Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Bir dilim kek gibiydi yaşam,
Ucundan bir ısırık almakla doyduğumuz.
İçindeki meyve parçacıkları hayata gülümsediğimiz mutluluk molalarıydı...
Kısa ama damakta tat bırakan..
Söz sükûtta
Dil yaralı..
Kan kaybediyor hayaller!
Sırt kaldıramıyor ağır yükleri
Ezildi taşın altına konulan eller,
Göz canlılığını yitirmekte..
Soluk/suz kaldı tüm istikametler.
Gittin ya/r.
Öyle habersizce...
Tek tıkırtını bile duymadım
Ayakların yeminliydi sanki sese.
Dilin kelam-ı kesmişti en konuşulası yerde
Bitti-k yâr
Koşamadık onca hayale savrulduk yarı yolda...
Kan kusarken serbest oldu ayrılık bu sözlere
Sen gittin..Ben sustum... Biz bittik.
Yüreğim ummanlarda..
Gidişin ağır geldi onca zaman sonra.
Kayıp bir anahtardı ayrılık tüm vedalara..
Vuslatı olmayan sahipsiz bir dönemeçti aşk bizim için
Döndük.. Bitti..
Ruhumun dehlizlerinde tutuklu kaldı aşk! Can siperâne bir geçiş peşinde, Yırtıyor karanlığı bir ışık bulurcasına... Saklı kalmış define ararcasına kelepçeli her yolu, Düz. sağ-sol sanki labirentte kilitli kapısı sıkıcasına, Çırpınıyor yüreği kurtuluş kapısı eşiğinde. Bilinmezlik dolu her yer Çözümlü denklemin içerisinde...
Susasım var bu gece sana susasım,
Bütün kelimelerin yollarını sana çıkarasım,
Önünde diz çöküp ağlayasım,
Sonra içimin zehrini kusasım...
Sen giderken ardın sıra bakıp kalasım var.
Yaptığın her şey acıtsa da canımı,
Sana tekrar aşık olasım var.
Yazmak kalem ucundan kelamları döker gibi,
Yazmak tüm sessizlere sesli harfleri yaren kılar gibi,
Yazmak ucu açılmamış kurşun kalemin kopkoy yalnızlığı gibi,
Yazmak kelimleri kuş tüyü yastık ederek başını yaslayıp ağlamak gibi,
Ve okumak o anlam karmaşasında kendini bulup "yüreğine sağlık" der gibi..
Bir omuz hizama yetişemedin aşk,
Kalakaldın boyumdan da kısa..
Ve ben seni uzatmak için bütün aklımı heba ettim
Yine de sen beni ömrüne katmadın...
Şimdilerde ne boyum ne de aklım hızına yetişiyor...
Sen kazandın aşk,
ben mi?
1-0 mağlup..
Sınır ihlali yapıyor suskunluklarım,
Sabrımı zorluyor her susuş,
Ulaşamamak ve susmak...
Ağır geliyor...Kaldırması güç...
Bırakıp gidememek ya da avaz avaz bağıramamak ne acı.
Dokunan her inilti lime lime ediyor canımı..
Neden?diyememek...
Nedensiz/ce çekip gitmek var..
Oysa kalmalıyım,savaşmalıyım ucu suskunluğa da dokunsa.
Yine ben olmalıyım herkesin sıradanlaştığı yalnızlıkta.
Bakışlarım..Hayır, bunlar benim değil!
Üşütüyor her biri ayrı yanımı...
Ellerim ahh ellerim...Tutuş mesafesi çok uzakta.
Varamıyorum Güneş'in memleketine,
Ay ışığı...Yakamozun nerede? Göremiyorum. Dilimde suskular...
Kalbimde bana ait olmayan bir yara,
Ben kimim? Kimdeyim...
Gitsem..Uzaklaşsam...
Kim gelir peşim sıra...
Nereye çıkar adı bile belirli olmayan bu yollar.
Sus yâr sus!
Düş gecenin pususuna. Nerede o seviyorum diyen adam?
Bak eller açık, avuçlanmayı bekliyor.
Hani nerede cesaretin?
Karşıma geçip "seni seviyorum,her şeye varım seninle "
dedinde geri adım mı attım?
Korkma yâr söyle, Ben mi sahiplenemedim sevgini,sen mi ait olamadın?
yüreğim "sus" deyişlerime aldırmadan
habire çığlık çığlığa kusuyor bütün hüzünlerini
sanki kırıkları aldırma mevsimi...
sanki her şeyi dökme mevsimi...
durduramıyorum seslenişleri
sadece susuyorum sadece....
Hangi sükutun isyanı bu acı,ilmek ilmek dokuduğum satırlara..
Her harfinden kan damlayan bu sözcükler hangi sessizliğime bedel?
Konuşsam kim duyar sesimin sessizliğini,
Ya sussam hangi cümle konuşmuşum gibi anlatır beni…
Avunduğum hangi misal seni unutmayı öğretir bana,
Sığındığım hangi liman sen gibi yaralarımı sarar,
Gittiğim hangi diyar seni buldurur…
Kafamda sana ait onlarca soru varken aldığım hangi cevap avutur beni?
Yattığım her yastık kuş tüyü olsa hangisi senin omzun gibi rahatça ağlatır beni…
Uzak diyarlardan haberler gelir derler, aldığım haberde sen yoksan neyleyim ben güzel haberi,
Senin iyiliğini hoşluğunu bilmedikten sonra…
Sen gittin gideli aynalara küstü bu nazlı yârin,
Birileri sen güzelsin derse ne çıkar,
Sen “ sen bir de kendine benim gözlerimle bak” demedikten sonra…
Ben senin gözlerinle bakmayı öğrenemedim sevgili,
Ki daha sana bile doyamamıştım,gidişin sarstı bu biçare yüreğimi..
Söylesene yâr kim avutur,kim sevgili der senden sonra bana..
Ya benim giyeceğim o bembeyaz elbise kefen değil de nedir senden gayrısında?
Sükût
3Şubat2011-23:45
ben bu şiiri nasıl bir ruh haliyle yazmışım inanın bilmiyorum
ama ben bile hayran kalıyorum ilk defa yazdığım bir yazıya bu denli. (:
Dillendiremediklerim var benim,
biraz sükut lazım biraz inziva,
Dokunmayın bana a dostlar,dokunmayın.
Ben her Kasım böyle olurum siz bilmezsiniz a dostlar
Bilmezsiniz..
Yeşil gözlerine götür beni sevgilim,
Bakınca içimi cız ettiren hala o gözlere götür beni.
O gözlere hapset sevdamı, benden başkasına bakan o gözlerde yok et beni.
Yok et ki duymasın kulaklarım benden başkasını sevdiğini..
Dayanamam,kıskanırım seni ben, benden başkasından.
Söyleme ne olur .
Yüreğim ki acır alınca kara haberi.
Ben sevdama yakıştıramazken sen nasıl haberler uçuracaksın bana.
Off sevgili off bakma bana o yeşil gözlerinle.
Hala sevdiğimi hatırlatma.
Unutmuşken,kendini uzaklaştır benden.
Sevmeyi ben senden sonra öğrenmişken..
Al aşkını git yüreğimden.
... Sükut.