Günlük O Fotoğrafın Hikayesi

  • Kullanıcı W
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
🕒 Konu sahibi 1 saat önce aktifti
Yanındaki çocuk çok düşünceli. Vah garibim! Ne derdi vardı acaba :D
 
  • Beğen
Tepkiler: W
Nilücüm o gömlek yeşilli değil yavrum...
 
Süreyya Ilmen tarafindan yaptirilan plaja bir simge olması için eski Yunan tarihlerinde Bakireler Tapınağı (Temple des Vierges) insaa etmisler. İnanışa göre Bakireler Tapınağını ziyaret eden gelinlik çağındaki genç kızlar koca bulmaktadırlar. Yani bi nevi ben bekarim buralarda dolasiyorum bi sebebi var diyorlarmis....Süreyya Plajında kıyıdan 50-60 mt açıkta bulunan küçük bir kayalık zeminin üzerine yapilmis. Herseyi mahfettigimiz gibi bunu da mahfetmisiz sukur, son halinin olusmasina emegi gecenlere ne denir bilmiyorum....
 

Ekli dosyalar

  • bakireler-1-e1571303945749.jpg
    bakireler-1-e1571303945749.jpg
    46.3 KB · Görüntüleme: 4
  • bakireler-aniti1.jpg
    bakireler-aniti1.jpg
    50.6 KB · Görüntüleme: 5
  • süreyya-plajı-bakieler-tapınağı.jpg
    süreyya-plajı-bakieler-tapınağı.jpg
    84.1 KB · Görüntüleme: 6
  • download.jpeg
    download.jpeg
    10 KB · Görüntüleme: 9
Neriman Köksal, 1999’da hayata gözlerini yummadan önce yüreğinde gizli kalan aşkın kahramanı olan erkeği son kez görmek için hastane odasına davet etti. Bu onun son arzusuydu. Köksal’ın aşkı, İzzet Günay’dı. Köksal, içini Çolpan İlhan’a döktü. Önce Çolpan İlhan, sonra Ediz Hun ricacı oldular. İzzet Günay tedirgindi. Sevgili eşi İpek Hanım’a ne diyecekti? Zor günler yaşayan İzzet Günay’ın imdadına “Hadi kalk, hastaneye gidiyoruz” diyen eşi İpek Hanım yetişti. Neriman’ın yattığı Surp Agop Hastanesi’ndeki oda o gün kalabalıktı. Çolpan İlhan, herkesi dışarı çıkardı. Neriman, büyük aşkıyla baş başa kaldı. Hastanedeki bir daha yaşanılması ve çekilmesi imkansız bu dramatik buluşmanın fotoğrafını Neriman giderken yanında götürdü, İzzet Günay’ın ise o kısacık süre belleğinde çakılı kaldı.
Altinti..
 

Ekli dosyalar

  • g0301.jpg
    g0301.jpg
    3.3 KB · Görüntüleme: 8
  • Screenshot_20200224-121933_Chrome.jpg
    Screenshot_20200224-121933_Chrome.jpg
    106.9 KB · Görüntüleme: 8
kusura bakma @w haber veririm bir daha ki sefere :D
çok güzel paylaşımlar fotoğrafların bazıları görüntülenemese de çok değerli bir günlük
 
  • Beğen
Tepkiler: W
b1352cf07196f1a8dfe4d6ab60242678.jpg

Ne efsaneler ne hikayeleri var galata kulesi ile ilgili, 1492 senedir istanbulda olan bu kule ne savaslara, ne depremlere taniklik etti, bazen hapishane, bazen rasathane,gözetleme kulesi oldu, benim en cok dikkatimi ceken bir intihar hikayesi. Melankolik bir babanin oglu olan Vedatti bu hikayenin kahramani.
Evet hikaye Umit Yasar Oguzcan isminde bir sair'in 24 kez intihar tesebbusunden sonra evde yarattigi huzursuzlukla basliyor. Oglu henuz 17 yasinda galata kulesinden atlayip intihar ediyor, rivayete gore elinde bir not " baba öyle ölünmez böyle ölünür"diyor. Babasina unutamiyacagi bir ders veriyor.
Baba sair olunca bunun ustune de bir siir yazmayi ihmal etmiyor.

