Seven, kıskanır mı?

Konu sahibi son olarak 1190 gün önce görüldü
Seven, kıskanır mı?

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de şiddet, özellikle de kadına şiddet çok önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Hemen hemen her seferinde de şiddet uygulayan kişi “Çok seviyorum, çok kıskandım” şeklindeki sözleriyle kendini haklı çıkarmaya çalışıyor. Peki bir kadını döve döve öldürmeye, bıçaklamaya, yakmaya, hatta üzerine beton dökmeye bile neden olan bu kıskançlık nasıl bir “sevgi” gösterisidir? Uzman Psikolog Ezgi Dokuzlu, kadına şiddet olaylarının temel nedeni olarak gösterilen “kıskançlık” konusu hakkında bilgi verdi.


1
5f48c7c655427e1a9c263dcf


Kıskançlık, ikili ilişkilerde en yıpratıcı duygulardan ve günümüzde eşler arasındaki en büyük sorunlardan biridir. Yaşamın ilk yıllarında sevilen kişiyi başkalarıyla paylaşmak istememe olarak gözlemlenebilen kıskançlığın ileri ki yaşlarda yetişkin bireyler için huzursuzluk verici boyutlara ulaşabilir.
2
5f48c7c955427e1a9c263dd7

Kıskançlık, güçlü ilişki kurulan kişiyle olan bağın bozulma korkusu veya tehlikeye girmesini hissetmenin getirdiği korku, yoğun huzursuzluk ve öfke ile kendini gösteren sapkın bir duygu durumudur. Aslında kıskançlık tam olarak bir duygu değil tepki, şüphe ve düşüncelerin oluşturduğu karmaşadır.

3
5f48c7c755427e1a9c263dd1

Kıskançlık krizine girdiğini ve bu nedenle partnerine şiddet uyguladığını savunan kişilerin bu durumu şiddetin masum bir bahanesi olarak göstermesinin aslında kişide öfke kontrol problemi, şiddete eğilim gibi daha büyük sorunlar olduğunun, şiddet uygulayan kişinin sağlıklı bir psikolojiye sahip olmadığının göstergesidir.

4
5f48c85755427e1a9c263de6

Kıskançlık sebebiyle şiddete başvuran hatta sevdiği kişiyi ölüme kadar götürebilen, ona ciddi zarar veren kişiler için bu durum kıskançlıktan öte bir sorundur.


5
Erkekler kıskançlıkla ilgili tartışmalarda daha bencil

Erkekler kıskançlıkla ilgili tartışmalarda daha bencil
Erkekler kıskançlıkla ilgili yaşanan tartışmalar sırasında çok daha bencil davranırken, kadınlar daha çok ilişkideki düzeni ve huzuru koruma eğilimi göstermektedirler. Fakat tüm bunlara rağmen kıskançlık düzeyi kadınlar ve erkekler açısından farklılık göstermiyor.

6
5f48c7c655427e1a9c263dcd

Kıskançlıklar ilişkilerde düşük benlik saygısı, güvensizlik, yetersizlik duygusu, kültürel farklılıklar, eğitim seviyesi veya iletişimdeki yetersizlikler ile ilgili olabiliyor. Evli çiftler, evli olmayan çiftlere göre kıskançlık temelli sorunlarda daha yapıcı ve uzlaşmacı davranıyorlar


7
Aşağılanma ve ebeveynlerin hatalı davranışları patolojik kıskançlığa neden olabiliyor

Aşağılanma ve ebeveynlerin hatalı davranışları patolojik kıskançlığa neden olabiliyor
Patolojik, yani “hastalıklı” kıskançlık (Othello Sendromu), normal sayılabilen seviyelerdeki kıskançlığın dışında takıntılı sayılabilecek ve aşırı boyutta yaşanan kıskançlık türüdür. Bu durum, yoğun kaybetme korkusu ve bir etken nedeniyle sevginin azalacağı sonucunda ilişkinin zarar göreceği şüphesini barındırır. Bu durum genelde çiftler arasında görülmektedir.

8
5f48c7c855427e1a9c263dd5

Şizofreni ve bipolar bozukluğa sahip kişilerde bu duruma eğilim olduğu bilinmektedir. Bu kişilerde özgüven problemi, çocukluk çağı travmaları özellikle aşağılanma, terkedilme travmaları, yoğun kaybetme korkusu, çocukluk çağında ebeveynlerin hatalı tutum ve davranışları etkilidir.


