Sizce toplum olarak aslımıza dönme ihtimalimiz var mı?

Konu sahibi son olarak 1069 gün önce görüldü
Bugün güzel bir paylaşım okudum ve çok etkilendim. Demans hastası bir emekli hakimin hikayesiydi bu.

Herşeyini unutmuş, tüm geçmişini, nereye gideceğini bilmiyor ve sonucunda çıkarılan tema şu ki bizler de birer demans hastasıyız. Nereden geldiğimizi unuttuk , nereye gideceğimizi de bilmiyoruz..
 
Yontma taş devrine mi?

Hayır ben sahip olduğumuz değerlerden bahsettim.Büyüklere saygımızdan, utanma duygumuzdan, edebimizden, ‘Osmanlı’ diye bir gerçeğimiz vardı mesela. Harama el uzatmamak için yediği meyvenin dahi parasını meyve dalına bırakan.
 
Hayır ben sahip olduğumuz değerlerden bahsettim.Büyüklere saygımızdan, utanma duygumuzdan, edebimizden, ‘Osmanlı’ diye bir gerçeğimiz vardı mesela. Harama el uzatmamak için yediği meyvenin dahi parasını meyve dalına bırakan.

Bana kalırsa insanlık masumiyetini kaybedeli çok uzun zaman oldu ve saygı-sevgi ya da ahlaki değerlerin, geri kafalılık olarak algılandığı bir çağda yaşıyoruz. Çoğu insanın kendine saygısı kalmadı ki başkasına saygı duyabilsin. Kendi adıma pek umutlu değilim.
 
Geçmişe dönmek mümkün değilse günümüzü güzel, iyi ve ahlaklı yaşayalım. Geçmiş ve geleceğe odaklanmaktan anı yaşamıyoruz, sürekli bir hayıflanma, yeis ve beis içinde yalpalanıyoruz. Özümüz geçmişte de bugünde de gelecekte de bundan farklı değildi, olmayacak. Değer dediğin şey senin ve toplumun algılayış biçimi, dünyayı nasıl algıladığı. Güzel görün, güzel yaşayın. Kimsenin hayatını dikizlemeden sadece kendi hayatınıza odaklanarak.
 
Butun kavgamiz gecmis ile olmasaydi, gelecek adina umutlu konusabilirdim.. Belki daha sonra bir makale yazilabilir, tabii orada da kavga ederiz.
 
Sevgili @x bey mesajınızı gördüm ama yeni yazma fırsatı buldum kusura bakmayın lütfen. Bunun üzerine bir makale yazılır o zaman değil mi?

Şimdi şöyle bir düşünürsek ‘Türk’ kelimesi bize ne çağrıştırıyor? Hepimizde hemen hemen aynı duyguları anımsatıyor olmalı.Milli benliğimiz, örf ve adetlerimiz, bizi biz kılan, atalarımızdan bize kalan en değerli hazinemiz ;milliyetçiliğimiz, bölünmezliğimiz, birliğimiz.. Osmanlı gibi bir devletten geliyor bizim soyumuz. Bir çok farklı kökendeki insanı bir arada barış ve hoşgörü içerisinde tutabilmiş , din ,dil ,ırk gözetmeksizin varlığını uzun yıllar koruyabilmiş güçlü bir devlet.

Daha derine inelim ‘Türk’ kelimesinin etimolojisine bir bakacak olursak güç,kuvvet,nizam sahibi,olgunluk çağı gibi anlamlara gelmiştir tarihimizde. Gücüyle, milli ve dini inancıyla nam salmış itibarlı bir millet.

Büyüğün büyüklüğünü, küçüğün küçüklüğünü bildiği saygı ve sevgi barındıran aile sıcaklığı. Bir kap yemek olurmuş eskiden bugünkü imkanlar yokmuş ama hep birlikte oturulan o sofraların değeri de paha biçilemezmiş.

Hepimiz dinleriz annemizden babamızdan tanışma hikayelerini mesela. Görücü usulü dedikleri bir şey varmış ,şimdilerde bizim kınadığımız bir durum. Tanışıp görüşmek , el ele tutuşmak yokmuş o zamanlarda. Edep varmış çünkü birbirlerinin yüzüne bakmaya bile çekinirlermiş.Şimdilerde kimin eli kimin cebinde belli değil ne yazık ki.(Burada anlatmaya çalıştığım birbirini tanımadan gerçekleşen evlilikler değil haya duygusudur.)

Baba kavramı varmış. Herkes büyüğü bilip sözünü dinlermiş.Şimdilerde üç yaşındaki bir çocuğun babasına söylediklerine bir bakın. Biz babamızla böyle konuşamazdık diyorsunuzdur bazılarınız mutlaka. Benim kastettiğim kesinlikle yakınlık ilişkisi değil. Eskiden babalar evlatlarını sevemezlermiş şimdi seviyorlar bu kötü bir şey mi boyutunda düşünmeyin sakın. Benim kastettiğim şey aradaki saygıyı korumaktan ibaret. Evlat evlatlığını bilmiyor, baba babalığını yapamıyor.

