Sizce toplum olarak aslımıza dönme ihtimalimiz var mı?

Konu sahibi son olarak 1070 gün önce görüldü
Değişmeyen tek şey değişimdir Juju haklısın. Farklı yorumlarınla seni burada görmek güzel. Hoşgeldin yeniden.


Ben burdaydım zaten ya. (@x bey beni banlamadınız değil mi?) Gerçi ben heryerdeyim. Böyle bir mükemmellikten kimseyi mahrum edemem. Ne kadar da iyi bir insanım.
 
Bazılarının Osmanlıya Olan Düşmanlığını Anlıyamıyorum Ne Yapmışsa Osmanlı Bu Arkadaşlara :) Osmanlı'nın Irkı Türk Değilde Arapmış Gibi Konuşuyor :) Osmanlı Müslüman Diyemi Bu Düşmanlık ( Kendisinin Ateist oLduğunu biLiorum) Sen Barbarlık Görmemişsin Oku Avrupanın Tarihini Barbarlık Kimde Anlarsın... Kime Yazdığım beLLi Sanırım... Iyi Forumlar...
 
Beynimiz düzgün çalıştıüı sürece aslımıza dönme ihtimalimiz yok.
Hadi bi ara tekledi döndük diyelim bi aya kalmaz yine bozulur aynı noktaya geri döneriz. İnsan öğrendiği, geliştiği sürece geriye dönemez.
 
Konu içerisinde bir çok kez "ahlak, büyüklere saygı, edep, terbiye, iyilik, onur " gibi kavramları nedense Osmanlı İmparatorluğuna bağlamışlar ısrarla. Tartışılan konu " toplum " olmasına rağmen, çok büyük bir zaman diliminde, çok çeşitli toplumların yaşadığı bir yapıyı örneklemişler.

Toplumu birlikte yaşayan insan bütünleri diye kısaca özetleyebiliriz. "Neredeyse" aynı kültürü paylaşırlar ya da kültür alış-verişinde bulunurlar. Ve yine neredeyse aynı dili konuşur yahut birbirlerinin dillerini bilir, iletişimlerini ticareten değil, günlük olarak sürdürürler. Toplumu toplum yapan özelliklerde yönetim biçimleri, bireylerin etnisitesi, inanç bütünlüğü gibi kavramlara yer yoktur. Osmanlı'nın emperyal bir yapı olduğunu, devlet sınırları içerisinde farklı farklı toplumların birbirlerinden habersiz binlerce kilometre uzaklarda veya iç içe yaşadığını bilmemek biraz gülünç sayılabilir. Evet, belli zaman aralıklarında devletin yönettiği "toplumlar" refahı yaşamış, bilime ve sanata meyil etmiş, güneşi ülkenin üzerinde tutmuştur. Unutulmamalıdır ki, böyle bir zamanda dahi o toplumun " aydınlanmış topluluk, meleğimsi insanlar " olduğunu savunmak, gülünçtür. Yaşlılara saygı zannettiğiniz gibi bugün bozulan bir durum değil. Genelevler, uyuşturucu satıcıları/kullananları, hırsızlar, çeteler, teröristler, dolandırıcılar, yalancılar gibi kanuna veya ahlağa aykırı davranan insanlar, bugün nasıl problem ve "var" ise, geçmişimizin her döneminde de aynı haliyle ( bazen daha fazla ) varlardı.

Sorunun mantıksızlığını kavrayabilmemiz adına durumu sadece " Osmanlı " üzerinden anlatmak zorunda kaldım. " Osmanlı çok kötü. Yaşasın Orta Asya Türk Kavimleri " gibi bir cümle kurarsanız, 2. paragrafı tekrar okuyunuz. " Aslımız " dediğiniz şeyin ne olduğunu, hayali dünyanızda masumiyetle kurup, onu arzulayabilirsiniz. Bu çok doğal ve insanca. Ama " asıl " aslımız, malesef beyinlerinin derinlerinde, dünya üzerinde yaşayan her insan gibi sadece üremeyi, yemeyi ve korunmayı istiyor. (Homosapiens)

Hayır, geçmiş çok güzel değildi. Bugünümüz de çok güzel değil. Ama geleceğimizi çok güzel yapmak yine " toplumumuzun " elinde.
 
Konu içerisinde bir çok kez "ahlak, büyüklere saygı, edep, terbiye, iyilik, onur " gibi kavramları nedense Osmanlı İmparatorluğuna bağlamışlar ısrarla. Tartışılan konu " toplum " olmasına rağmen, çok büyük bir zaman diliminde, çok çeşitli toplumların yaşadığı bir yapıyı örneklemişler.

