Sonsuzluk için; güneşimden vazgeçtim.

Konu sahibi son olarak 1033 gün önce görüldü
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Yalnız öleceğiz.

Budur tek öğrendiğim.
 
Tam da yaşadığımızın farkına vardığımız anda başlıyoruz ölmeye...

Hayatımız bitti mi yoksa yeniden mi başlayacak? Belki daha güzel bir şekilde.

Çekilen ızdıraba rağmen gülümsüyorum, en derinden, içten.

Hayatım sona erecek olsa şu an, şu saniye...

Yarım kalmış hiçbir şeyim olmayacak.

Ben artık yarım değilim, tamamlandım.

...

Her şey değişiyor. Anılar, istekler, insanlar, boş vermişlikler.

"Ama delilik kalıcı.

Ve kimsenin umurunda da değil."

Asla tükenmeyecek olan hüznün bir başlangıcı bu.

Hikayemi bir iç çekişle bitirdiğim güne kadar...

...benimle olacak.
 
Kendimi bile yalnız bırakıyorum, üzüntümün şarkısını söylemeye dalmışken...

Kalbim ikiye ayrılacakmış gibi. Bir tarafım hâlâ umut etmemi istiyor.

Bütün üzüntülerime rağmen. Darmadağın olmama rağmen.

Kendimi toplamam için vakit vermiyor bana, son bir kez denememi istiyor.

Ne kadar uğraşırsam uğraşayım zamanın beni paramparça etmesini engelleyemeyeceğim yine...

Kurtulmak için çabalamak yerine boğulmayı tercih edeceğim en sonunda.

Öyle güzel günler yaşadım ki... Dünyadaki tüm kötülükler silindi gözümden.

Huzur...

Artık sahip olmadığım, olamadığım şey.

Her şeyi ben berbat ettim. Olumsuzlukların güneşimizi gölgelemesine izin verdim.

Şimdi de gelmiş "her şey normale dönecek" diyorum, hâlâ.

Hâlâ...

Sonsuz yolculuğuma başladım. Umut etmek beni sona yaklaştırıyor, biteceğini düşünüyorum her şeyin ama izin vermiyor...

...

Bir sürü pişmanlığım oldu şimdiye kadar ama insanlara benimle tanışma kötülüğünü yaptığım için kendimden nefret ediyorum.
 
Geriye kalan tek şey hazin bir gülümseme oldu, tüm o güzel günlerden.

...Ya da sorunsuz hayatımdan.

Her şey söylendi ve bitti, yaşanılacak çok şey var daha demiştim ama onları yaşama isteğim kalmamışken nasıl baş edeceğim tüm bunlarla?

Mutlu olmaya çalışmak anlamsız, karanlık dünyam bunu öğretti bana.

Anlık mutluluklar uğruna aylarca en dipte yaşamak anlamsız.

Yaşayabileceğim en güzel günleri geride bıraktım.

Güneşimden vazgeçmemeliydim. Bilmiyorlar ki ben karanlıktan korkarım, yalnızlıktan korktuğum kadar.

O uçsuz bucaksız sonsuzluğum ile yola devam etmeye çalışacağım.

Bilmelisiniz ki; hikayem sonlanıyor, söyleyecek pek çok şeyim olmasına rağmen...
 
Yazdım, yazdım ve yazdım.

Ama yazdıklarımdan fazla sildim. Kelimeleri tükettim, kendi hayatımı tükettiğim gibi.

Kelimelerden nefret ettim ve onları çok fazla sevdim.

Ama onların sonumu getirmesine engel olamadım.

Evet, bitti.

Yalnızlık beni delirtti.

Ne de güzel günler geçirdim...

Mutluluktan gözümün kör olduğu muhteşem günler.

Ertesi gün uyandığımda hepsini unutmuş olmayı diliyorum şimdi de.

Hep bu bataklığın içinde olduğuma inandırmalıyım kendimi, hep mutsuz olduğuma...

Elveda, mutluluk.

Merhaba, karanlığım.

Hoş geldim.
 
Neredeyse bir yıldır farkında olmadan daldığın o uykunun getirisi olan rüyadan uyanmak...

Her şeyin o kadar basit ve ortada olmasına rağmen gözünün kör olduğunu fark etmek.

Gerçeklere inanmamak ya da inanmayı istememek.

Bu birkaç ayın sadece geçici olduğuna, ait olduğun yere tekrar döneceğine dair asılsız bir umut beslemek...

Biliyor musun sevgili dert ortağı, 2011 benim için berbat ve katlanılamaz bir yıl olmuştu. 2012 çok fazla güzel. 2013 yine kötü ve 2014...

Biliyorsun. Ne kadar mutlu olduğumu. Senenin başında.

Mutluluktan ağladığımı da.

Ama şimdi ağlayamıyorum.

O kadar üzüntü var ki içimde o acılar gözyaşına dönüşemiyor...

Güzel günlerin sonu. Umutların ve hayallerin de öyle.

2015, bana hangi acıları getireceksin?

Bekliyorum.
 
O kadar fazla anlam yüklemişsin ki şarkılara tek bir notayı duymaya bile tahammülsüz bir insan olmuşsun.

Bak, ait olduğun yere döndün. Neden mutlu değilim diye sorma kendine, neden olamayacağını öğrenirsen üzülürsün. Çok üzülürsün.

Hayatının en büyük aldatmacasına tanık oldun, değil mi? Bu kadarı da olmaz da dedin mi? Demişsindir.

Yalnızlık içinde yaşayacaksın. Ölümün ciddiyeti seni korkutabilme yeteneğini kaybedeli uzun zaman oldu zaten. Ben senin neyden korktuğunu biliyorum...

Yaşayamamak.

İçindeki bir el tüm organlarını tırnaklıyor değil mi? Tam da böyle bir his; yaşayamamaktan korkmak.

Anılarla yaşamak istemiyorsun ama onlara veda da edemiyorsun.

Ne zamana kadar sürecek bu?

Dön geri, oku buraya yazdıklarını.

Çöküşüne tanık ol: günden güne, haftadan haftaya, aydan aya.

Kalbinin eriyip kaburgalarına yapışmasını kutla.

Güzel günler gelmeyecek. Üzgünüm.

kendimemektuplar
 
[YOUTUBE]yujseiSglQo[/YOUTUBE]

Sonun başlangıcı, başlangıcın sonu...

Benim söylemeye cesaret edebildiğim hiçbir şey kalmadı ama bu şarkının anlatacağı bir sürü şey var.

Mutsuzlukların mutlu olduğum günlere değmediği bir geçmişi geride bırakma vakti.

Sonsuzluğum, sonum oldu...
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri