Cumhuriyeti'nin tek başkanı oldu ve 1996 yılına kadar silahlı kuvvetler başkomutanı ve devlet başkanı olarak görevlerini sürdürdü. 1992'de başlayan Bosna Savaşı 1995'te bitti.

250 binden fazla insanın öldüğünün tahmin edildiği ve 1,8 milyon kişinin yerinden edildiği savaşın bitmesinden sonra uluslararası savaş suçları mahkemesi Bosnalı Müslümanlar ve Hırvatlara karşı savaş suçu işlediği gerekçesiyle Karaciç'i resmen suçladı. (TK/EZÖ)
 
Srebrenitsa 12 Yıldır Adalet Bekliyor

12 bine yakın insanın öldürüldüğü Srebrenitsa, soykırımla sadece nüfusunu değil, birlikte yaşama iradesini de kaybetti.

Adaletin gerçekleşeceği umudu sadece ölenlerin yakınlarının değil aynı zamanda insanlık vicdanının iç huzura kavuşmasını sağlayacak.

Selvet Çetin İstanbul - BİA Haber Merkezi

1990 yılında yapılan eski Yugoslavya dönemi nüfus sayımına göre nüfusunun yüzde 75.2'si Boşnaklardan, yüzde 22.7'si ise Sırplardan oluşan Srebrenitsa, 1992 yılında başlayan savaş ve 1995'te yaşanan soykırım ile birlikte sadece nüfusunu değil, birlikte yaşayabilme iradesini de kaybetti. Şimdi, her 11 Temmuz'da insanlık vicdanının yeniden uyanmasına yardımcı oluyor.

Srebrenitsa Belediye Başkanı Abdurrahman Malkiç, aradan geçen 12 yıla rağmen Boşnakların kente dönmek için cesaretleri bulunmadığını ve 2000'den bu yana sadece 3 bin civarında Boşnak'ın kente geri döndüğünü belirtiyor. Dolayısıyla kentte yaşayanların çoğunluğu bugün artık Sırplardan oluşmakta.

srebrenitsa'da ne oldu?

Nisan 1992'de "Büyük Sırbistan"ı kurmak amacıyla harekete geçen Sırbistan Devlet Başkanı Slobodan Milosevic, Yugoslavya Ordusu'nun tüm askeri gücünü de kullanarak, Sarajevo, Tuzla, Zvornik, Gorajde ve Bihaç kentlerine saldırı başlattı.

Milosevic'in etnik temizlik politikalarının en önemli iki aktörü olan Bosna Sırp Devlet Başkanı ve aynı zamanda eski bir psikiyatri doktoru olan Radovan Karadzic ve General Ratko Mladic komutasındaki Sırp Güçleri, uluslararası toplumun tüm tepkisine rağmen on binlerce sivilin öldürülmesinde önemli bir rol oynadı.

Savaşın ilk yıllarında Srebrenitsa halkı, Sırp güçlerine karşı büyük bir direniş gösterdi. Srebrenitsa bu yıllar süresince aynı Gorajde, Sarajevo ve Jepa'nın Sırp kuşatması altında bulunuyordu. Savaş şiddetini artırdıkça Bijeljina, Brutunaç ve Zvornik gibi komşu bölgelerden kaçan binlerce Müslüman yaklaşık 10 bin nüfuslu Srebrenitsa'ya sığınmak zorunda kaldı ve kentin nüfusu bir anda 60 bine kadar yükseldi.

İklim koşulları ve Sırp kuşatması nedeniyle kentte çok ciddi açlık ve sefalet yaşandı. Bugün hala sayıları belirlenemeyen önemli sayıda sivilin Srebrenitsa soykırımından kurtulsalar da açlık nedeniyle öldükleri ifade edildi.

1993'te Srebrenitsa etrafındaki Sırp kuşatmasının iyice daraldığı görülünce 16 Nisan 1993'te olağanüstü toplanan BM Güvenlik Konseyi, Sarajevo, Tuzla, Jepa, Gorazjde ve Bihaç'la birlikte Srebrenitsa'yı da güvenli bölge ilan etti.

Bir süre sonra kentteki nüfusun güvenliğini sağlamak üzere BM Koruma Gücü adı altında Hollanda askerlerinden oluşan askeri birlik kente gelerek görev yapmaya başladı.

Srebrenitsa BM tarafından Güvenli Bölge ilan edildikten iki yıl sonra 8-13 Temmuz 1995'te II.Dünya Savaşı'ndan bu yana yaşanan en büyük toplu katliama tanıklık etti.

