Para için en az 12 bebeği öldürdükleri ortaya çıkan Yenidoğan Çetesi’ne operasyon

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Daha ne kadar korkunç olabiliriz aklım almıyor. Her gün sınırları bir adım daha ileriye taşıyoruz. Bu kadar yıldır okuyorum, yazıyorum, bakınıyorum ve ülkemizin son dönemlerinde daha fazla göz önüne gelen olaylarda kanımın donduğu kadar başka bir dönem hatırlamıyorum. Bu ülkeye dair umudumu yitirmiştim zaten. Ve artık bunlarla bu tür hadiselerle var olan kırıntılar da siliniyor. Neyse, habere geçiyorum;

Görüp görebileceğiniz en insanlık dışı örgüt: "Bebek katili" Yenidoğan Çetesi...

- İsimlerini yeni doğan bebeklerden alıyorlar.
- Bebek acil hastalarını anlaşmalı hastaneye sevk ettiriyorlar.
- Sevk işlemini örgüte bağlı 112 Acil Çağrı Merkezi çalışanları gerçekleştiriyor.
- Bebeklerin durumu, olduğundan daha ağır gösteriliyor ve yatışları sağlanıyor.
- Anlaşmalı hastanelerin sahipleri ve başhekimleri yardım ederek maddi çıkar sağlıyor.
- Örgüte mensup bir şirket sahibi, pek çok hastanedeki yenidoğan ünitesini, elemanlarını yerleştirmek suretiyle örgüte tahsis ediyor.
- Bu sayede tedavi giderleri 3-4 kat artırılarak SGK'dan yüksek ücret tahsil ediliyor.
- Yenidoğan bakım üniteleri ticarethane gibi kullanıldığı ve tıbbi yöntemlere riayet edilmediği için bazı bebekler enfeksiyon kapıp ölüyor.
- Kullanılacak ilaçları tedaviden düşürüp dışarıda satabilmek adına bazı bebeklerin "bilerek" ölümüne neden olunuyor.
- Hayatını kaybeden bazı bebeklerin gerekli tıbbi tetkiklerden geçirilmemesi söz konusu.
- Örgüt hakkında tam 494 sayfalık iddianame düzenlendi.
- Olayı soruşturan savcı makam odasında ölümle tehdit edildi.
- İddianameye göre tam 21 şüpheli bebek ölümü mevcut.
- Savcılık örgüt irtibatı şeklinde tam 2400 görüşme saptadı.
- Saptanan telefon kayıtlarında geçen bazı talimatlar: "Çocuğu öldür, Bırak bebek ölsün, Tüpünü çek yaşamaz bu..."

IMG_8933.jpeg

 



Gazeteci Seyhan Avşar, devleti dolandırmak için bebeklerin katledildiği olayda adı geçen 19 özel hastaneyi paylaştı:

1- AKABE SAĞLIK TESİSLERİ
2-DOĞAMED SAĞLIK HİZMETLERİ
3-EKİP SAĞLIK HİZMETLERİ
4-GÜNEY HASTANESİ SAĞLIK HİZ.
5-MEDİLİFE SAĞLIK HİZMETLERİ
6-ÖZEL AVCILAR HOSPİTAL HASTANESİ
7-ÖZEL AVRUPA ŞAFAK HASTAHANESİ
8-ÖZEL BAĞCILAR MEDLİFE HASTANESİ
9-ÖZEL DOĞA HOSPİTAL
10-ÖZEL İSTANBUL ŞAFAK HASTANESİ
11-ÖZEL İSTANBUL ŞAFAK SAĞLIK HİZMETLERİ
12-REFİK ARSLAN SAĞLIK HİZMETLERİ
13-REYAP SAĞLIK HİZMETLERİ ANONİM ŞİRKETİ
14-SİLİVRİ KOLAN HASTANESİ
15-YONCA SAĞLIK HİZMETLERİ
16- MEDİSENSE SAĞLIK HİZMETLERİ ŞİRKETİ
17- GMZ SAĞLIK HİZMETLERİ
18- ÖZEL REYAP İSTANBUL HASTANESİ
19- ÖZEL TRG HOSPİTALİST HASTANESİ

