Şehitlerle İlgili Şiir ve Mektuplar

Konu sahibi son olarak 2623 gün önce görüldü
Soran Olursa



Seni tek başına gören olursa
Dertliyim derman bulunmaz dersin
Gözünden akan yaşı gören olursa
Sevdiğim askerden gelmedi dersin

Başkasını seversin diyen olursa
Ondan başkasını sevemem dersin
Seni evlendirecekler diyen olursa
Ömrümde başkasına yar olmam dersin

Ne zaman gelecek diye soran olursa
Geldi kalbimde yaşıyor dersin
Onun aşkı yalan diyen olursa
Ettiğimiz yemin büyüktür dersin

"Askerler vurulunca değil
unutulunca ölürler."
 
şehadete gidiyorum ben anne(


Öyle Yiğitler vardır ki,
kimisi şehid olmuştur
kimi şehid olmak için
sira beklemektedir. O KOÇ YİGİTLERE İTHAF OLUNUR!!



ŞEHADETE GİDİYORUM
BEN ANNE !
Anneciğim! Senin o sıcak bağrından, o yavrum diye kucakladığın kollarından ayrılıp, soğuk sahrâlara, karlı dağlara, Allah için cihâd’a gidiyorum ben Anne. Bir daha geri dönmeye bilirim Anne, hakkını helal et Anne. Sende ki o sıcaklığı, sende ki o candanlığı birde şehâdette görüyorum Anne. Sende ki o tatlılığı şehâdet şerbetinde hissediyorum Anne. Kara sevdaya tutuldum ben Anne, aşık oldum şehâdete ben Anne. Bu ne sevda ki, gece gündüz hep onu düşlerim, onun ateşiyle yanıp tutuşurum Anne. Bende ki bu harâreti ancak şehâdetin şerbeti söndürür Anne. Anaların duâsı kabul olurmuş, o halde şehid olmam için duâ et bana Anne! İslam uğruna ölmem için duâ et bana Anne! Karşımda gelinliğini giymiş bekliyor beni şehâdet Anne. Rabbim nasib ederse bana şehâdeti, o gün benim bayramım olacaktır Anne. Hani insanlar bayram gelmeden önce temiz elbiselerini giyip beklerler ya Anne, işte bende kefenimi giydim şehâdeti bekliyorum Anne, Allah için öleceğim o günü bekliyorum ben Anne. Düşmanın kurşununa hedef olacağım günü bekliyorum Anne. Canım Annem; şehâdeti dört gözle bekliyorum, şehid olmak için can atıp duruyorum Anne. Ne olur beni anla. Hem şehidlerin seyyid-i Hazreti Hamzaya komşu olmamı istemezmisin be Anne, Resûlullah’a (S.A.V.) kavuşma mı istemezmisin be Anneciğim, yetmiş kişiye şefaat etme mi istemezmisin Annem. Ölümsüzlüğe kavuşma mı istemezmisin be Anne? O halde dua et bana Anne, benim şehid olmam için ve senin de şehid anası olabilmen için Anne. Bilirsin Anne, kaybetmeyi hiç sevmezdim. Düşmanın kurşunu yüreğime saplandığı an ilk haykıracağım şey«Kazandım» olacaktır. Neyi diye sorarsan şehâdeti be Anneciğim. O zaman hem dünyayı hemde Ahireti kazanmış olacağım Anne. Rabbimin rızasını kazanmış olacağım Anne. Cennet-i kazanmış olacağım Anne. Birde tek düşüncem sensin Anne. Eğer birgün cepheden mektup gelirde «mübârek olsun, oğlun şehid oldu» haberini alırsan sakın ha ağlama canım Anam. Hiç şehid anaları ağlar mı Anne, bilhassa tebessüm eyler. Sevin,dik tut başını, şehid anası lakâbını taşıyacaksın Anne. Hem şehidler ölmez ki Anne, onlar diridirler fakat bunu bilmezler. Asıl ölüler Cihâd’ı - şehâdeti düşünmeyenler ve istemeyenlerdir Anne. Onlar yaşayan ölülerdir Anne. Bacak bacak üstüne atıp televizyon ekranlarından Çeçenistanda ki, Filistinde ki, Keşmirde ki, Afganistanda ki, Irakta ki zulmü mü, orada şehid düşen en yakın arkadaşlarımı mı izleseydim Anne. Allah dedikleri için yahudiler tarafından kolları kırılan gençlerimi seyretseydim Anne. Din-i mübini İslam’a küfredilirken, dünyanın her tarafında müslümanlar kan ağlarken kadınlar gibi evdemi oturaydım Anne? Hayır, hayır; Bedirde en ön saflarda Allah Rasûlünün kılınç salladığını duydukca, Uhud’da mübârek dişini şehid verdiğini, yanağının yara aldığını işittikce bana evde oturmak haram değil mi Anne? Vallahi ben yorganda değil urganda ölmeyi tercih ettim Anne. Ben inanıyorum ki Anne; kâfirlerin yaşamayı sevdikleri kadar bizde ölümü sevmedikce hiç bir zaman muvaffak olamayız. İşte Anne atıldım ben meydâne, korku saldım küfrün kalbine, şehâdet isterim diye diye. Hem benim kaybedecek hiç bir şeyim yok ki Anne. Ölürsem de kazanan ben olurum,kalırsam da ben Anne. Bu dünyada tek kaybedeceğim şey senin o yavrum dediğin sözlerin, beni beslediğin ellerin, bana baktığın gözlerin, beni kucakladığın kolların olacaktır Anneciğim. Ama Rabbim nasib ederde şehid olursam, Cennet’te inşaallah beraber oluruz Anneciğim. Kevser havuzunun başında Hz. Muhammed Mustafa (Sallallahu aleyhi vesellem) efendimizin başucunda Kevserin suyunu tadarız Anne. O zaman beni doyasıya kucaklar, bana doyasıya bakar, doyasıya yavrum der ve hiç ayrılmayız canım Annem. Orada ömür bitmez Ana. Üç beş günlük dünya hayatını ebedi hayata tercih mi etseydim Anne. Şimdi söyle bana Anne! Bana duâ edeceksin emi, hakkını helâl edeceksin emi, eğer şehid olursam (inşâallah) arkamdan ağlamayacaksın emi, sakın ha üzülmeyeceksin emi, tamam mı Anne? Haydi şimdi ne olur otur seccadenin başına,benim şehâdetim için duâ eyle bana. Allah’a ısmarladık Ana. Cennet’te buluşmak üzere Allah’a emanet ol Ana …. Biricik Oğlun…..

