Ser Mast. Kürsi

Konu sahibi son olarak 3 gün önce görüldü
Başlık, anlam olarak "Mastor Kafasının Hükmettiği Yer" demektir. Böyle bir konum olmasının gevrekliliğini hissettim çünkü içsel çıkarımlarımı, hissel oluşumlarımı ve edebi bilenziklerimi kah "Üstünüzde bir şey kalmasın, çıkarın rahatlayın ayol." başlığı altında, kah "Karalama beni, veda et artık." başlığı altında, kah ise "Düşün ki Obi-Wan Kenobi bunu okuyor." başlığı altında paylaşıyordum... Sonra foşik limonlar gelip, tatlı portakal suyumun içerisine ekşilik katıyor, yani güzelim zihinsel pırtlarımı bir kalemde siliyor, internet boşluğu çöplüğüne yolluyordu... Veben dönüp dönüp bu yazılarımı okuyamıyordum.

A R T I K B U O Y U N A S O M V E R M E V A K T İ G E L D İ

Buraya gayriciddi zihinsel pırtlarımı bırakmak için uğrayacağım.

Konstantinopolis/Esenler'de kalın.​
 
Galb gomus bide.
 
Arkadaş sen ne içiyosun ajsjsjk.
İzliyoruz.
 
İyi yapmışsın (:
Takipteyim.
 
Hm.

İçsel,hissel,pikniksel,zirveşimsel,bilinçsel, bilimsel,biçimsel,bitkisel,bedensel,belgesel, eşeysel,dişisel,döngüsel.... türksellle bağlanma hayata. En iyisi Vodafone çümki. Tşk.
 
Hiç aklımdan çıkmıyor gidişin
çok farklıydı senin emişin
uzun zaman oldu yapmıyorum sevişim
hiç aklımdan çıkmıyor gidişin

8-A sınıfındayken beni yaralı arabesk repçiler gibi derbeder bırakıp giden sevgilime yazdığım bir şiyirimi siznernen paylaşmak istedim.

* * *

Dün akşamleyin çilekli sütümü yudumlarken annem gelip, sana zeytinyağlı yamprak sarması yapacağım, boş boş durma da al şu pirinci ayıkla dedi ve kucağıma bir sürü pirinç tanesini bırakıp gitti. Pirinçleri nasıl, neyden ve de neden ayıklayacaktım?
Büyük boy, orta boy ve küçük boy diye mi ayıklayacaktım?
Güzel, kötü ve çirkin diye mi ayıklayacaktım?

Gugıl yardımiyle mevzuyu hemen kavradım, patilerimi okşarcasına pirinçlerin üzerinde gezdirdim ve adeta pirinçlerin sırtlarını kaşırcasına aralarına sızmış olabilecek kahpe ufakımsı taşları aradım.

d478d744ab3f58f6d76d91fc2da182e2.600x600x1.jpg


Çünkü taş yoktu.

Bu mevzu bilinç altıma işlemiş olacak ki rüyamda üzerimde mor bir kıyafet ve başımda defne yaprağından tacimle pirinç pilavı yapıyor, üzerine demlensin diye tülbent seriyor, mutfak masasında da LEG: XV AP yani 15.lejyondan arkadaşlarım Papazix, Valeix, Maçayus ve Kaptıkaçyus ile Briç oynuyor ve help ütüzüyordum, bir gözüm de pirinç pilavında, olunca Roma kaselerine koyup şekilli şekilde tabaklarda sunacaktım ki, barbarlar apartmanı kuşatıp, o pilavı bize vereceksiniz yoksa apartman görevlisi Mustafa Bey'i pıçaklarız diye megafonla bağırıyordu, verdik pilavı tabii ki. Önce sağlık çünkü.

:T:​
 
bilog aç mastor efendi.
buralarda harcanma.
 
X Enstitüsi… Birçok farklı alanda birtakım enstitüler mevcut ve bunlardan hangi enstitü ens titü? Bunu bilmek, içlerinden ens titü olan enstitüyü seçmek zor.

Yazın gelimi söz hunisiyken, Kıllı Bacaklar Enstitüsü kurulmalı ve ortalama insandan daha kıllı, bir orangutandan az kıllı erkeklerin kıllı ve kara bacaklariyle şort giyimine ısrarcı olmaları irdelenmelidir.

5d4f2bd62cd.jpeg

Kscm glb
Zira bu durumun nedeni tam bir muammaradır.

Helpimizin bildiği üzere birçok tarikat vardır lakin bir hakikat vardır ki, primatız. İlk kez primat olduğumuzu duyan varsa derhal kendini ifşa etsin. Bu amaçla kurulu nadide ve memeli Tumblr ve Twitter sayfaları mevcund.

Hülasa, orangutanlığın lüzumu yok. Orangutanlık, orangutanlara yakışır bir tavrdır.​
 
bugün de kustuk çok şükür.

baddiesamci hesabına bekleriz twitter
 
Bazlama, bir ekmek türü ve mümkün mert ebe sabahleyin kahvaltıda tüketilen, en olmadı beş çayı denilen ama asla saat beşte içilmeyen ve asla beş bardak çay da içilmeyen tuhav zaman ve faaliyet dilimi içerisinde löpürdetilen bir hamur işidir.

