Seviyorsan Bence Git Sus Abi

Konu sahibi son olarak 2850 gün önce görüldü
Tümör varmış kafamda dedi hasta kız
Erkek sordu; bu kötü mü?
Yaşamayı seviyorsan, evet dedi.
O zaman sevme yaşamayı. İçinde kötülük olamaz senin.
 
2 kere okudum. Beynim yanıyodu.
Sonra bütün cümlelerin olumsuzunu aldım. Tersi anlamı algılayıp düze çevircektim. Yine olmadı.
Sonra iki kere ters bi kere düz okudum anladım. Demek ki iki ters bi düz oluyomuş.
 
2 kere okudum. Beynim yanıyodu.
Sonra bütün cümlelerin olumsuzunu aldım. Tersi anlamı algılayıp düze çevircektim. Yine olmadı.
Sonra iki kere ters bi kere düz okudum anladım. Demek ki iki ters bi düz oluyomuş.

Cine 5'in cine 5 olduğu zamanlar. Aynayı sprey cam sil ile ıslatıp izlerdik. Olmadı mı amuda kalkardık
 
Cine 5'in cine 5 olduğu zamanlar. Aynayı sprey cam sil ile ıslatıp izlerdik. Olmadı mı amuda kalkardık

İş yapan erkek. Mavi cam sil mükemmel kokusu ve iz bırakmayan dokusu ile senin için yaratılmış adeta.
Ben aynayı ne kadar silersem sileyim, depresyonun gölgesi düştüyse bi kere yüzüme, güzelleşemedim.
Siz güzel insanlara selam olsun.
 
İş yapan erkek. Mavi cam sil mükemmel kokusu ve iz bırakmayan dokusu ile senin için yaratılmış adeta.
Ben aynayı ne kadar silersem sileyim, depresyonun gölgesi düştüyse bi kere yüzüme, güzelleşemedim.
Siz güzel insanlara selam olsun.

Aynada kendini görebilmeyi başarabildiğin vakit güzel olduğunu anlayacaksın. Sen değil ayna güzelleşecek.
 
"En kötü günümüz böyle olsun" coşarız coşarız pat diye yapıştırırız kadehleri havada tokuştururken bu sözü.
Ağzın bi karış açıkken bi anda hafif hüzünlü bi tebessüm belirir yüzünüzde.
Bu sözü söyleyen de siz de bi 3 saniye, bilemedin 5 saniye yaşadıklarınız ve bunların size daha sonra yaşatacağı olumsuzlukları düşünürsünüz.
içinden "yav he he" der yudumlarsınız mereti.
 
Bazen gözünü açtığında günaydın mesajı gelmemişse bile ufacık bir şey mutlu edebiliyor, hastanede birine kulak misafiri oldum. "Malatyalı Mercedes Kadir" dedi. O kadarını duydum zaten sohbetin. Sonra merak ettim guugıla "Mercedes Kadir" yazıp enter'a bastım. önce görsellerden aradım.

20140425_778255.jpg


Sonra kimdir necidir diye bakınca kocaman yüreğinin yanında koskoca bir şehrin de kalbinin ne kadar güzel attığını gördüm.
Bu Mercedes Kadir' in mercedesi uzuuunca bi sırıkmış, dikiz aynası hatta teybi bile var. Tekerlekleri Kadir'in ayakları.
Hikaye çok güzel, Kadir Mercedesini normal arabaların parkettiği yere parkediyor ve diğer insanlar da biliyor ki Kadir'in Mercedesi bu, ona göre parkediyolar. Kırmızı ışıkta duruyor Kadir. Sinyal verip dönüyor. daha bitmedi arabası bozulduğunda servise götürüyor, gittiği serviste ustalar sıradan bi araba gelmişcesine muamele yapıp aracın arızasını yapıyorlar, biri aynasını tamir ediyor diğeri teybine bakıyor. pasta cila yapıp gönderiyorlar. Kadir hız mı yaptı? ya da hatalı mı parketti? Polis affetmeyip kesiyor cezayı.
Şehir hiç yadırgamıyor Kadir'i ve arabasını. 4 tekerlekli araba neyse Kadir'in ki de o.
Sevildiğimi hissetmediğim şu günlerde Kadir ve güzel Malatya mutlu etti beni.
Var olun.
 