 
şehide sesleniş


Aylardır uyku nedir bilmez bu gözler oğul,
Bir günlükmüş , meğer söylenen sözler,
Bir günlükmüş, ardından toplanan kalabalık,
Bir namazlıkmış meğer saltanatın…

Şükür ki şehitsin, şükür ki cennettesin…
Tesellim bu oğul, bulutların üstündesin…

Aylardır konuşmaz olmuş, susmuş bu dil oğul,
Nice ana kuzusu şehit oldu, senden sonra,
Nice yürekler yandı, nice ocaklar,
Yine yanan yalnız biz olduk oğul,
Bizse unutulduk…

Şükür ki şehitsin, şükür ki cennettesin…
Tesellim bu oğul, bulutların üstündesin…

Oğuz Kaçtan / İzmir
 
Şehidimin kanı yerde kaLmasıN



Seksendört yılında Siirt ilinde
İlk pusuyu kurdular Eruh yolunda
Mehmedim’in türküsü alem dilinde
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın

Okullar camiler yanmış yıkılmış
Üç günlük bebeğe kurşun sıkılmış
Analar hep yasta boynu bükülmüş
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın

Yakılan köyleri anlatır biri
Dili dolaşıyor benzi sapsarı
Gidenler bir daha dönmüyor geri
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın

Suriye Bekaa dolaşıp durdun
Çoluğu çocuğu ölüme sürdün
Birinci dersini Kenya’da gördün
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın

Gözün aydın olsun yurda hoş geldin
Onbeş yıl bekledik niye geç kaldın
Sürdüğün saltanat bitmezmi sandın
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın

Fırsat verilirse hizmet edecek
Çoban olup dağda davar güdecek
Bir yolunu bulsa Şam’a gidecek
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın

Bu rezil yüzünden ne canlar yandı
Otuzbin can gitti ocaklar söndü
Annem de Türk dedi Kıble’ye döndü
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın

Suriye İran Irak destek olmasın
Avrupa bu işe köstek olmasın
Gerek yok gözlemci filan gelmesin
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın

Pişmanlık yasası çıksın ne demek
Bunun Türkçesi katile af demek
Abesle iştigal resmen halt yemek
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın

Yetim yavruların yükselen sesi
Hakim bey savcı bey dinleyin bizi
Kırılsın o kalem yazmasın yazı
Asın bu katili nefes almasın,
Şehidimin kanı yerde kalmasın

Ağlayan sızlayan analar gördüm
Düşündüm taşındım kararı verdim
İlmeği yağladım urganı gerdim
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın

Şehit Hüseyin’in oğlu büyümüş
Mahkemede bir bak yiğit ne imiş
Biz kararı verdik yok artık dönüş
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın

Yerin yurdun belli rahat olsunlar
Adresin İmralı böyle bilsinler
Dağdaki itlerin gelip alsınlar
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın

Avukatlar gelip gelip gitsinler
İmralı havası alıp gitsinler
Savunmana delil bulup gitsinler
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın

