patates

Konu sahibi son olarak 264 gün önce görüldü
madem onca içtik hakkını verelim

https://www.youtube.com/watch?v=6kkgJJcggNE

haksızlığınızdan dem vurup
sürekli haklısınız deyip
durmaksızın yapıp sonrasında inkar eden tiplerin
olmayan haklılığına dem vurup
vay be diyerek
sövmek istediğim zamanlar olmadı değil...
lakin ben o sövecek insanmıydım onda emin değilim,
yaşantımın belkide üçte birlik kısmında insan seven
ki şu aralar onun ismine hümanist tarzı bir söylem geliştirmişler
sonra ki kısmında belkide
kim tarafından olduğunu bilmesemde
bir aldatılmışlık yaşamış olmak büyük sükse olurdu
ne kadar da boş bir söylem, neyse
o da ortamlarda parmakla gösterilmek üzere hazır ve nazır olmak üzere garson tarafından ayarlanmış
kimine göre büyük bir gavatlık
kimine göre ise büyük bir ayıcık olma yolunda gidilen ufak birer adımdı,
herkes kendi çapında birer yazar
bence evet ve buna karşı çıkmak istersen gelde
üç beş rakı içmiş bir insana karşı çık diye söylemek isterim
lakin onların anlattıkları
ingiliz polisiye hikayesi olanlardan bile daha gerçekçi
sahi hangi dilde saat kaçı kaç geçiyordu...

kaç kez yapalım deyip bir türlü içemedik
bir tür proje olarak tasarlanmış olsak
yada bir millet olsak sadece onay için parmak kaldıran
bu kadar olamazdık
adının üç kez geçtiği bir filmi bulup kaynak olarak göstermek benim için sorun olmazdı
lakin buna tüm roman metinleri basit bir son diye itiraz ederlerdi
şu anda japonyada saat kim bilir kaç
kal sen yinede
geri dönmek dediğin belkide bir avuç bahar sonrası
yeşeren fesleğen
sahi hiç elini sürüp kokladın mı
her şey değişmiş
ama bakıyorum ki siz halen aynısınız bay fesleğen
demek istediğin olmuyor mu senin de
tam olarak neresinde vaz geçip yanıldık
yada hangi kısmında hata yaptık
bir fikrinin olmadığına, eminim
peki ya fikrin varsa
ailenin bir ferdi yanılıp sorduysa
nerede hata yaptık ?
bence fazla kilolarda
o son kiloyu almayacaktın
hangi kısımda neyi alacaktın peki tam olarak
eflatun bir gökyüzü yada ne bileyim bir at olabilirdi
sence eflatun bir at olabilir miydi
sencede şu an saat bilmem kaçı bilmem kaç geçmiyor mu
yada insanlığın mı efkarı kaçmış
sahi hangi dilde saat tam olarak kaçtı...

mangalda közü unutur gibi yapıp kahveyi
telvesi ile içilmemiş bir sohbet sonrası olur mu
yada ne bileyim
onca zaman sonra kim lan şimdi bu adam fırt diye ortaya çıktı demek
fırt eski dilde yağız deli kanlı
yok yok hemen inanma dediğimle anlamının hiç alakası yok
ben şimdi bunları yazıyorum ama toplumun buna hazır olduğuna pekte inanmıyorum
sonuçta gönlümüzde minik minik sığırlar yetiştiren birer çiftçiyiz
belki ekin anlamında sonuçlar alamasakta
hayvan olarak hepimiz gayet büyük birer başız
saat gayet malumundur hepimiz için
ki bu saatler senin için olmasada benim için yeterlidir
anne diye bağırıp bir koşsam biliyorum annem hep orda
söylesene sizin orda saat tam olarak kaç...
 
ebediyete intikal etmeden
mülteci cümleler arasında mini mini birler çalışkan ikiler söylemleri ile
göğsü kabaran bir avare olabildiysem ne mutlu bana
evrende hayalleri gezinirken yeğenlerimin
amca ne kadarda benziyordun x gezegeninde ki şarapçıya
söylemleri arasında, insanların haksızlığına dem vurup
sürekli haksızlık yaptığından söylenip kıvranıp ağlaşıp susarlarmış
masal bu ya
kimse sesini yükseltemeden ömürleri bitermiş
şimdi şu hikayeye bakınca günümüze benzettim
belki de şimdilerden aklıma geldi bilmiyorum
neyse konumuz bu değil
konumuz ne onu da bilmiyorum
yeğenimin gelip ben uyurken yüzümde zıplamısını anlatacaktım ama yine sola doğru kaydım gittim
sağ taraf tutuyor beni ondan olabilir
emin değilim.
sen o karanfile eğilimlisin
alıp sana veriyorum
sende bir başkasına
derken
karanfil değil ama sığırlık
elden ele ...

neyse bi şarkı dinleyelim

https://www.youtube.com/watch?v=R7XBJLzHoh4
 
Derdest edip bedenimi ense kökümden minik bir öpücük konduruyorum
ne kadar da soğancık kokuyorum ne kadar da ben
kimileri için ayakta durabilmenin yegane şartı burası
kimileri içinse “kes lan sesini” tarzında şaplak atılan
sen daha büyümedin noktası.

