seni bir saat ileri almışlar beni bir saat geri..

  • Kullanıcı f5
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
Konu sahibi son olarak 9 gün önce görüldü
seni bulmakdan önce aramak isterim
seni sevmekten önce anlamak isterim
seni bir yaşam boyu bitirmek değil de,
sana hep hep yeniden başlamak isterim

ÖZDEMİR ASAF
 
Düş kurmakla geçti ömrüm. Hayatımın anlamı buydu, evet, yalnızca buydu. İç hayatımın dışındaki hiçbir şeye dönüp bakmadım. Hayatımdaki en büyük üzüntüler, düş sokağıma bakan pencereyi açıp oradaki bitip tükenmez kaynaşmayı seyrederek kendimi unutmamla eriyip gitti. Baştan beri sadece hayalci olmayı istedim. Yaşamaktan bahsedenleri yarım kulak dinledim. Olduğum yerde olmayana, asla olamadığım şeye ait oldum hep.

Pessoa
 
Umut belki de gelecek sayfadadır. Kapatma kitabı.

Cemal Süreyya
 
Hayat televizyona benzer..içine dünyaları sığdırabilirsin ama çoğu boştur yaşamaya(izlemeye) bile değmez..
 
Canını acıtırlar diye herkesten uzaklaşırsan, bu sefer herkesten uzaklaştığın için canın acır..
 
Hayatta uyuyabilmekten daha büyük zevk tanımıyorum. Uyurken hayat hükümsüz kalır, hatırasız, yansımasız bir gecedir uyku ve nihayet geçmişin de, geleceğin de olmayışıdır...

Pessoa
 
Keşke kaçabilsem. Bildiğim, bana ait olan, sevdiğim şeylerden kaçabilsem. Keşke gidebilsem burası olmayan herhangi bir yere. Bu yüzleri, bu alışkanlıkları, bu günleri görmek istemiyorum artık. Başka biri olmalı, hücrelerime sinmiş bu rol yapma saplantısının yorgunluğunu atmalıyım. Uyku huzurla değil, hayatla çöksün üstüme. deniz kenarında bir kulübe, hatta dağların sarp eteklerinde bir mağara yeter bana. Ne yazık ki istemekle olmuyor.

Pessoa
 
Kendimi bulursam kaybediyorum, inanırsam şüphe ediyorum, eğer zaten elde etmişsem sahip olmuyorum. Gezinir gibi uyuyorum, ama uyanığım. Uyurmuş gibi uyanıyorum ve kendime ait değilim. Hayat nihayetinde upuzun bir uykusuzluktur, düşündüğümüz ve yaptığımız her şey, onu bölen, ayıltıcı sıçramalardır...

Fernando Pessoa
 
"Daha çok anlat” dedim.
“Hoşuna gidiyor mu?”
“Çok. Elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.”
“Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?”
“Gider gibi yaparız."

Jose Mauro de Vasconcelos
 
Satranç hayat gibidir.Her parçanın kendi işlevi vardır.Bazıları zayıftır, bazıları ise güçlü.Bazıları oyunun başında işe yarar, bazıları sonunda.Ama kazanmak için hepsini kullanmak zorundasın.Aynen hayatta olduğu gibi satrançta da skor tutulmaz.On parçanı kaybedip yine de kazanabilirsin oyunu.

Adam Fawer
 
Yalnızca bir günah vardır, tek bir günah. O da hırsızlıktır. Onun dışındaki bütün günahlar, hırsızlığın bir çeşitlemesidir. Bir insanı öldürdüğün zaman, bir yaşamı çalmış olursun. Karısının elinden bir kocayı, çocuklarından bir babayı almış olursun. Yalan söylediğinde, birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın. Hile yaptığın, birini aldattığın zaman doğruluğu, haklılığı çalmış olursun.

Khaled Hosseini
 
Khaled Hosseini'nin cümleleri gerçekten çok vurucu.

"Sizi selden çekip kurtaran ip, ileride boynunuza dolanmış bir ilmeğe dönüşebilir." Ve Dağlar Yankılandı kitabından. Yarım kalmış bir kitap gibi gelse de bu kitap, içinde gerçekten alıntılayacak çok güzel yerleri vardı. Uğrayıp, geçeyim dedim.
 
"Aynı saatte gelmen daha iyi olur," dedi tilki.
"Örneğin sen öğleden sonra dörtte geleceksen, ben saat üçte mutlu olmaya başlarım. Mutluluğum her dakika artar. Saat dörtte artık sevinçten ve meraktan deli gibi olurum. Ne kadar mutlu olduğumu görmüş olursun. Ama herhangi bir zamanda gelirsen yüreğim saat kaçta senin için çarpacağını bilemez. İnsanın belli alışkanlıkları olmalı..."

Antoine de Saint
 
Mutlu olmak için bazı şeylere nokta koymam yeterliyken hep üç nokta koyup dahada mutsuz oluyorum..
 
Yüzümün yansısı bu.
Yapacak işim olmadığı günlerde onu seyreder dururum.
Gördüğüm bu yüzden, hiçbir şey anlamıyorum.
Başkalarının yüzleri bir anlam taşıyor.
Benimki öyle değil.
Güzel mi yoksa çirkin mi, bunu bile söyleyemem.
Çirkin galiba.
Çünkü böyle olduğunu söylediler.
Bana dokunan bu değil.
Yüzüme böyle nitelikler verilebilmesine şaşırıyorum aslında.
Bir toprak parçasına ya da bir kayaya güzel ya da çirkin demek gibi bir şey bu.

Jean Paul Sartre
 
Geri