Şahit olduğumuz olaylara duyarsız mı kalmalıyız yoksa müdahale edilmeli mi?

  • Kullanıcı Dem
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Genel Tartışma
Konu sahibi son olarak 35 gün önce görüldü
Kitapella nick vermemişsin ama yakın zamanda olan bir olayı atayım, keşke senin akrabaların orada olsaydı.

38uxXgl1zBw
İstisnalar kaideyi bozmaz bence. Her polis böyledir demek zulümden başka bir şey değil.
 
Run bu ülkenin polisini de hiçbir şeyini de beğenmiyorsun madem başka ülkelere gitsen de biz de en azından bu beğenmezüklerin birinden bari kurtulmuş olsak :))
 
Üzerinde silah ile dolaşan biri iyi niyetli olamaz. Bu bir çakıysa makul, ama bıçaksa, o zaman düşünmek gerek "neden"?
Bir insan ormanda yaşamıyorsa, silah veya bıçak neden taşır? Ben Kadir'in suçsuz olduğuna inanmıyorum. Birini öldürmek yada güç kullanmak için fırsat yada bahane arayan bir "Ramo" özentisiymiş, benim gözümde.


Şahsen bir silaha sahip değilim. Çünkü kendimi bilen biriyim ve başıma kesin dert alırdım.


İnsanlar bazen pasif bir dönem yaşayabiliyorlar ve dış dünyada olanların ciddiyetini değerlendiremiyorlar ve bu nedenle kararsız olabilirler. Bazen de fazla tepkili oldukları dönemler olabiliyor. Kadir de böyle bir dönem yaşamış ve şimdi bunun cesasını çekecek.
 
Run bu ülkenin polisini de hiçbir şeyini de beğenmiyorsun madem başka ülkelere gitsen de biz de en azından bu beğenmezüklerin birinden bari kurtulmuş olsak :))

Bu ülkenin her şeyi çok güzel, sadece senin gibi zihniyeti olan insanları beğenmiyorum tatlım.
Ayrıca yaşamım boyunca ülkeye güzel hizmetler ettim, etmeye de devam ediyorum. Beğenmiyor olduğum bir durum olunca da vatandaş olarak tepkimi koyuyorum şeker. :86:
 
Kanımca böyle bir olayda Aslolan cinayet suçlaması olacaktır. Bir arkadaşımızın dediği gibi eğer böyle bir durumda vicdanı esaslarla yaklaşırım. Ceza almama gibi bir durumu Emsal teşkil edeceği için kesinlikle olamaz. Üzülmemek elde değil Ama yapacak bir şey yok. Hafifletici sebepler olarak değerlendirme yapılır. Ama bunun sonucu ne olursa olsun. Bir insan öldürüldüğü için üzülerek söylesemde maalesef cinayet suçlaması ile yargılanacaktır.
 
Herkes kendi adaletini dağıtacaksa devlet neden vardır. “Kadir dersaneden çıkmış evine gidiyordu” güzellemesi bu cinayeti temize çıkarmaz. Dersaneye giden birinin cebinde bıçağın me işi vardır. Bu demek değildir ki, gördüğümüz olaylara karışmayalım. Elbette ki müdahil olacağız. İki tokat sen atarsın, iki tokat sen yersin olur biter.
 
Insanimiz inandigi dinin kitabını okuyup ogrenirse ve ona göre yasarsa, sonuclari cennet olur.
 
Kadir kardesimiz inşallah cikacak, geberip giden davarin 19 suctan sabikasi bulundugunu bilmeden sallamaya gerek yok.

Benim basimada geldi bizzat, ayirmaya calisirken hatta kadin elindeki siseyle adamin kafasini dagitti, belkide olse ustume kalacakti bu demek degildir ki imdat diyeni gormezden gelip gideyim.
 
