Saddam Hüseyin

Konu sahibi son olarak 1014 gün önce görüldü
Halepçe tutmadı, Kuveyt'ten girelim. Güzel plan. İnsanın hayatta her zaman bir ''B'' planı olmalı değil mi? Bir ülkeyi tehdit etmek için illa dile getirilenlerin gerçek olmasına gerek yok. Bu işlerde çok güzel blöfler döndürülür. Bunu en iyi de bu işi bilen ülkeler yapar. İşte ne güzel söylenmiş; ''inanmayın her yaratılmaya çalışılan algıya''.
 
Bir makâle linki yolluyorum. Çevirisini yapıp, okumak isteyen okuyabilir. Bu makâlede özetle; Halepçe katliamının İran tarafından yapıldığına değiniliyor. Yanlışlıkla ya da mazlum rolüne bürünüp, kendi halkını ve Dünya kamuoyunu manipüle etmek için yaptığı üzerinde duruluyor. Irak'ta ne Kimyasal silah, ne de Kitle İmha silahları bulunamadı.

İlgili makale linki : Opinion | A War Crime Or an Act of War? - The New York Times (nytimes.com)

Edit : İlgili site makâle okumalarını aboneliğe bağlı kılmış ne yazık ki. Abonelik de ücretli. Neyse işte, orada dediklerim anlatılmakta.
Kaynak çok var, her konuda var. Mesela güya Holocaust'un yalan olduğunu gösteren kaynaklarda var tabii yersen.
 
Amerika " demokratiklik " adı altında " demokratlığı " çok iyi oynayıp, demokrat olmayan ve kendi istek ve çıkarları doğrultusunda bu kavramı kullanan katil bir devlettir. Bu nedenle Saddam ne kadar suçluysa, ABD 'de o kadar suçludur. Sanırım, Saddam için yapılan bir belgesel de denk gelmiştim ya da 140journos 'un videosu da olabilir, Saddam 'ın heykelinin deviren iconic bir kişi vardı, sözcü gibi gazetelerde haber de yapıldı. Bahsettiği ise " pişman olduğu " durumuydu, elbette bu durumda olması Saddam 'ın yaptıklarını doğru kılmaz ya da haklı çıkarmaz ama bu sonuçtan güzel bir fikir çıkarılabilir. Nasıl ki hâne içerisinde ki tartışmaları dışarı yansıtmamaya çalışıp, kendi içimizde çözümlemeye çalışmamız gerekiyorsa devleti de aile kisvesi altında hiç bir ülkeye aman vermeden sorunlarımızı kendi içimizde çözmemiz gerekir.

O yüzden seçimden sonra, intikam naralarının atılması, hesaplaşma, ödeşme gibi zihniyet içerisinde olanları doğru bulmuyorum. Bu, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNE göre yargılanıldığında suç işlemiş kişilerin ceza almamasını ya da görmezden gelinmesini elbette kapsamıyor. Sadece gerçek anlamda " Demokrasi " temellerinin doğru ve kimseden yana olmadan atılmasını kapsıyor.

Bu gerçekten basit birşey değil, özellikle nepotizm ve liyakatsizliğin en uç noktasında olduğumuzu düşünürsek. Bence bu durumu aşmanın en büyük gereksinimi, seçilecek ve çalışma gerçekleştirecek kişilerin bu çalışmalardan dolayı kibire, popülaritiye ve bilumum faydaya ihtiyaç duymayan, eğer duyuyorsa da bu durumlara aman verilmeden tamamen gönüllü ve ülke çıkarına çalışacak kişilerden oluşturulması. Belki biraz ütopik olarak gelebilir ama çok çabuk gaza gelen bir millet olduğumuz ve insanın doğasında " kibir " olduğundan dolayı yan yollara sapma ihtimallerimiz çok. Muhalefet kazanırsa eğer seçimden sonra onlar hakkındaki düşüncelerimizin ne kadarı doğru, ne kadarı yanlış, görücez.
 
Milleti ölumunu bayram gibi kutladi. Halbuki batinin karabasan gibi cokup heryeri bir col misali birakacagindan bir haber.

Iyi kotu; ulkesini ayakda tutuyordu.

Ölum goruntulerinden bende etkilenmistim o aralar
 
Geri