Beyaz atlı bir prens ya da bu filmin jönü olmadığımı biliyorum. Kimim ben ? Yel değirmenlerine savaş açan Don Kişot’un, yirmi birinci yüzyıl temsilcisi mi ? Hayatımızda neden bu kadar soru var anlamakta güçlük çekiyorum. Sorular, soru işaretleri ve her daim cevap bekleyen insanlar…Nefret ediyorum sorulardan. Soruların olmadığı bir hayat yaşamak istiyorum, mümkün mü ?
Ahh…
Çocukluğumuzda başlayan o masum sevgiler olsaydı . Senin misketlerimden daha güzel olan gözlerine vurulmadan çok önce; hâlâ çalınan misketlerine ağlayan, o küçük çocukta kaldı ruhum sanıyordum. Oysa bugünlerde; yanılgıların ve ön yargıların esiri olmuş bir dünyanın merkezinde, sensizlik ve sessizlik türküleri söylüyorum.
Mahalle maçlarında; sen bizi seyrederken , kendimi Maradona hissettiğim zamanlar vardı. Bakkala ekmek almaya giderken gözlerinin içine bakıp kıpkırmızı oluşun, hâlâ gözlerimin önünden gitmiyor. Senin adın çocukluğumdan kalma güzel hatıraların; en ücra köşesinde saklıdır.
Değişen zaman, değişen hayatlar ve değişen insanlar…
Sahip çıkamadığım her öyküyü, üç beş kelime ile anlatmak mümkündür. Ancak sana roman yazsam, kaç seri çıkar? Henüz bunun kararını verebilmiş değilim.
Bütün gerçekleri bir kenara bırakıp artık kabul etmem gereken kesin bir şey olduğunu düşünüyorum.
Galiba bende büyüdüm artık, sende bıraktığım çocukluğumdan sonra….
Yağmurlu Bir İstanbul Sabahından
29.03.2014
GHoST
Ahh…
Çocukluğumuzda başlayan o masum sevgiler olsaydı . Senin misketlerimden daha güzel olan gözlerine vurulmadan çok önce; hâlâ çalınan misketlerine ağlayan, o küçük çocukta kaldı ruhum sanıyordum. Oysa bugünlerde; yanılgıların ve ön yargıların esiri olmuş bir dünyanın merkezinde, sensizlik ve sessizlik türküleri söylüyorum.
Mahalle maçlarında; sen bizi seyrederken , kendimi Maradona hissettiğim zamanlar vardı. Bakkala ekmek almaya giderken gözlerinin içine bakıp kıpkırmızı oluşun, hâlâ gözlerimin önünden gitmiyor. Senin adın çocukluğumdan kalma güzel hatıraların; en ücra köşesinde saklıdır.
Değişen zaman, değişen hayatlar ve değişen insanlar…
Sahip çıkamadığım her öyküyü, üç beş kelime ile anlatmak mümkündür. Ancak sana roman yazsam, kaç seri çıkar? Henüz bunun kararını verebilmiş değilim.
Bütün gerçekleri bir kenara bırakıp artık kabul etmem gereken kesin bir şey olduğunu düşünüyorum.
Galiba bende büyüdüm artık, sende bıraktığım çocukluğumdan sonra….
Yağmurlu Bir İstanbul Sabahından
29.03.2014
GHoST