Yetmiş avukata ne gerek vardı
Dangalos Dallama gelse yeterdi
Üçü bir arada olup biterdi
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın

Şehidin geride oğlu kızı var
Yanmış yüreklerde dinmez sızı var
Bir bilsen kellende kimin gözü var
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın

Şehitlikte açık görüş olmuyor
Feribotla bacı kardeş gelmiyor
Olanları aklım fikrim almıyor
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın


Cümle şehitlerin adı sorulsun
Kıssadan hisse hesap görülsün
Fazla uzatmayın kalem kırılsın
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın
 
Şehidin Buldukları



Karşımda herc-ü merc yığınlar
Nelere gebe bilinmez yarınlar

Bugün şen şakrak yarın üzüntülü
Rahmet bu gaybın üstü örtülü

Dün dağlarda eşkıya peşinde
Bugün kalmamış eser neşesinde

Binmiş dört inanmışın omzuna
Cevap veriyor meleklerin sorusuna

Sorular ne olursa olsun korkmuyor
Meleklerin yerine geçmiş o soruyor.

Siz Münker-Nekir ben ölmedim ki
Ölüm denilen şey nedir ki sanki

Her şeyi görmek görünmemekse
Bin defa ölürüm Allah ömür verse


Yusuf İNAN
5 NİSAN 1994
 
Şehİt Asker



Albayrağa sarılı tabutun önünde
Durmuştu bir imam kıblemizin yönünde
Saf saf oldu insanlar hocanın arkasında
Şehidin resmi vardı herkesin yakasında

Büyük bir boy resimle kortejin önlerinde
Özenle taşınıyor asker ellerinde
Gençliğin baharında henüz yirmi yaşında
Mavi bir bere vardı o tertemiz başında

Tüm cemaat ağlıyordu yaşları sel gibiydi
Esen meltem rüzgarı kara bir yel gibiydi
Seni uğurlarken içimiz yasla doldu
Tüm analar babalar ak saçlarını yoldu

Omuzlarda yükseldin göklere erdi başın
Olmasa da dünyada bir tek taşın
Öteki yaşamında makamın cennet oldu
Sen gidince yurdumun tüm çiçekleri soldu

Benim şehit askerim sen ölmedin asla
Vatanın dağlarına ismin yazıldı kanla
Sana silah çeken el kırılacaktır bir gün
Bu dünyadan edilecektir sürgün

Bunu asla unutma ey kahraman şehit
Her şeyi bilen Tanrı bize olsun ki şahit
Seni toprağa değil yüreğimize gömdük
Yanıyor çiğerimiz sanki ateşe döndük

Celaleddin Alıcı
Emekli Kıdemli Albay
30.04.2006
 
Şehit Asker Ağıdı...



Canım yandı telefonum çalarken
Anlamıştım, komutanım ağlarken.
Yaz sonunda tezkereni beklerken,
Getirdin ömrümün kışını oğul.

Yavrum sana yanmayan can kalmadı,
Ağlamayan hiçbir insan kalmadı.
Dizimde fer, damarımda kan kalmadı
Kuruttun gözümün yaşını oğul.

Kundaklar beledim, beşikler kurdum,
Yirmi yıl seninle avundum durdum.
Yuvamdan uçurdum, yuvanı kurdum,
Ya kime bıraktın eşini oğul?

Takdir-i ilahi böyle dediler,
Taze çiçeğimi erken derdiler,
Çınar teslim ettim tabut verdiler,
Koydular önüme na'şını oğul...
 
Şehİt Babasına



Yiğit Babam karalar bağlama sakın,
Sakın çevrene yaşlı gözlerle bakmayasın...
Güçlü olmalısın sen hiç olmadığın kadar,
Sen gururlu bir Şehit Babasısın...
Ben iyiyim, ferahtayım üzülme,
Titremesin hiç o güçlü sesin...
Sitem etme sakın kadere,
Bayrağıma artık gururla bakmalısın...
Güzel bir uyku baba benimkisi,
Tıpkı beşikteyken hayran hayran baktıgın gibi,
Sarı lacivert şapka koyardında başucuma,
Yine Sarı Lacivert şapkam var başımda...
Çok rahat bir uykudayım şimdi...
Çok şanslıyım ben baba..

Hep yanındayım aslında,
Ay- Yıldızdır artık benim yüzüm...
Görmek istersen beni baba,
Bak bu güzel vatana...
Güzel ülkemin topragıdır tenim,
Okşa baba toprağını gururla...
Ve ormanıdır benim saçım,
İyi bak onlara...
Dağları gibi heybetli işte göğsüm,
Kanatlarım hala güçlü kartalları kadar...
Kanım hala asil akar sularında,
Ve hiç olmadığım kadar yakınım sana.
Baba görmek istersen eğer beni;
Diyar diyar gez şehirlerimi.
Ve bak o masmavi göklerine,ne güzel;
Görmek istersen gözlerimi...
İşte aslan oğlun, dimdik karşımdasın,
İşte gururla hala ayaktasın,
Anla yiğit babam anla,
Sen artık bu vatanının babasısın! ..

