PRoFessor'ün Not Defteri

Konu sahibi son olarak 630 gün önce görüldü
923518_912004782182840_5962643881990669733_n.jpg
 
[YOUTUBE]47Q93ljn4CM&feature[/YOUTUBE]

Paranızın olması sizi onlardan daha üstün biri yapmaz."Alçak gönüllülük kendi eksiğini düşünmemek değil. Kendi eksikliğini düşünmektir..."
 
Kadere inanmak; bütün gün çalışıp çabalayıp hiç boş kalmadıktan sonra, durup düşündüğünde (bunu düşünmekte dahil), aslında hiç bir şey yapmamış olduğuna inanmaktır.
 
Karşındaki insana hak ettiğinden fazla değer vermenin sebebi; kendine hak ettiğin değeri verememendir. Aşk; kendine hak ettiği değeri verebilmekten yoksun birinin, karşısındakine hiçte hak etmediği değerleri yüklemesidir. Böylece kendindeki değersizlik algısını telafi etmiş olur. Bu anlamda aşk, karşısındakini sevmek değil, sevemediği kendisini, sevmeye değer hale getirme çabasından başka bir şey değildir. Biraz zahmetli olabilir ama aşk peşinde koşmayı bırakıp gerçekten sevmeyi deneyebiliriz.
 
Her erkek kazandığı bir kadını, o kadını ahmaklığından dolayı kaybeden, bir başka erkeğin ahmaklığına borçludur.
 
Yakışıklılığın ya da güzelliğin yetersizliğini; eğitiminizle, kültürünüzle, kariyerinizle, karizmanızla, ekonomik olanaklarınızla, sanat ya da spordaki başarılarınızla, her şeyin yetersizliğini bir başka şeyle telafi edebilirsiniz. Ancak; karakter yetersizliğini telafi edebilecek hiç bir şey yoktur.
 
Çocuk dediğin tek bilinçlidir, İnsan değildir, insan ötesidir. Sonradan insan ötesiliğimiz elimizden alınır. İnsan ederler bizi acımadan, gözümüzün yaşına bakmadan.
 
Çok hızlı başlayan bir ilişkide; Mantık geri plana itilmiş, daha çok tutkulardan, cinsel bedensel hoşlanmalardan, heyecanlardan etkilenilmiş, motive olunmuştur (ilk görüşte aşk, aşk). Bu nedenle ömrü kısa olur. Aşık olmak; 100 mt koşmak gibiyken sevmek maraton koşmaya benzer.
 
Kadınların bir kısmı, erkeklerin çoğu imzayı attıktan sonra öğrenir kiminle evlendiğini.
 
Stres çoğulukla "zaman daralmasının (aceleciliğin)" bir sonucudur. Kişi zamanı genişletmeyi öğrenirse stresli yaşamdan da kurtulur.

Kendinize bir iyilik yapacaksanız yavaşlayın... evrendeki o sessiz uğultuyu duyuncaya kadar yavaşlayın... huzur, mutluluk orada gizli...
Dr. Adem Güneş
 
Bugünlerde Insanlarla diyalog kurmak,seviyeli bir tartisma ortaminda bulunmak,bilimsellikten söz etmek,bir seyler anlatabilmek çok zor.

Çok iyi derecede Türkçe okuyup-yazmak bile yetmiyor :)

Insani iliskiler menfaat araci haline dönüsmüs,erdemler lümpenlik seviyesine düsmüs.Sevgi ve saygidan söz edenler bir anda kin ve nefret estirmeye baslayabiliyor.

Iki yüzlülük,sinsilik,sahtecilik,yalancilik,oldugundan farkli görünmek toplumun her kesimine sirayet etmis.

Bir toplumu toplum yapan degerler silsilesi çökmüs ise o ülkenin huzur ve adaletinden söz etmek mümkün degildir!

Yarinlarimizin güvencesi olarak yetisen gençligimizin bu toplum psikolojisi
altinda alacagi egitimin de hiç bir degeri yoktur!
 
Ya Aziz'im böyle işte
İnsanlar dedik iki yüzlü insanlar dedik
Korunsun bunlardan vesselam .
 
[YOUTUBE]PLpGVxd4RRteyUlaOTsXSMInN7NtnlmCwV[/YOUTUBE]

'' Seninle sadece arkadaş olabilirim'' Bu söz, bir kadının bir erkeğe yapabileceği en büyük hakarettir. Bu söz şu anlama gelir; ''Senin ruhun çok güzel, ama bedeninden hoşlanmıyorum. Ruhumu senin çeşmenden ama bedenimi, bedeni hoşuma giden başka erkeklerin çeşmesinden doldurup, doyurmak istiyorum. '' Bu söylemde bulunan kadınlara soruyorum; bir erkek çıkıp ta; ''sen ruhen çok karaktersiz bir kadınsın, ama çok güzel bir bedenin var, sohbetlerimi, muhabbetlerimi akıllı, karakterli kadınlarla yaparak ruhumu tatmin etsem, ama bedenimi senin bedeninle tatmin etsem ne dersin? '' şeklinde bir teklif aldığınızda kendinizi nasıl hissedersiniz? İnsan bedeniyle, ruhuyla ayrılmaz bir bütündür, karşınızdakini olduğu gibi kabul eder, ya da ret edersiniz.
 
"Ateşin içine kattığın her ufak alev parçası bütüne karışır ve yoğunlaşır. Evinin ya da odanın içindeki hava, kapı ya da camı açtığında dışarıdaki havayla birleşir. Nehirler okyanusa ulaştığında genişler, büyür. Ancak kum ya da toprak hep zerre hali de olsa toplamından ayrı kalmayı becerir. Bütünden ayrılıp bu şekilde bağımsız kalabilir. Birleştikten sonra da yeniden ayırım olabilir.

İnsanoğlunun aslı topraktır. Bu yüzden birbirinden ve Bir'den ayrılmıştır. Birlik ve beraberlikten uzak düşmüştür. Toprakla bütün olmak hali toprağa döndüğünde olacaktır. Sonradan yine O'ndan ayrılıp Bir'likten uzaklaşacaksındır."

Eddi Anter
Kabile romanından
 
Vayyyyy, kardeşim Eyüp gelmiş. Mübarek insan nerelerdesin sen.
 
Geri