Eskiden sokakları çocukların sesi şenlendirirmiş.Mahallede rahatça oynayabilirlermiş akşam ezanına kadar. Komşusuna çocuğunu emanet edip gidebilirlermiş işlerine insanlar. Güven varmış o zamanlar. Şimdi en yakınına bile insan çocuğunu emanet edemiyor.Hiç gündemden eksilmeyen çocuk tacizleri ve katli insanın vicdanını sızlatıyor.

Eskiden komşuluk varmış. Az da olsa bölüşülürmüş elde avuçtaki.İhtiyacı olana sahip çıkılırmış. Şimdi?
Her şeyin değeri parayla ölçülmüyormuş eskiden.Şimdi?

Bayramlarda bir telaş olurmuş. Büyüklerin duasını almak en büyük mutlulukmuş. Huzur evlerine de hiç gerek yokmuş.

Vicdan varmış, edep varmış, saygı varmış, sevgi varmış, güven varmış, birlik- beraberlik varmış, dini, dili fakirliği ,zenginliğine bakmaksızın komşuluk, dostluk varmış, kalabalık aileler, mutlu çocuklar, mutlu nineler, dedeler varmış.Tüm bu mış mış diye anlattığımız şeyler bir varmış bir yokmuşa dönmüş tıpkı bir masal gibi.
 
bizim soyumuz osmanlıdan falan gelmiyor, osmanlı bir imparatorluktur, türklük ise bir ırktır. iki şeyi bir birine karıştırıyor insanlar. osmanlı tarihini muhteşem yüzyıl ve fetih 1453 izleyerek öğrenen arkadaşlar bu mesajımı hiç okumasınlar zaten. osmanlı imparatorluğu dönemi sanıldığı gibi naif beyefendi, şeker leydilerin falan olduğu değil tam aksine büyük çoğunluğunu barbarların oluşturduğu bir imparatorluktur. yer yüzünde bu kadar büyük bir kara parçasına ellerinle lolipop ve ciklet dağıtarak sahip olmadılar, barış ve hoşgörü içerisinde değil, varlığını uzun yıllar savaşarak koruyabilmiş bir devlettir. enderun mekteplerinde yetişen devşirmelere türkçe iltifat etmeyi değil, arapça savaşmayı öğretiyorlardı. toplum kültürü dediğiniz şey hiç bir zaman sabit kalmaz, insanlar birbirlerinin kültürlerinden etkilenir, hiç bir devletin kültürü günümüze değişmeden gelmemiştir. doğu kültürü batı kültürünü benimsemek ister, batı kültürü yozlaşır sevişmeyi modernlik olarak görür. bunu yapamayan doğu kültürü batı kültürünü kötüler. kültür çatışması içinde kalan hewaller ne yapacağını bilemez. globalleşen dünyanın birçok kimliği insanoğluna aynı anda yüklemesiyle hem kendi için de hem de kendi dışında meydana gelen anarşik durumun içinde sürdürür yaşamını. öyle nerde eski bayramlar deyip durmayın yani.
 
Aslımıza dönmekten neyi kastedildiğini ben de çok anlamadım. Ben sevgili maymunlara kadar gidebiliriz diye düşünüyorum. Ne bileyim bütün gün muz yer, ağaç ağaç gezer dururuz. Harika fikir bence.
Toplum gelişen ve dinamik bir olgu. Sürekli geçmişe gitme isteği sanırım bize özgü. Gelişelim, değişelim, ilerleyelim demek yerine Osmanlıya dönelim diyorlar ya bak yine sinir geldi. Siz dönün beni burada bırakın.
 
Aslımıza dönmekten neyi kastedildiğini ben de çok anlamadım. Ben sevgili maymunlara kadar gidebiliriz diye düşünüyorum. Ne bileyim bütün gün muz yer, ağaç ağaç gezer dururuz. Harika fikir bence.
Toplum gelişen ve dinamik bir olgu. Sürekli geçmişe gitme isteği sanırım bize özgü. Gelişelim, değişelim, ilerleyelim demek yerine Osmanlıya dönelim diyorlar ya bak yine sinir geldi. Siz dönün beni burada bırakın.

Değişmeyen tek şey değişimdir Juju haklısın. Farklı yorumlarınla seni burada görmek güzel. Hoşgeldin yeniden.
 
iki aykırı yorum :)

Yorumlar, düşünce yapıları farklı olabilir. O farklı bir pencereden yaklaşmış sadece. Değişim ve gelişim hayatımızın her alanında kaçınılmaz. İnsani değerlerimize sahip çıkma konusunda bir örnekti o benim bakış açımla. Herkes farklı yorumlayabilir tabi ki :)
 
Geri