İlker ÜNLÜ
Hv.Plt.Tğm
22 Şubat 2005
 
şehit eşin mektubu


ŞEHİT POLİS

ADI VE SOYADI : Osman Çınar
Doğum Yeri : Beyşehir 24/07/1958
Şehit Olduğu yer : Bingöl- 28.07.1991
Defin yeri : Beyşehir-KONYA
Olayın Açıklaması : PKK terör örgütünün yol kesme eylemi sırasında kaçırılarak şehit edilmiştir.

Eşi …………. ÇINAR’ ın Mektubu


1980 Yılında eşim polis olmuştu. İlk görevine Yozgat’ ın Yerköy İlçesinde başladı. Yerköy’ de 8 yıl görev yaptı. 1988 yılında tayinimiz Van’ a çıktı. Van’ da 3 yıl görev yaptıktan sonra 6. ayın 11. inde 1991’ de Konya İlinin, Beyşehir İlçesine izine gelmiştik. 40 gün iznimizi kullandıktan sonra izin dönüşü, Bingöl- Solhan Karayolunda PKK terör örgütü yolumuzu keserek kendimize ait arabadan beyimi indirdiler. O anda bir çok araba durdurmuşlar, biz o olayın üstüne vardık. Beyim arabadan inerken bana siz arabadan inmeyin dedi. Bende iki kızımla arabanın içinde 2 saat bekledim. Daha sonra eşim sağındaki ve solundaki teröristler ile yanıma gelip 1- 2 dakika sonra “ ÇOCUKLARIMA İYİ BAK İYİ SAHİP OL” dedi. Eşimin bu son sözü buydu. O anda beyimle aramızda 15-20 metre vardı. Teröristler bana çabuk in arabadan dediler. Bende sadece el çantamı alıp, 2 çocuğumla arabadan indikten sonra arabamızı yaktılar. Beyimi şehit ettiler. O kalabalığın içinde bir polis ailesi daha varmış. Bizi o polis kardeşimiz, Solhan polis karakoluna kaçırdı. Orada 50-60 tane terörist vardı. O polis kardeşimizde o pislikleri, işçiyim diye kandırmış.

Beyimin cenazesini Bingöl Hastanesine götürdüler. O zaman ben 3 aylık hamileydim. O korkuyla, o ızdırapla birlikte rahatsızlandım. Beni polisler sağlık ocağına götürdüler. Doktorlar bebeğimi kaybetme tehlikesi olduğunu söylediler. Bana orada bir iğne yaptılar.
Daha sonra Malatya devlet hastanesine kadar cenazeyle birlikte geldik. Cenaze arabası
Hastanenin önünde beklerken, bende hastanede kürtaj oldum. Ben o anda 1 şehit değil, 2 şehit verdim. Ben apo’ nun etini değil kemiklerini dahi kül edeceğim. Bir de o haini elime geçirebilsem, o çocuk katili apoya doktor hekim götürmemenizi rica ediyorum. Benim 8 yıldır çektiğimi Allah ile ben biliyorum. Ben 8 yıldır sinir hastası oldum. Apo ya işkence çektirerek
Öldürmenizi rica ediyorum.
 
Şehit Hasan Burunsuz....


ADI VE SOYADI : HASAN BURUNSUZ
BABA ADI : MUSTAFA
D.YERİ : ELAZIĞ



Çıkılan operasyonlar da askerlerimiz susuz, aç ve bir şişe şaşal suyla bir hafta geçirdiği günler olmuştur. Bunun en büyük örneğini Hasan Burunsuz Gölgelibeş üst bölgesinde şiddetli yağan yağmurda radyodan dinlediği;

“Eğer ölürsem buralarda
Eğer benim için ağlayan biri varsa baş ucumda
Eğer ölürsem buralarda
Vasiyetimdir beni götürsünler doğduğum topraklara
Beni köyümün yağmurlarında yıkasınlar
Baş ucumda biten yediverenleri ah aşıklar koklasınlar……”

Türküsünü dinledikten sonra arkadaşına dönerek. “ Devre, beni köyümün yağmurlarında yıkamasınlar. Beni şaşal suyuyla yıkasınlar” dedi ve o akşam şehit oldu.
 
