Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Savunduğum birşey yoktur, sadece senin savunduğun fikirlerde verdiğin örnek ülkelerin hiçbirinde şeriatın olmadığını ne resmi nede gayriresmi olduğunu açıkladım. Ve bence bu yeterince açık.
Şeriatı sadece islama indirgemekte çok saçma. Çünki her inanç, inananların inandıkları değeler doğrultusunda yargılanıp cezalandırılmalarına şeriat denir. Bunun içinde kişi inandığı değerler doğrultusunda yargılanmak istemiyorsa inandığına güvenmiyordur dedim.
Devamında ise yürütmesini tam olarak bilemediğin bir sistemi çok iyi biliyor gibi kötü lanse ediyorsun. Bana sorarsan bende bilmiyorum. Ve en azından kötülemiyorum. Şu anda bu sistemin olumlu olmayışını düşünmenede saygı duyuyorum. Eğer katı bir yasa dersen işte onu tartışabiliriz.
Bir önceki alıntıda Sorduğum soruya cevap verecek misin?
Bak şimdi, bu konuda tartışılan şey Türkiye'ye laik düzen yerine şeriatın gelip gelmemesi. Şeriat diye kastedilen de İslam Şeriatı'dır, İsrail'deki ya da şurada buradaki düzenler değil.
O yüzden; şeriatın kelime anlamından yola çıkıp İslam'a özgü bir şey değil demek konuyu bulandırmaktan başka bir işe yaramaz. Bu konu özelinde şeriatı tabii ki İslam'a indirgeyeceğim.
Bahsettiğim ülkeleri de İslam hukukunu uyguladığı veya uygulamaya çalıştığı için, bize gelme ihtimalini tartıştığımız şeriatın da aşağı yukarı öyle bir şey olacağını düşündüğüm için örnek verdim.
"Hayır şeriat öyle bir şey değil aslında böyle bir şey" demek ve bunun üzerinden tartışmak anlamsız. Anlamsız çünkü senin bahsettiğin şeriatı gökten indirip getirmeyecek kimse. Mecburen yakın örneklerini tartışacağız.
Umarım anlatabilmişimdir.
Şeriat olmamalıdır. İnsanların yaşamsal tercihlerinde, gündelik hareketlerinde dinsel ritüellerin zorunluluk olarak dayatılması doğru değildir. Nihayetinde şer-i yönetimin amacı toplumu ve toplumu yönlendiren devlet aygıtını dinsel referanslarla yönetmektir. Şeriat iddiasıyla yönetilen ülkelerdeki uygulamalar kitabına göre doğru olsun yada olmasın, konunun eşitlikler, özgürlükler ve adalet bağlamında yeri yoktur. Din, insan için bireysel bir tercih olarak kalmalı ve topluma mal edilmemelidir.
Şeriat deyince aklına İran gelenlere bir şey anlatmaya lüzum yok![]()
Neresi gelsin? Irlanda'nın dağlık kesimi mi?
Tabi tabi! Çünkü İran sizin düşmanınız.Şeriat deyince aklına İran gelenlere bir şey anlatmaya lüzum yok![]()
Bilmemek gerçekten kötü birşey değil hacı. Şeriat hiç bir kimsenin yaşam tarzına ibadet şekline karışmıyor. Hala üstüne basa basa dayatma yasalarının bütünü olarak göstermeyin. Bilmiyorsanız öğrenin.
Öyle bir anlatıyorsunuz ki gören de şerri hükümler diğer dinlere hoşgörü sağlayacak, topluma müdahale etmeyecek ve herkes özgürlüğün doruklarına ulaşacak. Gerçekten şeriatın Alevilere, hristiyanlara, yahudilere, desitlere, ateistlere velhasıl ülkemizde mensubu olan diğer inançlara hoşgörüyle yaklaşacağına inanıyor musunuz? Özellikle ülkemizin yakın tarihinde dinsel görünümde olan birçok katliam yaşanmışken. Ve çok değil burnumuzun dibinde kafalar kopartılıyor, Aleviler yuhalatılıyor, evlerine işaret konuluyorken ve ağızlardan siyasal içerikli Allah kelimesi eksik olmuyorken...
Bakın, konuyu biraz daha açayım. Burada söz konusu olan bir yönetim şeklidir. Yönetim şekillerini açıklayan şey uygulanan ekonomi politikalarıdır. Örnek olsun diye veriyorum, ülkemiz bir dönem faşizm ile yönetildi(Evren dönemi için söylüyorum) çünkü Evren faşist biri olduğu için değil, ekonomik yapı bunu istediği için getirildi. Ülkemiz bir dönem 'radikal' islamcı bir bakış ile yönetildi(Erbakan için söylüyorum). Erbakan dindar/iyi bir siyasetçi olduğu için değil serbest piyasa ekonomisinin rahatça ilerlemesinde anahtar rolü oynayan radikal islamcı hareket olduğu için böyle bir rejim gerekiyordu. Ülkemiz bir dönem 'ılımlı' islam ile yönetildi/yönetiliyor çünkü ülkedeki ticaret ekonomisi toplumsal yapıyı dizginlemek için buna ihtiyaç duyuyordu. Kapitalist ekonomik modelin hüküm sürdüğü her coğrafya bu yollardan yada bu yolların varyasyonlarından geçmiştir ve/veya geçiyordur. Buradan özetle formüle edebileceğimiz şey ekonomik yapı > siyasal yapı.
