Serendipçe

  • Kullanıcı Sade
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
🟢 Konu yazarı şu anda aktif
sen üstesinden gelebiliyorsun gibi görünüyor bebekim...

Girişe bak girişe;

Sen benim "Serendipçemsin"
O ne ki ? Dedi.
Aramazken bulunan,mutlu tesadüf,mutlu kaza.. Dedim..
Yine gözleri güldü iki gözümün çiçeği..

Ya @Sade. O ne ki dedi? O bir fırından yeni çıkmış ekmekti, dedim. Neden, dedi. Sus dedim. Çünkü neden demeyeyim değil mi?
 
@Sade tam kızdırmalık laflar ediyor. Ama çok üstüne gitmeyeyim artık. Lari ve Anna'yı da kendi yanına çektin. Daha fazla üstüme gelmenize dayanamam.
 


Uçur beni rüzgar toz taneleri gibi burdan uzağa doğru.
Gel beni kurtar,alalım başımızı gidelim uzağa doğru.
 
"Bunalımlar, telaşlar içindeyken; halini fark edip, ince küçük jestlerle gülümseten insanlar, yeryüzüne dayanabilmek için en büyük şanstır."
 
Şu an tek ihtiyacım olan şey; güzel havada akşamüstü deniz kenarında bir sandalyede geriye yaslanıp saatlerce dalgaları dinlemek. Ve oradan biraz nefes alıp kafasını dinlemiş bir insan olarak kalkıp evime gelmek. Her şeyi bir kenara bırakıp biraz nefes almaya çok ihtiyacımız var.
 
Biri ona kötü bir söz söylediğinde daha kötü bir sözle karşılık vermek yerine karşısındakine güzel güzel konuşmasını öğretmeye çalıştı.
İnsan Ne ile Yaşar, Lev Nikolayeviç Tolstoy
 
Sana çok güzel bir şarkı bırakıyorum.
 
Sunay Akın'ın şu sözünü hayat felsefesi yapmalı insan; “Eğer inceldiği yerden kopmasına izin vermezsen, gün gelir en sağlam yerinden kopar.
Canın yanar, canını yakar.”
 
"Karpuzu kestin. Baktın ki kabak. Gene de zorla yiyecek misin o karpuzu?"
Mine Urgan şöyle der: "Bu cümleyi duyduktan sonra başladığım her ne ise hoşlanmadığım yerde bırakmaya karar verdim. Kitabı da, insanı da..."
 
Cama kafasını yasladı. Yine hayal etti. Hayal etmek kadar güzel bir şey yoktu. İnsanı insan eden hayal etmekti...

Semaver / Sait Faik Abasıyanık
 
Geri