PRoFessor'ün Not Defteri

Konu sahibi son olarak 630 gün önce görüldü
Sahiplenmek güzel bir duygudur sevginin gösteri halidir, fakat bu gösteriyi aşırı maddeleştirdiğin anda tutsaklık başlar.!
 
İntihar edene saygı duyarım onu aciz görmem. Etki tepki. Bir şey oldu ve onu etkileyecek bir durumun olmamasından o şey o şekilde oluverdi hepsi bu. Tamamen doğal. Bir robotun programlanmadığı bir hareketi yapmasını beklemezsin veya programlandığı bir davranışı eleştiremezsin. İnsan robot değildir fakat doğa yasaları aynıdır. Herkesin yaşamı aynı değil. Birinin intiharına neden olan sebepler başkaları için üstesinden gelinecek durumlar olabilir ama üstesinden gelemiyor diye o kişiyi yargılayamayız. İntihar cesaret gerektirir ama o bir seçim gibi görünmüyor. Kim bilir belkide seçeneksizliktir.
 
Kafirin kelime anlamı gerçeği örten, hakikati gizleyen demektir. Ne zaman kısır , sığ çekişmeleri bırakıp insan odaklı düşünüp gerekli önlemleri alıp yaşam hakkının kutsallığını öne çıkartan palyatif değil de kalıcı çözümler bulacağız. Bu samimiyetsiz inanç sahibi , kapitalizmin , malın , mülkün , paranın kölesi olan pespaye insanların mizan kurulduğunda kaçacak bir yerleri olmayacaktır. Gün gelecek mazlumların hesabı elbet sorulacaktır.
 
her saniye bir önceki zamanın ölümüdür canlı kalmaz hiç bir anı tükettiğin öldürdüğün insanların yasını bile tutmazsın ve hiç kimsenin kimse için acımaz canı zamanının bitmesinden ibaret sanıyordum ölümü her an bir diğer anı öldürürmüş meğer boşunaymış o yaşadığım duygu yoğunlukları içine çöreklenir bir başkasının hayatı sonra çıkar gider izleri bile kalmaz, aklına gelmez ölmüşlüğünden ne farkı vardır bulunduğu zamanı kimse sevmez sevsede yaşatamaz birkaç ölüm sonra bitecek bir an süresi sadece okadardır
 
Çok bağımlı biri çok sadık, çok ilgisiz biri çok özgüvenli,çok hırslı, aç gözlü biri çok çalışkan, çok azimli,çok aşık biri çok seven,çok cıvık biri espirili, eğlenen, zevk, adrenalin peşinde koşan biri çok mutlu,uyuşuk biri çok huzurlu vb..gibi algılanabilir. Göz hiçbir şeyin özünü göremez. Sevgiye kalite getiren farkındalıktır.
 
Kimsenin olmadığı,kimsenin görmediği,kimsenin duymadığı yerde utanabileni terbiye etmeye gerek yoktur.
 
Neşeli olmak, pozitif olmak...kendinizi iyi hissetmek için bir kişiye bir söze ihtiyaç duyarsınız. bir çocuk düşünün, nasıl eğlenir kendi kendine. bedeninde coşan bir enerji, dolaşır ortalıkta. Zamanla ebeveyn ve çevre müdahalesiyle kırılır kolu kanadı. Öyle gülme, böyle yapma, dur fazla zıplama ...diyerek ayıplar dünyasına itilir. Zamanla öğrenir durduk yere gülünüp, mutlu olunmayacağını. Çünkü mutlu olmanın, neşelenmenin, gülmenin bir yeri, zamanı vardır. Kendini iyi hissetmek için bir sebebin olmalı.zamanla bu durum bilinçaltınız bunu bir istek olarak görmeye başlar hücreleriniz bedensel duruşu benimser. V e siz nötr bir durumdayken olumsuz kısır döngüler başlar.
 
Yağla su gibi tepkimeye girmeyen fizik bileşenleri gibidir insanlar kişilik ve görünüm bakmindan hic uyusamazlar.
 
Çocuk kalbiyle sevmeli insan merakli ve sevmek için hep bir sebep aramali sevdiğini keşfetmeye calisirken kendini bulmali
 
Sonsuz büyüklüklerle,sonsuz küçüklükler arasın hiçbir fark yoktur bence . Her iki alandada bilimsel formüller geçerlidir.bulunmuş yada henüz bulunmamış bilimsel formüller.
 
İnsanlar ellerindeki gücü kötüye kullanarak başkasına her şeyi yapmayı deneyebilir ve icabında da ellerinde olanı alabilirler, ancak "Ben mutluyum, ben kendimi seviyorum" diyenin elinden kimse bunu alamaz...
 