6 haziran 1973
piril piril bir yaz günüydü
aydinlikti, güzeldi dünya
bir adam düştü o gün galata kulesinden
kendini bir anda birakti boşluğa
ömrünün baharinda
bütün umutlariyla birlikte
paramparça oldu
bir adam düştü galata kulesinden
bu adam benim oğlumdu

gencecikti vedat
işıl ışıldı gözleri
içi
bütün insanlar için sevgiyle doluydu
çıktı apansız o dönülmez yolculuğa
kendini bir anda birakti boşluğa
söndü güneş, karardi yeryüzü bütün
zaman durdu
bir adam düştü galata kulesinden
bu adam benim oğlumdu

"açarken ufkunda güller alevden"
çıktı, her günkü gibi gülerek evden
kimseye belli etmedi içindeki yangını
yürüdü, kendinden emin
sonsuzluğa doğru
galata kulesinde bekliyordu ecel
bir fincan kahve, bir kadeh konyak
ölüm yolcusunun son arzusuydu bu
bir adam düştü galata kulesinden
bu adam benim oğlumdu

küçücüktü bir zaman
kucağıma alır ninniler söylerdim ona
uyu oğlum, uyu oğlum, ninni
bir daha uyanmamak üzere uyudu vedat
6 haziran 1973
galata kulesinden bir adam attı kendini
bu nankör insanlara
bu kalleş dünyaya inat
şimdi yine bir ninni söylüyorum ona
uyan oğlum, uyan oğlum, uyan vedat.
 
2. Dünya savaşında ülkelerinden kaçıp suriyeye sığınan yunan mültecilere yemek ve kıyafet yardımı...1942

ntqhMh.jpg
 
Kralice ile Abdullah Gul arasinda gizli bir bag oldugunu dusunuyorum. Kralice neden Kayseriye gitti ? Koskoca Turkiyede neden Kayseri ? Neden neden neden ?

400_yillik_turkiye_hollanda_dostlugu_120601_1816.jpg

55ea16d6f018fbb8f86a962f.jpg


5c8dc29b45d2a04bdc40f319.jpg
 
1960'lı yıllarda Elazığ Akıl Hastanesinden personelin bir ihmali sonucu bütün deliler kaçar, Elazığ’ın cadde ve sokaklarına dağılırlar. Toplam 423 deli kaçmıştır. Mülki makamlar panikler, Başhekime koşup "doktor bey ne yapalım" diye sorarlar. O zamanın ünlü doktoru Mutemet Bey hastahanenin başhekimidir. Mutemet Bey : "Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin" der. Doktor önde birkaç personeli arkasında Kara trencilik oynayarak bütün Elazığ’ı "çuf çuf" nidalarıyla dolaşırlar. Başhekimin tahmini tutmuştur, bütün deliler bu kuyruğa girer vagon olurlar. Lokomotif, yani başhekim Mutemet Bey yönünü hastahaneye çevirince tüm kaçan deliler hastahaneye geri dönmüş olurlar. Sorun çözüldüğü için Mülki makamlar ve doktorlar, trencilik oynayıp hastahaneye döndükleri için de deliler hallerinden çok memnundur.

Ancak esas sorun akşam yoklama yapıldığı zaman ortaya çıkar; hastaneye trencilik oynayarak gelenlerin sayısı 612 kişidir..
Alintidir efem...

FB_IMG_1588576177897.jpg
 
1960'lı yıllarda Elazığ Akıl Hastanesinden personelin bir ihmali sonucu bütün deliler kaçar, Elazığ’ın cadde ve sokaklarına dağılırlar. Toplam 423 deli kaçmıştır. Mülki makamlar panikler, Başhekime koşup "doktor bey ne yapalım" diye sorarlar. O zamanın ünlü doktoru Mutemet Bey hastahanenin başhekimidir. Mutemet Bey : "Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin" der. Doktor önde birkaç personeli arkasında Kara trencilik oynayarak bütün Elazığ’ı "çuf çuf" nidalarıyla dolaşırlar. Başhekimin tahmini tutmuştur, bütün deliler bu kuyruğa girer vagon olurlar. Lokomotif, yani başhekim Mutemet Bey yönünü hastahaneye çevirince tüm kaçan deliler hastahaneye geri dönmüş olurlar. Sorun çözüldüğü için Mülki makamlar ve doktorlar, trencilik oynayıp hastahaneye döndükleri için de deliler hallerinden çok memnundur.

Ancak esas sorun akşam yoklama yapıldığı zaman ortaya çıkar; hastaneye trencilik oynayarak gelenlerin sayısı 612 kişidir..
Alintidir efem...

Ekli dosyayı görüntüle 4275
Bu şehirde görev yapıyorum hepsi sempatik, samimi ve misafirperver insanlar :)))
 
Untitled-2-1-e1481138806924.jpg

Tarih, 5 Ağustos 1962… Mavi renkli örtüyle kaplanmış bir yatakta yüzü çarşafa dönük bir şekilde uzanan ve sağ elinde bir telefon ahizesi olan fotoğraftaki ölü beden Marilyn Monroe’ya ait......
 
Ekli dosyayı görüntüle 5431

Tarih, 5 Ağustos 1962… Mavi renkli örtüyle kaplanmış bir yatakta yüzü çarşafa dönük bir şekilde uzanan ve sağ elinde bir telefon ahizesi olan fotoğraftaki ölü beden Marilyn Monroe’ya ait......
yasami boyunca ovulmus, begenilmis, takdir edilmis ama asla mutlu olamamis zavalli bir kadin benim gozumde.

