Konu içerisinde bir çok kez "ahlak, büyüklere saygı, edep, terbiye, iyilik, onur " gibi kavramları nedense Osmanlı İmparatorluğuna bağlamışlar ısrarla. Tartışılan konu " toplum " olmasına rağmen, çok büyük bir zaman diliminde, çok çeşitli toplumların yaşadığı bir yapıyı örneklemişler.
Toplumu birlikte yaşayan insan bütünleri diye kısaca özetleyebiliriz. "Neredeyse" aynı kültürü paylaşırlar ya da kültür alış-verişinde bulunurlar. Ve yine neredeyse aynı dili konuşur yahut birbirlerinin dillerini bilir, iletişimlerini ticareten değil, günlük olarak sürdürürler. Toplumu toplum yapan özelliklerde yönetim biçimleri, bireylerin etnisitesi, inanç bütünlüğü gibi kavramlara yer yoktur. Osmanlı'nın emperyal bir yapı olduğunu, devlet sınırları içerisinde farklı farklı toplumların birbirlerinden habersiz binlerce kilometre uzaklarda veya iç içe yaşadığını bilmemek biraz gülünç sayılabilir. Evet, belli zaman aralıklarında devletin yönettiği "toplumlar" refahı yaşamış, bilime ve sanata meyil etmiş, güneşi ülkenin üzerinde tutmuştur. Unutulmamalıdır ki, böyle bir zamanda dahi o toplumun " aydınlanmış topluluk, meleğimsi insanlar " olduğunu savunmak, gülünçtür. Yaşlılara saygı zannettiğiniz gibi bugün bozulan bir durum değil. Genelevler, uyuşturucu satıcıları/kullananları, hırsızlar, çeteler, teröristler, dolandırıcılar, yalancılar gibi kanuna veya ahlağa aykırı davranan insanlar, bugün nasıl problem ve "var" ise, geçmişimizin her döneminde de aynı haliyle ( bazen daha fazla ) varlardı.
Sorunun mantıksızlığını kavrayabilmemiz adına durumu sadece " Osmanlı " üzerinden anlatmak zorunda kaldım. " Osmanlı çok kötü. Yaşasın Orta Asya Türk Kavimleri " gibi bir cümle kurarsanız, 2. paragrafı tekrar okuyunuz. " Aslımız " dediğiniz şeyin ne olduğunu, hayali dünyanızda masumiyetle kurup, onu arzulayabilirsiniz. Bu çok doğal ve insanca. Ama " asıl " aslımız, malesef beyinlerinin derinlerinde, dünya üzerinde yaşayan her insan gibi sadece üremeyi, yemeyi ve korunmayı istiyor. (Homosapiens)
Hayır, geçmiş çok güzel değildi. Bugünümüz de çok güzel değil. Ama geleceğimizi çok güzel yapmak yine " toplumumuzun " elinde.