Prof. Dr. Naci Görür'ün ve jeologların depremden önce yaptığı uyarılar

  • Kullanıcı Lefty
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Derin Tartışmalar
🕒 Konu sahibi 6 saat önce aktifti
Prof. Dr. Yücel Yılmaz: Büyük bir ihtimalle gelecek önemli fay Adana'yı vuracak!

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Fakültesi Jeoloji ve Endüstri Mühendisliği emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Yücel Yılmaz, Türkiye'de son olarak 6 Şubat'ta Kahramanmaraş'ta meydana gelen deprem ile ilgili konuştu. Bu depremin Arabistan'daki deprem levhasının Doğu Anadolu Fay Hattı'nı sıkıştırmasıyla oluştuğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yücel Yılmaz, "Arabistan levhası tıpkı bir buldozer gibi doğuyu sıkıştırıyor. Sıkışmadan oluşan enerji Toroslar’daki dirençle karşılaşıyor ve burada giderek artan miktarda bir sıkışma geçirmeye başlıyor, Kahramanmaraş'ta bu sıkışma kökeniyle bir süre sonra direncin maksimum noktaya ulaştığı 2 yerde birbirinin peşi sıra iki dev deprem oluştu" dedi.

Prof. Dr. Yılmaz, Edirne'de Trakya Üniversitesi'nce düzenlenen 'Her Yönüyle Deprem' sempozyumunda, Türkiye'deki fay hatları ve beklenen İstanbul depremi ile ilgili konuştu. Türkiye'nin deprem kuşağında bir ülke olduğunu ve bunun bilincine varılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Yılmaz, Bingöl'den başlayarak Marmara Denizi'ne kadar uzanan Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın İstanbul çevresinde 200 yılda bir 7'nin üzerinde deprem ürettiğine dikkat çekti. Hattın Marmara Denizi açıklarında enerji biriktirdiğini bildiren Yılmaz, beklenen İstanbul depreminin ise kaçınılmaz olduğunu belirtti.

Türkiye'de son olarak 6 Şubat'ta Kahramanmaraş'ta meydana gelen deprem ile ilgili konuşan Prof. Dr. Yılmaz, bu depremin Arabistan'daki deprem levhasının Doğu Anadolu Fay Hattı'nı sıkıştırmasıyla oluştuğuna dikkat çekti. Doğu Anadolu'da kuzey ve güneyden sıkışma kaynaklı sayısız kırılma ve deprem yaşandığını belirten Yılmaz, "Neredeyse her yerinde deprem var. Büyük faylar bile sayılamayacak kadar çok. Dolayısıyla Doğu Anadolu'da bir depremin bundan sonra hangi noktada bekleniyor olduğunu söylemek, tahmin etmek çok zor. Bir kırılma mozaiği gibi, blok gibi düşünün; bunların birisi bir yerden kırılarak deprem oluşturuyor. Arabistan levhası tıpkı bir buldozer gibi doğuyu sıkıştırıyor. Sıkışmadan oluşan enerji Toroslar’daki dirençle karşılaşıyor ve burada giderek artan miktarda bir sıkışma geçirmeye başlıyor, Kahramanmaraş'ta bu sıkışma kökeniyle bir süre sonra direncin maksimum noktaya ulaştığı 2 yerde birbirinin peşi sıra iki dev deprem oluştu" ifadelerini kullandı.

Kahramanmaraş'ta oluşan depremin ardından buradaki enerjinin Türkiye'nin güneyine taşınma ihtimali olduğunu bildiren Yılmaz, "Bu sistemin güneye kaçma olasılığı var. Bundan sonra da sıkışma kökenli depremleri kaçma kökenli depremler izleyecek. Bunu da bir iki kere gördük. Şimdiden size gerçekten bir deprem habercisi olarak söylüyorum; büyük bir ihtimalle gelecek önemli fay Adana'yı vuracak. Dolayısıyla bunun geliştireceği fayı aynı kaçmaya bağlı, kaçma artı sıkışma şeklinde bir deprem bekliyorum. Antakya sahili tıpkı cetvelle çizilmiş gibi o fayı bize gösteriyor. O kara kitlesinin yavaş yavaş denizin içerisine vurduğunu görüyorsunuz. Depreminin kırıklarıyla oluşacak böyle bir olayın ne denli vahim ne denli büyük bir enerjiyi ortaya çıkarttığını Ekinözü depreminde gördük" dedi.

Bingöl'ün Karlıova ilçesinden başlayan Kuzey Anadolu Fay Hattı'na değinen Yılmaz, "Dünyanın en büyük faylarından birisi Kuzey Anadolu Fay Hattı. Bu hat Bingöl Karlıova'dan başlıyor, tüm Anadolu'yu biçip geçiyor, Marmara Denizi'nin içine oradan Ege Denizi'ne ulaşıyor. Buna jeoloji dilinde yanal atımlı fay diyoruz. Fayın geçtiği düzlemin vadilerde yırtık oluşturduğunu görebilirsiniz. Kollarından birisi İzmit Körfezi'ne, diğeri de Gemlik Körfezi'ne gidiyor. İkisi de Marmara Denizi'nin suları altına gidiyor. Bu Marmara Denizi'nin altında giden fay beklendiği gibi bir İstanbul depremi oluşturacak mı? En çok merak edilen soru bu" diye konuştu.