Geliyorum diyen soykırım

Görgü tanıkları 6 Temmuz 1995'te Sırp saldırılarından kaçan binlerce sivilin "güvenli bölge" Srebrenitsa'ya sığınmaya başladığını anlatıyor. Böyle olunca da zaten Sırp ablukası altındaki kente yönelik saldırılar daha da hız kazandı.Tank ve top ateşi altındaki kent aylarca yiyecek, ve yakıt yardımı alamadı.

Kentte 600 civarında Hollandalı Koruma Gücü askeri bulunuyordu .Durumun kötüleşmekte olduğunu fark eden Müslüman Direnişçiler, koruma gücüne teslim ettikleri silahların kendilerine geri verilmesini istediler, ancak istekleri yerine getirilmedi.

Sırp saldırıları yoğunlaşınca ve Koruma Gücü de hedef haline gelince Hollandalı Komutan BM'den yardım talep etti.

9 Temmuz'da Sırpların 30 Hollanda askerini rehin almasıyla birlikte kentteki gerilimin yükselmeye başladığı ve binlerce sığınmacının Potaçari'deki Hollanda üssüne yığılmaya devam ettikleri görüldü.

Bir sonraki gün Sırpların BM koruma gücü mevzilerini bombalamaya başlaması üzerine Hollandalı birliklerin komutanı Albay Ton Karremans BM'den hava desteği istedi. BM Koruma Gücü Komutanı General Bernard Janvier başlangıçta bu isteği reddetse de ardından kabul etmek zorunda kaldı.

Fakat Sırplar askeri bir taktik kullanarak NATO uçakları şehre ulaşmadan saldırılarını geçici olarak durdurdu ve böylece Sırplara yönelik BM hava akını ertelenmiş oldu.

Aynı gün akşam sivillerin kent merkezinde panik içerisinde sokaklarda koşuşturmaya devam ettiği ve Hollanda mevzileri etrafında büyük kalabalıklar halinde toplanmaya başladığı bilgileri verildi.

Hollandalı Komutan Sırpların sabah 06:00'ya kadar kent çevresinden çekilmemeleri halinde NATO bombardımanının başlayacağını açıklayıp sözüm ona Ratko Mladic komutasındaki Sırplara gözdağı vermek istedi.

11 Temmuz'da Sırp güçleri beklenen saatte geri çekilmediği gibi Albay Karremans'ın hava saldırısı yapılması isteğini içeren dilekçesi ancak 11:00'de General Janvier'e ulaştı. 06:00'dan beri havada olan NATO uçakları yakıt ikmali için İtalya'ya geri dönmek zorunda kaldı ve bu oyalanma kente Sırpların girmeye başlamasının da önünü açmış oldu.

Hava saldırısı konusundaki belirsizlik saat 14:30'da iki Hollanda F-16 uçağının Srebrenitsa'yı kuşatan Sırp mevzilerine saldırı düzenlemesiyle sona erse de Sırplar bu saldırılara ellerindeki Hollandalı rehineleri öldürecekleri ve kenti bombalamaya başlayacakları tehdidiyle karşılık verince saldırılar durduruldu.

İki saat sonra kameralar eşliğinde kente giren Sırp General Mladic, Hollanda Biriliğinin Komutanı Albay Karremans'a, silahların teslim edilmemesi halinde herkesin öldürüleceğini bildirdi.

Ölüme giden yürüyüş

Kadınlar ve çocuklar Müslüman bölgesine götürülmek üzere toplanırken Sırplar, 12 ile 77 yaş arası bütün erkekleri "savaş suçlusu olanları sorguya çekmek" bahanesiyle ayırmaya başladı. Ayrılan binlerce erkek Sırplar tarafından kamyonlara ve depolara doldurulmaya başlandı ve adresi bilinmeyen bir yolculuğa çıkarıldılar.

Kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşan 15 bin civarında Boşnak, Susnjari'den Tuzla'ya ulaşabilmek için ormanlık bölgeye yürümeye başladılar. Gece boyu bu grup Sırplar tarafından bombardımana tutuldu. Çoğu bu ölüm yürüyüşünde ya saldırılar ya da açlık ve susuzluk yüzünden yaşamını yitirdi. Yola çıkanlardan çok azı bu yolculuk sonunda Tuzla'ya ulaşmayı başardı.

