Bireysel alanımda hiç kimseyi geri getirmeyi istemedim, yaşam yaşanılması gereken veyahut bir lüks değil-dir.
Eskiden hasbihal etmek için sevdiğim filozoflar ile tanış olmayı istediğim oldu lakin bu fikri de kustum kendimden. Örneğin sevgili Nietzsche'ye dair olan icsel bağım muhtemelen bir gün benim de bir ata sarılıp hüngür hüngür ağlayabileceğim ihtimalini bilmemden ve akabinde benim ancak histerik olarak etiketlenmemle sonuçlanacağından kaynaklı bir durum. Şimdi o yaşıyor olsa yalnızca ifadelerinin gücüne saygi duyup çekileceğim bir isim olacak. Ağlama duvarlarımın yıkılmasına gerek yok, o çok sevgililer kelime düzleminde kalsinlar hayatimda ki bir şeylere tutunabileyim )