9
Patolojik kıskançlık erkeklerde daha yaygın

Patolojik kıskançlık erkeklerde daha yaygın
Patolojik olarak kıskanç kişi, eşinin ondan gizli şeyler yaptığına ve hiç kanıt olmamasına rağmen kendisine ihanet ettiğine inanabilir ve bu durumu yıllarca sürdürebilir. Bunun için mantıklı bir sebep veya kanıta ihtiyacı olmasına gerek yoktur, şartsız inanmıştır. Durum hakkında konuşmak isteyen eşini dinlemek istemez ve onun söylediklerine inanmaz.

10
5f48c7c955427e1a9c263dd9

Patolojik kıskançlık hem kadınlarda hem de erkeklerde ortaya çıkabilir fakat erkeklerde daha yaygındır ve daha çok şiddetle sonuçlanır. Bu durum kişinin yalnızca partnerine zarar vermesine değil kendine zarar vermesiyle de sonuçlanabilir.


11
5f48c83b55427e1a9c263dde

Patolojik kıskançlık, genellikle paranoyak kişiliğe sahip bireylerde veya obsesif kompülsif bozuklukla birlikte görülmektedir. Patolojik kıskançlığa sahip kişiler ilişki yaşadığı kişinin dışındaki hiç kimse ile bu duruma benzer sorun yaşamaz.

12
5f48c84855427e1a9c263de0

Bu kişiler partnerinin hayatını kısıtlamayla başlar. Sosyal ortamlara girmesini engelleyebilir, sosyal medya kullanmasını kısıtlayabilir. Eşini takip etmekten kaçınmaz. İlişki bittikten sonra da o kişiyi izlemeye ve hayatını kısıtlamaya devam etmekten çekinmez.


13
5f48cc9055427e1a9c263e03

Ayrıldıktan sonra partnerini rahatsız eder, psikolojik şiddete sıklıkla başvurur. Sıklıkla kıskançlık sebebiyle öfke nöbeti geçirdiğini ifade eder. Bunun sonucunda genellikle fiziksel şiddet uygular ve buna hakkı olduğuna inanır.

14
Kıskançlık nedeniyle ilişkide tartışmalar artmış ve iletişim bozulduysa destek alınmalı

Kıskançlık nedeniyle ilişkide tartışmalar artmış ve iletişim bozulduysa destek alınmalı
İlişkilerde çiftlerin birbirine güven duyması, iletişime açık olması ve empatiyi gündemde tutması kıskançlığı kontrol altında tutmaya yardımcı olabilir. Eğer kıskançlık sebebiyle tartışmalar artmışsa, iletişim bozulmuş, çiftlerin birbirlerine olan saygıları veya düşünceleri olumsuz etkilenmeye başladıysa mutlaka çift olarak terapi desteği alınmalı.


15
Kıskançlığı sevgi olarak algılayanlar sevgi ve ilgiden yoksun büyümüş kişiler olabilir

Kıskançlığı sevgi olarak algılayanlar sevgi ve ilgiden yoksun büyümüş kişiler olabilir
Kıskanılmak isteyen kişiler aslında sevgiden ve ilgiden yoksun olarak büyümüş kişiler olabiliyorlar. Yani sevilmeyi ‘kıskanılmak’ olarak görüyorlar. İlgisiz, ihmalkar anne-baba tutumuna maruz kalmış olabilen ve fazla ilgiye ihtiyaç duyan bu kişiler sevgisiz büyümüş veya tutarsız bir tutumla yetiştirilmiş de olabilirler. Sevgisizlik, tutarsızlık veya ailenin aşırı abartılı ve içi boş olan sevgi sözcükleri de çocukların gelişimini olumsuz etkileyebiliyor.

16
5f48cd5855427e1a9c263e18

Gerçek sevgi ve doğru iletişimin ne olduğunu bilmeyen, öğrenmeyen bir çocuk ileride insan ilişkilerinde yanlışları doğrudan ayıramayabiliyor. Örneğin bir erkek çocuğun babası, annesine kıskançlık sergileyip özgürlüğünü kısıtlıyorsa çocuk da sevgiyi ileride ‘sahiplenmekle’ karıştırabiliyor.


17
Kıskançlık “çok sevmekten” kaynaklanmaz

Kıskançlık “çok sevmekten” kaynaklanmaz
Son dönemdeki kadına yönelik şiddetin, hatta cinayetlerin açıklaması hep aynı: “Çok sevdim, çok kıskandım”... Oysa uzmanlara göre kıskançlık bir sevgi gösterisi değil. Kıskanan bireyler zaman zaman kıskançlığını mantıklı bir nedene bağlamak adına bunu karşısındaki kişiye değer verdiğinin göstergesi olarak ifade edebiliyor.