  • Beğen
Tepkiler: Dem
Tartışma konusu Kadir Şeker olayı özelinde açıldığı için Kadir 'in suçsuz olduğunu iddia eden arkadaşların argümanlarını merak ediyorum.
Mesela öldürdüğü insanın 20 sabıkası olması Kadir'in suçsuz olması için yeterli midir? Veya Kadir 'in Fen Lisesi mezunu olması ve doktorluk hayalleri ile yaşaması yine bir insanı öldürmek için suçsuzluk karinesi midir?
Benim anlayamadığım konu da tam olarak bu aslında.
Evet, duygusal bir milletiz ve bir genç çocuğun katil olmasını kabullenemiyoruz, fakat olaya şahit olmadan , detayları bilmeden , sadece sosyal medyanın argümanları ile bir insanın canını alan şahsın suçsuz olduğuna ülkece nasıl ikna olabiliyoruz?
Kaldı ki öldürdüğü insanın 20 sabıkası olsa dahi rehabilite edilemeyeceğini iddia edemeyiz.
Ve açıkçası kimsenin meyve soymak için yanında bıçak taşıyacağına inanmıyorum, inananların da mantıklı açıklamasını merak ediyorum.
Yukarıda da bahsettiğim üzere, olayın detaylarını bilmiyorum ama bildiğim şey adaleti sağlamak için salt vicdan muhasebesi yapamayacağımız.
Elbette bir kadının darp edilmesini engellemeye çalışması hafifletici sebep olabilir ama kimse kusura bakmasın bir insanı öldüren şahsın da yarın elini kolunu sallayarak sokakta gezmesini kabullenemem ben. Zaten bunun adı da adalet değil imtiyaz olur.
 
Son düzenleme:
Tartışma konusu Kadir Şeker olayı özelinde açıldığı için Kadir 'in suçsuz olduğunu iddia eden arkadaşların argümanlarını merak ediyorum.
Mesela öldürdüğü insanın 20 sabıkası olması Kadir'in suçsuz olması için yeterli midir? Veya Kadir 'in Fen Lisesi mezunu olması ve doktorluk hayalleri ile yaşaması yine bir insanı öldürmek için suçsuzluk karinesi midir?
Benim anlayamadığım konu da tam olarak bu aslında.
Evet, duygusal bir milletiz ve bir genç çocuğun katil olmasını kabullenemiyoruz, fakat olaya şahit olmadan , detayları bilmeden , sadece sosyal medyanın argümanları ile bir insanın canını alan şahsın suçsuz olduğuna ülkece nasıl ikna olabiliyoruz?
Kaldı ki öldürdüğü insanın 20 sabıkası olsa dahi rehabilite edilemeyeceğini iddia edemeyiz.
Ve açıkçası kimsenin meyve soymak için yanında bıçak taşıyacağına inanmıyorum, inananların da mantıklı açıklamasını merak ediyorum.
Yukarıda da bahsettiğim üzere, olayın detaylarını bilmiyorum ama bildiğim şey adaleti sağlamak için salt vicdan muhasebesi yapamayacağımız.
Elbette bir kadının darp edilmesini engellemeye çalışması hafifletici sebep olabilir ama kimse kusura bakmasın bir insanı öldüren şahsın da yarın elini kolunu sallayarak sokakta gezmesini kabullenemem ben. Zaten bunun adı da adalet değil imtiyaz olur.

Kadir suçsuz yazanlardan birisi de benim çünkü bazı hukukçular bu tip durumları meşru müdafaa kabul ettiklerini beyan etmişler ayrıca Kadir cebinde taşıdığı bıçakla - bıçak taşıması kesinlikle doğru değil - durup dururken bir kavgaya karışıp da birini bıçaklamış değil, denk geldiği bir şiddet olayına kendince müdahale etmeye çalışırken bıçağı kullanmak zorunda kalmış gibi görünüyor. Her hukukçu elbette aynı görüşte değil ancak yine de hafifletici sebeplerle çok ağır ceza almayacağını düşünenlerdenim. Bıçak, kadında da olabilirdi ve o zaman kadın için 'kendini müdafaa etti' demek bu kadar kolay olmayacaktı hatta büyük ihtimalle cinayetten suçlu da bulunacaktı fakat Kadir yolda birine kızıp da bıçak çekmiş değil, bunun göz önüne alınacağını tahmin ediyorum.

