Son Duble

🕒 Konu sahibi 19 saat önce aktifti
Kayıp bir şeyler var aramızda
Bilmediğim halde ziyadesiyle mahvolmuş derin bir hal içindeyim
İçindeyim..
 
O gün de susmuştun ve yüzünde bilmediğim bir sen
Birikmiş, sanki dert olmuş gibi sana vazgeçmişsin
Vazgeçmişsin..

 
Iyiyim tatlim..
Kahve iciyorum, gün basladi yogunlasmadan buraya bir bakayim dedim.
Sen nasilsin?
 
Gülünce güller açar her taraf
Aşarım, dağ tepe tanımam
Gel küsme
Tek damla gözyaşına yıkarım dünyayı, acımam..
 
Son Duble..

İmbat rüzgarının usulca yüzümüze okşadığı Ege kıyısında, rakıyla şenlendirdiğimiz masamızda neşelenmiş, çakır keyif kafalarla sohbete dalmıştık.

Dostlar güzel, sohbet güzel, gece güzel.. Dublelerin sonu gelmemeliydi.

Nadiren de olsa bu güzel ortamdan sıyrılıp kısacık bir süre kendisiyle baş başa kalabiliyordu insan; geçmiş dediğimiz zaman dilimi beynimizin dehlizlerinde henüz geçmemiş olabiliyordu.

Eski aşklar, sevgililer, anılar.. en özel günler..

İşte böyle bir anda geçmemişi anımsamıştım.
Önce onun güzel sureti şekillenmişti aklımda, sonra hatıramız. Arkadaşlar şen şakrak sohbete devam ederken ben kendi kendime hafifçe gülümsüyordum; güzel, hatırlamaya değer bir hatıraydı çünkü.

Kısa bir süre sonra o güzel hatıradan sıyrılıp kendime geldiğimde ise hüzün sardı bedenimi.. Aslında hatırladığım anı oldukça neşeliydi ama ona dair en güzel anıları nadiren hatırlamaya başlamıştım ve bu durum o güzel günlerin unutulmaya yüz tuttuğunu gösteriyordu; Üzülmüştüm.

Oysa hiçbir zaman unutmak istemiyordum, ömrümün sonuna kadar anımsamak istiyordum o özel günleri. Fakat hayat şartları, yaşananlar ve insanın yaşam mücadelesi buna izin vermiyordu maalesef.

İşte son duble bazen böyle acı bir tat bırakır damakta, şiddetli bir tokat gibi sarsar insanı.

Hiç ummadığın bir an kalpte oluşan sızıdır son duble, geçmemişi yaşamaktır; hüzünlenmektir.

Bu da benden olsun :)
 
Son Duble..

İmbat rüzgarının usulca yüzümüze okşadığı Ege kıyısında, rakıyla şenlendirdiğimiz masamızda neşelenmiş, çakır keyif kafalarla sohbete dalmıştık.

Dostlar güzel, sohbet güzel, gece güzel.. Dublelerin sonu gelmemeliydi.

Nadiren de olsa bu güzel ortamdan sıyrılıp kısacık bir süre kendisiyle baş başa kalabiliyordu insan; geçmiş dediğimiz zaman dilimi beynimizin dehlizlerinde henüz geçmemiş olabiliyordu.

Eski aşklar, sevgililer, anılar.. en özel günler..

İşte böyle bir anda geçmemişi anımsamıştım.
Önce onun güzel sureti şekillenmişti aklımda, sonra hatıramız. Arkadaşlar şen şakrak sohbete devam ederken ben kendi kendime hafifçe gülümsüyordum; güzel, hatırlamaya değer bir hatıraydı çünkü.

Kısa bir süre sonra o güzel hatıradan sıyrılıp kendime geldiğimde ise hüzün sardı bedenimi.. Aslında hatırladığım anı oldukça neşeliydi ama ona dair en güzel anıları nadiren hatırlamaya başlamıştım ve bu durum o güzel günlerin unutulmaya yüz tuttuğunu gösteriyordu; Üzülmüştüm.

Oysa hiçbir zaman unutmak istemiyordum, ömrümün sonuna kadar anımsamak istiyordum o özel günleri. Fakat hayat şartları, yaşananlar ve insanın yaşam mücadelesi buna izin vermiyordu maalesef.

İşte son duble bazen böyle acı bir tat bırakır damakta, şiddetli bir tokat gibi sarsar insanı.

Hiç ummadığın bir an kalpte oluşan sızıdır son duble, geçmemişi yaşamaktır; hüzünlenmektir.

Bu da benden olsun :)
Ah sayfamın en güzel satıları olabilir, çok içten yazıldığıda belli. :)

Hayat bize bir gün son dubleyi yudumlatacak mı bakalım…
 
Karanlıktan gelicekler
Önünde dikilecekler
Sarı sarı, dişleri olucak
Sivri pencereleri olucak
Yakalayacak sanıcaksın
Ama hep sen kazanıcaksın
Ben sana, koşmayı öğreticem
Içinden gülmeyi öğreticem
Yalanlar söylicekler
Sözlerinden dönecekler
Buzdan kalpleri olucak
Acı sözleri olucak
Yaralicak sanacaksın
Ama hep sen kazanacaksın
Üstlerine, gitmeyi öğreticem
Düşünce, kalkmayı öğreticem
Bazen de, susmayıp, bağırmayı
Utanmadan hüngür hüngür, ağlamayı..

 
Sanmam ki
Belki de yanlıştı doğrularım
Aşkını, sevgini sorguladım
Yolların kapalıydı, zorlamadım
Öldürdüm çiçeğimi, yaşatamadım..
 
''Elbette seni inciteceğim.
Elbette beni inciteceksin.
Elbette birbirimizi inciteceğiz.
Ama bu varoluşun mutlak koşuludur.
Bahar olmak, kışın riskini kabul etmek demektir.
Var olmak, var olmama riskini kabul etmektir. ''
 
Nelbette seni uzecek kiracak,

Yeterki buna deger biri olsun.
 
Geri