Samimiyet ve laubalilik arasındaki ince çizgi

Konu sahibi son olarak 2998 gün önce görüldü
Gizli ozne hanimi nasil bilmezsin sadoş.s sjkd.
 
Kurulan cümle ve tavırlara bakınca çok net görülse de çoğu kişi sınırlarını bilmiyor.
 
Bu iki kelimenin birbiriyle aynı olduğunu zanneden insanlar biliyorum..
 
İnce bir çizgi değil de bayağı bir kalın çizgi var aslında. Mesela açık sözlülüğün dobralık olarak sunulduğu günümüzde aslında bu kavramın patavatsızlık, kabalık ve zorbalıkla karıştığını fark ediyorum, bu değerli de değil. Aynı şey samimiyet sözcüğünde de geçerli. O kavramda gizli olan tavırda. Afşin Kum’un dediği gibi “Sözcüklerin doğru kullanılmasını isterim, anlamları çarpıtıldığında kızarım (cidden).”
 
Esasinda bu kavramlar arasinda ince bir cizgi yoktur. Bir insanin samimi veya laubali oldugunu her halukarda anlayabilirsiniz.
Samimi bir insan saygisindan asla odun vermez ve davranislarinin icten oldugunu hissedersiniz. Laubali insanda ise tam tersi bir durum soz konusudur. Davranislari sinir bozucu olmakla beraber kendisi de patavatsiz ve saygisizdir. Eger ince bir cizgiden soz edilecekse , bir takim davranislarin zaman zaman ayırt edilemeyecek kadar yakin olmasini beklememiz gerekiyor.

Yukaridaki tespit saganagindan sonra net bir sekilde ifade etmek gerkir ki , laubali insanlari sevenler yine laubali insanlardir. Kendisine ve cevresine saygisi olan insanlarin bir durusu vardir ve bu durustan taviz vermeyerek laubali insanlarin kendilerine yaklasmasina da firsat vermezler.
Dolayisiyla laubali bir insanin dostu gene kendisi gibi laubali bir insandir.
Sarhoştum sanırım.
 
Geri