Şehit İlyas Acar'dan mektup


ADI VE SOYADI : İLYAS ACAR
D.YERİ-TARİHİ : ANTALYA-1976
ŞEHİT OLDUĞU YER : Van/ Gürpınar yalınca J.KRk. 1997
Olayın açıklaması : Teröristlerle çatışma


ARKADAŞA MEKTUP

Ey benim değerli, sağlam ciğerli, bazen kederli, halden, her türlü dilden anlayan, yüz altın değerinde, bir çanak bal lezzetinde 9. amerikan çikleti, canlar parçası, yürek yarası, gönül karası, havuç ortası, genç arkadaşlar hası, kral arkadaşım. (…………………)

Kalbimin derin köşesinden, gülyağı şişesinden, her günkü neşesinden sevgilerimle saygılarımı, sevgilerimle selam eder, odun gibi ellerinden sıkarım.

Gelelim halden hatırdan birkaç sıra satırdan yazması benden, okuması senden, dinlemesi yanındaki arkadaşlarından.

Kral arkadaşım nasılsın, iyimisin, iyi olmanı seni beni uzaktaki dümeni, gemideki yelkeni, gizli hasretlik çekeni, buralarda ve oralarda olup biteni, tarladaki karpuzu, gökteki ay yıldızı, sofradaki tuzu yaradan Cenabı Allah’tan dilerim.

Sende beni soracak olursan buralarda hasta kaldım ve doktora çıktım, doktor reçete yazdı bulamadım. Sana rica ediyorum.

12 Eşek arısı, bir çuval üzüm kurusu, iki çuval mısır sarısı, 50 gram yaprak, 70 lil konyak, bir de elma gibi yanaklarından, kiraz gibi dudakları , 18 yaşında gül gibi bir kız. Bu dediklerimi incirin çekirdeğine koy bana yaz gönder.

Mani yazar coşarım, insan gibi yaşarım, mektup karşı olmazsa be seni boşarım. Haydi mektubum uğurlar olsun, dağlar kadar yolun olsun. Bana selam vermeyenin iki gözü kör olsun.

Sevgiler Selamlar

Burası ne cennet nede harikalar diyarıdır.
Burası insanların susup, silahların konuştuğu yerdir.
Kuşların yerine, mermilerin uçtuğu çiçeklerin yerine
Barutun koktuğu, kurtların bile yuva yapmaya korktuğu
Akreple yılanın yan yana yattığı, ırmak yerine kanların
Aktığı insanların yaşamak için öldürmek zorunda kaldığı
Zalim Gürpınar dağlarıdır.

J.KD.ONB.
İLYAS ACAR
 
şehit isimsiz kahraman

"Huzura,
Ben, vatan ve millet uğrunda bana düşen vazifeyi ifa ettim. Artık gerisini size terk ediyorum. Ben cümlenize hakkımı helâl ettim. Tabiidir ki, siz de helâl edersiniz.Hemşiremin, Ziya'nın kemali hasretle gözlerinden öperim.
Muhterem amcamın ellerinden öperek dualarını her zaman beklerim. Çoluk çocuğumu evvel Cenab-ı Hakka sonra da vatana, millete ve sizlere emanet ederim. Sevgili valideme, çocuklarıma güzel bakınız. Arzularına himmet ediniz. Maaşlarının tahsisi için icap eden muamele ifası bakımından arkadaşlardan alayımızın tabur katibi ki, ayni zamanda alay katibi bulunan Hasan efendiye yazdım. Bulunduğum fırkanın kumandanı Miralay Remzi Bey'dir. Alay Kumandanı Binbaşı Halil Bey'dir. Bu isimler size lâzım olursa kendileri ile muhabere edersiniz. Binbaşımız Şevki Bey de benim gibi tehlikede bulunduğu için sağ kalırsa ona da müracaat edersiniz. Kolordu Kumandanımız malûm olduğu üzere Esat Paşa hazretleridir.
Havva Hanım hakkında lâzım gelen muamele için kâtip efendiye yazdım. Sana çok rica ederim, efradı ailemi ve validemi hiçbir vakit üzme, daima rıfk ile muamele et. Bana acımasınlar. Ben mukaddes vatan vazifem uğrunda terki can ettim, bahtiyarım. Cenabı Hak sizleri de bahtiyar eylesin. Baki cümlemizi Cenabı Hakka emanet ederim, sevgili kardeşim."
Mektubun altında imza yok. İsimsiz bir şehit. Allah makamını Cennet etsin. Şimdi bu isimsiz şehidi, şehit olmazdan önce yazdığını nasıl anlatabileceksiniz? Onu hangi cümlelerle tahlil edeceksiniz? O, Büyük bir Ahlâk Abidesidir der, noktayı koyarsınız.
Hülasa, Çanakkale topraklan bugün birçok devletin abidesini taşır. Bunların en heybetlisi Mustafa Kemal'in dediği gibi "Bu toprakları Türk sınırları içinde bırakmakla, Mehmetçiğin kendi diktiği anıttır
 