 
Kopsun kıyamet artık ya, her gün daha korkunç bi güne uyanıyoruz. Benim yüreğim dayanmıyor artık el kadar bebeklere nasıl kıyabiliyorlar, nasıl rahatça uyuyorlar anlamıyorum.
 
nasıl bir vicdansızlık, nasıl bir kötülük. adaleti geçtim artık, o adalet uygulanmayacak bunu hepimizi biliyoruz. yarın bir gün hepsi hayatlarına geri döner. hayatları boyunca her an acı içinde ölümü beklesinler ama o son nefesi veremesinler. tek dileğim bu.
 
Turkiye hakkinda hic guzel bir haber okuyamayacak miyiz artik ya :( Ne zaman bu kadar vicdansiz, ahlaksiz, curumus bir hale geldik. Insan bu umutsuzluk icinde kafayi yer cidden :( O minicik bebeklere nasil kiyabildiniz…
 
ben bu ülkede çaresizliğin içine hapsolmak istemeyen, o duyguyla aklımı kaybedip hayattan kopmayı istemeyen, umut etmeyi bırakıp, güzel şeylere inanmayıp bırakıp çürümek istemeyen milyonlarca insandan sadece biriyim ama bu ülke, tam da bizlere o çaresizliği, elden hiçbir şey gelmeme hissini, umudu diri tutsanız ne olacak hissini her gün ama her gün yaşatıyor. bu haberle ilgili gördüğüm birkaç videoda hemşireler ve doktorlar o kadar rahat ''öldür gitsin, 50 satürasyonlu çocuk mu olur'' diyor ki, hemşiresi o kadar rahat ''öldürcem öldürmesine de o da başka dert biliyorsun'' diyor ki, sözde ''daha iyi mesleklere sahip'' ve mesleği gereği canımızı, yakınımızı emanet ederken güvenmek zorunda olduğumuz insanların karıştığı suçlara inanamıyorsunuz. gerçi inanamıyoruz kısmı da şüpheli, biz bunların hepsine inanıyoruz, alışıyoruz ve ülkenin normaliymiş gibi davranmaya başlıyoruz bir süre sonra. haberlere bakmasak desek birinden duyuyoruz, bir yerden karşımıza yine çıkıyor ya da kendini her şeyden habersiz hissediyorsun yine rahat edemiyorsun. baktığında hangi haber için nasıl tepki vermen gerektiğini düşünüyorsun, hepsi eksik kalıyor ve hepsi senin bireysel olarak çözebileceğin konulardan o kadar uzak ki, sadece üzülmekle ve korkmakla kalıyorsun. ülkede sadece spor müsabakalarında, onda da birkaç maçta işte alınan galibiyetlerle ''ortak'' bir sevinci paylaşabiliyoruz ama o da 2-3 saat. onun dışında ülke olarak hangi habere sevindik, hangi gündem bizi heyecanlandırdı, hangi çalışmalarla dünyaya açılıyoruz bilmiyoruz. bunlar mutlaka oluyordur bir yerlerde ama duymuyoruz çünkü onlara sıra gelmiyor. gerçekten sabrı, vicdanı geçtim hepimize akıl sağlığımızı koruyacak güç diliyorum. sabah sabah yorumlamak zorunda olduğumuz ve sorumluluğunu vatandaş olarak vicdanen hissettiğimiz olaylara bak.
 
bu olanlara inanmakta zorluk çekiyorum artık. çok kötülük gördük, çok kötülük okuduk, ama bu kadarı nasıl olabilir, aklım gerçekten almıyor. okurken çıldırdım, aklımı yitireceğim! nasıl bir vicdansızlıktır bu, nasıl bir kalpsizlik... inşallah sizlerin çocukları yoktur; varsa da dilerim ki ömür boyu yüzlerini göremeyin, sizden korusunlar kendilerini! canım savcım, korkmadan soruşturmayı açtın. umarım bu kez bu işin ucunu bırakmazlar: doktoru, hemşiresi, başhekimi, kim varsa bu işe bulaşan, gün yüzü görmesinler, çürüyüp gebersinler içeride.
 