Toplumu birlikte yaşayan insan bütünleri diye kısaca özetleyebiliriz. "Neredeyse" aynı kültürü paylaşırlar ya da kültür alış-verişinde bulunurlar. Ve yine neredeyse aynı dili konuşur yahut birbirlerinin dillerini bilir, iletişimlerini ticareten değil, günlük olarak sürdürürler. Toplumu toplum yapan özelliklerde yönetim biçimleri, bireylerin etnisitesi, inanç bütünlüğü gibi kavramlara yer yoktur. Osmanlı'nın emperyal bir yapı olduğunu, devlet sınırları içerisinde farklı farklı toplumların birbirlerinden habersiz binlerce kilometre uzaklarda veya iç içe yaşadığını bilmemek biraz gülünç sayılabilir. Evet, belli zaman aralıklarında devletin yönettiği "toplumlar" refahı yaşamış, bilime ve sanata meyil etmiş, güneşi ülkenin üzerinde tutmuştur. Unutulmamalıdır ki, böyle bir zamanda dahi o toplumun " aydınlanmış topluluk, meleğimsi insanlar " olduğunu savunmak, gülünçtür. Yaşlılara saygı zannettiğiniz gibi bugün bozulan bir durum değil. Genelevler, uyuşturucu satıcıları/kullananları, hırsızlar, çeteler, teröristler, dolandırıcılar, yalancılar gibi kanuna veya ahlağa aykırı davranan insanlar, bugün nasıl problem ve "var" ise, geçmişimizin her döneminde de aynı haliyle ( bazen daha fazla ) varlardı.

Sorunun mantıksızlığını kavrayabilmemiz adına durumu sadece " Osmanlı " üzerinden anlatmak zorunda kaldım. " Osmanlı çok kötü. Yaşasın Orta Asya Türk Kavimleri " gibi bir cümle kurarsanız, 2. paragrafı tekrar okuyunuz. " Aslımız " dediğiniz şeyin ne olduğunu, hayali dünyanızda masumiyetle kurup, onu arzulayabilirsiniz. Bu çok doğal ve insanca. Ama " asıl " aslımız, malesef beyinlerinin derinlerinde, dünya üzerinde yaşayan her insan gibi sadece üremeyi, yemeyi ve korunmayı istiyor. (Homosapiens)

Hayır, geçmiş çok güzel değildi. Bugünümüz de çok güzel değil. Ama geleceğimizi çok güzel yapmak yine " toplumumuzun " elinde.

Azizim, bu kadar konuşup hiç bir şey konuşmamayı nasıl başardınız. Ekrem İmamoğlu beyefendinin koltuğunda gözünüz mü var? Tırnak içinde, oraya ünlem koyalım Ahmet bey, ben bilmem, görmem. Sahi tam olarak bir cümle ile ne demek istediniz? ( bu arada hoş geldiniz)
 
Azizim, bu kadar konuşup hiç bir şey konuşmamayı nasıl başardınız. Ekrem İmamoğlu beyefendinin koltuğunda gözünüz mü var? Tırnak içinde, oraya ünlem koyalım Ahmet bey, ben bilmem, görmem. Sahi tam olarak bir cümle ile ne demek istediniz? ( bu arada hoş geldiniz)

Cumhurbaşkanı olmak istemem. :)

Teşekkür ederim, hoşbulduk. Tek cümle;
"Aslına dönmeye çalışma, oralar da karışıktı."
 
Cumhurbaşkanı olmak istemem. :)

Teşekkür ederim, hoşbulduk. Tek cümle;
"Aslına dönmeye çalışma, oralar da karışıktı."

Sevgili dostum yukarıda bahsi geçen konu ''Demans hastalığı'' Paylaştığım videoyu izlerseniz kına gecesinden aşırdığım karışık çerez poşetlerden birini sizinle paylaşabilirim. Bir şeyleri değiştiremeyeceğinin farkına varınca bakkal İsmet amca gibi geçmiş defterleri karıştırmakta fayda var.
 
Sevgili dostum yukarıda bahsi geçen konu ''Demans hastalığı'' Paylaştığım videoyu izlerseniz kına gecesinden aşırdığım karışık çerez poşetlerden birini sizinle paylaşabilirim. Bir şeyleri değiştiremeyeceğinin farkına varınca bakkal İsmet amca gibi geçmiş defterleri karıştırmakta fayda var.