***

"Meşru müdafaa kapsamında"

Avukat Osman Erusta, olayın Türk Ceza Kanunu (TCK) 25. madde kapsamında meşru müdafaa olduğunu belirterek TCK 27/2’deki cezasızlık halinin uygulanabileceğini söyledi. Avukat Erusta, TCK’nın 25. Maddesinde, “Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez” denildiğini aktararak şöyle devam etti:

“Bir kısım hukukçu tarafından olayın meşru müdafaanın sınırının aşıldığı yönünde görüşleri olsa da bu görüşe katılmam mümkün değildir. Şöyle ki; TCK 27/2. maddesi, ‘Meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise faile ceza verilmez.’ İlgili madde kapsamında değerlendirme yapıldığında, şahsın eyleminden dolayı cezalandırılmaması gerektiği kanaatindeyim.

Hukuk mantık dışı bir uygulamayı kabul etmez. Ceza yargılamasında, delillerin mutlak surette adaletli bir şekilde değerlendirmesinin yanında, olayın oluşu itibarıyla vicdani kanaatin de oluşması gerekir. Mevcut eylem gerek oluş, gerekse eylemin gerçekleşmesi itibarıyla; eylemi gerçekleştiren şahsın; TCK kapsamında cezalandırılmaması gerektiğini düşünüyorum.

Burada şekil ve oluş itibariyle meşru müdafaanın aşılması hali bir an için düşünülse de, şahsın sabıka kaydının fazla oluşu, olayın oluş şekli ve diğer hususlar göz önünde bulundurulduğunda TCK 27/2. maddesi kapsamında sınırın aşılması halinin kanun kapsamında mazur görülecek boyutta olduğu değerlendirmesi yapılarak, şahsa ceza verilmemesi gerektiğini düşüncesindeyim."

Kaynak: Hukukçular yanıtladı: Kadir Ş.'nin saldırganı öldürmesi suç mu, meşru müdafaa mı?
 
Son düzenleme:
  • Beğen
Tepkiler: Dem
Kadir suçsuz yazanlardan birisi de benim çünkü bazı hukukçular bu tip durumları meşru müdafaa kabul ettiklerini beyan etmişler ayrıca Kadir cebinde taşıdığı bıçakla - bıçak taşıması kesinlikle doğru değil - durup dururken bir kavgaya karışıp da birini bıçaklamış değil, denk geldiği bir şiddet olayına kendince müdahale etmeye çalışırken bıçağı kullanmak zorunda kalmış gibi görünüyor. Her hukukçu elbette aynı görüşte değil ancak yine de hafifletici sebeplerle çok ağır ceza almayacağını düşünenlerdenim. Bıçak, kadında da olabilirdi ve o zaman kadın için 'kendini müdafaa etti' demek bu kadar kolay olmayacaktı hatta büyük ihtimalle cinayetten suçlu da bulunacaktı fakat Kadir yolda birine kızıp da bıçak çekmiş değil, bunun göz önüne alınacağını tahmin ediyorum.

***

"Meşru müdafaa kapsamında"

Avukat Osman Erusta, olayın Türk Ceza Kanunu (TCK) 25. madde kapsamında meşru müdafaa olduğunu belirterek TCK 27/2’deki cezasızlık halinin uygulanabileceğini söyledi. Avukat Erusta, TCK’nın 25. Maddesinde, “Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez” denildiğini aktararak şöyle devam etti:

“Bir kısım hukukçu tarafından olayın meşru müdafaanın sınırının aşıldığı yönünde görüşleri olsa da bu görüşe katılmam mümkün değildir. Şöyle ki; TCK 27/2. maddesi, ‘Meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise faile ceza verilmez.’ İlgili madde kapsamında değerlendirme yapıldığında, şahsın eyleminden dolayı cezalandırılmaması gerektiği kanaatindeyim.