18
5f48cd4955427e1a9c263e16

Kıskançlığın, çok sevgiden kaynaklandığı ve bu fazla sevgiden dolayı artık kıskanan kişinin davranışlarının kontrolden çıktığı gibi bir algı var. Genelde kıskanan tarafın ‘sevgiden gözüm döndü’ gibi klasik cümlelerini duyarız. Aslında durum tam da öyle değildir.


19
5f48cd4855427e1a9c263e14

Kıskanan, karşısındaki kişiyi başkasıyla paylaşmak istemeyen kişi bu durumu kontrol edememeye başladığında bu artık rahatsızlık olarak tanımlanabilir. İkili ilişkiye dahil olan takıntılı ve saplantılı düşünceler, ilişkiyi zedelemeye ve masum sayılabilen kıskanma duygusunun yerini hastalıklı düşüncelere ve karşısındaki bireyin özgürlüğünü kısıtlayarak onu kontrolde tutma davranışına dönüşebilir.

20
5f48cd4655427e1a9c263e10

İlişkideki kısıtlamaların sevgiden olmadığını, altta farklı problemlerin olduğunu fark edip, doğru iletişimle veya ilişki terapistiyle bu durum çözülmeli. Aksi halde durum daha karmaşık bir hale dönüşebiliyor, hatta genelde ilişkiler bu nedenle sonlanabiliyor.

21
Sadece anne değil, babanın da görevi büyük

Sadece anne değil, babanın da görevi büyük
Toplumumuzda kadına yönelik şiddet giderek artıyor. Ancak bundan maalesef yine kadınlar sorumlu tutularak erkek çocuklarını şiddet yanlısı yetiştirmekle suçlanıyorlar. Peki ya babaların hiç mi suçu yok? Evde anneye duyulan saygıyı en fazla baba vurgulamalı ve çocuklara bu konuda rol model olmalı. Ailedeki tüm kadınlara saygı duymalı. Erkek çocuklar ve kız çocuklar arasında ayrım yapmamalı. Erkek çocuklarına veya kız çocuklarına cinsiyetlerini vurgulayan lakaplar takmamalı.

22
5f48ce7255427e1a9c263e24

Ebeveynler yaşamın ilk yıllarında oyuncaklar, kurslar veya etkinliklerde cinsiyetleri ile ilgili yönlendirmelerde bulunmamalı. (Erkek çocuklarını dövüş sporlarına yönlendirmek, sürekli oyuncak seçiminde silah veya asker gibi yönlendirmelerde bulunmak gibi). Baba aile içinde, ev işlerinde, çocukların bakımı ve yetiştirilmesinde aktif rol almalı, hizmet beklememeli. “Kadın işi”, “erkek işi” diye ayrımlardan kaçınmalı.


23
Kıskançlık ve şiddetten uzak çocuk yetiştirmek için ailelere öneriler

Kıskançlık ve şiddetten uzak çocuk yetiştirmek için ailelere öneriler
3 yaşından sonra çocukların aile içerisinde belli ölçüde ve belli konularda söz hakkında sahip olmaları gerekir. Çocuklar anne ve babasının tartışmalarına mümkün olduğunca şahit olmamalı, tartışılsa bile çocuk tartışmanın yıkıcı olmayıp suçlayıcı ifadeler içermediğinde aslında yapıcı olduğunu da görmeli. Tartışma sonunda çocuk, konu hakkında uzlaşıldığına şahit olmalıdır. Ailede ebeveynler birbirine karşı saygılı ve anlayışlı olmalı, bunu çocuklarına da yansıtmalıdır. Çocuk, anne ve babanın arasındaki bağı hissetmeli. Ailede “çocuk” olduğunun farkında olmalıdır.

24
5f48cf0d55427e1a9c263e3b

Çocuklar herhangi bir sebeple aşağılanmamalı, hakarete maruz kalmamalıdır. Anne ve babalar zaman zaman çocukların problem yaratmaması için tatile veya kısa seyahatlere giderken bu durumu çocuklardan gizlemekte. Bu durum çocuklarda terk edilmiş hissi yaratabilir. Çocuklara yaşına uygun iletişim tarzıyla her durum açıklanabilir. Yanıtsız kalan veya açıklanmayan, gizlenen konular çocukların zihninde hatalı yanıtlar bulabilir. Bu durum ilerideki yaşantılarına olumsuz yansıyabilmektedir.