Heraklitos'un o hikayeyi dinlemesini isterdim. Tabi karışık çerezlerini benim haricimde onunla da paylaşmak suretiyle. Belki ayağa kalkar, " Değişmeyen tek şey değişimdir !" diye haykırıverir ve ardından çerezlerimizin yanına soğuk bol köpüklü biralar ısmarlardı. :gulus:
 
Heraklitos'un o hikayeyi dinlemesini isterdim. Tabi karışık çerezlerini benim haricimde onunla da paylaşmak suretiyle. Belki ayağa kalkar, " Değişmeyen tek şey değişimdir !" diye haykırıverir ve ardından çerezlerimizin yanına soğuk bol köpüklü biralar ısmarlardı. :gulus:

Heraklitos beyefendiye kına gecesinde dağıtılan çerezlerin bayat olduğunu hatırlatırım. Wc de İshal olmuş bir vaziyette iki avucunu yanağına yastık yaparak rodin gibi '' karşıki dağlar cenderme'' türküsünü Mahmut Tuncer beyefendiyle eşlik eder ve dünya bir dakikalığına güzelleşebilir.
 
Konu içerisinde bir çok kez "ahlak, büyüklere saygı, edep, terbiye, iyilik, onur " gibi kavramları nedense Osmanlı İmparatorluğuna bağlamışlar ısrarla. Tartışılan konu " toplum " olmasına rağmen, çok büyük bir zaman diliminde, çok çeşitli toplumların yaşadığı bir yapıyı örneklemişler.

Toplumu birlikte yaşayan insan bütünleri diye kısaca özetleyebiliriz. "Neredeyse" aynı kültürü paylaşırlar ya da kültür alış-verişinde bulunurlar. Ve yine neredeyse aynı dili konuşur yahut birbirlerinin dillerini bilir, iletişimlerini ticareten değil, günlük olarak sürdürürler. Toplumu toplum yapan özelliklerde yönetim biçimleri, bireylerin etnisitesi, inanç bütünlüğü gibi kavramlara yer yoktur. Osmanlı'nın emperyal bir yapı olduğunu, devlet sınırları içerisinde farklı farklı toplumların birbirlerinden habersiz binlerce kilometre uzaklarda veya iç içe yaşadığını bilmemek biraz gülünç sayılabilir. Evet, belli zaman aralıklarında devletin yönettiği "toplumlar" refahı yaşamış, bilime ve sanata meyil etmiş, güneşi ülkenin üzerinde tutmuştur. Unutulmamalıdır ki, böyle bir zamanda dahi o toplumun " aydınlanmış topluluk, meleğimsi insanlar " olduğunu savunmak, gülünçtür. Yaşlılara saygı zannettiğiniz gibi bugün bozulan bir durum değil. Genelevler, uyuşturucu satıcıları/kullananları, hırsızlar, çeteler, teröristler, dolandırıcılar, yalancılar gibi kanuna veya ahlağa aykırı davranan insanlar, bugün nasıl problem ve "var" ise, geçmişimizin her döneminde de aynı haliyle ( bazen daha fazla ) varlardı.

Sorunun mantıksızlığını kavrayabilmemiz adına durumu sadece " Osmanlı " üzerinden anlatmak zorunda kaldım. " Osmanlı çok kötü. Yaşasın Orta Asya Türk Kavimleri " gibi bir cümle kurarsanız, 2. paragrafı tekrar okuyunuz. " Aslımız " dediğiniz şeyin ne olduğunu, hayali dünyanızda masumiyetle kurup, onu arzulayabilirsiniz. Bu çok doğal ve insanca. Ama " asıl " aslımız, malesef beyinlerinin derinlerinde, dünya üzerinde yaşayan her insan gibi sadece üremeyi, yemeyi ve korunmayı istiyor. (Homosapiens)

Hayır, geçmiş çok güzel değildi. Bugünümüz de çok güzel değil. Ama geleceğimizi çok güzel yapmak yine " toplumumuzun " elinde.

Merhaba beyefendi hoşgeldiniz bomba gibi bir giriş yapmışsınız :)

Şunu belirtmem gerekiyor ki Osmanlının farklı etnik yapıları bir arada tuttuğunu bilmemek gülünç demişsiniz bir de Osmanlıyı melek gibi göstermek gülünç demişsiniz ve bir de tartışma konumu mantıksız bulmuşsunuz.

Elbette ki farklı kültürleri bir arada bulunduran bir yapıydı Osmanlı bunu bilmediğimi nereden çıkardınız anlam veremedim. Ayrıca benim buradaki amacım bir şeyleri melek gibi göstermek de değildi. İyi yönlerini örnek vererek bugünkü değişimden bahsetmek istemiştim. Neden bu kadar yanlış anlaşıldım bilemiyorum.