Hukuk mantık dışı bir uygulamayı kabul etmez. Ceza yargılamasında, delillerin mutlak surette adaletli bir şekilde değerlendirmesinin yanında, olayın oluşu itibarıyla vicdani kanaatin de oluşması gerekir. Mevcut eylem gerek oluş, gerekse eylemin gerçekleşmesi itibarıyla; eylemi gerçekleştiren şahsın; TCK kapsamında cezalandırılmaması gerektiğini düşünüyorum.

Burada şekil ve oluş itibariyle meşru müdafaanın aşılması hali bir an için düşünülse de, şahsın sabıka kaydının fazla oluşu, olayın oluş şekli ve diğer hususlar göz önünde bulundurulduğunda TCK 27/2. maddesi kapsamında sınırın aşılması halinin kanun kapsamında mazur görülecek boyutta olduğu değerlendirmesi yapılarak, şahsa ceza verilmemesi gerektiğini düşüncesindeyim."

Kaynak: Hukukçular yanıtladı: Kadir Ş.'nin saldırganı öldürmesi suç mu, meşru müdafaa mı?

Kadir 'in suçsuz olduğunu beyan eden hukukçuların yegane amacı sosyal medyada beğeni kazanmak , popülist davranmak bana göre. Çünkü normal psikolojide olan ve gerçekten hayalleri için çabalayan insanların cebinde bıçak taşıyarak gezeceğini zannetmiyorum. En basit örneği çevrenizden edinin : her gün beraber mesai yaptığınız , işe gidip geldiğiniz insanların cebinde bıçak oluyor mu mesela? Şahsen ne mesai yaptığım arkadaşlarımın ne de beraber vakit geçirdiğim arkadaşlarımın cebinde silah sayılabilecek herhangi bir materyal bulunmuyor. Ancak bir insan suça meylediyorsa bu tip silahlar taşır yanında.
Kaldı ki darp edilen kadının ifadesi de şu şekilde :
"Bağırarak kavga ediyorduk çocuk elinde bıçakla geldi. Ablam , o benim eşim dedim. Bıçağı Özgür'e gösterdi. Özgür de sinirlendi kavgaya başladılar"

Şimdi , her şeyden önce özellikle üzerinde durduğum konu , Kadir 'in üzerinde bıçak olması. Eğer bir insanın üzerinde bıçak bulunuyorsa suç işleme potansiyeli söz konusu oluyor ki konuştuğumuz olayda da üzerinde bıçak olduğu için ölümle sonuçlanan bir suç oluştu. Bu arada 19 sabıkası olan maktülün yanında herhangi bir silah bulunmamasını dikkatinize sunarım. Belki de topluma kazandırılmış eski bir suçluydu kendisi..
Ve yine olayın dahilindeki kadının ifadesinden yola çıkacak olursak, her kavga eden , bağırıp çağıran çiftin yanına gidip birini öldürmek ne derece doğru? Eğer bu olayda Kadir serbest bırakılırsa emsal bir karar ortaya çıkacak ve benzer olayların yaşanmasına çatı oluşturulacak.

Yukarıda paylaşılan ve meşru müdafaa konusuna dahil olan bir olay göremiyorum ben. Zira meşru müdafaanın sınırları çizilmiş.
Örneğin size yumrukları ile saldıran birine bıçakla karşılık vermeniz meşru müdafaa kapsamına girmez. Popülist avukatların sığındığı diğer madde ise bahsettiğiniz üzere :
''Meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan , korku veya telaştan ileri gelmiş ise faile ceza verilmez." maddesi. Bu madde gerekçesinde ise tatmin edici herhangi bir açıklama bulunmuyor.
Eğer heyecan , korku ve telaş kavramları dikkate alınacaksa , her kavgada bu hissiyatları yaşamanız çok normal.