Ne kadar da büyüyorum homurtularla
Sese cümleye karışsam en fazla ulaşabildiğim çene
Göz süzüp uzaklaşsam
gidebileceğim yegane nokta kirpik,

Kırmızı söylemlerin mavi düşlerin rengarenk sebeplerin
Alaturkalı mesanesini oldurmaya çalıştığım bir iz düşümü
Ne kadar da yaz mevsimine denk gelmiş kaldırılmayı bekleyen
yorgan kokuyorum.

Mandalina kabuklarının yerini alması gerektiği,
yüzümü yazdan kışa çevirirken
bir parça kömür ve bir parça odunla güçlenip
içim içime sığmazken
ne kadar da is kokuyorum ne kadar da ben...

2018 den öncede sonrada içiyorum değişen bir şey olmamış

 
üşenmekten kafayı yemiş hallice bir akrep
yelkovanın peşinde, peşi sıra küçük adımları
varoluşu ceviz ağacının bükülemeyen gövdesi
tiktak tiktak aman mualla
ense kökünün hemencecik omur ilik soğanı bu yaygara çıkarılan ama
bir o kadarda kadife sesli ince sesi,
gönlüm dart vader maskesi takmış bir anne yüreği
oğlum hele sen bir eve gel ben sana sorarım bunun hesabını ışın kılıcı ile der gibi,
güzelsin
hemde çok güzelsin mualla
tüm karıncalar ömrüne amade
sen var olsun desen koca bir kavim
kazara var olmuş mini bir kelebek kanadı gibi
tekrar tekrar kanat çırpar
çok güzelsin
valla bak
iki gözüm önüme aksın ki
tüm dinler üzerine real ve bir o kadar sürreal çalışmış ressamlar gibi
yemin edecek olur ve tüm boyalarım çarpsın ki çok güzelsin
alternatifi minik ellerle ilk okul sıralarında iki farklı rengi oluşturabilmek için
harcanan farklı iki renk misafirliğinde
çok güzelsin
ve şuanda kimbilir nasılda güzel uyuyorsun
söylesene karıncalarda rüya görür mü ?

 
haksızlığınızdan dem vurup
sürekli haklısınız deyip
durmaksızın yapıp sonrasında inkar eden tiplerin
olmayan haklılığına dem vurup
vay be diyerek
sövmek istediğim zamanlar olmadı değil...
lakin ben o sövecek insanmıydım ondan da emin değilim,
yaşantımın belkide üçte birlik kısmında insan seven
ki şu aralar onun ismine hümanist tarzı bir söylem geliştirmişler
sonra ki kısmında belkide
kim tarafından olduğunu bilmesemde
bir aldatılmışlık yaşamış olmak büyük sükse olurdu
ne kadar da boş bir söylem, neyse
o da ortamlarda parmakla gösterilmek üzere hazır ve nazır olmak üzere garson tarafından ayarlanmış
kimine göre büyük bir gavatlık
kimine göre ise büyük bir ayıcık olma yolunda gidilen ufak birer adımdı,
herkes kendi çapında birer yazar
bence evet ve buna karşı çıkmak istersen gelde
üç beş rakı içmiş bir insana karşı çık diye söylemek isterim
lakin onların anlattıkları
ingiliz polisiye hikayesi olanlardan bile daha gerçekçi
sahi hangi dilde saat kaçı kaç geçiyordu...

kaç kez yapalım deyip bir türlü içemedik
bir tür proje olarak tasarlanmış olsak
yada bir millet olsak sadece onay için parmak kaldıran
bu kadar olamazdık
adının üç kez geçtiği bir filmi bulup kaynak olarak göstermek benim için sorun olmazdı
lakin buna tüm roman metinleri basit bir son diye itiraz ederlerdi
şu anda japonyada saat kim bilir kaç
kal sen yinede
geri dönmek dediğin belkide bir avuç bahar sonrası
yeşeren fesleğen
sahi hiç elini sürüp kokladın mı
her şey değişmiş
ama bakıyorum ki siz halen aynısınız bay fesleğen
demek istediğin olmuyor mu senin de
tam olarak neresinde vaz geçip yanıldık
yada hangi kısmında hata yaptık
bir fikrinin olmadığına, eminim
peki ya fikrin varsa
ailenin bir ferdi yanılıp sorduysa
nerede hata yaptık ?
bence fazla kilolarda
o son kiloyu almayacaktın
hangi kısımda neyi alacaktın peki tam olarak
eflatun bir gökyüzü yada ne bileyim bir at olabilirdi
sence eflatun bir at olabilir miydi
sence de şu an saat bilmem kaçı bilmem kaç geçmiyor mu
yada insanlığın mı efkarı kaçmış
sahi hangi dilde saat tam olarak kaçtı...

mangalda közü unutur gibi yapıp kahveyi
telvesi ile içilmemiş bir sohbet sonrası olur mu
yada ne bileyim
onca zaman sonra kim lan şimdi bu adam fırt diye ortaya çıktı demek
fırt eski dilde yağız deli kanlı
yok yok hemen inanma dediğimle anlamının hiç alakası yok
ben şimdi bunları yazıyorum ama toplumun buna hazır olduğuna pekte inanmıyorum
sonuçta gönlümüzde minik minik sığırlar yetiştiren birer çiftçiyiz
belki ekin anlamında sonuçlar alamasakta
hayvan olarak hepimiz gayet büyük birer başız
saat gayet malumundur hepimiz için
ki bu saatler senin için olmasada benim için yeterlidir
anne diye bağırıp bir koşsam biliyorum annem hep orda
söylesene sizin orda saat tam olarak kaç...



 
Geri