Sağlık sektöründeki şiddet yüzde 600 arttı!

🕒 Konu sahibi 1 saat önce aktifti
"Doktorlar SABİM üzerinden tehdit ediliyor"

Hekim Birliği Sendikası tarafından düzenlenen "Sağlıkta Şiddete Sıfır Tolerans" çalıştayında konuşan Hekim Birliği Sendikası Genel Başkanı Yakup Gökhan Doğramacı, "TBMM 2013 yılı Sağlıkta Şiddet Araştırma Komisyonu Raporunun 2012 verilerine göre sağlıkta şiddet, diğer sektörlere göre 16 kat daha fazlaydı. 2012 yılından 2022 yılına kadar ise yüzde 600 yani 6 kat daha arttı" dedi.

Hekim Birliği Sendikası Sendikası, "Sağlıkta Şiddete Sıfır Tolerans" çalıştayı düzenledi. Sağlık sektöründe yaşanan tüm şiddet problemlerinin ele alındığı çalıştayda, çözümler sunulmaya çalışıldı.

Yasal düzenlemeler ve cezai yaptırımların oldukça önemli olduğuna değinen Hekim Birliği Sendikası Genel Başkanı Yakup Gökhan Doğramacı, "Ama bunlar yetersiz. Uygulanan şiddet, sadece bunlarla da çözülemez. Çünkü bunların uygulanması da bir o kadar önemlidir. Yaralayanlar doğrudan nöbetçi mahkemeye çıkarılıp serbest bırakılıyor" açıklamasını yaptı.

"Hekimlerin yüzde 62'si şiddeti bildirmiyor"
Mecliste tekrar bir şiddet araştırma komisyonu kurulması gerektiğini belirten Doğramacı, "Sağlık Bakanlığı içerisinde de şiddetle mücadele intiharları önleme kurulunun kurulmasını istiyoruz. Oralarda da aktif görev rol almak istiyoruz. Yapılan araştırmaya göre hekimlerin yüzde 62’si uğradığı şiddeti bildirmiyor. Çünkü artık bir yılgınlık, tükenmişlik var" şeklinde konuştu.

Doktorlar SABİM üzerinden tehdit ediliyor
Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi (SABİM) üzerinden doktorların sıklıkla tehdit edildiğini vurgulayan Doğramacı sözlerine şunları ekledi:

"Buradan da hekimlere hakaret ve tehdit mesajları gönderiliyor. ‘Doktoru öldüreceğim, bıçaklayacağım’ diyorlar. SABİM de hekimi arıyor. Hatanızdan böyle bir tehdit var, tedbirinizi alın diye uyarıyor. Burada tedbiri biz mi almalıyız? Hekimler kendi başına bırakılıyor. SABİM’in ismini duyduğumuzda hepimiz korkuyor, çekiniyoruz."

Hekim Birliği Sendikası Basın ve Sosyal Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Dr. Özgür Cengiz ise "Türkiye'de, kamuda şiddete uğrayan meslek grupları içerisinde birinci sırada kadın hekimler yer alıyor. Yani çok yüksek oranda kadın hekimler, şiddete maruz kalıyor. Bugünkü çalıştayda, uzmanlar kendi alanlarındaki görüşlerini beyan edecek. Bu ülkede öldürülen hekimler var. Çok değerli hekimler, sadece hastalarına şifa verdikleri için öldürüldüler. Birkaç gün öncesinde hakeme bir saldırı oldu. Gündem oldu. Bu çok doğru bir şeydir. Kamuda çalışan, topluma hizmet eden kim varsa şiddete maruz kalmamalı" dedi.

Kaynak

1702728882939-sag.jpg
 
Sağlık sektöründe çok acil düzenlemelere gidilmesi gerekiyor ayrıca güvenlik önlemleri de arttırılmalıdır.
 