Toplu yaşamın temelinde güven vardır. Tanımadığınız bir grup insanla aynı otobüse binmenizin de hiç tanımadığınız insanların yaşadığı bir apartmana taşınmanın da temelinde bu güven yatar. Bu sadece bireylere karşı değil, devlete ve ülke içindeki kurum kuruluşlara karşı da duyulan türden bir güven. Markanın beyanına, doktorun söylediğine, kasiyerin senden istediği tutara inanman da bu güvenden ileri gelir. Bunun için de pek çaba sarf etmez insan. İşte tam da bu iktidar döneminde bu güven yok oldu. Hukuka güven kalmadığı gibi kişiler ve kurumlar arasındaki güven ortamı da yok oldu. %100 Manda yoğurdu diye satılan ürün %0 oranında manda sütü barındırıyor, katilleri, tecavüzcüleri, gaspçıları uzun bir müddet toplumdan uzaklaştıracağına inandığın adalet sistemi aynı suçluları çok kısa süre sonra bir başkasını katletmek üzere salıyor, ürettiği mal ve hizmete dair bir beyanda bulunan firma daha yüksek fiyata beyan ettiğinden daha bir kalitesiz parça kullanarak kullanıcıyı dolandırıyor. Herbir adımda tesis edilmesi asırlar süren o güven sarsılıyor ve nihayet bugün tükenme noktasına geliyor.

Bunları şu sebepten söylüyorum, bu çetenin yaptığı salt çocukları öldürmek pahasına devleti dolandırmak değil hoş bu dahi korkunç, akıl almaz bir suç ancak bu çete toplumun sağlık hizmetlerine olan güvenini de yok ediyor. Pandemi ile birlikte alternatif tıp denen şarlatanlık sektörü her geçen gün pazar payını arttırıyorken bu çetenin yaptığı uzun yıllardır ilmek ilmek işlenen sağlık sistemine olan güveni yok etmek ve belki de binlerce, yüzbinlerce insanın alternatif tıp denen gerizekalıca şeye yönelip ölmesine sebep olmak. Bu, olayın vahametini daha da korkunç bir hale getiriyor. Birilerinin daha fazla para kazanma hırsı yetkililerin de kulaklarının üzerine yatıp bunlara alan açması ne yazık ki yakın gelecekte çok daha büyük sorunlar doğuracak cinsten. Aşı karşıtlığının el kadar bebekleri dahi tehdit ettiği bu ortamda çocukları öldürmek pahasına dolandırıcılık yapan sözde modern tıbbın temsilcilerinin bu hareketi kim bilir daha nice çocuğun canına mâl olacak. İşte tam da bu sebepten bu kansızlara öyle bir ceza verilmeli ki bir daha sağlık sistemine duyulan güveni tehdit etmeye kimsenin götü yemesin. Artık emsal olacak cezalara ihtiyacımız var. Savcı tehdit eden, el kadar yavrularımızı katleden bu aşağılık oluşuma, bunların örgütlendiği hastanelere, sahiplerine ve bütün bu yapalanmaya sessiz kalan hekim, aile mensubu ve yakın çevreden kim varsa hepsine cezalar verilmesi gerek. Başkasının gözünden sakındığı yavrusunun kanını kendilerine rant kapısı yapan, bu çocukların ölümüyle kendine servet yaratan o aşağılık kimselerin hayatlarının geri kalanında ışık dahi görmemesi gerek.

Bir ek yapayım, atlamışım. Eğitime olan güveni de yok ettiler.
 
Son düzenleme:
Emrullah Erdinç, 'Yenidoğan Çetesi'nin lideri ile örgüte mensup hemşire arasındaki mesajları yayınladı.