Tüm bunların ışığında hepimiz için , genç bir çocuk için , öldürülen insan için üzücü bir olay.
Benim takıldığım nokta ise bu olaydan bir kahraman çıkarma çabası. Elbette hafifletici sebepler söz konusu ama Kadir'in suçsuz olduğunu iddia etmek oldukça duygusal ve ütopik bir yaklaşım olur.
Kadir, yanında silah taşıyan buna bağlı olarak suç potansiyeli bulunan biri ve bunun sonucunda da maalesef bir katil şu an.
Dolayısıyla Kadir'den kahraman yaratma çabalarını yersiz görüyorum.
 
Son düzenleme:
Nihilist söylediğin hemen herşeye katılıyorum, ben de seninle benzer fikir yürüten biriyim. Yalnız bir konuya dikkat çekmek istiyorum, içinde bulunuyor olduğumuz toplumda bireysel silahlanma üst düzeyde, maalesef insalar başıma bir şey gelir mi diye, kendini koruma amaçlı bazı şeyleri üzerinde veya çantasında taşıyor. Yine burada içinde yaşıyor olduğumuz toplumun suç oranının yüksek olması, insanların kendini güvende hissetmiyor olması önemli etken.
Yoksa istediği kadar suçu olsun bir insanın, yaşama hakkını elinden almaya kimsenin hakkı yok.
 
Run , suç oranı yüksek ülkeler sıralamasında 82 ülke arasında 35. sıradayız. Evet , suç oranı yüksek. Fakat, bu durum söz konusu olayı hafifletici bir sebep olarak görülmüyor maalesef.
Senin de dediğin gibi , bireysel silahlanma oranı yüksek, insanlar kendilerini güvende hissetmek istiyor ama gene de normal bir insanın cebinde silahla gezeceğini sanmıyorum.
 
Run , suç oranı yüksek ülkeler sıralamasında 82 ülke arasında 35. sıradayız. Evet , suç oranı yüksek. Fakat, bu durum söz konusu olayı hafifletici bir sebep olarak görülmüyor maalesef.
Senin de dediğin gibi , bireysel silahlanma oranı yüksek, insanlar kendilerini güvende hissetmek istiyor ama gene de normal bir insanın cebinde silahla gezeceğini sanmıyorum.

Şahsen bireysel silahlanmaya karşıyım, çok gereksiz bir şey. Ülkede kolluk kuvvetlerinin dışında herhangi birinde silah bulunması bence saçmalık. Bireysel silahlanma kırsal kesimlerden şehre indi artık, ve üzerinde bulundurmak gerçekten çok tehlikeli ve suça teşvik eden bir durum. Senin de üst mesajlarda yazdığın gibi ölen adamın daha önce suçlu olması onun ölmeyi hak ettiği anlamına gelmez. Yasal çerçevede verilen suçun cezasını çekmiş bir birey olarak yaşama devam ediyor. Hafifletici sebepler var elbette ama hiç ceza almaması başka suçlar için emsal teşkil edeceği için doğru bir örnek olmaz. Süreci merakla takip ediyoruz, muhtemelen verilen cezadan sonra yine gündem olacak ve tartışmaya açık olacaktır. O zaman da fikirlerimizi söyleriz, umarım çok ceza almaz her şeye rağmen.
 
Nihilist

Bireysel silahlanmaya ben de karşıyım ve bu konuda görüşlerimi "Zülfü Livaneli: Kadınlar Silahlansın!" başlığında da ifade etmiştim. İnsan üzerinde silah taşıyorsa öyle ya da böyle kullanmak zorunda kalacaktır, ama trafikte birine kızıp ama başka şekilde hiç fark etmez.