İstanbul'da bir depremin kaçınılmaz olduğunu söyleyen Yılmaz, "Bu fay üzerinde 1939'da Erzincan'da deprem oldu, orada enerji boşaldı. Kuvvet o fay boyunca göç etmeye başladı. Bir süre sonra ilerisi kırıldı. Ondan sonra göç ede ede en son Adapazarı çevresindeki iki büyük depremle Marmara'nın önüne kadar geldi. Tarihsel depremler de diyor ki; 'Bakın ben burada çok büyük iki deprem zaten yaptım. Bir tanesi 1530'larda Padişahı Edirne'ye göç ettiren büyük deprem. Öbürü de 1760'lardaki deprem. İkisi de çok büyük.' Dolayısıyla 200 yılda bir 7'nin üstünde, 100 yılda bir 6'nın üstünde. İstanbul arşivinden o depremler neler yapmışı nokta bazında biliyoruz yani İstanbul'da deprem olacak. Kuzey Anadolu Fay Hattı'ndan boşalan kuvvet Marmara Denizi'nin açıklarında birikiyor. İstanbul ve çevresini etkileyecek deprem olacak mı? Evet, kaçınılmaz. İstanbul çevresini etkileyecek çok büyük bir deprem olacak, İstanbul'u bunu hazırlamak lazım" ifadelerini kullandı.

Kuzey Marmara Fay Hattı'nın üreteceği büyük bir depremin Edirne'yi de etkileyeceğini belirten Yılmaz, "MTA'nın yaptığı haritada Edirne için büyük depremler üretecek bir fay çizilmemiş. Bölgede çok net faylar var ama günümüze gelirken bunların etkinlikleri giderek sönümlenmiş. Yüzeyde aktif fay yok. Günümüzde Trakya'da büyükçe bir deprem de görünmüyor. Edirne ve çevresini etkileyen depremselliğin ana kaynağı Kuzey Anadolu Fay Hattı'dır. Bu fay Edirne dolayını etkilemektedir. Uzaklığı ve büyüklüğü oranında etkilemeye devam edecektir. Doğrudan bir Edirne fayı yok ama Kuzey Anadolu Fayı hareket ettiği zaman Edirne'nin zemininde bu depreme karşı dayanamayacak çok fazla bina var. Çünkü zeminin belli bir kısmı, Edirne'nin temelinde çok güçlü olmayan zemin çok fazla" dedi.

Kaynak

1697779312306-yeni-proje-2023-10-20-t-082142.423
 
Kahramanmaraş'ta oluşan depremin ardından buradaki enerjinin Türkiye'nin güneyine taşınma ihtimali olduğunu bildiren Yılmaz, "Bu sistemin güneye kaçma olasılığı var. Bundan sonra da sıkışma kökenli depremleri kaçma kökenli depremler izleyecek. Bunu da bir iki kere gördük. Şimdiden size gerçekten bir deprem habercisi olarak söylüyorum; büyük bir ihtimalle gelecek önemli fay Adana'yı vuracak. Dolayısıyla bunun geliştireceği fayı aynı kaçmaya bağlı, kaçma artı sıkışma şeklinde bir deprem bekliyorum. Antakya sahili tıpkı cetvelle çizilmiş gibi o fayı bize gösteriyor. O kara kitlesinin yavaş yavaş denizin içerisine vurduğunu görüyorsunuz. Depreminin kırıklarıyla oluşacak böyle bir olayın ne denli vahim ne denli büyük bir enerjiyi ortaya çıkarttığını Ekinözü depreminde gördük" dedi.

Adana böyle bir depreme hiç hazır değil kaldı ki çevresi de etkilenecektir ancak yine de bu uyarı dikkate alınıp çalışmalar hızlandırılmalıdır.
 
Deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür uyarılarını sürdürüyor. Görür katıldığı bir televizyon programında "Kimse bahsetmiyor ama Tunceli tehdit altında" dedi

stanbul başta olmak üzere Erzincan-Karlıova bölgesinde deprem beklendiğini belirten Prof. Dr. Görür, "Bu fay deprem üretirse 7.4'e kadar çıkabilir. Tunceli'ye uzak değil" uyarısında bulundu. "Tunceli tehdit altında" diyen Görür, Yedisu Fayı'na dikkat çekti. Deprem uzmanı ayrıca, "Erzincan-Karlıova arasını bekliyoruz. Bu fay deprem üretirse 7.4'e kadar çıkabilir" uyarısında bulundu.

