madem onca içtik hakkını verelim
https://www.youtube.com/watch?v=6kkgJJcggNE
haksızlığınızdan dem vurup
sürekli haklısınız deyip
durmaksızın yapıp sonrasında inkar eden tiplerin
olmayan haklılığına dem vurup
vay be diyerek
sövmek istediğim zamanlar olmadı değil...
lakin ben o sövecek insanmıydım onda emin değilim,
yaşantımın belkide üçte birlik kısmında insan seven
ki şu aralar onun ismine hümanist tarzı bir söylem geliştirmişler
sonra ki kısmında belkide
kim tarafından olduğunu bilmesemde
bir aldatılmışlık yaşamış olmak büyük sükse olurdu
ne kadar da boş bir söylem, neyse
o da ortamlarda parmakla gösterilmek üzere hazır ve nazır olmak üzere garson tarafından ayarlanmış
kimine göre büyük bir gavatlık
kimine göre ise büyük bir ayıcık olma yolunda gidilen ufak birer adımdı,
herkes kendi çapında birer yazar
bence evet ve buna karşı çıkmak istersen gelde
üç beş rakı içmiş bir insana karşı çık diye söylemek isterim
lakin onların anlattıkları
ingiliz polisiye hikayesi olanlardan bile daha gerçekçi
sahi hangi dilde saat kaçı kaç geçiyordu...
kaç kez yapalım deyip bir türlü içemedik
bir tür proje olarak tasarlanmış olsak
yada bir millet olsak sadece onay için parmak kaldıran
bu kadar olamazdık
adının üç kez geçtiği bir filmi bulup kaynak olarak göstermek benim için sorun olmazdı
lakin buna tüm roman metinleri basit bir son diye itiraz ederlerdi
şu anda japonyada saat kim bilir kaç
kal sen yinede
geri dönmek dediğin belkide bir avuç bahar sonrası
yeşeren fesleğen
sahi hiç elini sürüp kokladın mı
her şey değişmiş
ama bakıyorum ki siz halen aynısınız bay fesleğen
demek istediğin olmuyor mu senin de
tam olarak neresinde vaz geçip yanıldık
yada hangi kısmında hata yaptık
bir fikrinin olmadığına, eminim
peki ya fikrin varsa
ailenin bir ferdi yanılıp sorduysa
nerede hata yaptık ?
bence fazla kilolarda
o son kiloyu almayacaktın
hangi kısımda neyi alacaktın peki tam olarak
eflatun bir gökyüzü yada ne bileyim bir at olabilirdi
sence eflatun bir at olabilir miydi
sencede şu an saat bilmem kaçı bilmem kaç geçmiyor mu
yada insanlığın mı efkarı kaçmış
sahi hangi dilde saat tam olarak kaçtı...
mangalda közü unutur gibi yapıp kahveyi
telvesi ile içilmemiş bir sohbet sonrası olur mu
yada ne bileyim
onca zaman sonra kim lan şimdi bu adam fırt diye ortaya çıktı demek
fırt eski dilde yağız deli kanlı
yok yok hemen inanma dediğimle anlamının hiç alakası yok
ben şimdi bunları yazıyorum ama toplumun buna hazır olduğuna pekte inanmıyorum
sonuçta gönlümüzde minik minik sığırlar yetiştiren birer çiftçiyiz
belki ekin anlamında sonuçlar alamasakta
hayvan olarak hepimiz gayet büyük birer başız
saat gayet malumundur hepimiz için
ki bu saatler senin için olmasada benim için yeterlidir
anne diye bağırıp bir koşsam biliyorum annem hep orda
söylesene sizin orda saat tam olarak kaç...
https://www.youtube.com/watch?v=6kkgJJcggNE
haksızlığınızdan dem vurup
sürekli haklısınız deyip
durmaksızın yapıp sonrasında inkar eden tiplerin
olmayan haklılığına dem vurup
vay be diyerek
sövmek istediğim zamanlar olmadı değil...
lakin ben o sövecek insanmıydım onda emin değilim,
yaşantımın belkide üçte birlik kısmında insan seven
ki şu aralar onun ismine hümanist tarzı bir söylem geliştirmişler
sonra ki kısmında belkide
kim tarafından olduğunu bilmesemde
bir aldatılmışlık yaşamış olmak büyük sükse olurdu
ne kadar da boş bir söylem, neyse
o da ortamlarda parmakla gösterilmek üzere hazır ve nazır olmak üzere garson tarafından ayarlanmış
kimine göre büyük bir gavatlık
kimine göre ise büyük bir ayıcık olma yolunda gidilen ufak birer adımdı,
herkes kendi çapında birer yazar
bence evet ve buna karşı çıkmak istersen gelde
üç beş rakı içmiş bir insana karşı çık diye söylemek isterim
lakin onların anlattıkları
ingiliz polisiye hikayesi olanlardan bile daha gerçekçi
sahi hangi dilde saat kaçı kaç geçiyordu...
kaç kez yapalım deyip bir türlü içemedik
bir tür proje olarak tasarlanmış olsak
yada bir millet olsak sadece onay için parmak kaldıran
bu kadar olamazdık
adının üç kez geçtiği bir filmi bulup kaynak olarak göstermek benim için sorun olmazdı
lakin buna tüm roman metinleri basit bir son diye itiraz ederlerdi
şu anda japonyada saat kim bilir kaç
kal sen yinede
geri dönmek dediğin belkide bir avuç bahar sonrası
yeşeren fesleğen
sahi hiç elini sürüp kokladın mı
her şey değişmiş
ama bakıyorum ki siz halen aynısınız bay fesleğen
demek istediğin olmuyor mu senin de
tam olarak neresinde vaz geçip yanıldık
yada hangi kısmında hata yaptık
bir fikrinin olmadığına, eminim
peki ya fikrin varsa
ailenin bir ferdi yanılıp sorduysa
nerede hata yaptık ?
bence fazla kilolarda
o son kiloyu almayacaktın
hangi kısımda neyi alacaktın peki tam olarak
eflatun bir gökyüzü yada ne bileyim bir at olabilirdi
sence eflatun bir at olabilir miydi
sencede şu an saat bilmem kaçı bilmem kaç geçmiyor mu
yada insanlığın mı efkarı kaçmış
sahi hangi dilde saat tam olarak kaçtı...
mangalda közü unutur gibi yapıp kahveyi
telvesi ile içilmemiş bir sohbet sonrası olur mu
yada ne bileyim
onca zaman sonra kim lan şimdi bu adam fırt diye ortaya çıktı demek
fırt eski dilde yağız deli kanlı
yok yok hemen inanma dediğimle anlamının hiç alakası yok
ben şimdi bunları yazıyorum ama toplumun buna hazır olduğuna pekte inanmıyorum
sonuçta gönlümüzde minik minik sığırlar yetiştiren birer çiftçiyiz
belki ekin anlamında sonuçlar alamasakta
hayvan olarak hepimiz gayet büyük birer başız
saat gayet malumundur hepimiz için
ki bu saatler senin için olmasada benim için yeterlidir
anne diye bağırıp bir koşsam biliyorum annem hep orda
söylesene sizin orda saat tam olarak kaç...