***Şehit Mektubu***
Dokuz ay karnında taşıdın Ana,Baba olan anlar
Bir çikolata,bir silgi için yapılmadımı fedakarlıklar
İlk tekme atışımda nasıl heyecanlanmıştın Anne
Doğdum gülücüklerle,mazhar oldum sevginize
Okudum,büyüdüm,koca adam oldum
Nişanlandım,sevdiceğim aşık olduğum
Önümde kocaman duvardı Askerlik
Çekilecekti çaresiz hasretlik
Heyecanlıydım,gurur doluydum
Bekle seni korumaya geliyorum canım yurdum
Olduk memleketimin Şanlı Askeri
Gözlerimizin ışıltıları aydınlatıyordu mahşeri
Derken görevde,***** kurşun buldu beni
Bütün hayatım,gülücükleriniz film şeridi
Sardılar bedenime kefeni
Battı sinem’e kardeş dikeni
Dedelerim Şehit oldu yurdum uğruna
Savaş yok,memleketim değil işgal altında
Peki ben neden Şehit oldum ana

Bu şiir Tüm Şehitlerimize İthaf edilmiştir,Allah Rahmet Eylesin

Kubilay Enginol
 
Şehit Mektubu
Oğlun Şehit... çatma kaşını Anne,
Metin olda dik tut başını Anne,
Gel; öp... kokla... mezar taşımı Anne,
Akıtma gözünden yaşını Anne!

Olsada bu dünyada gönlün ezik,
Eğilme kimseye tut başını dik!
Bu duygular bize tanıdık bildik,
Akıtma gözünden yaşını Anne!

Ölüm vaktin gelsin kavuşacağız,
Albayrak altında buluşacağız...
Mahşerde birleşip sarılacağız,
Akıtma gözünden yaşını Anne!

Bitmedi soysuzlar ona yanarım,
Dökülen bunca masum kana, yanarım.
Öldüğüme değil sana yanarım,
Akıtma gözünden yaşını Anne!

Bizler bedeni olmayan diriyiz!
Şanlı Peygamberin Askerleriyiz,
Kanımızla vatanın vergileriyiz,
Akıtma gözünden yaşını Anne!

Ya devlet başa ya kuzgun leşe!
Vermeyiz kimseye vatanı beleşe...
Hele hele üç beş soysuz gebeşe,
Akıtma gözünden yaşını Anne!

Siyasiler çıkar adlı oyunda,
Oyunlar oynandı hep bizim kanda!
Babam, gardaşlarım, yarim bir yanda,
Akıtma gözünden yaşını Anne!

Oyunlar oynanıyor kanımızda,
Feryatlar kopar yürek kapımızda,
Cenazede olurlar yanımızda,
Akıtma gözünden yaşını Anne!

Sen Şehit Anasısın gurur duy Anne,
Bugün bizim için hem şölen hem toy Anne,
Türk: tarihe yön veren o asil soy Anne,
Akıtma gözünden yaşını Anne!

Samih Hacıarifoğlu
 
Şehit Olursam Ağlama Anne




Düşümde gördüm
beni bir sokakta köşeye kıstırıp vurdular anne
gerçekten birgün nasip olurda şehit olursam
ağlama anne
polis, zaten milleti için nefer
kanı aksada vatanındır zafer
hani bu yolda kör kurşunla eğer
şehit olursam
ağlama anne
bin canım olsada fedadır yurda
yedirmem ülkemi köpeğe kurda
vatan kalesinde yüksek bir surda
şehit olursam ağlama anne
cenazemi omuzlar üstünde taşırlar
sokağımıza belki de ismimi yazarlar
babama bir şilt yada madalya takarlar
şehit olursam ağlama anne
benim ömrümden kutsaldır vatan
boşuna ölmedi ya şu şehit yatan
bir nifak uğruna vatanı satan
benide şehit ederse ağlama anne
düşmesin gökteki bu yıldız bu hilal
silinmesin bayrağımdaki bu beyaz bu al
ne olur sende et hakkını helal
şehit olursam ağlama anne
ağlama anne
ağlama anne​
 
şehit vasiyeti



Gene hangi dua’yı okudun anne,
Vurulduğum yerde güneş açtı
Yine mi ağlıyorsun anne,
Cennetime yağmur yağdı

Üzülme anne ağlama, sırtımdan yedim kurşunu kalbimden değil.
Öylece duruyor hayallerim, vatanım şerefsizlere yar değil.

İzin günümde be anam.
Yârime mektup yazdım o gün.
Kınalı ellerinin kokusunu özledim demiş,
Bir kalp çizip içine de şafağımı yazmıştım.

Birliğe döndüğümde erkenden yatmış,
Gece beni bir üç nöbetine uyandırmaya gelen çavuşla
Rüyamda seni gördüğüm ve beni uyandırdığı için tartışmıştım.