Yıllardır şiddet içeren bilgisayar oyunları, filmler, diziler ya da kitaplar ile çocuklara-gençlere şiddetin normalleştirildiğini hepimiz gayet iyi biliyoruz. Bu gençler, Polat Alemdar karakterinden tut da Ezel karakterine kadar hep "asarım-keserim" modunda tiplemelerle büyüdüler ve meselelerini ancak vurup kırarak çözebileceklerini sananlar çoğunlukta. Bıçak taşıması bu 20 yaşında genci istemeden katil yaptı ancak normal insanlara da gerek internette gerekse haber kanallarında "çakı-biber gazı ya da elektro şok cihazı taşıyın, ne olur ne olmaz" önerisi verildiğini de unutmamak gerekiyor. Kadir o bıçak cebinde olmasaydı belki de olaya hiç müdahale etmeyi düşünmeyecekti çünkü belli ki bıçaktan güç aldı ancak adam da silahlı olabilirdi. Yaşı 20 olan bu genci sadece bıçak taşıdığı için suça meyilli görmek de çok mantıklı görünmüyor ancak olsa olsa cehalet diyebiliriz. Bıçak olmasaydı yine yerden bir taş alıp da kişiyi öldürebilirsin sonuçta amaç öldürmekse bir yol bulunur fakat bu çocuk sanırım sadece korkutmaya çalıştı ve olaylar iyice karıştı.

Başta da söylediğim gibi bu tip durumlarda en doğrusu polisi aramaktır yoksa herkes kendi adaletini sağlamaya çalışırsa zaten ortalık iyice karışır. İdam cezasını bile onaylamayan ve canilerin dahi rehabilite edilebileceğini savunan birisi olarak elbette adamın öldürülmesini doğru bulmuyorum fakat yine de ortada kasten bir öldürme eylemi olduğuna da ihtimal vermiyorum. Bu olayı diğer örneklerden ayrı tutmak gerekiyor fakat tabii ki bu kararı hukukçular verecek.

Ortada bir kahraman yok zaten, sadece şiddete tepki vermeye çalışan ve bunu da eline yüzüne bulaştıran genç bir insan var. Asıl hatalı ise bana kalırsa 19 sabıkası olan bir adamla sevgili olmaktan çekinmeyen kadındır ve onun bu yanlış seçimi iki insanın hayatını bitirdi, ne tuhaf değil mi?
Kimse kusura bakmasın, bazı şeyler ne yazık ki göstere göstere geliyor ve çoğu insan suçu kendinde değil, başkasında aramayı seçiyor.

Ayrıca ölen adam şayet topluma kazandırılmış bir suçlu olsaydı zaten kadını dövmeye kalkmazdı yani adam belli ki suçlu kimliğinden sıyrılamamış birisiydi.
 
Son düzenleme:
Nihilist

Bireysel silahlanmaya ben de karşıyım ve bu konuda görüşlerimi "Zülfü Livaneli: Kadınlar Silahlansın!" başlığında da ifade etmiştim. İnsan üzerinde silah taşıyorsa öyle ya da böyle kullanmak zorunda kalacaktır, ama trafikte birine kızıp ama başka şekilde hiç fark etmez.

Yıllardır şiddet içeren bilgisayar oyunları, filmler, diziler ya da kitaplar ile çocuklara-gençlere şiddetin normalleştirildiğini hepimiz gayet iyi biliyoruz. Bu gençler, Polat Alemdar karakterinden tut da Ezel karakterine kadar hep "asarım-keserim" modunda tiplemelerle büyüdüler ve meselelerini ancak vurup kırarak çözebileceklerini sananlar çoğunlukta. Bıçak taşıması bu 20 yaşında genci istemeden katil yaptı ancak normal insanlara da gerek internette gerekse haber kanallarında "çakı-biber gazı ya da elektro şok cihazı taşıyın, ne olur ne olmaz" önerisi verildiğini de unutmamak gerekiyor. Kadir o bıçak cebinde olmasaydı belki de olaya hiç müdahale etmeyi düşünmeyecekti çünkü belli ki bıçaktan güç aldı ancak adam da silahlı olabilirdi. Yaşı 20 olan bu genci sadece bıçak taşıdığı için suça meyilli görmek de çok mantıklı görünmüyor ancak olsa olsa cehalet diyebiliriz. Bıçak olmasaydı yine yerden bir taş alıp da kişiyi öldürebilirsin sonuçta amaç öldürmekse bir yol bulunur fakat bu çocuk sanırım sadece korkutmaya çalıştı ve olaylar iyice karıştı.