Bu da benden anna hanimcigim.

Screenshot_20200517-181051_Google.jpg
 
Kadını yaşadığı aşklar bitirdi W hanımcım..
Bir ara, aşk hayatını anlatan fotoğraf paylaşsanız....
 
  • Beğen
Tepkiler: W
Davutoglu denilence hep aklima bu gorsel takiliyor :d cok komik degil ya .))) Kucukken bize hep ayni espriyi yapardi dayim, istanbulu gormek ister misin ? Derdi, evet diyince ayni bu sekilde kaldirirdi kafamizdan tutup, hay senin espri anlayisina tukurem dayicim .p
Screenshot_20200522-100935_Google.jpg
 
Davutoglu denilence hep aklima bu gorsel takiliyor :d cok komik degil ya .))) Kucukken bize hep ayni espriyi yapardi dayim, istanbulu gormek ister misin ? Derdi, evet diyince ayni bu sekilde kaldirirdi kafamizdan tutup, hay senin espri anlayisina tukurem dayicim .p
Ekli dosyayı görüntüle 5650
kjadhskjas ne alakaymış ya nerde istanbul :D
 
1965 yılının ilk günlerinde Köln’deki Türk işçilerinin tatlı bir telaşı vardır. Yaklaşan Ramazan Bayramı için bayram namazını kılacakları geniş ve kapalı bir mekan aramaktadırlar. Düşünüp taşınırken akıllarına birden sürekli önünden geçip gittikleri tarihi Dom Katedrali gelir.
Hem yeterince büyük hem de en nihayetinde bir ibadethane diye düşünürler. Olurdu olmazdı derken inşası 632 yıl süren, Katolik dünyasının en önemli merkezlerinden biri olan Dom Katedrali’nde bayram namazı kılmak için girişimlere başlarlar. Hemen işçilerden bir heyet oluşturulur.
Katedrale giderek isteklerini iletirler ve çok geçmeden talepleri bir şekilde Kardinal Frings Denkmal’a kadar ulaşır. Katedral'de namaz kılınması fikri ilk başta şaşkınlıkla karşılanır, hatta tartışmalar çıkar. Aslında Türk işçiler arasında da bu fikri kabul etmeyenler vardır.
Ancak katedral yönetiminden bir üyenin kararıyla beklenen izin çıkar. 3 Şubat 1965 günü bayram namazı Dom’da kılınacaktır. Yusuf Topçu ve İbrahim Toparslan’ın başını çektiği heyetin önünde iki hafta vardır. Bu haberi Köln’deki 15 bin Türk’e duyurmaları gerekmektedir.
Her gün defter yapraklarına el yazıyla 50-60 tane ilan yazıp Türk işçilerin kaldığı yurtlara dağıtıp, fabrikaların duvarlarına asarlar. Bir bisiklete binerek tüm Köln’ü birkaç gün içerisinde dolaşırlar. İlanlarda herkesin hazırlıklı olarak en münasip şekilde gelmesi rica edilir.
Ve beklenen bayram günü gelir. Günlerden Çarşamba’dır… Türk işçileri tıraşlarını olmuş, takım elbiselerini giyinmiş halde Dom’da toplanmaya başlarlar. Yanlarında getirdikleri gazete ve örtülerle heykellerin üzeri kapatılır.
3 Şubat 1965 günü Dom’un kuzey yakasında yaklaşık 700 kişiyle bayram namazı kılınır. O an orada katedral görevlilerinin dışında ne olup bittiğini merakla izleyen gazeteciler ve çok sayıda Alman da vardır. Namaz biter, bayramlaşılır, küçük ikramlar yapılır.
Birkaç gün sonra Kölnische Rundschau “tarihi bir gündü” manşeti atar. Die Zeit, “Haçlı Seferi’ne gidenlerin uğurlandığı Dom’da ezan sesi” diye başlar yazısına ve şöyle der: “Türk işçiler Dom’da bayram namazı kıldılar. Giderken kilisenin yardım kutusuna para atıp öyle gittiler."


Screenshot_20200524-230205_Twitter.jpgScreenshot_20200524-230216_Twitter.jpgScreenshot_20200524-230226_Twitter.jpgScreenshot_20200524-230236_Twitter.jpg
 
2020 ramazan bayrami, Çinden yayilan bir virus tum dunyada ibadethanelerin kapanmasina sebep oluyor. Insanoglu careyi ikea park alaninda buluyor ve bu goruntu cikiyor ortaya.


Screenshot_20200526-123127_Twitter.jpgScreenshot_20200526-123137_Twitter.jpgScreenshot_20200526-123118_Twitter.jpg
 
Geri