Ve son eleştirinize gelecek olursak bizim aslımız içimizdeki güzelliklerdir beyefendi. Her insan günahsız doğar. Sonrasında gerek aile yapısı gerek hayat imkanları insanı değiştiren bir çok etmen vardır. Aslımız derken geçmişe yahut Osmanlı devrine dönelim demedim ki ben. Osmanlı sadece bir örnekti. ‘Güzel yanları ön plana çıkarılmış bir örnek.’ Bizim aslımızda geçmişimizden gelen güzellikler vardı. Geleceğimize o güzellikleri taşıyalım aslen içimizde olan o güzellikleri.
 
Aslı olan nedir ki dönelim? Modern toplumları örnek almak gerekiyor, geriye dönmeye hiç gerek yok. Osmanlı'dan dem vurmuş bazıları. Oglancılık, alkol, faiz, tefecilik vs vs hepsi oradan gelme.
 
Merhaba beyefendi hoşgeldiniz bomba gibi bir giriş yapmışsınız :)

Şunu belirtmem gerekiyor ki Osmanlının farklı etnik yapıları bir arada tuttuğunu bilmemek gülünç demişsiniz bir de Osmanlıyı melek gibi göstermek gülünç demişsiniz ve bir de tartışma konumu mantıksız bulmuşsunuz.

Elbette ki farklı kültürleri bir arada bulunduran bir yapıydı Osmanlı bunu bilmediğimi nereden çıkardınız anlam veremedim. Ayrıca benim buradaki amacım bir şeyleri melek gibi göstermek de değildi. İyi yönlerini örnek vererek bugünkü değişimden bahsetmek istemiştim. Neden bu kadar yanlış anlaşıldım bilemiyorum.

Ve son eleştirinize gelecek olursak bizim aslımız içimizdeki güzelliklerdir beyefendi. Her insan günahsız doğar. Sonrasında gerek aile yapısı gerek hayat imkanları insanı değiştiren bir çok etmen vardır. Aslımız derken geçmişe yahut Osmanlı devrine dönelim demedim ki ben. Osmanlı sadece bir örnekti. ‘Güzel yanları ön plana çıkarılmış bir örnek.’ Bizim aslımızda geçmişimizden gelen güzellikler vardı. Geleceğimize o güzellikleri taşıyalım aslen içimizde olan o güzellikleri.

Çok teşekkür ediyorum, hoşbulduk efenim. :)

Özellikle nicklere bakarak " şu kişi şunu demiş, bu arkadaşımız şöyle bir örnek vermiş " gibi düşünmedim. Yazılanlarda Osmanlı vurgusu çokça yapıldığı için, anlatmak istediğim konuyu sadece " Osmanlı " üzerinden anlattım. Roma İmparatorluğu yahut Göktürk devleti dönemi de pek farklı değil. Özellikle bir nick için o yazıyı yazmadım yani. Sadece ahlak ve iyilik değerlerimizin geçmişimizden gelmediğini belirtmeye çalıştım. İnsanı ahlaklı, iyi, onurlu, güzel yapan şey kültürü, geçmişi, etnisitesi, inancı değil malesef. Beynimizde iki yapı var. Sürüngen beyni ve kabuk. Bir seçim yaparken, ikisinden birini kullanıyoruz. Seçimlerimizin sonucu eylemlerimizi belirliyor ve bu eylemlerin sonuçları nasıl bir insan olduğumuzu söylüyor. Kabuğunu geliştirememiş birinin geçmişi Asgard medeniyetine dahi dayansa, dünyanın en kötü insanı olabilir. Sorunun mantıksız olduğunu bu yüzden söylüyorum. Aslımıza dönmek ne demek ? Aslımız çok mu iyi ? Aslımıza neden dönmemiz gerekiyor ? Tüm bunları ben şahsen mantık çerçevesine oturtamıyorum. Bunu mantıksız buluyorum diye, mantıksız olması da gerekmiyor. Belki ben yanılıyorumdur.

Ancak sözleri yabana atılmaması gereken bir abim de böyle düşünüyor. :)

bknz. www.psychologytoday.com/us/blog/managing-your-memory/201712/don-t-listen-your-lizard-brain
 
Çok teşekkür ediyorum, hoşbulduk efenim. :)

