Öncelikle psikolog tedavi etmez, teşhis koyamaz ve Psikoloji bir bilim olarak sadece davranış bozuklukları ile değil tüm davranış türleri ile ilgilenir; Psikoloji, klinik psikolojiden ibaret değildir. Ruh sağlığı probleminiz varsa gitmeniz gereken ilk merci Psikiyatristtir. Durumunuza psikolog gerekli mi değil mi o söyler.
Onun dışında ruh sağlığı sağaltımlarına-danışmanlıklarına nasihat, Dr.'a- Psikologa para vereceğime arkadaşımla takılırım, arkadaşım beni daha iyi anlıyor vb. diyen zır cahillere kulak asmayın; Psikologun da Psikiyatristin de işi gözünüze bakınca şıp diye sizi çözmek, size duymak istediklerinizi söylemek ya da sizi derinden anlamak değil. Bir sürü terapi arasından 'nasihat-dertleşme' olarak kast ettiğiniz psikoterapinin de tekniği ve yaklaşımı var.Bir dertleşme seansı değil. Rahatsızlık mevcuttur ve terapist ona göre yaklaşım sergiler. Narsistle başka basamakta iletişim kurar,Borderline ile başka basamakta amaç kişide doğru yaklaşım ile Nöroplastisite oluşturmaktır. Sizin neyi tercih etmeniz gerektiğini seçmeniz terapistinizin işi değildir.
Psikiyatristler diğer tüm hekimler gibi ölçümlenebilir ve kanıtlanabilir anamnez ve bulgularla size bir teşhis koyar ve ona göre bir tedavi belirler. Atıyorum Depresyonda bozulmuş serotonin mekanizmasını ya da DEHB'de bozulmuş dopamin mekanizmasını dengede tutmaya yönelik medikal yaklaşım geliştirir. İlaç tedavisi en sık tercih ettikleri tedavi türü olur genelde fakat Psikiyatri bilimini diğer tıp dallarından ayıran bir şey var o da bilinç. Dolayısı ile Psikiyatri ve Psikoloji birbirinden asla ayrı düşünülemez. Yani diğer tıp dallarından ayrı olarak Psikiyatrist sosyal bir bilim olan psikolojiye de ileri düzeyde hakim olmalıdır; Psikiyatrik hastalıkların tedavisi diğer dahiliye ya da cerrahi hastalıkları gibi değildir. Siz bir enfeksiyona sahipsinizdir ona uygun antibiyotiği kullandığınızda iyileşmeme gibi bir şansınız yok fakat pskiyatride durum farklı. Sadece doğru ilaç yeterli olmayabiliyor. Kişi bilinci ve girişimi ile değişimi,tedaviyi istemeli. (İleri psikozlardan bahsetmiyorum) Bunun için çabalamalı. İşte bu çabayı sağlatmak için,kişinin düşünme kalıplarını anlamlandırmak için Psikoloji bilimine ihtiyacımız var; kişinin sadece beyin biyokimyasındaki bozukluklara farmakolojik/ ilaç vb. yaklaşım sergilemek yetersiz kalır. Kişinin sadece anatomisine ve fizyolojisine değil; sosyal yapısına da hakim olmak zorundasınız.Psikoloji ve psikiyatri etle tırnak gibidir, Ayrı düşünülemez. Bir çok literatürde de hibrit yaklaşımın sonuçları daha olumlu olmuştur