Michel de montaigne demiş ki ;Aslında insanlar seni hayal kırıklığına uğratmıyor. Sadece sen, yanlış insanlar üzerinde hayal kuruyorsun. ☺
 
Sevgi: karsiliginda yalnizca hazz alinan ve hicbir karsilik beklentisi icine girilmeden 'vermemizdir' yoksa bu sevgi olmaz 'otoriterlik/kontrolculuk/hukumdarlik olur' kadin icinde erkek icinde bu boyledir
 
Annelik doğaldır çünkü kaynağı annelik iç güdüsüdür. Anneler ne olurlarsa olsunlar çocuklarını karşılıksız sever. Baba şartlı sever, şöyle olursan, böyle olursan sever. O kadarını da annelerini eğer seviyorsa, annelerinin hatırına sever. Anneleriyle ayrıldıktan sonra, annelerinden umudu kestikten sonra çocuklarına sahip çıkan baba çok nadirdir. Babalık zorlanımlıdır, çünkü babalık iç güdüsü diye bir iç güdü yoktur. Her şeye rağmen çocuğunu gerçekten seven babaların babalar günü kutlu olsun.
 
Kendi mutluluğumuza bir katkısı olmasa da, evrim sürecine muazzam bir katkımız oluyor bizi beğeneni beğenmedikçe, hep daha fazlasını istedikçe. Evrim süreci hoşnutsuzların omuzlarında ilerliyor. Bir başka değişle evrim sürecinin altında hep hoşnutsuzlar eziliyor, hep hoşnutsuzlar kalıyor. Yer altındaki göçüklerin altında kalan madenciler gibi, yer üstündeki kazançlarından hoşnut olmayanlar kalıyor. Hep daha fazlasını istedikçe.
 
Hırs insanı hep eksik bırakır, horozu öldürür,gözünü çöplükte bırakır.
 
Bu gün erkeklerin cinsel doyum amaçlı kullandıkları kadınların başında, profesyonel, yarı profesyonel fahişelerden çok, kendilerine aşık olan kadınlar var. Ahlak anlayışının yerlerde sürünüyor olması nedeniyle, fahişe sayısı artsa ve fiatları düşse dahi, erkekler yinede ekonomik, sağlık, hijyenik, psikolojik ve sosyolojik nedenlerle fahişeler yerine kendilerine aşık olan kadınları kullanarak cinsel ihtiyaçlarını gidermeyi tercih ediyor. Ne yazık ki bu sistem vahşi kapitalist düzenin yan ürünlerinden biri olmaya başladı.
 
Savaşmaya değer herkes ve herşey için savaştım sanırım. Düşmanlar bittiğinde ne olacağını hep düşünürdüm,bir süredir benle alıp veremediği olan kalmadı. Zamanla kazandığım bazı yetenekler artık bi işe yaramıyorlar,elimde kalan vucudumun farklı yerlerindeki yaralar madalyanlarım olarak ömrümün sonuna kadar benle kalacaklar. Peki ne için? Anlatabileceğim kadar basit olsaydı yaptıklarımın hîç birini yapmazdım dimi!
 
Düşünün ki, ne Arap ülkelerinden, ne batıdan, ne artık Türk devletlerinden destek alan bir ülke var. Filistin her sene her saat yalnızdır. Gün gelir yaz olur, ramazan gelir, füzeler atılır ondan sonra sahte müslüman, yobaz, gerici allahsızlar sahte veryansınlara başlar.
Bir tarafta filistinde prestijini kaybettikten sonra şu sıralar ortaya çıkıp aslan kükremesi yapan kasımpaşalı, bir tarafta objektifliğini yitiren merkel şırpıntısı, insan ölümüne sessiz kalan batı, bir tarafta cahilliği ve aptallıkta sınırsızlığıyla yine dünyayı kendisine güldüren gerici tayfa, konsolosluğa saldırmayı beceremeyince, konsolosluk önündeki heykelleri söken amipler, 50 defa KAHYAR çekerek israilin yıkılacağını düşünen beyin oksitler, her sene olduğu gibi coca colayı boykota alan jonjonlar, israili eleştirirken basın toplantısı yapan, masasında nestle su bulunduran göbekli ironik amcam, bir tarafta hitlerin meşhur hikayelerini sallandıran sanal orgazmla kendisini supermen ilan eden yeni nesil murtaza gençlik... Allahını seven defansa gelsin! Allahını seven gökten bol bol akıl, zihin dilesin.

Ve her şey bir yana, Dünya Filistin'lileri savunmayı reddettiği için, filistin halkı kendini savunmak zorundadır, sessizce ölümü bekleyecek, çocuk ölümlerine sessiz kalacak babayiğit yoktur oralarda. Halkların kendilerini savunma hakkı her zaman vardır, gökten 'Hafya' füzeleri atılıyor, elma değil.
 
Geri