General Mladiç ve beraberindekiler Brutanaç'ta Hollanda yetkilileri ile yaptıkları görüşmeler sonucu Hollanda üssü durumundaki Potoçari'ye sığınan 5 bin Boşnak'ı Sırplara teslim etti. Buna karşılık olarak Sırplar Nova Kasaba üssünde tutulan 14 Hollandalı askeri serbest bıraktı.BM ile Sırplar arasındaki müzakereler sonucu Hollandalıların geride silahlarını, yiyeceklerini ve sağlık gereçlerini bırakarak Srebrenitsa'yı terk etmelerine izin verildi.

Srebrenitsa'da neler olduğuna dair ilk bilgilere ölüm yürüyüşünden sonra Tuzlaya ulaşmayı başaran görgü tanıklarının inanılması güç anlatımlarıyla ulaşıldı. Srebrenitsa korkunç bir soykırım yaşamıştı.

BM'nin "güvenli bölgeleri"

Srebrenitsa Soykırımı BM'nin "güvenli bölge" stratejisinin iflas ettiğini gösterdi ve BM'nin bu tür krizlere müdahale yöntemleri tamamen tartışılır hale geldi. Bosna Hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzzetegoviç savaş boyunca birçok kez güvenli bölgelerin durumu hakkında BM yetkililerini uyarmış ve sorumluluklarını yerine getirmeye davet etmişti.

Ancak BM yetkilileri her defasında gerekeni yaptıkları ve Sırpların güvenli bölgelere giremeyecekleri yönündeki cevaplarını tekrarladılar.

Sırpların Srebrenitsa sokaklarında insanları toplayıp erkekleri toplu katliam merkezlerine götürdüğü, kadınlarına tecavüz edip çocuklar ve yaşlılarla birlikte şehir dışına sürdüğü sırada BM Sorumlusu Akashi, ellerinde yeterli bilgi olmadığını iddia edebilmiş, birkaç gün sonra yaklaşık 4 bin sivilin kayıp olduğu kendisine iletildiğinde ise "verilerimizdeki büyük boşluklar" yanıtını vermişti.

Bosna-Hersek Kayıplarını Araştırma Komisyonu Başkanı Amor Masovic savaş sırasında 27 bin 734 kişi kaybolduğunu bildirmekte. Bunların yüzde 92'si Boşnak, yüzde 6'sı Bosnalı Sırpı ve yüzde 1,7'si Bosna Hırvatlardan oluşuyor.

Masovic Sırp Bölgelerinde 366 toplu mezar tespit ettiklerini daha önceki yıllarda açıklamıştı. Masovic'in, bir cesede ait parçaların bazen 30 kilometre çapında üç farklı mezarda çıkabildiğini, iş makineleriyle parçalanmış kemikler bulduklarını vurgulaması ise işlenen insanlık suçunun boyutlarını gösteriyor.

Srebrenitsa'da yeni açılan toplum mezarlardan DNA örnekleri ile kimlikleri belirlenen cesetlerin yanı sıra DNA örneği alacak hiçbir yakını hayatta bulunmayan yaklaşık 3 bin insan iskeleti bulunduğu belirtiliyor. Elde edilen veriler, 9 bin dolayında yetişkin erkeğin Srebrenitsa'da öldürüldükleri yönünde. Diğer kayıplarla birlikte bu sayının 12 bini geçeceği tahmin ediliyor.

12 Yıldır gerçekleşmeyen adalet

26 Şubat 2007 tarihinde Uluslararası Adalet Divanı (ICJ) kararı ile Bosna-Hersek'in Sırbistan ve Karadağ'a karşı açtığı Soykırım Davasında Srebrenitsa'da yaşananı "Soykırım" olarak niteledi.

Karara göre "Sırbistan'ın savaş döneminde Bosnalı Sırplara silah, maaş ve her türlü desteği sağlamış olması, Sırbistan'ın Bosnalı Sırpların soykırım işleyeceklerini bildiği ve bu yardımın o yüzden yapıldığı anlamına gelmez ve bu gerekçeyle Sırbistan devlet olarak suçlu gösterilemez."

Eski Yugoslavya Ceza Mahkemesi (YUCM) Savcıları, Srebrenitsa'da işlenen savaş ve insanlık suçlarının en önemli failleri olarak nitelenen Karadzic ve Mladic'in bugüne kadar yakalanamamasından NATO Güçlerini sorumlu tutuyor ve yetkilileri yakalama konusundaki "isteksizlikleri" nedeniyle eleştiriyor.