Gittim dedim ki; yeni bi hamburgeriniz çıkmış teksas mı ne? ondan alıcam.
peki beyefendi der gibi yüzüme baktı. Onu "ne diyo lan bu dallama" diyomuş gibi baktığını sandığımdan, hanfendi şurda yazıyo işte 5 numara dermiş gibi ben de ona baktım. Bu sefer de "beni yanlış anladınız beyfendi" der gibi tırsaklıkla karışık hafif tebessüm ile bana geri baktı. Ben onu da "ulan kıl müşteriye çattık" der gibi baktığını sandım.
Bişey demeden koşarak uzaklaştım. Çünkü arkasına dönüp iş arkadaşlarına "bunu dövün lan" der gibi baktığını gördüm.
 
Göz göze gelirler bi müddet, kamera bu iki bakışan kafanın etrafında 7, bilemedin 8 tur döner hızlıcana ama bakışmalar slovmoşındır. Erkek elini tutar kızın gözlerine bakarak, kız başını yavaşça öne eğer elini tutan ele bakar, bi damla yaş düşer ellerine, sonra kafasını kaldırır hiç ses etmeden, ellerini ayırır adamdan ve karşısındaki kapalı kapıya yönelir kapıyı açarkenki gıcırtı izleyenlerin dalgınlığını dağıtır, kız arkasına bakmadan slovmoşın açtığı kapıyı highmoşın şekilde kapatır, ekran kararır. Siz "acaba şimdi ne olacak? adam kızın peşinden koşacak mı?" diye bi 4 bilemedin 5 saniye düşünürken alttan yukarı doğru kayan "cast" yazısını görürsünüz. " ne oldu **Spam/Adversiting**" diye iç geçirirsiniz, önce yönetmene sonra filmi öven eleştirmenlere içinizden sallarsınız.
işte o kapanan kapının ardından 4 bilemedin 5 saniyelik karanlık var ya hayat işte odur. Bundan sonra ne olacak diye beklerken biten sanat filminin "cast" yazısından önceki zaman dilimidir.
Yani hep bi ne olacak şimdi ile devam eden hayat.
Bunun farkına vardım ben. o yüzden de o kapının kapanmasına izin vermiyorum artık.
Çünkü karanlığa girmezsen, karanlıktan çıkabilecek miyim kaygısını da yaşamazsın.
 
Sanat filmi demişken, aklıma geldi bak. Karanlık bi odanın kapısı hafif aralanır dışardaki ışık kapının aralandığı yeri ufak ufak aydınlatmaya başladığı anda kapının önündeki adamın gölgeside yerde uzunca belirir ya, kim bulmuş lan o sahneyi. Az ekmeğini yemedi ha yönetmenler o sahnenin.
 
Ersin Karabulut haklıymış.
Konuşma organımız parmaklarımız oldu. Bunu bugün sesimin kısıldığını bu saatlerde anlamamla perçinledim.
 
Arada bi kucağımdaki laptopun üstünden görünen ayak baş parmağıma bakıyorum, inanılmaz bi organ
 
Bazı insanlar diyor ki "aga ben kendimi sevmiyorum" nasıl sevmiyon la diye geçiriyorum içimden. Evde atletle kaldığında kendi omzuna öpücük kondurmadın mı? Her insan yapar bunu. nasıl sevmiyosun?
 
Dükkanda oturmaktan çok sıkıldım, biraz da arabanın içinde oturup sıkılayım dedim ama Allah kimseye başka dert vermesin. En kötüsü de sanayinin içinde arabada oturup çalışanlara bakmakmış. Herkes rızkının peşinde ben ise oturduğum yerde göt büyütüyorum. Para da kazanamıyorum. Olan da bitmek üzere
Depresyona girdim giricem.
 
Yaşamaya değer bunca şey varken, benim yaşamaya hakkımın olmaması da başka bi ironi.

Bye
 
Ve Konuşulmaya değer onca derdim varken, dinlenilmeye hakkımın olmaması da çok başka ironi.
Neyse yorgan altında ağlamak güzelmiş, kendimi dinledikçe göz yaşlarım cevap veriyor.
 
Geri