Sözlerin Kalabalığına Sığındım Yalnızlığımı Unutmak İçin...

Konu sahibi son olarak 4455 gün önce görüldü
İçimde sessiz kalan onca mısra,
dilimde zehir zemberek sözler,
aklım ölümle yaşam arasındaki ince çizgide,
ve kalbim kalbine hep duacı..
Sakın sen ölme sakın..
Sen'siz de kalsam yinede sen varol hep hayatta..
Beni sensiz bırakma biriciğim..

Sükût
 
Gam çökmüş geceme eyvah,
Hüzün saatleri kol geziyor yanıbaşımda,
İçine çekmeye hazır isyanlar,
İçimde büyüyor tüm suskularım,
Başımda dayanamadığım o baş ağrısı,
Gözlerimden süzülen onca yaş..
Ben seni kaybetmeye alışkın değilim sevgili,
Sende alıp başını gitme ne olursun...


Sükût
 
Ey dilim bırak zehir zemberek suslarını,
Git ! uzaklaş buralardan...
Zaman'sızlığın olduğu diyarlar, neredesiniz?
Kaçıp gelmek istiyorum oralara...
Stresli bu hayat ağır geliyor ruhuma artık..
Masmavi gökyüzü,yakamozlu ay neredesiniz?
Ya sen rüzgar,fısıldamıyorsun artık güzel nağmeleri kulağıma..
Zaten denizde aldı başını gitti uzaklara..
Geride bir ben ve yalnızlığım,
Hep de öyle değil miydik zaten..

Vaveyla&Sükût
Başka ne olabilirdi ki..
 
29x6uy0.png


Ey şu gönlüme aşkı düşüren sevgili !
Gündüzüm boş gecelerim ıssızdı sen yokken,
Yalnızlığın koyu karanlığına hapsolmuştu gözlerim.
Hani göz çeperinin ortasında duran o muhteşem
ışık var ya,
işte o benim yüreğimde şimdi...
Bir nur gibi aydınlatıyor dünyamı.
Gülüşün,ah o içten bakışın ve o billur sesin ta derinlerime işliyor,
Ve içten bi seda yükseliyor dilimden sana doğru:

"Aşkı bana öğreten adam,
Hoşgeldin yüreğime ! ".


Sükût

21Şubat2011
 
baslksz.gif


Gece çöktü düşüncelerimin üstüne,
Zifiri hüzünler sardı dört bir yanımı,
Dilde inleyen bir kaç nağme,
Gramofonda 'elbet bir gün buluşacağız' şarkısı.
Uykumun ninnisi sensin,rüyalar senli düşlere uzanıyor,
Uyanmasam hep sende kalsam olmaz mı?
Bugünde Güneş doğmayıversin,olmasın sabah...

Sükût
 
Gözlerindeki kaçıncı hüzün,
Bakışlarına devirdayım ettirmekte?

Sadece Sükût.
 
Ah suskunluğum, ah benim kadim yarenim
ne çok konuştun bugünlerde...
Kelimeler dillendiremedi içindeki fırtınayı,
oysa kasırgayı anımsatırdı şiddeti..
Ah sükutum,
hangi zamanın konuşmuşluğuydu bu diline vuran ki seni dibe götürüverdi.
Senki diline prangalar vuralı çok olmuşken, hangi zahmin seni konuşmaya mecbur etti?
Sus suskunluğum, tek kelimelik cümleleri bırak avuçlarıma ve çekil yalnızlığına...
Ben seni 'sen' demeden anlayanım,
elbet bulurum bıraktığın yap-boz misali parçalarını...

İsyanlı Sükût
22 Nisan 2011- 03.00​
 
Bazen sus diyorum şu dilime sus konuşma.
Kapat yaralarının üstünü daha fazla acıtma...
Öyle bir an geliyor ki tam unuttum derken bir şarkı mırıldanıyor radyo
sen düşüveriyorsun aklıma öyle şiddetli ve keskince..
Sonra kaseti başa alıyorum bir şey olmamış gibi...
ama ansızın gelen bir duygu hep başa sardırıyor acılarımı...
Çözümü nedir bunun unutmak mı ya da hayata bile bile lades demek mi?
O halde sen ölümsüz kelime.
"Aklımda"...
 