Şimdi siz yada başka birisi burada kalkıp da "şeriat adalettir, haktır, hukuktur" gibi hamasi nutuklar atmadan önce bize ülkedeki gelir dağılımının nasıl olacağını, bankacılık sistemindeki faizleri nasıl kaldırabileceğini, halktan alınan onlarca verginin nasıl sönümlenebileceğini, ülkenin kalkınmasında nasıl bir ekonomik modelle yürünmesi gerektiğini, günde 10 saat inşaatta çalışan bir adam hala kirada oturuyorken 2 tuğla üst üste koyamayan bir adamın 20 eve sahip olması durumunda nasıl bir yol izleyeceğini ve bunun dışında sosyolojik açıdan kadınların şerri hükümlerin dışına çıkıp çıkamayacağını, çalışıp çalışamayacağını, ikinci sınıf insan/şeytanın ortağı gibi görülüp görülmeyeceği, eğitimde nasıl bir rol izleneceği, sağlıkta nasıl bir rol üstlenileceği vs vs. gibi konulara açıklık getirmelisiniz ki bizde şeriatı anlayalım.
Burada kuru kuru "şeriat kimsenin yaşam tarzına karışmıyor" söylemi pek inandırıcı değil ve bir yönetim şekli olarak salt bu eksen üzerinden çözümleme yapmak fazlasıyla eksiktir.
Şeriatın uygulandığı iddia edilen ülkelerde de yönetici sınıf açısından dinin pek umurlarında olduğunu düşünmüyorum. Aslolan gemilerinin yürümesi, çıkarlarının takılmadan sürdürülmesi olarak görüyorum. İşe yarıyor mu? O ülkedeki yönetici azınlık için evet.
Bir müslümanın karar alırken islami otoritelerden etkilenmesi veya hilafet ilan etmesi şeriat anlamına gelmez. İslam hukukunu hakim kılması dahi şeri yönetim demek değildir. Arabistan'ın buna en yakın olduğu alan resmi din olarak islamın belirtilmiş olması. Bence şeriatın ne olduğuyla ilgili daha detaylı bilgi edinin. Şeriatla yönetilen bir arabistanda prensler alem yapamaz, iranda kadınlar arabalarla erkek avına çıkamaz. İrandaki hayatla ilgili bilgi edinip tekrar gelin ki, şeriatla yönetilip yönetilmediğini daha sağlıklı tartışalım
Prensler alem yapıyorsa şeriat olamaz demek.
ABD'de sırf beyaz "saray" var ve sırf içinde saray geçti diye monarşi ile yönetildiğini düşünmek gibi oluyor.
Prensler alem yapıyorsa şeriat olamaz demek.
ABD'de sırf beyaz "saray" var ve sırf içinde saray geçti diye monarşi ile yönetildiğini düşünmek gibi oluyor.
Şeriat denen şey teokrasidir, çıkıp sokağa baktığında hangi kurallar var ?
Arabistan da kadınların araba sürmesi yasak ve kadınlar insan mı diye seminerler düzenleniyor. Tüm bunlar sırf prensler alem yapıyor diye şeriat sayılmıyor.
Ben kaynaklarını değiştirmeni öneriyorum. Başlangıç olarak teokrasi ve monarşiyi anlaman gerekiyor. Arabistan'ın bizde şeriat var diye bağırmasına rağmen sizlerin hayır onlar yanlış biliyor o şeriat değildir diye kendinizi kandırmanız trajikomik bir film.
Öyle bir anlatıyorsunuz ki gören de şerri hükümler diğer dinlere hoşgörü sağlayacak, topluma müdahale etmeyecek ve herkes özgürlüğün doruklarına ulaşacak. Gerçekten şeriatın Alevilere, hristiyanlara, yahudilere, desitlere, ateistlere velhasıl ülkemizde mensubu olan diğer inançlara hoşgörüyle yaklaşacağına inanıyor musunuz? Özellikle ülkemizin yakın tarihinde dinsel görünümde olan birçok katliam yaşanmışken. Ve çok değil burnumuzun dibinde kafalar kopartılıyor, Aleviler yuhalatılıyor, evlerine işaret konuluyorken ve ağızlardan siyasal içerikli Allah kelimesi eksik olmuyorken...