• "Ben gelinceye kadar ölmesin ha."

• "Sarıkaya'nın (bebeğin adı) fişini çekeceğim he gelmezseniz."
- "Haha dedemin fişi."

• "Tüh Halime'yi de bugün bekleyecektik bak."
- "Haha plana bak."
- "Haha kalk kız besleyeceğiz seni."

IMG_8935.jpeg

 
nasip olursa 7-7,5 ay sonra bi bebeğim olacak, şu haberi eşimle beraber gördük. ben biraz daha soğuk kanlıyım ama zaten gebelikten dolayı iyice duygusallaşan psikolojisi değişen eşim iyice kötü oldu. 2 gündür geceleri eşimin ağlamasına uyanıyorum onu bu konuda teskin etmeye çalışıyorum ama bi taraftan da biliyorum ki bizim de başımıza gelebilecek bir olay bu.
yani ben inanmıyorum bu kötülüğü sadece bu yakalananlar yapıyor olsun. eminim bunlar gibi daha niceleri vardır.
odasına girerken saygıdan önümüzü iliklediğimiz doktorun çocuğumuz doğunca onun canı pahasına ondan böyle korkunç bir kazanç elde etme planını varsayıyor olmak çok çok kötü.
 
Özelleştirme veya özel kurumlaşma karşıtı birisi değilim lakin belli bir standart/denetim mekanizması kurgulanmadan sırf birilerinin cebi dolsun diye yapılan özelleştirmeler, özel kurum teşvikleri de bu sonuçların nedenlerinden.

Herhangi bir standartı olmayan, denetlenmeyen sadece muktedire yakın olanların bir sürü devlet teşviki ile açabildiği bu özel hastahane / üniversite / muayehanelerde bu tarz iğrençliklerin yaşanabileceğini ön görmek zor olmamalı.

Sen kendine yakın olan herkese, biraz daha cepleri dolsun ki benim yanımda dursunlar bakış açısı ile bir “rant iktidarı” yaratıp sürdürürsen bu yamyamlar doyumsuz olduğu için daha fazlasını isteyecek. E zaten kirliler, kirlenmekten yana sorunları da yok. Rantlarını devşirmeye devam etmek için her yolu denerler.
 
özel hastanelerde bir hastaneden/doktordan beklenen o hasta sağlığını önceleyen, yaptığı işin kutsiyetine inanan insan yaklaşımından fersah fersah uzaklaşıldığını aslında hepimiz uzun zamandır biliyoruz. bir kişi bile yoktur ki buraların artık bir "ticarethane" olduğuna dair, bir "para tuzağı" olduğuna dair yorum duymamış veya yapmamış olsun. biz bildiğimiz gibi yetkili koltuklarda oturan kahpe çocukları da biliyor. ilaçla tedavi edilebilecek hastayı ameliyata yönlendirmeler, gerek olmadığı halde yatış vermeler, yok yere ıvır zıvır 40 tane test yaptırmalar, umut tacirliği yapıp millete tonla para harcatmalar. yapılan ve yapılacak bütün işlerin tamamen hastanenin ne kadar çok para kazanabileceğine endeksli olması, hastanın dümdüz müşteri olarak görülmesi. bunları yaşamayan var mı?

her şey bu kadar aleniyken bu çürümüşlüğün üzerine gitmeyen, üzerine gitmek şöyle dursun bizatihi yaratıcısı ve işleticisi olan haysiyetsizler tüm bu işlerin müsebbibidir. türkiye hiçbir zaman ahlaklı, nitelikli, idealist insanların çoğunlukta olduğu bir yer olmadı. sen denetlemezsen, önünü kesmezsen, cezalandırmazsan; işler yeni doğan bebeklerin canı üzerinden sgk'dan para tırtıklamaya kadar gider.
 
şöyle bir haber var. doğruluğu nedir bilemiyorum fakat anayasa mahkemesi kararı internette var, doğrudur büyük ihtimal.