Srebrenitsa 12 yıldan bu yana adaletin gerçekleşeceği umuduyla bekliyor. Bu bekleyiş, sadece ölenlerin yakınları için değil aynı zamanda insanlık vicdanının da adaletin tecelli ettiğini görmesi ve "iç huzura" kavuşması için önemli ve bunun gerçekleştiğini görünceye kadar devam edecek. (SÇ/AÖ/NZ)

* İnsan Hakları Gündemi Derneği Balkanlar Koordinatörü
 
Srebrenitsa'da 15 Yıl Sonra 775 Kişinin Daha Mezarı Var

rdjqQz.jpg


Sırp birliklerinin 8 binden fazla Bosnalı Müslüman'ı öldürdüğü katliamın anma törenine Sırbistan devlet başkanı da katıldı ve kaçak general Mladiç'in adalet önüne çıkması için çalıştıklarını söyledi.

Srebrenitsa - BİA Haber Merkezi

Srebrenitsa katliamının yıldönümünde kimlikleri belirlenen 775 kişi daha Potocari'deki mezarlıkta toprağa verildi.

1995'te Bosnalı Sırp birliklerin 8 binden fazla Bosnalı Müslümanı öldürdüğü katliamın anması, Sırbistan devlet başkanı Boris Tadiç'in de katılımıyla düzenlendi. Törene yaklaşık 60 bin kişi katıldı.

Sırbistan parlamentosu mart ayında katliamı kınayan ve mağdurların ailelerinden özür dileyen bir karar almıştı.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) başkanı Barack Obama yayınladığı mesajda katliamı "kolektif hafızamıza kazınan bir leke" olarak tanımladı; uluslararası toplumun "soykırımı" önlemekte yetersiz kaldığını söyledi ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini belirtti. Obama "Bu durum cinayetleri yöneten ve halen kaçak olan Ratko Mladiç'i de kapsıyor" dedi.

Tadiç de kaçak generalin yakanlanması için hükümetin elinden geleni yaptığını belirtti. Dönemin lideri Radovan Karadzic (Karaciç) ise uluslararası mahkemede yargılanıyor.

Törene katılan başbakan Recep Tayyip Erdoğan bugün de Sırbistan'ı ziyaret ediyor.
Bölünmüş kent

1992-95 Bosna savaşı sırasında Srebrenitsa Birleşmiş Milletler tarafından güvenli bölge ilan edildi ve binlerce Bosnalı Müslüman buraya kaçtı. Fakat Temmuz 1995'te Sırbistan ordusu bölgeye yerleştirilen Hollanda birliklerini kolayca aşarak kente girdi.

Bosna Federal Kayıplar Komisyonu'nun listesine göre, katliamda öldürülen 8 bin 373 kişi var. 500'den fazlası çocuk, onlarcası kadın ve kız çocuğu. Temmuz 2009'da 6 bin 189'unun kimlikleri toplu mezarlarda bulunan vücut parçalarının DNA analizi sonucunda tespit edilebildi. 3 bin 647 kişiyse anıt mezara gömüldü.

Oğulları Fuat ve Suat'tan geriye kalanları toprağa veren Hasan Mahic "Her beraber ölmeyi ve bu acıyı yaşamamayı tercih ederdim" dedi. Mezarlıkta yatan eşi ve oğlunun yanına diğer oğlunu da gömen Ramize Gurdic de "Nasıl unuturuz, nasıl affederiz? Hergün onları düşünüyorum. Yatağa acıyla gidiyorum ve sabah hüzünle uyanıyorum" dedi.

Katliamın üzerinden 15 yıl geçmesine rağmen kent bölünmüş halde. Savaşın Sırp mağdurlarına yardım için çalışan bir derneğin yöneticisi olan Mladen Grujicic "Hiçbir Sırp yaşanan suçu reddetmiyor ama rakamlar manipüle edildiğinde hakarete uğrmaış hissediyorlar" dedi. (EÜ)

* Bu haberde BBC, B92 ve Guardian'dan yararlandık.
 
[YOUTUBE]KJOX8ChBrjU[/YOUTUBE]​
 
[DAILYMOTION]/video/x1sb9jb_srebrenitsa-katliami_news[/DAILYMOTION]​
 
[DAILYMOTION]/video/xsoxtd_bosna-srebrenitsa-katliami-www-gundembizim-com_news[/DAILYMOTION]​
 
[DAILYMOTION]/video/xs9a3f_srebrenitsa-katliami-yildonumu-torenleri_news[/DAILYMOTION]​
 
[DAILYMOTION]/video/xs9fmf_srebrenista-katliami-yildonumu_news[/DAILYMOTION]​
 
Geri