Osmanlı Döneminde Genelevler Ve İlk Patroniçe

  • Kullanıcı Aleyna1
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Bunları Biliyor musunuz? Arşiv
Konu sahibi son olarak 1280 gün önce görüldü
OSMANLI'NIN SON DEVRİNDE KERHANELER AKADEMİ DERGİSİNDEN ALINTI
1800'lü yıllara gelindiğinde Osmanlı hem millet olarak hem de devlet olarak İslam'dan uzaklaşmıştı.
Bu tarihlerde her türlü ahlaksızlık görülüyor hatta umuma-genele yayılıyordu.
1839 yılında resmen imzalanan Tanzimat Fermanı ile devlet, İslam devleti olmanın en zaruri şartlarını bile dikkate almıyor ve tamamen küfür kanunlarını benimseyip imzalayarak yürürlüğe koyuyordu.
Fuhuş bir dönem o kadar yaygınlaşır ki adı sadece fuhuşla anılan sokaklara halk artık isimler vermeye başlar: Melek Girmez Sokak gibi...
1812 yılında İstanbul’da büyük bir veba salgını başlar ve halk bu salgının nedeni olarak Melek Girmez Sokağı'ndaki fuhuşu gösterir. Salgın nedeniyle sokaktaki tüm meyhane ve genelevler yıkılır. Yerine sokağın kötü şöhretini unutturmak için Hidayet Camisi yaptırılır.
Daha sonraları yine İstanbul'da genelevler açılır. Devlet yasaklar koyar ama fuhuş ferman dinlemez.
Artık yasa dışı genelevlerle baş edemeyen Osmanlı, 1884 yılında bir talimatname ile ilk resmi genelevi açar. Bir süre sonra Galata’daki genelev sayısı 100'ü bulur. 1915'te ise 359'a ulaşır.
Osmanlı tarihçisi ve devlet adamı Cevdet Paşa'dan öğrendiğimize göre bilinen ilk genelev patroniçesi ise Langa Fatma adında bir kadındır. İstanbul'un zenginlerine hizmet eden bu genelevin yeri Edirnekapı'dadır.
Tarihçi Cevdet Paşa, ‘‘Tezâkir’’inde ‘‘Langa Fatma’’ adında bu kadının ölümünü anlatırken ‘‘Edirnekapı semtinde bayağı bir mahallede kibar ve zarif bir şekilde kerhanecilik yapmakta olan ve zaptiyenin bile söz geçiremediği meşhur Langa Fatma ...dünyaya veda etti. Böylece İstanbul'un en büyük kerhanesi kapandı ve ondan sonra o derecede büyük bir kerhane açılmadı. Vefatına bazı şairler tarih bile düşürdüler’’ diye yazdı.
Genelevde çalışan kadınların 'Kartopu Şöhret', 'Gümüş gerdan Ülfet', 'Vuslat', 'Candayanmaz Zisan', 'Kaymak tabağı Servet' ve 'Ziynet' gibi lakapları varmış.
“Zarifane ve kibarane kâr-hanecilik eden” Langa Fatma'ya zabıtanın da gücü yetmezmiş çünkü müşterileri İstanbul'da sözü geçen önemli kişilermiş: Ağalar, beyler, paşalar; Langa Fatma’nın genelevi kapısında sıra beklermiş.
Langa Fatma öldükten sonra genelevi kapatılmış ve bir daha onun ''ayarında'' bir genelev açılmamış.
Ünlü yazar Ernest Hemingway anılarında Karaköy genelevleri için ''Avrupa’daki refah döneminin en çılgın yılları bile buradaki fuhuşla yarışamaz" der.

#
 
Ahmet Şimşirgil ahmetsimsirgil 22 Eyl
İçki imalathaneleri de fabrikaları da serbestti. Ancak gayrimüslimlere. Sağır degilsen duyasın...
 
Ahmet Şimşirgil ‏ahmetsimsirgil 22 Eyl
"İlk rakı fabrikasını o kurdurmuş"
Zannedersin ki içki, rakı, meyhane Osmanlıda yasaktı. Hayır hep vardı. Ancak gayrimüslimlere bilesin..
 
Geri