Özellikle nicklere bakarak " şu kişi şunu demiş, bu arkadaşımız şöyle bir örnek vermiş " gibi düşünmedim. Yazılanlarda Osmanlı vurgusu çokça yapıldığı için, anlatmak istediğim konuyu sadece " Osmanlı " üzerinden anlattım. Roma İmparatorluğu yahut Göktürk devleti dönemi de pek farklı değil. Özellikle bir nick için o yazıyı yazmadım yani. Sadece ahlak ve iyilik değerlerimizin geçmişimizden gelmediğini belirtmeye çalıştım. İnsanı ahlaklı, iyi, onurlu, güzel yapan şey kültürü, geçmişi, etnisitesi, inancı değil malesef. Beynimizde iki yapı var. Sürüngen beyni ve kabuk. Bir seçim yaparken, ikisinden birini kullanıyoruz. Seçimlerimizin sonucu eylemlerimizi belirliyor ve bu eylemlerin sonuçları nasıl bir insan olduğumuzu söylüyor. Kabuğunu geliştirememiş birinin geçmişi Asgard medeniyetine dahi dayansa, dünyanın en kötü insanı olabilir. Sorunun mantıksız olduğunu bu yüzden söylüyorum. Aslımıza dönmek ne demek ? Aslımız çok mu iyi ? Aslımıza neden dönmemiz gerekiyor ? Tüm bunları ben şahsen mantık çerçevesine oturtamıyorum. Bunu mantıksız buluyorum diye, mantıksız olması da gerekmiyor. Belki ben yanılıyorumdur.

Ancak sözleri yabana atılmaması gereken bir abim de böyle düşünüyor. :)

bknz. www.psychologytoday.com/us/blog/managing-your-memory/201712/don-t-listen-your-lizard-brain


Evet beyefendi böyle düşünüldüğünde siz de haklısınız geçmişe gitmeye gerek yok her şey özümüzde az önce benim de belirttiğim gibi o sadece bir örnekti. Elbette ki geçmişe değil geleceğe döneceğiz yüzümüzü ama gün geçtikçe çoğalan kötülüklerle değil teşekkür ediyorum değerli yorumunuz için. :)
 
Konunun Osmanlı ile olan alakasını herkes biliyor ama bir zamanlar olduğu gibi adını anmak yada gerçekleri dile getirmek bile ürkütücü geliyor sanırım.
Örneğin 600 yılda kaç çocuğa tecavüz edilmiştir? Yada kaç kadın kocasından dayak yiyerek öldürülmüştür? Kaç kadın, taksim meydanında gecenin bi körü satılmıştır? Kaç adam, buna yeltenmiştir? hangi zamanında cinselcilik senaryoları oluşmuştur?
Kaç hırsızlık olayı olmuştur? Kaç kadın eve dönebilecek miyim diye korkuları ile yürümek zorunda kalmıştır? Kaç kişi namaz başında rakı içmiştir? Kaç kişi haşa huzurdan Allah’a küfür ederek, şirk koşmuştur? Kaç yaşlı anne, baba huzur evine yollanmıştır?
Kaç kişi devlete küfür etmiştir? Kaç kişi Milli Marş okuyup vatan satmıştır?
Kaç kişi kendi öz kızına göz koymuştur? Kaç anne kendi evladı tarafından hamile bırakılmıştır?
Günümüz Türkiye’nin özetini, yaşananları özetledim, af buyurun Osmanlı kim ya? bunların alasını yaşadılar, yaptılar değil mi?
Sevmemenizi anlarım, normaldir insanız zorunda değiliz ama kabullenmek bu kadar zor olmasa gerek.
Daha birçok detay..
Biz daha güzeliz, aynen devam. Fikrimiz yok sadece nefretimiz var, devam.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Allah’tan geldik Allah’a gideceğiz
 
Bazılarının Osmanlıya Olan Düşmanlığını Anlıyamıyorum Ne Yapmışsa Osmanlı Bu Arkadaşlara :) Osmanlı'nın Irkı Türk Değilde Arapmış Gibi Konuşuyor :) Osmanlı Müslüman Diyemi Bu Düşmanlık ( Kendisinin Ateist oLduğunu biLiorum) Sen Barbarlık Görmemişsin Oku Avrupanın Tarihini Barbarlık Kimde Anlarsın... Kime Yazdığım beLLi Sanırım... Iyi Forumlar...
Osmanlı bizim de geçmişimiz ve diğer hanliklar beyliklerde. Takildigimiz nokta sadece Osmanlı ile grurlaniyor olmanız. Osmanlı'da oglancilik , Osmanlı da kölelik gibi şeyleri hiç okudunuz mu ? Osmanlı nin gücü neden ve nasıl son buldu ? Tam bu konu ile alakalı bir post olur osmanlinin neden coktugu. Örf adet gelenek görenek gelişen dünya ile birlikte yavaşça yok oluyor. Buna ayak uydurmak lazim ve yeni dünyayı kendimize adepte etmek gerek.

GM 9 Pro cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 
Son düzenleme:
Arap kulturune entegre olarak sehabe donemine kadar back to the future agacım
 
Geri