Hasta ve yakını günler önce aldığı Randevu'suna vaktinden önce gelmiş, Doktor o gün Ankara'ya gitmiş, Hükümetü protestoya. Bir de daha yeni mezun olmuş, ilk işi. Bana yapsın, ben de döverim.
 
Hasta ve yakını günler önce aldığı Randevu'suna vaktinden önce gelmiş, Doktor o gün Ankara'ya gitmiş, Hükümetü protestoya. Bir de daha yeni mezun olmuş, ilk işi. Bana yapsın, ben de döverim.
Kimsenin hiç kimseye çeşitli bahanelerle şiddet uygulama hakkı olmadığını öncelikle bilelim lütfen!
Ortada bir haksızlık varsa ilgili yerlere şikayet edilir.
Medeni bir toplumda yaşanmak isteniyorsa insanlar sorunlarını medeni yollar ile çözmeyi de öğrenmek zorundalar.
 
Kimsenin hiç kimseye çeşitli bahanelerle şiddet uygulama hakkı olmadığını öncelikle bilelim lütfen!
Ortada bir haksızlık varsa ilgili yerlere şikayet edilir.
Medeni bir toplumda yaşanmak isteniyorsa insanlar sorunlarını medeni yollar ile çözmeyi de öğrenmek zorundalar.
Hastaları ortada bırakmak ta bir tür şiddet. Onların hayatı söz konusu.
 
Millete korona sıvilarini öve öve vurdurdunuz. Millet kanser oldu. Bildiginizden değil ilaç firmalarinin doktorları övdü . Sizlerde onlara bakarak dinleyerek papağan gibi tekrarladiniz .
 
Doktora gerek yok cinci hocalar yeter size. Tümünü kovun işten yok yetmiyor ülkeden.
 
İnsanlarımız şiddete o kadar meyilli oldular ki şu son 20 küsür yıldır, özellikle Akp iktidarı döneminde. Bir de buna ekonomik zorluklar da eklenince daha da şiddet meraklısı oldu millet.
 
Her alanda şiddet arttı ve artmaya devam ediyor :emoji_spy:
 
Şiddetin birincil sorumlusu olarak halkı görmüyorum. Hani seri katile soruyorlar ya niye öldürdün. Cevabı "çünkü yapabiliyordum"

Adam dövebiliyorsa, döver. Şiddet zayıfa yönelir. Bkz kadına şiddet, çocuğa şiddet..

Kediyi tekmeleyen adam aslan tekmeleyebilir mi? Yemez.

Burda kedi olmaya sebep sağlık politikaları ve buna ses çıkarmaya korkan meslek sahipleri.

Baksana adam randevuma geldim ilk gününde doktor Ankara'ya hükümet protestosuna gitmiş diye gözünden hikaye uyduruyor, hikaye yazıyor. Neden, çünkü yazabiliyor. Niye yazmasın ki? Öteki de normalleştiriyor "yha şiddet her alanda" diye.
 
Son düzenleme:
Ha şu da var. Haksız bulduğunuz kolluk kuvveti savcı yada hakime bırak el uzatmayi dil bile uzatamazsin. Niye çünkü çükünü keserler. İşte ne zaman tekrar hekime laf ettiğin zaman elin istemsizce çükünü korumak için aşağı iner o zaman bu işler biter.
 
Doktor hakli.
Burada da samar oglani oluyo bazen, gigi cikmiyor.
 
Doktor hakli.
Burada da samar oglani oluyo bazen, gigi cikmiyor.
Siz bilmezsiniz, eskiden benim gibi proleter çocuklarının doktor olmasına izin verilmezdi. İki matematik sorusu yaptı diye kimse hekim olamazdı. Sonradan hasbelkader olanlar en azından uzman yapılmaz veya hoca unvanı alamazdi. Ben dahil bunu haksızlık olarak görürdük. Adam kayırma olarak gördük. Adamlar haklıymış.

Hüküm veren anlamındaki adamların sadece teknokrat olması yetmezdi. Aristokrasi içinden süzülmüş teknotratlar olmalıydı.

