» sız`м ince, yaraм deяin.

Konu sahibi son olarak 4509 gün önce görüldü

Gidebilirim bir gece
Aklın bende kalmasın.
Unutma ki dudaklarındı,
Şiir gibi bir sevişmeye koyulmadan
Öptüğüm ilk hece ~
 
Ey gözyaşı
hasret saçaklarındayım
dokunma kayıp hüzünlerime.
 
Neden ben herşeyken
Sen aklıma geldiğinde hiç oluyorum.
 

Gökten hiç düşmeyen elmaya özlem duyan çocuk.
Dilinde eski eksik kızıl aşkları.
Eli başına bile değmeyen,
Gözleri kör, kulağı sağır.
Yaralı herkesten, herkesten yaralı.
Ayağında yalın izler,
İsli, paslı, karalı.
Ana kucağı gibi bağrı,
Elem keder mekanı.
Bir avcu suya, diğeri güneşe sevdalı.

Durduğu yerde umutları yiten,
yitiren umutları ~
 
Neyin kaldı eksilenlerden arta
İçeri doğru kapanan bir kapıydın
Saçlarından geçtim önce
Ve kendimden öylece
Neyim yoksa var bildim
Eğildim
Eksildim
Eridim
Bir seni bitirmedim.
 
Bir gün yapabilsem diyorum,
Her şeyi ortaya dökebilsem.
Anlatsam, sonu gelmese.
Sözcükler yetmese.
Tüm içimdekileri anlatabilsem.
Nefret ettiklerim, bir bir bunu bilse.
Geride kalan sevdiklerime "ben seni sevmiştim" diyebilsem.
Bilse herkes yalnızca benim bildiğim acılarımı.
Elimde olan tüm birikimi bir anda ortaya döksem,
Yağmalansa.
Herkes görse, ne kadar içi boş. Ne kadar siyah.
Ne kadar çok. Ne kadar yok.
"Bitti" desem ardından.
Hafiflesem, yükselsem.

Gerçekten bitmiş olur muydu o an?
 
Çözülür cümlelerim
elbet bir gün
kördüğüm olmuş özneler
kavuşur yüklemine.
İşte o zaman
gelse bile
yan yana
iki sessiz harf
türkçeleşir
aşk.
 
( Sevmek,iki insanın birbirini ebedi görmesidir,demiştin. Ben gördüm ama sen görmedin. )

Her an gelebilme
ve bu ayrılık bir rüyaydı,
diyebilme ihtimalini hesaplayan bir kadının,
giderek akmaya başlayan makyajında savurdun özlemleri.

Geride kalan;
buruşmuş bir elbise,
dağınık bir yatak
ve çalmayı bekleyen bir telefon.
 
Korkma!
masumiyetine bağdaş kuran cinnet
batıl kuşları izleyen kırmızı
bir hüzne dönüşecek ilk günbatımında
(göçmen)
korkma!
yağmur duasından arta kalan inkar
kadar kaybımız!
(gibi uyuşan menekşeler.)
ve kalsın gardrobumda yakası düşük
bir intihar!

-Sen beni perili bir ormanda yitir.

Laf olsun diye kirpiklerime konan kırlangıç
saçma sapanıyla vuruldu için acemi bir yalnızlığın
soyut bir harf düşür damarlarına
(sus)

İ n a n bana
uykusunda ezilen bir kirazdan aldım bu kırmızıyı
i n a n bana
doyulur yoklukla.
 
Neden hep böyle
Hüzün verirsin bana?
Gidişlerin ağlatır
Gelişlerin biter / başlamadan.
Henüz aydınlatmadan sönüverir ışıkların,
Tutmaya hazırlanırken ellerini
Gelir / dikilir karşıma / ayrılıkların.
 
644040_10151490540383352_1937986828_n.jpg


:p
 
' Bir aşkı paylaşmak için çok geç,
Bir paylaşıma aşık olmak içinse erken.
Beni sevda yerimden vurdu yine
Zaman.
Şimdi sana söylenecek tek cümle:
Bende sana yetecek kadar ben kalmadı. '
 

Zaman iyi mi gelirmiş herşeye
Ne "zaman"dan beri ?..
 
'' Sen üzülme diye satır aralarına ördüm yokluğunun sancılarını.
Duyup ağlama diye bir saçak altına sığınıp
Şimşek gürültülerinde yutkundum sensizliğin çığlıklarını.''
 
Şimdi susma vakti.
Ve demir parmakların arasından görebildiğimiz gökyüzüne bakıp bakıp
Bu sevdayı "ayrılığa" gömmeliyiz.
Gömmeliyiz çünkü biz iki yakası kavuşmayacak iki uçurumuz.
Çünkü biz aşkı ''öldürmekten'' suçluyuz.
 
Çekin alın korkaklığınızı
anlamıyor musunuz?
../..yakışmıyor yüreğime
vaftiz edilmemiş duygularınızı uzaklaştırın
inanmıyorsanız söylemeyin,
acıtmayın “seviyorum”larla yeniden.
 
'' İnsan vardır ki söylediği sözlerle büyür,
Söz vardır ki, söyleyen insan yüzünden büyük görünür. ''

İsmail Habip Sevük ~
 
Geri