Başta da söylediğim gibi bu tip durumlarda en doğrusu polisi aramaktır yoksa herkes kendi adaletini sağlamaya çalışırsa zaten ortalık iyice karışır. İdam cezasını bile onaylamayan ve canilerin dahi rehabilite edilebileceğini savunan birisi olarak elbette adamın öldürülmesini doğru bulmuyorum fakat yine de ortada kasten bir öldürme eylemi olduğuna da ihtimal vermiyorum. Bu olayı diğer örneklerden ayrı tutmak gerekiyor fakat tabii ki bu kararı hukukçular verecek.

Ortada bir kahraman yok zaten sadece şiddete tepki vermeye çalışan ve bunu da eline yüzüne bulaştıran genç bir insan var. Asıl suçlu ise bana kalırsa 19 sabıkası olan bir adamla sevgili olmaktan çekinmeyen kadındır ve onun bu yanlış seçimi iki insanın hayatını bitirdi, ne tuhaf değil mi?
Kimse kusura bakmasın, bazı şeyler ne yazık ki göstere göstere geliyor ve çoğu insan suçu kendinde değil, başkasında aramayı seçiyor.

Sevgili Lefty , bir insan üzerinde silah taşıyorsa ''lazım olur'' şeklinde düşündüğü için taşıyordur, bu konuda sana katılmıyorum. Kaldı ki 20 yaş bizim çocuk dediğimiz yaş lakin kanunlara göre yetişkin olarak değerlendirilen bir yaştır. Zira 18 yaşını geçmiş ,reşit bir insan söz konusu. Dilerse kendi iradesi ile evlenebilir ve çocuk sahibi olabilir mesela.. Bu örneği yanında silah taşımasının açıklamasını çocuk cehaleti ile değerlendiremeyeceğimizi ifade etmek için veriyorum.

Tv'lerde filmlerde şiddet içeriğini tartışmanın bu konuya herhangi bir etkisi olacağını düşünmüyorum. Zaten bahsettiğiniz diziler de belki bu çocukla yaşıttır..
Bu olayı diğer olaylardan farklı kılan tek şey sosyal medyada detaya bakılmaksızın mağdur bir kahraman yaratılmasından mütevellit.
Örneğin, iki erkek tartışsaydı ve çocuk erkelerden birini öldürseydi bu kadar ses getirmezdi olay. Çünkü toplumun oldukça hassaslaştığı konuların başında gelen kadına şiddet konusunu içerdiği için bu kadar ses getirdi ve salt bu yüzden de fütursuzca bir suçluya suçsuz muamelesi yapılıyor.

Ben Kadir 'in niyetini bilemiyorum, o bıçağı neden yanında taşıdığını da bilemiyorum ama yanında bıçak taşıyan yetişkin bir insanın suça meyilli olduğunu biliyorum. Çünkü yanında bıçak taşıması alelade bir durum değil, planlanmış muhtemelen senaryonun bir parçasıdır. Bu cinayetin planlı olduğunu iddia etmiyorum, yanlış anlaşılmasın; sadece muhtemelen senaryolar planlanmıştır diyorum.

En başta dediğim gibi, Kadir için suçsuz demek mantıksız ve duygusal bir yaklaşımdır. Kadir suçludur ve hafifletici sebepleri vardır.
Umarım en alt sınırdan ceza alır..
 