Bugün o kadarına bile gerek yok. Doktorlar ekonomik özgürlüğü olan teknotratlardan seçilse bile yeter. Tabi günün şartlarında bu imkansız. Minimum hekimlikten kazandığı parayı zaten cebinde tutan adama dayak atamazsın. Bir saat önce yan poliklinikte arkadaşı öldürürülmüş, yerdeki kanı daha paspaslanmamış, adam hala hasta bakmaya devam ediyor. Bunu ancak bir köleye yaptırabilirsin. Bir kürek mahkumuna yaptırabilirsin. Ekonomik özgürlüğü elinde olan adam o işi zaten zevk için yapar. Ya da paranın satın alamayacağı titr, rütbe için yapar. Baktı klanından birinin burnu kanadı, çıkar gider sahilde lattesini yudumlar. Protesto bile etmez, gerek duymaz. Geri dönmesi için siyasi irade zaten gereğini yapar. O saldırganı bulur ve şehir meydanında sallandırır. Kim bunu tekrarlarsa sonunun bu olacağını deklere eder. Köylü evine dağılır. Su durulur.
 
Sağlık çalışanları dayak yiyolarsa kimse kusura bakmasın ama hakediyolar. Abi ben mi dedim ortadoğuda hekim ol diye. Kendiniz kaşınıyosunuz
 
Sağlık çalışanları dayak yiyolarsa kimse kusura bakmasın ama hakediyolar. Abi ben mi dedim ortadoğuda hekim ol diye. Kendiniz kaşınıyosunuz
Dostum Ortadoğuda yok ki bu olay. Bizden başka hiç bir ülkede yok.

Çünkü bizde bu olay reformum bir sembolü. Bir hesaplaşma. Bir meydan okuma. Ne biliyim idrarla bölge işaretleme. Adına ne dersen de @nedebenmecnun
 
sağlık çalışanı, öğretmeni velhasıl hizmet sektörü çalışanların itibarsızlaştırılması yüzünden oluyor bunlar.
toplumda düşünen, sorgulayan, kazanılmış hakları olduğu için aydın kesimi daha çok bunlar oluşturulduğundan kişileri bu meslek grubundan uzaklaştırma çabaları olduğunu düşünüyorum.
 
Siz bilmezsiniz, eskiden benim gibi proleter çocuklarının doktor olmasına izin verilmezdi. İki matematik sorusu yaptı diye kimse hekim olamazdı. Sonradan hasbelkader olanlar en azından uzman yapılmaz veya hoca unvanı alamazdi. Ben dahil bunu haksızlık olarak görürdük. Adam kayırma olarak gördük. Adamlar haklıymış.

Hüküm veren anlamındaki adamların sadece teknokrat olması yetmezdi. Aristokrasi içinden süzülmüş teknotratlar olmalıydı.