"İLK KEZ SÖYLEYECEĞİM"

Görür, özetle şu ifadeleri kullandı, " Ben belki de ilk kez söyleyeceğim burada. Tunceli tehdit altında. Bugün Tunceli'den kimse bahsetmiyor ama tehdit altında. Erzincan-Karlıova arasında Yedisu fayı var. Bu fay en son 1790'larde deprem üretmiş. 250 senede bir deprem üretme potansiyeli var. Günümüze yaklaşırsınız. Özellikle Pülümür'ün olduğu yer. Erzincan-Karlıova arasını bekliyoruz. Bu fay deprem üretirse 7.4'e kadar çıkabilir. Tunceli'ye uzak değil. Batıdan da aktif bir fayla çevrilidir. Ovacık fayı, yavaş hareket ederek deprem üretiyor. Tunceli'nin hemen güneyinde Nazimiye fayı var. Dört taraftan fay ile çevrilidir. Yedisu fayı özellikle endişe konumundadır. Eli kulağında, şakası yok. Zaman olarak kesin konuşamıyoruz. Tekerrür periyodunu bilemiyoruz. MTA'yı (Maden Tetkik Arama) bunu tespit etmeye memur edin. Bilimin faydası, yerbilimcinin varoluş nedeni budur."

Kaynak
 
@Sade Naci hoca Tunceli için deprem işaret ediyor. Allah korusun yaaa
 
Japon uzmandan Türkiye'ye deprem uyarısı: Eskiden "Konya'da deprem olmaz" deniyordu, artık var!

Yüksek inşaat mühendisi, mimar ve deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Türkiye depremlerde en fazla can kaybı yaşanan üçüncü ülke olduğunu belirtti.

Yüksek inşaat mühendisi, mimar ve deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimar Sinan Amfisi'nde düzenlenen Türkiye ve Japonya Arasındaki Deprem Farkı Konferansı'nda öğrencilerle bir araya geldi.

AA'da yer alan habere göre, Japonya'daki depremlerin denizde Türkiye'dekilerin ise karada gerçekleştiğini belirten Moriwaki, "Japonya en şiddetli 2011 yılında 9 şiddetinde deprem ve depremin tetiklediği tsunami ile sarsıldı. Türkiye'de ise 1939'da Erzincan'da 7,9 ile en şiddetli deprem yaşandı. Her iki depremde de çok sayıda insan yaşamını yitirdi. Türkiye dünyada en fazla deprem olan 17'nci Japonya ise 6'ncı ülke ancak yaşamını yitiren oranı tam tersi" dedi.

Moriwaki, Türkiye'nin depremlerde en fazla can kaybı yaşanan üçüncü, Japonya'nın ise yedinci ülke olduğunu vurguladı.

"Eskiden 'Konya'da deprem olmaz' deniyordu, artık var"

6 Şubat'taki Kahramanmaraş merkezli depremlerde de çok fazla insanın yaşamını yitirdiğini hatırlatan herkesin bu gerçeği unutmaması gerektiğini vurguladı.

Depremlerde can kayıplarının önlenmesine yönelik hazırlık ve önlemlere değinen Moriwaki şunları kaydetti:

"Artık deprem gerçeğini öğrenmemiz lazım. Eskiden 'Konya'da deprem olmaz' deniyordu, artık var. Türkiye'nin de deprem haritası kırmızı, Japonya ile aynı. 'Allah korusun deprem gelmesin' değil 'Allah korusun depremde hasar az olsun' diyelim. Hep beraber önlemler almalıyız, hazır olmalıyız. Depreme hazırlık yapıldığında ve önlem alındığında zarar ve kayıp yüzde 70 az oluyor. Çok önemli bir rakam değil mi? Neden yapmıyorsunuz? Deprem bir gün olacak buna hazır olalım. Ahmet Mete Işıkara'nın da dediği gibi 'Deprem öldürmez, bina öldürür' bunu unutmayalım."

Kaynak
 
İstanbul için çok geç kalınmış kesinlikle bundan sonra yapılabilecek en iyi adım, sadece eski binaların yenilenmesi. Deprem toplanma alanları mabadımız kadar. Kaç kişi sığar da nasıl ulaşılır. Boş yer kalmamış ki her yer bina bina bina.... Betona gömülmüş bir şehri dümdüz etmeden adam gibi şekillenmez. Dar sokaklardan yardım bile gitmez. Maraş depreminde geniş sokaklara para ile giren kepçeler vardı ona rağmen hala göçük altından kemikler çıkıyor. Kim öldü kim kayıp belli değildi. İstanbul yaşarken bile kaos
 
Arkadaşlar, evimize girelim mi. Girmeyelim mi diye soruyorlar. Asistanıma da çok soru geliyormuş. Cevap şudur: Resmi organların bu binaya girmeyin dediği yerlere kesinlikle girmeyin. Resmi organlarca mühürlenmiş yerlere girmeyin. Evinizde çatlak yarık vs varsa girmeyin. Evinizden gece kolon , kirişlerden sesler geliyorsa girmryin. Kolon, kirişlerde patlak, çatlak ve kırık varsa girmeyin. Aksi halde eviniz girin. Sevgiyle.



 
Geri