Kamuoyuna "yenidoğan çetesi" olarak yansıyan, tarafımızca "bebek katilleri" olarak nitelendirilecek olan çetenin elebaşı olarak görülen doktor Fırat Sarı'nın 1996’da üniversitede öğrenciyken PKK terör örgütü üyesi olmak suçundan hüküm giydiği ve 1 yıl 6 ay 22 gün tutuklu kaldığı ortaya çıktı.

Bebek katili Sarı'ya İstanbul DGM tarafından terör örgütü üyeliğinden 2 yıl 6 ay hapis cezası verilmiş ancak topluma kazandırma kanunundan yararlanmış. Sarı'nın ayrıca askerliğe celp edileceği zaman doktor olduğu ve yedek subay olarak askerlik yapmak istediği fakat hakkındaki PKK örgüt üyeliği hükmü yüzünden 'er' olarak sevkedildiği ve bu sebepten Anayasa Mahkemesi'ne başvurduğu da öğrenildi.
bu vesileyle askeri hastanelerin önemini bir kez daha anladık.
 
az önce twitter' da olaya adı karışan hastanelerin listesini gördüm. içlerinde bizim de gittiğimiz beylikdüzü medilife hastanesi de var.
doktor gelişimi yavaş ilerliyor diye 1 ayda 3 defa kontrole çağırdı, salı günü bi kontrolümüz daha vardı. şimdi benim aklıma şu geliyor ; "acaba doğumdan sonra böyle bi olay için şimdiden bizi hazırlıyorlar mı?"
arayıp küfrederek randevuyu iptal edicem.
ee kime gidicez biz şimdi?
 
Ben anlamadım.

Anladığım kadarıyla yoğun bakım endikasyonu olmayan bebekleri, anlaşmalı özellerde yoğun bakıma yatırıp SGK ya fatura etmiş ve dolandırıcılık yapmışlar.

Bebekler niye ölüyor?
 
Ben anlamadım.

Anladığım kadarıyla yoğun bakım endikasyonu olmayan bebekleri, anlaşmalı özellerde yoğun bakıma yatırıp SGK ya fatura etmiş ve dolandırıcılık yapmışlar.

Bebekler niye ölüyor?

Haber içeriğinde şöyle bi madde var
- Kullanılacak ilaçları tedaviden düşürüp dışarıda satabilmek adına bazı bebeklerin "bilerek" ölümüne neden olunuyor.

Tabii tek sebep bu değilmiş, başka bi madde de ihmal edildiği yazıyor
 
Haber içeriğinde şöyle bi madde var


Tabii tek sebep bu değilmiş, başka bi madde de ihmal edildiği yazıyor
Eskiden yoğun bakıma iyi para öderdi SGK. devlet hastanesi hastayı özelde yer varsa sevk ederdi. İşte özel hastaneler de ambulans çalışanlarına bana getirirsen çorba paran cikar falan derdi. Tamam bunlar var. (Normalleştirmiyorum ama olurdu)
Yada hastanın yada bebeğin durumu iyidir ama iki üç gün yoğun bakımda tutup SGK ya fatura ederlerdi.

Bunlar dolandırıcılık. Ama anladığım kadarı ile bu piçler bebekleri gereksiz yatırıp üstüne üstlük bakmıyorlar. Yada hasta olmasa da masraf yükseltmek için ilaç veriyorlar. Veya ilaç verilmesi gereken bebeklerin ilaçlarını vermeyip, vermiş gibi gösteriyor ve ilaçları dışarıda elden para ile satıyorlar.

Bir insan sağlık sektöründe çalışıp bu kadar olamaz. İnanmıyorum
 
Ben anlamadım.

Anladığım kadarıyla yoğun bakım endikasyonu olmayan bebekleri, anlaşmalı özellerde yoğun bakıma yatırıp SGK ya fatura etmiş ve dolandırıcılık yapmışlar.

Bebekler niye ölüyor?

Yok yere orada tutarken beslenme ve bakimlarini yapmamışlar - aksatmislar sanirim
 
Geri