Sevgili Lefty , bir insan üzerinde silah taşıyorsa ''lazım olur'' şeklinde düşündüğü için taşıyordur, bu konuda sana katılmıyorum. Kaldı ki 20 yaş bizim çocuk dediğimiz yaş lakin kanunlara göre yetişkin olarak değerlendirilen bir yaştır. Zira 18 yaşını geçmiş ,reşit bir insan söz konusu. Dilerse kendi iradesi ile evlenebilir ve çocuk sahibi olabilir mesela.. Bu örneği yanında silah taşımasının açıklamasını çocuk cehaleti ile değerlendiremeyeceğimizi ifade etmek için veriyorum.

Tv'lerde filmlerde şiddet içeriğini tartışmanın bu konuya herhangi bir etkisi olacağını düşünmüyorum. Zaten bahsettiğiniz diziler de belki bu çocukla yaşıttır..
Bu olayı diğer olaylardan farklı kılan tek şey sosyal medyada detaya bakılmaksızın mağdur bir kahraman yaratılmasından mütevellit.
Örneğin, iki erkek tartışsaydı ve çocuk erkelerden birini öldürseydi bu kadar ses getirmezdi olay. Çünkü toplumun oldukça hassaslaştığı konuların başında gelen kadına şiddet konusunu içerdiği için bu kadar ses getirdi ve salt bu yüzden de fütursuzca bir suçluya suçsuz muamelesi yapılıyor.

Ben Kadir 'in niyetini bilemiyorum, o bıçağı neden yanında taşıdığını da bilemiyorum ama yanında bıçak taşıyan yetişkin bir insanın suça meyilli olduğunu biliyorum. Çünkü yanında bıçak taşıması alelade bir durum değil, planlanmış muhtemelen senaryonun bir parçasıdır. Bu cinayetin planlı olduğunu iddia etmiyorum, yanlış anlaşılmasın; sadece muhtemelen senaryolar planlanmıştır diyorum.

En başta dediğim gibi, Kadir için suçsuz demek mantıksız ve duygusal bir yaklaşımdır. Kadir suçludur ve hafifletici sebepleri vardır.
Umarım en alt sınırdan ceza alır..

Dizi isimleri örnek sadece ve şu an benzer bir sürü dizi yayında ki diziye de gerek yok çünkü bilgisayar oyunları yeter de artar bile...

Liseyi bitirenler şu an ortalama 18-19 yaşında ve yasalarda reşit olmaları her konuda gelişimlerini tamamladıkları anlamına gelmez ki. Kadir, bıçak taşıdığı için ve bir insanı öldürdüğü için görünürde elbette suçlu fakat arka planda bu olay hiç de göründüğü gibi değil ve işte bu sebeple suçlu değil yani ortada bir şiddet vardı ve bu şiddeti ölen adam başlattı, Kadir de buna dahil oldu.

Bıçak neden taşıdığını bilmiyorum fakat bu yaşta gençlerde genelde özenti oluyor ya da birisi ona "ortalık kötü yayında bıçak taşı" falan demiş de olabilir.

Kadına şiddet vurgusu şu açıdan önemli; İki erkek kavga ederse güçler eşittir ancak kadın ile erkek kavga ettiğinde kadının o erkeğe karşı koyma gücü yoktur yani iki erkek kavgası ile bir tutamayız, taraflardan birisi çok güçlü diğeri ise zayıf ki zaten Kadir de tahminimce kadına acıdığı için olaya dahil oldu.

Yargı karar verecek elbette ve ben de ne sonuç çıkacağını çok merak ediyorum.
 
Olayın tanığı olan ve yaşayan kişilerinden olan kadının açıklamaları doğru ise Kadir'e yazık olacak. Bu tip olaylara müdahil olmak isteyenler için orada biri ölse bile karışmama düşüncesini pekiştirecek bir durum. Tam bu devre uygun bir olay gerçekten. Bırak ölen öldüğü yerde ölsün, yazık etti kendine!
 
Geri