Fakat bazlamanın, neyi bazladığı ve ne kadar bazladığı da tam bir muammaradır.

Farz-ı ishal, eğer evinizin yakınlarine bir baz istasyonu dikilirse siz artık bazlanmışsınız demektir. İnsan bu gibi durumlarda bazlama beni! dese de, telemukinikasyor şirketleri Dikmen'in yolunu bir şekilde bulurlar. Ve tabiat gereği siz artık verici-alıcı da olmuşsunuzdur. Bundan böyle verip-alma hususunda daha esnek, daha pekici olmanız, eş dost ve sevişimlik partner gibi münasebetlerinizde verelli biri olup çıkmanız da muhtemel bir edinimdir.

Artık siz bazlanan, baz istasyonunu dikenler de bazlayan olmuşlardır. Baz istasyonu dikimi sırasında çalışan işçilere de bazlama ustası denir. Her baz istasyonu dikimi sırasında en az 20 bazışçisi ve 2 tane de bazustası bulunmalıdır yok SA her şey mahvolabilir.

Baz istasyonları acemi ve bazbilmez kişiler tarafından dikilme talihsizliği yaşar SA, istenmeyen olaylar olsun istiyoruz'cu zihniyet sevinebilir. Nitekim daha evvel bir baz istasyonu dikimi sırasında, acemi işçiler, baz ne demek bilmediklerinden, sonundaki istasyon kelimesinden yola çıkarak baz istasyonunun metal parçalarını ufak bir tren garı şeklinde inşa etmiş, ama ne tren ne de ray olmadığı için biraz da işkillenmişlerdir.

Bu resmen bir rezaled.

89bc1619f82.jpeg

Kimi yerlerde cami minarelerinin dahi bazlandığı görülmektedir, bu camilerden okunan ezana bazezan, ezanı okuyan müezzine bazüezzin, namazı kıldıran imama bazimam denir.

Bu arada da %99'u müslüman olan bir ülkede camiye yolu düşmeyen, imamla sohbeti, namazda gözü, ezanda da kulağı olmayan kişilere de afedersiniz pü Allah seni ıslah etsin denir.

Ayrıca evinizdeki tüm koltuk, yatak gibi eşyaları bazlı seçerek, bazın kapasitesinden faide sağlayarak, kış ise yazlıklarınızı, yaz ise kışlıklarınızı iki mevsimde de değilseniz nelerinizi? bazlı eşyaların içerisine koyarak, gömmeli emmeli dolapların kaba ve çirkin görüntüsünden kurtulabilirsiniz.

Bu durumda da siz bazalayan, eviniz bazalanan bir yer olup çıkar. Evliyseniz eşiniz her yerin bazalı olmasına karşı gelerek No bazaran! diyebilir, bazist ruhunuza müdehale etmek isteyebilir, anti-bazist oyunlara gelmemek için bazaları asla terk etmemelisinizdir...

Ve bir süre sonra gevşeyen, gıcırdayan, ufaktan paslanan bazalar, kendine has sedalar çıkararak Bazlı Çalgılar sınıfına evolve olur. Bir bazanın çalgı olması için üzerinde aralıksız olarak en az 3 yıl yatım, oturum ve mümkünse sevişim gerçekleştirilmelidir ki, bazlı eşyanız kaliteli bir çalgı olabilsin...

Hülasa,

B A Z L A N D I N I Z

 
Okumadım ama bazlama için bile böyle uzun yazı yazıldı,
Benim için yazılmadı.:T:
 
"Roma'nın lejyonu, kolay çıkar Gladius'u."

Bu söz nasıl oldu da "Karaman'ın koyunu, sonra çıkar oyunu." sözüne evrildi orası tam bir muammara.

Roma'nın askeri birlikleri, lejyonları olduğu gibi bir de kezyonları vardı.

0c4c433584b.jpeg

Günümüzde canlandırılmaya çalışılmış bir Roma kezyonu

Kezyon, hamarat, elinden iş gelen ve muamezekâr anlamına gelen bir isim.

İlk kezyon birliği Caracalla döneminde kurulmuştur.

Kezyonlar hafif zırhlı aşırı hamarat birliklerdi.

Küçük bıçak anlamına gelen "Çakırus" taşırlardı. Ve düşman üzerlerine gelirken topyekün ama birbirinden bağımsız şikayetler dillendirir, inanılmaz şekilde baş ağırtıcı ve dikkat dağıtıcı uğultu oluştururlar, bazı zamanlar göğüs göğüse çarpışmaya gerek dahi kalmadan düşmanı bu yöntemle def eder, bazı düşmanlar sinirleri bozulduğu için sinir krizleri geçirip koşarak kaçarlardı.