Bugün o kadarına bile gerek yok. Doktorlar ekonomik özgürlüğü olan teknotratlardan seçilse bile yeter. Tabi günün şartlarında bu imkansız. Minimum hekimlikten kazandığı parayı zaten cebinde tutan adama dayak atamazsın. Bir saat önce yan poliklinikte arkadaşı öldürürülmüş, yerdeki kanı daha paspaslanmamış, adam hala hasta bakmaya devam ediyor. Bunu ancak bir köleye yaptırabilirsin. Bir kürek mahkumuna yaptırabilirsin. Ekonomik özgürlüğü elinde olan adam o işi zaten zevk için yapar. Ya da paranın satın alamayacağı titr, rütbe için yapar. Baktı klanından birinin burnu kanadı, çıkar gider sahilde lattesini yudumlar. Protesto bile etmez, gerek duymaz. Geri dönmesi için siyasi irade zaten gereğini yapar. O saldırganı bulur ve şehir meydanında sallandırır. Kim bunu tekrarlarsa sonunun bu olacağını deklere eder. Köylü evine dağılır. Su durulur.
Sinif'lar sinirlarin kaldirilmasi bu olayda ne kadar etkili onu konusabiliriz.
Aristokrasi mi plutokrasi mi onu da bir belirlemek lazim.
Herkes kendi liginde oynasin tezine katiliyorum, yalniz gercek yetenekleri muaf ederek.
Teknokrasiyi savunursak, yine seytan cikmazina gireriz cünki o da demokratik bir tutum sergilemiyor.
Siyasi boyutu kisacasi bu ki, hekimlerin statusu bu kavramlardan uzak tutulmasi gereken bir konum olmak zorunda oldugunu düsünüyorum.
Gelelim sosyal boyuta.
Doktor ve saglik calisanlara siddet dünyanin her yerinde mevcut su an.
Bunun sebebi aslinda sosyal medyada yayinlanan asilli ve ya asilsiz haberlerde.
Herkes birey olarak doktor, hakim, savci.
Haksizliga ugradiklarini düsündükleri an,konu ne olursa olsun, dünya ile paylasilixor.
Bu da algoritmayi belirlemekle kalmayip, toplumu yanlis yönlendirebiliyor.
Insanlarin saglik sektörüne kini pandemide baslayip, su ana kadar devam ediyor.Neden? Ne oldu?
Sen toplumda aramayabilirsin ama bence toplumda aranmali bunun nedeni.
Para icin ölüyor para nin yüzünden dayak yiyiyor demek biraz kolaya kacmak gibi..
 
Saglikcilara sesleniyorum Hollandaya gelin doktor kitligi var seve seve alirlar sizi.
 
Evladım.
Ben burada ne anlatıyorum.
Ben "sağlık çalışanı" değilim.
Hizmet sektöründe hiç değilim.

Sağlık çalışanı ne lan? Abulans şoförü müyüm ben? Hizmet sektörü ne? Vale miyim ben?

Ben kendimi veya işi yüceltmiyorum.
Başka bir şey söylüyorum. Karar veriyorum diyorum. Pantolon paçası hakkinda değil. Senin vücut bütünlüğün hakkında karar veriyorum. Ne demek çalışan?

750 mg fenitoin, binde dokuz izotonik icinde, bir saatte infüzyon intravenöz diyen adam çalışan olmaz. Serumu hazırlayıp damar yolu açarak istenen işi yapan adam çalışandır. Bak yine yanlış anlama. Sağlık personeli olmayı küçümsemiyorum. Olayın natürünü anlatıyorum.

Kalp masajı yapan adama "resüsitasyonu sonlandır, ölüm saati açıklıyorum kayda geçsin" diyen adam çalışan değildir. Ben onu demesem sabaha kadar masaj devam eder.

Yüksekte çalışamaz, sürücü belgesi alır, bir hafta iş görmez vs.. diyen adam hüküm vermiş olur. Konfeksiyon atölyesi mi la burası?

Sadece mastektomi mı yapılacak, aksiller lenf modu alınacak mı sonrasında ne olacak bir protokol var. Ben söylerim, call center çalışanı değil.

Bacağının kesilmesi kararını veririm. Hem de nerden kesileceğinine. Meslek harici hiç bir Allah'ın kulu nooluyo lan diyemez.

Antiepilepik kullanmaya başlayacak mısın, ne kullanacaksın. Ne dozda kullanacaksin. Ne gibi yan etkiler olursa bırakacaksın. Ne kadar kullanacaksın. Ben KARAR veririm.

Bak yine jelibon jelibon "oha lan adama bak megalomaniye bağladı hahah" diyen olursa terlik fırlattırım. Ben bundan memnun muyum. Zevk mi alıyorum. Ben de isterdim hava tabancası ile koltuk kumaşı zimbalamayi. Bana ne.

Çünkü hüküm verme bir yetki ise bunun sorumluluğu da birlikte gelir.
bu kadar sorumluluğu olan adama "çalışan" dersen o da sana tantum gargara yazar paketler.
 
Geri