25
5f48cf1155427e1a9c263e3d

Erkek çocuklarında cinsiyeti vurgulanarak yapılan övgüler çocuğun küçük yaşta bu yanlışa alışmasına sebep oluyor. Özellikle ülkemizde erkek çocuklarına bu konuda söylenenler çocukların ileride çevresindeki kişilere ve en önemlisi karşı cinse karşı olan bakış açısını olumsuz etkileyebiliyor. Çocuğa, erkek olmanın bir ayrıcalık olduğu öğretildiğinde annesi dahil çevresindeki kadınlara daha az saygı duyar ve bu durum sosyal ilişkilerine veya iş ilişkilerine de yansıyacaktır.

26
5f48cf1955427e1a9c263e3f

“Aslansın”, “Kaplansın”, “Erkek adamsın” gibi yakıştırmalarla erkek çocuklarının yüceltilmesi, komşu çocuklarıyla yarıştırılması ve bunun kız çocuklarının yanında yapılması hem kardeş kıskançlığını tetikleyebilir hem de kardeşler arasındaki eşitliğin, adaletin kaybolmasına sebep olur. Bu durum çocukların gelişimi için oldukça sağlıksızdır.


27
5f48cfbd55427e1a9c263e48

Sünnet törenlerinin abartılması, çocukların “taht” üzerinde taşınması, “erkeklik” kavramına verilen önemin çocuğun yaşamının ilk yıllarında bu denli gündemde olması, erkeklerin ağlamasının ebeveynler tarafından güçsüzlük olarak öğretilmesi gibi hatalar çocuğun kişiliğini, psikolojisini ve sosyal ilişkilerle ilgili inançlarını bozmaktadır.



Pembenar
 
seven kıskanır'dan ziyade gözden çıkaran kıskanmaz ok?
 
Ezgi hanımı bilmem ama bence seven kıskanır diye kesin bir gerçeklik yoktur. Arada bir ilişki yoksa (sevgili, evlilik) kıskanma olur çünkü henüz ele geçirilmemiştir ve kaçırılma ihtimali vardır. Ama ilişki oluştuktan sonra kıskanma duygu olmaz. Yani en azından benim mekanizmam böyle çalışıyor.
 
kıskanmak biraz da bencillik değil mi ya? ve malesef ben de hep sevgimde bencil olmuşumdur, kimseyi kimseyle paylaşmak istemem :(
tabi hastalık eşiğinden uzak durmak gerekiyor. okuyunca yine bir nutkum tutuldu, keşke kimse kendisine de karşısındakine de zarar vermese...
 
Bu maddeler ne (okumadım)
Ciddiyet varsa kıskanıçlığım olabilir söz veremem.
 
bu karşımdaki insanın tutumuyla alakalı birazda .
herkesi her koşulda kıskanıp sorun çıkarmam ancak bir kere güven zedeleyici hareketinden sonra onun tavırlarına karşı temkinli olur ve altında bir şey ararım.
onun dışında kısıtlayıcı bir insan değilimdir
 
Mantık sınırlarını zorlamayacak şekilde ve dozunda kıskanmak olmalı. Psikopata bağlayan kıskançlık zararlıdır.
 
Sana değil dışarıya güvenmiyorum..... kfjf
 
Bence şiddetin sebebi kıskançlık değil, sahiplenme duygusu. Şiddet uygulayanlar bunu kıskandıkları için değil de sahip olduklarına inandıkları kişinin kendi sözünde durmadığı için "benim malım bana itaat eder" fikri ile bir cezalandırma veya ıslah etme yöntemi olarak uyguluyorlar.
 
Kıskançlık iyi hosta herşey dozunda güzel. Fazlası hem kişiye hemde ilişkiye oldukça zarar verir. Kıskanın ama b.kunu çıkarmayın lütfen!
 
Güvenen kıskanmaz. (Yada az kıskanır)
 
Azı nasıl oluyor @ismail89 bey?
Bence herşeyden önce insanın kendine güveni olması lazım karşı tarafa değil. Kendine güvenmeyen insanlar aşırı kıskançlık yapar çünkü partnerini elde tutamayacağına inanır o yüzden kısıtlamaya kalkar. Bu şiddete hakarete kadar gider. Tabiki ufak tefek kıskançlıklar olur buda bir tur cilvelesme ama fazlası kıskançlık değil kisinin kendiyle çelişmesi.
 
Geri