Okul yıllarınızdaki unutamadıgınız anılarınızı anlatın :)

Konu sahibi son olarak 2614 gün önce görüldü
Spor malzemelerini alin diye bi seytak kizla benim gibi saftirigi yolladi hoca.
Kiz bana dedi sen gir iceri al gel ben burda bekliyom. Guya korkuyomus. Tamam dedim iceri girdim saaaaaaaaktan kapiyi kapatti ustume bide kitledi gitti. Isik yok su yok kapkara kaldim. Vuruyom kapiya acmiyo. Sonra acti ben bunu kovaliyom cikmis sinif ogretmenine anlatti beni fisledi. Dedim kitlemeseydi beni dediki ogretmen okulda kosulmaz bize haber verseydin dedi yine cezayi bana yapistirdi.
Butun okul hayatim boyle gecti.
Anlatsam yemin ediyom drama madalyasini alirim.
Altin top kitap ne varsa bende :T:
Iste boyle. Bende calarlardi ben hirsiz damgasi yerdim.
Seytanlar :T:
 
Şiir okuma yarışmasını kazanmıştım. Aslında o lanet ödevdi ve ben ev ödevime çalışmamıştım ve zayıf almamak için o an aklıma gelen şiiri okumuştum. Ezbere bildiğim şiiri okudum ve birinci oldum. Ben de o işten bir şey anlamamıştım.
 
Okula yeni basladigim donemlerde hasta numarasi yapmistim. Annem yemeyince tabi bi muddet evin icinde yakalamaca, hemen akabinde de saklambac oynamistik. Galip gelen annem olmustu ve sonunda aglaya zirlaya okula gitmistim xd
O gun donuste de yol yapim calismasindan dolayi kazilan hendege dusmustum xd

O gunden sonra anneme asla yalan soylemedim (ciddiyim xd)
 
din dersi çerçevesinde, kuran'ı kerim almak için toplanılan parayı türkü barda yemiştim.
 
Okulun duvarından kaçıcam diye atlarken bitisinde köy evi gibi bi yer vardi kümesine düşmüştüm bdbdbud

ASUS_Z002 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 
1 nisanda wc' ye diye cikip bütün sinif kapılarina gazete yapistirmistim şjdjddk
 
Lise 3'e gidiyordum. Tarih dersi hocamız bildiğiniz Kül yutmaz gibi bir adamdı. Tüm sınavlarda arkasını dönüp sınavın bitmesini beklerken ne hikmetse kopya çekenlerin adını bir bir sayarak güzel bir dayak atardı. Öyle de böyle de kalıcam en güzeli risk almak diyerek, kendime 2 beden büyük bir sweat almıştım. a4'e yazılmış olan notlarımı sağ ve sol olmak üzere iç kısımlarına yapıştırıp fermuarı arada indirip oradan okuyarak yazıyodum. Tam o esnada arkası dönük bir şekilde 'seni terbiyesiz şu yaptığına bak, yakalayamayacağımı mı sandın, 30 yıllık tecrübeyim ben, hemen buraya gel' dedi. Tam kalktım özür dileyip çıkacaktım ki bir önümde oturan cenki tokatlamaya başladı. Meğer onu yakalamış. Sonuç mu? tarih dersi başarımı muhteşem stratejime borçluyum ^^
 
Lise 3'e gidiyordum. Tarih dersi hocamız bildiğiniz Kül yutmaz gibi bir adamdı. Tüm sınavlarda arkasını dönüp sınavın bitmesini beklerken ne hikmetse kopya çekenlerin adını bir bir sayarak güzel bir dayak atardı. Öyle de böyle de kalıcam en güzeli risk almak diyerek, kendime 2 beden büyük bir sweat almıştım. a4'e yazılmış olan notlarımı sağ ve sol olmak üzere iç kısımlarına yapıştırıp fermuarı arada indirip oradan okuyarak yazıyodum. Tam o esnada arkası dönük bir şekilde 'seni terbiyesiz şu yaptığına bak, yakalayamayacağımı mı sandın, 30 yıllık tecrübeyim ben, hemen buraya gel' dedi. Tam kalktım özür dileyip çıkacaktım ki bir önümde oturan cenki tokatlamaya başladı. Meğer onu yakalamış. Sonuç mu? tarih dersi başarımı muhteşem stratejime borçluyum ^^

Hocanız tokatçıymış.
 
Yağmurlu bir gündü. Andımızı okulun salonunda okuyorduk. Montumun şapkası nasıl olduysa duvardaki Atatürk portresinin çerçevesine takılmış. Hareket etmemle birlikte yerle bir oldu. Şangır şangır cam sesleri tabi. Baya bir dikkat çekmiştim :) Sonrasını hatırlamıyorum :D
 
Sene 1997. Beş yaşımdayım o sene. Bir gece evde büyük kuzenim ile oturuyorken, haritada yazan Van'ı, bu Van mı? diye okumuşum. Okumak ile ilgili her şey burada başladı hayatımda.

Birinci sınıfa başladığımda, tahtada gösterilen fişlerin hepsini okuyabildiğim için öğretmen diğer çocuklara okumayı öğretemiyordu. Çözüm olarak beni gün boyu öğretmen masasında oturtmakta bulmuştu.

Bu şekilde eğitim alamadığım için, okul değiştirmekte çözüm bulundu ve farklı bir okula geçiş yaptım. Sekizinci sınıfa kadar bu okulda sıradan bir okul hayatı geçirdim.

Lise sınavında güzel bir liseye gidip dil bölümü okuyup dil üzerine bir şeyler yapmayı planlamıştım hep lakin meslek lisesine yönlendirildim.

Lisede saçma sapan bir eğitim anlayışı olan ülkemizin meslek liselerinde ilk gün içtima ile başladı. Tek amacı dört yılda kazasız belasız öğrenci göndermek olan bir eğitim kurumunda dört yıl geçiremezdim elbette. İkinci yılda bırakıp, kendimi müziğe ve işe güce adadım. Hayat ve her şey hakkında muazzam eğitimler aldım hayatın kendisinden bizzat.

Bir de üniversiteye bakayım dedim, açık liseye kayıt oldum. Bitti o da hemen, İstiklal marşı kaç kıtadır, aşağıdakilerden hangisi soyuttur gibi sorular sordular sınavlarda salak yerine koydular açık liselileri. Ama iyi oldu bitti hemen.

Dilden gireyim dedim girdim, Fransızca kazandım, Eskişehir'i kazandım gittim okudum biraz. Yeni bir dil öğretme biçimleri ezber üzerineydi, saçma sapan yöntemlerdi orada da. Bıraktım ben de.

Gezdim. Ülkeden başladım. Sonra ülke dışını gezdim. Çok şey öğrendim kendi kendimi eğittim. Çok da memnunum. Ülkemizdeki yetersiz eğitim , özellikle de devlet okullarında toplumun geleceği için çok büyük bir tehlike gerçekten.

Okul ile ilgili tek anım budur.
 
Bir keresinde sınıftan sevdiğim kızın adını tahtaya büyük harflerle yazdım,

Hoca bumu konuşmuş ben yokken deyip kızı ibreti alem dövmüştü, o gün bu gündür üzerimde bi gudubetlik var
 
yazmaya üşenirim :ppppp
 
Geri