Domuz derisinden yapılan "Dizaltiks" etekleri giyer, üst gövde zırhı olarak göğüs koruyucu "Gögüsgerentas" kullanırlardı.

Bazı kezyonların eteklerini belden bir kat kıvırarak, daha şuh kadın görüntüsü verdikleri, kezyon tarihçisi "Notalyus" tarafından belirtilmiştir.

Bilinen en önemli bazı kezyonlar:

  • Dırdırius
  • Evlenmeden olmazia
  • Kuskaldiranna
  • Sacisupurgena
  • Elalemnederis
  • Asuftena
  • Herkusunetiyenmesis
  • Ankaralıyasemins
  • Elinicekodora

Birliğin ömrü Büyük Theodosius'un karısı ve kraliçe Flaccilla Hanımın kezyonları Romalı askerlerin dikkat ve kuvvetini dağıtıcı bir tehdit olarak görmesinden kaynaklı ısrarleriyle sonlandırılmıştır.​
 
"Sivri Sinek ile Mücadele" adlı sempozyuma katılarak, bilgi , birikim ve tecrübelerimi insanlarla paylaştım.

Sivri sineklere yıllardır yüksek sesle ve vızıldama taklidiyle "ISIRMAYIN" , "SOKMAYIN" , "OLAY ÇIKMADAN DAĞILIN" , "KABA KUVVET KULLANMAK İSTEMİYORUM" diye bağırdım.

"Adam haklı beyler dağılalım." demelerini bekledim ama bir türlü istediğim sonuçları alamadım.

Son parlak fikrimle, bilgisayardan "Sivri sinek giremez!" , "Sivri sinekler yallah bataklığa!" gibi A4 ebatında çıktılar alarak kapıya yapıştırdım. Odaya doğru gelen sivri sineklerin yazıyı görüp vızgeçmelerini bekledim ama nafile!

Hatta A4 çıktısı işi çok abuk oldu, sivri sinekler anlamamış olabilir diye 1 sivri sinek resmi çıktısı alarak üzerine kırmızı kalemle çarpı koydum, bu evrensel olarak "Girilmez." , "Yasak" demektir, bunu tüm canlılar bilir ama sivri sinekler bunu da anlamadılar, odaya girmeye ve beni emcüklemeye devam ettiler.

Eli kanlı bir heriw olmak istemezdim ama mecbur kaldım...

raid-kokulu.png

#ÇaRaid
 
:DDDDD
ALLAHIM COK GÜZELLLLLL
 
Arkadaşın kızı bitlendi çocuğun kafasına raid püskürttü.:asd:
 
Fularlı Jargon Panayırı - 1

22916a43f96.jpeg


Görgül faaliyetlere dayalı edinimselliği help ayrı tutmuşumdur forumdaşlarım. Fekat bu flickrime ıralayıcı ve karalayıcı lakırdısal vurumlar yapmaya çalışan kara kalb'li humanlar da yok değil. Ağızları vidanjör kazanı içi gibi kokan bu kılgısal humanlar, hasetist düşlere gark olmuş zavallılardır. Salt malumatı edinmekten ırak, hırtî kapışmalarla meşgal ve vizyonist zihinden mahrum bu 1reyleri azla dikkate almıyorum.

Bu güruh, sürevsizliğe sürdürüm olmuş ve usdışı yaklaşımlarla vakaları tansılaştırmayı kendilerine erinç edinmişlerdir.
 
Revanist

acibademli_revani-b3330641-3a46-4fa7-81f3-cd7690207495.jpg

Annemden revani istememle, "Zorro ya, of şimdi uğraşamam onla." cevabını aldıktan sonra şöyle bir cümül zarf ettim: "Revani! bu kadar zor mu ne yani?"

Bu Allah'tan bir reva'ni mı bana? Hayır değil. Allah bile bana revani etmiyor, Reva Muhtar'ın o aşağılık "acı var mı acı?" sorusu kulağımdan hiç gitmiyor gerçek revani bulamadıkça...

Revani konusunda haz saz çizgilerim var, pastanelerde revani deniyor, beğenmediğim zaman bunu yapan usta kim diye soruyor soruşturuyor, ustayı buluyor ve ona "Bu yaptığınız reva'ni mı?" diye soruyorum. Beğenmediğimi im'la ederek.

Rüyamda elinde 1 tepsi revani ile üzerime gelen Gulrevani yaratığı görüyorum, pencereden züreyfa boyüyle bana bakıyor, elindeki cevizli revaniyi gösterip nanik yapıyor ve gidiyor...

Revanisinasyonlar görmeye başladım.

Babam eve x tatlıcının poşediyle eve geldiğinde yakasına yapışıp "söyle bana reva'ni mı bu?" diye soruyorum heyecanla. "Hayır, Bülbül Yuvası" diyoruzabeth. Kahr'oluyorum.

Revanikarnasyona inanmıyorum. Teyzemin o güzel tok revanisinden başka bir yerde tadacağımı zannetmiyorum ama yine de güzel bir revani arıyorum fekat bulamıyorum...​
 
Geri