Birkaç tane birayla "feleğim kaydı, bak şimdi çok rahat hareket edebilirim" diyen cinsinden hep korkarım. Kadınlar bizlere göre daha fazla toplumsal kurallarla çevrililer. İçki içtiklerinde öz denetimleri su almaya başlıyor ve kendilerinden geçiyorlar. Onca baskı sonrası gelen bu küçük ara/dinlenme evresi de patlamalarına neden oluyor.
Bir anımı anlatayım mesela. Lisedeyken sabahın köründe çat kapı gelen sınıf arkadaşımla okulu asmış, evde birkaç bira içmiştik. Sonra serseri mayın gibi okula gittik. O dönem çok sevdiğim iki hatun arkadaş vardı. O gün alt devrelerden bir kızı fena benzetmişler. Müdür yardımcısı fellik fellik bunları arıyor okulda. Ortadan kaybolmamız lazım falan dediler. Benim ev de okulun hemen ilerisinde olduğu için "ne yapalım, ne edelim" diyerek geldik eve.
Votka, bira falan almıştık ekstra. O iki arkadaş da içmeye başladı. Başta bir şey yok gibiydi. Sonra biri bi ağlamaya başladı. Ama yok böyle ağlama. Sevgilisini arayıp, hakaretleşmeler. "Biz de şuradayız, içiyoruz" diye nispet yapmalar. Diğerinin de zaten hiperaktif bi yapısı vardı. Evin altını üstünü getirdi. Odamın kapısını falan kırdı. O akşam valideyle papaz oldum. Bizi tanıyan iyi aile çocuğu imajımıza güvenen hatunların manitaları da sonraki haftalarda okulda yakamıza yapıştı. Bir ton sıkıntı, rezillik. Uslu uslu içmedikleri, içemedikleri için oldu hep.