Seviyorsan Bence Git Sus Abi

Konu sahibi son olarak 2853 gün önce görüldü
"Sevince de çok seviyorsun" dedi.
"Belki de sevince bokunu çıkarıyorum" dedim.
Ya sevilmeye alışmışsa,
belki de.
 
Beni en çok acıtacak şey beni sevmiyor oluşun değil, bi başkası için acı çekiyor olman olurdu.
 
"Gözüm tişörtüme takılıyor. Ne lan bu? Üstümü örtmesi için pamuk ve polyesterle dokunmuş bir kumaş. Tasarlamış biri onu. Kafamı çıkarayım diye delik yapmış üst tarafına, kollarımı çıkarmam için de iki küçük delik de yana açmış. Şimdi ben kafamı bir eşyanın deliğinden çıkarıp nasıl çok ciddi şeyler anlatayım birisine. Tosbağa mıyım lan ben. Bu ne rezilliktir ya rabbi. O bi delikten kafasını çıkarmış beni yargılıyor, ben öbür delikten kafamı çıkarıp onaylıyorum; “Aslında sen de haklısın” diyorum. Hala inanamıyorum böyle yaptığımıza."
 
Hayat bazen Berberde saç yıkatmaya benziyor.
öyle nefessiz bırakıyor, su ya çok sıcak ya da soğuktur.
Öleyazıyorsun
 
En karlı dağın zirvesinde büyüttüğüm Gül' dün sen.
Cesaretim yok artık oraya çıkmaya.
En dipte Yaprak solduruyorum.
 
Yaz sıcağında top oynadıktan sonra, şapkanın içine su koyup kafama geçirdiğim yıllardı, Ekmek arası domates peynirimi alır, yapımı durmuş ama kabası bitmiş inşaatın duvarında oturur, yozlaşmış toplumun geldiği noktayı ve bu yozlaşmışlıktan kurtulmanın yollarını düşünürdüm. Sonra "lan banane toplumdan, nereye gidiyosa gitsin" diye aklımdan geçirir hiç kaygılanmadan geleceğimi planlardım.
18 ime gireyim gidicem buralardan zaten, bekar evinde yaşayıp, akşama kadar atari oynarım eve kız atarım ve en önemlisi pizza yerim.
 
21e0w2u.jpg
 
"Gözüm tişörtüme takılıyor. Ne lan bu? Üstümü örtmesi için pamuk ve polyesterle dokunmuş bir kumaş. Tasarlamış biri onu. Kafamı çıkarayım diye delik yapmış üst tarafına, kollarımı çıkarmam için de iki küçük delik de yana açmış. Şimdi ben kafamı bir eşyanın deliğinden çıkarıp nasıl çok ciddi şeyler anlatayım birisine. Tosbağa mıyım lan ben. Bu ne rezilliktir ya rabbi. O bi delikten kafasını çıkarmış beni yargılıyor, ben öbür delikten kafamı çıkarıp onaylıyorum; “Aslında sen de haklısın” diyorum. Hala inanamıyorum böyle yaptığımıza."

cıldırma noktası
 
Yapraklar yeni yeni sararıp dökülmeye başlamıştı. Biz Dolmabahçe'den Beşiktaş'a uzanan çok sevdiğimiz o ağaçlı yolda yürüyorduk. Takıntın vardı da hani hep solumda yürürdün. Çantanı sol koluna takar sağ kolunu aramızda sallarken -belki bilerek belki de bilmeden- elinin tersini bacağıma çarptırırdın. Bi dergide okumuştum bu hareket "elimi tutabilirsin" anlamına geliyormuş. Biliyordum ama tutamıyordum.
Korkardım elini tutmak için can atmama rağmen tuttuğunda canımın atacağını sanmaktan.
Kaç saattir yürüyorduk hatırlamıyorum, yorulmamıştık. Belki yorulmuştuk ama bitsin istemiyorduk.

Sahi nerede yorulduk biz?
 
Yaşayamadın beni hiç. Bu yüzden hiç doğmadın
Bu yüzden doğmadan beni öldürdün.
 
Matematik bilmiyorum diye mi?

Yapabileceğim birşey yoktu. Elimde değildi.
Öğretmen yol problemlerini anlattığında benim gözümde sayılar canlanmıyordu. A ve B şehrindeki arabaların hikayeleri canlanıyordu. Kim bilir hangi sebepten seyahat ediyorlardı.
ben bütün bunları düşünürken öğretmen çoktan sorunun çözümünü anlatmış, cevabı tahtaya yazmış oluyordu karmaşık bir sürü sayılar ve işlemler ile.
İşte bu yüzden sayıların netliği beni hiç cezbetmiyor.
Belki de hep bu yüzden kaybettim, hayatın önüme bıraktığı problemleri duygularımla çözmeye çalışırken.
Özürdilerim
 
devrik cümleler kadardı hayatım; yüklemi etkisiz, öznesi becereksiz, tümleci patavatsız, zaman zarfı belirsiz, niteleme zamiri kalıyor geriye ağız dolusu küfürle. Zaten neden cümlelerde aradığımı da bilmiyorum kendimi.

kendimi bulayım derken hepten kayboluyorum bu devrik cümlelerde. "Beni boşver de..." ile başlıyorum söze, çünkü biliyorum ki kendimi anlatmaya başladığım zaman başka birini anlatıyorum. bilmiyorum ben neyim.
noktalı virgül benim hayatım aslında , nerde kullanıldığı karıştırılan.
 
Gitmenin cinayetle eşdeğer olduğunu anladığımdan beri farkettim ki herkes katil.
Tek vuruşta öldürüyor. Yeni bir katil geliyor önce can veriyor sonra gidiyor, canını alıyor.
 
Uyanmalıyım.
bi silkinip kendime gelmeliyim.
Uyanamıyorsam ölmeliyim.
(yapamadı)

Hem yaşamaktan hem de ölmekten aynı anda korkuyorum. bana can verecek nefesin son nefesim olacağından korkuyorum.

ağır metafor içerir.
 
Kalk işe geç kalacan, bırak şimdi metaforu. :T:
 
Geri