Ben geldim ey sükut !
Yarım yamalak sevinçlerim heybemde, yüreğim derin hüzünleri saklar hep en kuytu köşelerde..
Gözlerim ağlak sevdaları akıtır gözyaşlarıyla...
Dilim ah o dilim ne kan kusan zehirler saklar ucuna kadar gelip de dökülemeyen sözlerde..
Ben beni anlatmaya yetmiyorken kendimi ifade etmemi isteme benden..
Ben susarken sen anla derdimi,
Derman ol derman...
...
 
"Bir ışık olmalı evet bir ışık !
Sade ve sürekli,yolun sonuna kadar yetecek...
"

Sükût.
 
Bir yanım daus bir yanım sıla,
Nereye atayım bu sıksam ah etmeyecek şu kalbi?
Gitmek uzaklaşmak kimden,
Kendimden kaçmayı bilemezken insanlardan nasıl kaybolayım.
Sussam ne konuşsam nereye kadar ?

Sükût.
 
Çökerken gecenin alacası başlar o anlarda ruhumda isyanı depreştiren saatler...
Ayyuka çıkar sözler birbirinin ardına.
Gönlümde billurlaşan bir kırık dua bastırır dilimin zehirli oklarını...
İşte o an anlarsın;
Vakit sus'tur, vakit nûn..

Sükut

Dilime dökülen bir kırık beste kendimce.​
 
Sussam ağır kanamalı cümleler kurmaktan vazgeçer miyim acaba?
 
...
Bazen unuttuğum oluyor satır aralarında kendimi,
bazen cümle dışına taşıyor hallerim...
Konuştuklarım susmalarıma yetmiyor,
Susmalarım bir arpa boyu yol alamamışken...

İsyanlı Sükut
 
Gizlenmiş yine geceye bir kaç damla gözyaşı,
Birazda hüzün serpilmiş üstüne.
Tatlısı da hazır bir kaç yudum acı.
Eee söylenecek tek cümle bunlara ait:
"Ağlama da yanından git."

İsyanlı Sükût
 
Sesime ses olan her ses sessizliğimi alıp götürüyor benden,susamıyorum artık her şeye...
Pimi çekilip de elime tutuşturulmuş bir bomba var dil ucumda dışarı çıkmayı bekleyen...
Karanlık zindan gibi şu yüreğim,yıllardan ışıktan muzdarip...
Öfkem ah o hiç bir yere sığmayan, dolu misali sicim gibi akıp götüren her şeyimi sahipsizleştiren...
...
 
Tüm çığlıklarım kopma noktasında !
Konuşmaya mecalsiz yüreğim elime kalem tutturma peşinde, yaz diyor dök içini.
Oldum olası sevmem ağlamaklı iken konuşmayı.
Uf git başımdan şimdi döküp saçacağım içimdeki tüm saklı duyguları o zaman olacak her şey.
Ol/a/mayacak yani.
Konuşturma beni lanet olası !
Anla işte,
Özlüyorum,seviyorum,ağlıyorum ama oturmuyor hiçbir parça eski yerine.
Eskiyi istemiyorum, yeniyi de kabullenemiyorum,arada bir yerlerdeyim,
-anla işte, ANLA-

...
Sükut.
 
Aynı şehirde olup da göz göze gelememek...
Senin benim yazgımdaki yerini bilememek ne kadar zor.
Kalbim koş durma derken aklım ya aynı acılar tekerrür ederse diyor,
Ne yapmalıyım sen söyle bana,
Hakkımda hayır mısın yoksa şer mi?

Sükut.
 
" Ne zaman seninle gulebilmeyi hayal etsem,agliyorum.."
Susup kaliyor,bizli hayallere daliyorum.
Farkinda olmadan tebessüm ediyor aniden siradanlasiyorum.
Ne zaman sonra kendime geldigimde yastigimda iki damla gözyasi,
yanimda ruhu bana ait olmayan soguk bir yüz ve karanlik buz gibi bir oda...
...
Sükut.
 
Konuşurken ağız dolusu, hayatta farkedilmezsin.
Susarsın dolu dizgin,sen istemesende farkedilmişsindir.
Hayat böyle bir şey işte olmak istediğinde yoksundur,eksikken hep tependedir hayat...

Sükût.
 
Geri