Sıkı giyin oğlum, hasta olma sakın ve paran varmı diye soruyordun
Bende her zamanki gibi var anne diyordum, var.
Hiç olmadı be anam, hiç olmadı
Nasıl isterdim, ardımda bir yar birde ana bırakmıştım.

Sağ olsun tertibim cemil memleketinden tütün getirmiş, sigarasız kalmıyorduk.

O gece birlikte gittik nöbete.
Yolda bana "Sanki bu gece bir şeyler olacak" der gibi bakıyordu
Ama yiğitti söylemiyordu.
Nöbeti devraldığımızda garip bir sızı çöktü benimde içime.
Sanki terli terli su içiyor, seni üzüyordum be anam, öyle bir şeydi işte.

Nasıl oldu anlamadım!
Cemil " yere yat " dediğinde çoktan yerde bulmuştum kendimi.
Anlamadım vurulduğumu, sıcacık bir şey hissettim sırtımda
Terliyordum, sanki yaz gelmiş öğlen sıcağı çökmüştü tepeme.

Dudaklarım kurudu birden
Cemil " dayan " diyordu, ama ağlıyordu
Gözyaşları yüzüme damladığında verdim son nefesimi.

İşte o an sana ilk ihanetimi ettim anne.
Önce atalarım, sonra yârim canlandı birden gözümde.
Hoş gör be anam, kızma. Bende baba olacaktım
Daha adını bile koymamıştık oğlumuzun, iki ay vardı doğmasına.

Bilmiyorum duyuyor musunuz sesimizi
Korkmayın, ağlamayın, gurur duyun.
Vasiyetimizdir.


Öyle evlatlar yetiştirin ki, adları Mehmet, soyadları Şehit olsun.
 
şehite yazılan şiir yürek dağladı


Şehite yazılan şiir yürek dağladı

Elazığ'da şehit düşen Yarbay Alim Yılmaz'ın babası oğlu için 2 yılda 220 şiir yazdı. Şehit oğula yazılan şiirler yürek dağladı.


Elazığ'da teröristlerin yola döşediği mayının patlaması sonucu şehit olan İl Jandarma Komutan Yardımcısı ve Asayiş Şube Müdürü Yarbay Alim Yılmaz'ın babası, şehit oğlu için 2 yılda 220 şiir yazdı.

Elazığ'da şehit olan Yarbay Alim Yılmaz'ın babası ve Muğla Şehit Aileleri Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı olan Mehmet Yılmaz, oğlunun 8 Nisan 2006'da Elazığ'ın Arıcak ilçesi Erimli beldesi yakınlarında teröristlerce yola döşenen mayının patlaması sonucu şehit olduğunu söyledi.

Kendisinin de emekli bir asker olduğunu anlatan Yılmaz, ''Oğlum ise artık şehit bir asker. Torunlarımdan Doğukan, babası için iki yıl önce Ankara'da düzenlenen cenaze törenine, bir asker oğluna yakışır şekilde elinde Türk Bayrağıyla katıldı. Beş torunum var. Beşi de bu vatana feda olsun'' diye konuştu.

Yazdığı şiirleri Muğla Valiliği'nin kitap haline getirmesi halinde, kitabın satışından elde edilecek olan geliri Şehit Alim Yılmaz'ın çocukları olan Doğukan ve Batıkan'ın eğitimi için harcayacağını belirten Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:

''Muğla Şehit Aileleri Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı olarak görev yapıyorum. Toplumumuz, şehit ailelerine daha fazla sahip çıkmalı. Toplum olarak şehit ailelerinin yaşadığı acılara, sıkıntılara ortak olunmalı. TBMM'de görev yapan milletvekilleri terörün ortadan kaldırılması için birlikte hareket etmeli.''

Yılmaz'ın kitaba adını vermeyi düşündüğü ''Benim biricik yiğidim ve şehidim'' isimli şiiri şöyle:

Akşam olunca evimize çekiliyor perde
Uykularım kaçıyor bu uzun gecelerde
Kalbim dayanmıyor düştüm çaresiz derde
Bayramda herkes geldi, hani benim oğlum nerede
Benim biricik yiğidim ve şehidim

Evimizin köşesinde hep seni ararım
Eller güler oynarken ben hep kan ağlarım
Şu fani dünyada sana hep ben yanarım
Her gün bahçemdeki güller gibi sararıp solarım
Benim biricik yiğidim ve şehidim

Karlı dağlardan sular şırıl şırıl akarken
Kareli gömleğimin yakasına resmini takarken
Sarılmış kefeninde mis gibi kokarken
Musalla taşında tabutuna üzgün üzgün bakarken
Benim biricik yiğidim ve şehidim

