Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Kara Kağan, otağında yalnız başına oturmuş, üzüntülü bir yüzle düşünüyordu. Kür Şad’ın gelişi yüzündeki gerginliği dağıttı:
- “Kür Şad! Savaşı kaybettik” dedi.
- Birini kaybettikse ikincisini kazanabiliriz.
Kağan acı acı gülümsedi:
- Elimde yorgun argın, çoğu yaralı on binli atlı kaldı. Beğlerin çoğu öldü. Bu kadarlık bir çeri ile savaş kazanılır mı?
Kür Şad’ın gözlerinde kıvılcımlar parlayıp söndü:
- Buyruk verirsen şimdi yurda ve Işbara Han’a ulak salar, nice atlı varsa getirip bir daha talih deneriz.
Kara Kağan sert bakışlarla baktı. Sonra kendisinden umulmıyan yumuşak bir sesle sordu:
- Gök Türk Kağanlığı’nın geleceğini bir talih denemesine mi bırakacağız?
Kür Şad sert sert şöyle cevap verdi:
- Talih denemek barış yapmaktan yektir. Çünkü barışla geleceğimizin kararmış olmasını önceden kabul etmişiz demektir. Talih denersek kazanmak ihtimali vardır.
Kağan mütevekkil bir sesle: “Ben barış için Çin’e elçi yolladım” diye karşılık verdi.
Kür Şad’la bir bakıştılar. Kağanın bakışlarından keder sızıyordu. Ötekinde parlamak üzere olan bir ateşin kıvılcımları görülüyordu.
Türkçülük'ün, fikir sahasından hareket sahasına inmesi ise, Atsız'ın haksızca yargılanmasına tepki olarak toplanan on bine yakın gencin gösteri yapmasıdır. O devirde 3-5 kişinin bile bir araya gelmesi suç sayılırken, 3 Mayıs 1944 günü, binlerce genç Ankara, Ulus'ta toplanıp yürüyüş düzenlemişlerdir ve bu cumhuriyet tarihinin ilk toplu nümayişi olmuştur.
Türkçülük için yürüyüş yapmayı, düşman sevindirmek olarak gören dinozorlaşmış sahte milliyetçilere, sıcak koltuklarından çıkmayıp gençleri uyuşturmak isteyen kişilere itibar etmeyiniz.
"Turancılığa gelince; Bunun hakkında fazla söz söylemeyi lüzumsuz buluyorum. Dünyanın hiçbir yerinde kendi devletini büyütmek isteyenlere “vatan haini” denmemiştir. Biz Ziya Gökalp’ın, Mehmet Emin’in şiirleriyle beslendik. Haritalarda, ırkımızın yaşadığı yerlere baktık. Milletimize fenalık edenleri tarihte okuduk. Ve millî kini ateşten damgalar gibi kalbimize yazdık."