Top arabasında giderken hep sana baktım
Yenilmez duygu ve acılarımı içime attım
Feleğin attığı sillenin acısını sende tattım
Yazmış olduğum şiirlerde hep seni anlattım
Benim biricik yiğidim ve şehidim
 
Şehitler Çiçeğe Durmuş

Bu nasıl duygu ki, bütün duygulardan gür,
Arınmış benliğim, yer çekiminden özgür!
Uhrevi ezgiler içinde eriyorum;
Bir tüy gibi hafif, kendimden geçiyorum.
Bir huşu mudur bu? Huşunun da ötesi;
Yükseliyor ruhumda sessizliğin sesi.
Bir şahlanış mı, bir hüzün mu, tanımı zor,
Donan gözyaşlarım yüreğime akıyor.
Burası Conkbayır, Anafarta, Sulva mı?
Şura Kabatepe, Arıburnu Tuzla mı?
Vatan tanımının yapıldığı yerleri,
Galip ve mağlupların şanlı askerleri;
Zafer ve yenilgiye destan sunuyorlar,
Şimdi birbiriyle barışık uyuyorlar.
Bu rüya değil ki sığmasın bir tabire,
Düşündüm; boşu boşuna Anıtkabir’e,
Toprak taşımışlar yurdun dört bir yanından,
Bir parça bulunsun diye can ve kanından!
Gördüm, inandım ve kokladım doyasıya,
Vatan niyetiyle yüce Kurtarıcı’ya.
Oysa yeterdi buradan bir avuç toprak;
Atamız’a olsun diye ebedi yatak!
Şehitler çiçeğe durmuş Gelibolu’da;
Burcu burcu kokar bütün Anadolu’da.


Ahmet Özdemir
 
Şehitler Ölmez Ana



Ne mutlu,ne mutlu sana...
Oğlun şehit olmuş gözleri yaşlı ana
Ağlama artık bırak allah aşkına
Toprak dardır,gök dardır şehit olup yatana...

Mehmed'in al kanıyla çağ kapandı çağ açtı
Elde kılıç,yay,kalkan kale aştı dağ aştı
Hilal'in zaferinden kuduran haçlı şaştı
Peki ana halen neden bağrın yanık gözün yaşlı?

Ana senin oğlundu düşmana göğüs geren
O kanlı gecelerde yıldızı yere seren
Bu şanlı Millet'in Bayrağına renk veren
Sıradan biri değil kahraman ALPEREN...

Belki yıllar öncesine daldırdın gözlerini
Hatırladın kundakta ağlayan bebeğini
İşte o bebek şimdi çigneyerek bendini
Bu Vatan,Millet'e feda etti kendini...

Sevin ana,sevin!O kutlu oğul senin
Bu Mehmed'ler oldukça korkusu yok kimsenin
Şehit Bahçelerinde açılan güller senin
Ve Cennete giden ipekten yollar senin...

Ulu dağlar yol verin bu cengaver yiğide
Yere göğe sığmayan demir gibi yüreğe
Sarılmış Bayrağa sanki gidiyor düğüne
Vakur bir tebessümle...TÜRK ASKERİ GELİYOR!!!


Bugün Türk Bayrağını Yakarak Vatanıma Göz Dikerek Mehmetçiğe Ateş Ederek Mutlu Olacaklarını Sana Gafillere, Teröristlere Ve Nankörlere Sadece 3 Kelimelik Bir Mesajım Var ...

Unutmam ...
Unutturmam ...
Affetmem ...
 
Şehİtler Ölmez

Çoğaldı ölüme sevda çekenler
Bahçesine ilahi aşk ekenler
Zevkle şehadet şerbeti
yürek yiğitleri dönmezler ki geri...


Bu dava hak davadır
Bunu bilelim Sumeyye'lerin Musab'ların izlerinden gidelim
Dualarımızın başına hep onu koyalm
Aşktır, sevdadır, bir tutkudur ŞEHADET
.
Şeytandan nefsini satın almaktır
Düşün bir cennette ebedi kalmaktır
Zalimin elinden bilki gül koklamaktır
Ölürken tebessümle gülmektir ŞEHADET
.
Gece gündüz hep aşkıyla yanmaktır
Ölürken cenneti garantiye almaktır
Bedenini kanla, taprakla yıkamaktır
Dünyayı gözlerden silmektir ŞEHADET
.
Ayakların titrememeli şehadete giderken
Senalar yagıyor sana peygamberinden
Karsılıgı cennetin en guzel yerinden Canını Allah'a satmaktır ŞEHADET.
Kıyam eder karşısında dağlar, taşlar
Şerefle gider ölüme egilmez başlar
Şehidin arkasından dokülmez yaşlar
Ağlamasin analar ayrılık degil vuslattır ŞEHADET​


21b8di.jpg


 
Geri