Günlük O Fotoğrafın Hikayesi

  • Kullanıcı W
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
🕒 Konu sahibi 3 saat önce aktifti
Başkan Bush, İkiz Kulelere çarpan ikinci uçağın haberini alıyor. Bu sırada Bush, Florida'da bir ilkokulda çocuklara kitap okuyordu. (2001)

5432a6e1a22c0667388fc350.webp
 
Genç mühendis, sürekli makinesini bozduğu çalışma arkadaşıyla evlenip, her gün yeniden tamir etmekten kurtuldu.

Turgut Ozal, bu konuyu yıllar sonra şöyle anlatacaktı: "Semra ağırbaşlı ve seviyeli bir kızdı. Bana da hiç yüz vermiyordu. Dikkatini çekmek için çok uğraştım. Akşamları herkes çıktıktan sonra makinesini bozar, ertesi gün de tamir etmek için hemen devreye girerdim"...



xheadline_388.jpg.pagespeed.ic.aGRjRT7jYg.jpg
 
Batmaz denilen gemi (titanic) kaptanlari. Sanirim son pozlari.

Titanic-Kaptanlar%C4%B1.jpg




1912 yılında buzdağına çarparak batan Titanic’i bulmak için uzun yıllar araştırmalar yapıldı.

Batan Titanik’i ilk olarak denizbilimci Robert Ballard 1985’te keşfetti.1 Eylül 1985’e kadar yeri keşfedilemeyen enkaz, bu tarihte Dr. Robert Ballard liderliğindeki bir ekipçe bulundu ve tüm dünya Titanik faciasını bir kez daha hatırladı.

Titanic-Bat%C4%B1%C4%9F%C4%B1.jpg
 
Michael Jackson ve Paul McCartney bekar evinde bulaşık yıkarken.​
nLMEqa.jpg
 
fft64_mf1196639.Jpeg


Adli makamlara yansıyan bu cinayeti, Tokalı lakaplı Hasan Kızı Fatmana üstlenir. Isparta Ağır Cezaevi’ne konulan Fatmana, idamla yargılandığı davanın ardından 14 Aralık 1931 günü halkın gözü önünde cezaevi yakınında bulunan Tuzpazarında asıldığında, TBMM kararıyla Cumhuriyet tarihinde idam edilen ilk kadın olarak kayıtlara geçer. Köylüler, Hakim'in güzel bir kadın olduğu söylenen Fatmana'yı asmaya kıyamadığını ve onu ‘ipten’ kurtarmanın yollarını aradığını söylüyor. Hakim'in, "kızım bu cinayeti sen işlememiş olabilir misin?" sorusuna, "hayır Hakim Bey, Allah'ın aşkına doğruyu söylüyorum, ak ellerimle ben vurdum" yanıtını veriyor. Bunun üzerine Hakim kalemini kırıyor ve Fatma'yı idam sehpasına götüren yolculuk başlıyor. Halkın gözü önünde darağacına asılan Fatmana’nın son sözü "Allah affetsin" olur.
 
Büyücülükle uğraşan 3 kadinin idamindan önceki son hali Çin-1922


929299_158727384492076_1526129218_n.jpg
 
Her yer Suriyeli doldu diye cemkiriyoruz ya hani ? iste bunlar gelmeyenler gelemeyenler.


1599078_1629571210641392_1714547127_n.jpg
 
Hazin bir hikayesi vardır bu şarkının, birbirlerine çılgınlar gibi aşık olan iki gencin hikayesidir bu şarkı aslında, bu iki gec birbirini cok seviyordur, leyla ile mecnun misali, fakat aileleri karşıdır bu beraberliğe, bu iki genç sık sık bulusup bu otel odasında birlikte olurlar, bir gün birbirlerine soz verirler, yalnızca birbirlerini seveceklerine dair ve buluşma yerine gelmemelerinin tek sebebi ölüm olmalıdır diye…

Yine böyle bir günde kız önceden gelir otel odasına, bekler bekler ama cocuk gelmemiştir, oysa söz vermiştir ona, kız; çocuğun soylediklerini ve caresiz bir sekilde ne yapacağını düşünür, bekler, bekler, bekler, ama kimseler gelmemiştir, oysa cocuk geç kalmiştir ve arabayla sevgilisinin yanina yetişmeye çalışırken, trafik kazası geçirir ve hayatını kaybeder, kız ise onsuz yaşamaktansa ölmeyi tercih eder ve ona söz verdigi gibi asar otel odasında kendisini yanına gider..

Hayatına son vermeden önce de otel odasının kapısına bu şarkının sözlerini yazar.. Uzunca bir sure bu otelin odası kimselere kiralanmaz, birbirini seven iki gencin anısına.. Günün birinde Eagles gelir , o otelde kalmak ister fakat boş oda yoktur, boş olan tek oda iki sevgilinin odasıdır, resepsiyondaki kız durumu izah eder, bu odanın hikayesini anlatır, Eagles bu odayı görmek ister, cıkarlar odaya, hicbirşeye dokunulmamıştır, kapının arkasındaki sözleri gören Eagles, hikayesinden de etkilendiği bu sözleri şarkı yapar...



[YOUTUBE]/watch?v=5NTqZ347TKY[/YOUTUBE]

https://www.youtube.com/watch?v=5NTqZ347TKY


iste o meshur sarkiya ilham olan otel

hotel%20ca%20sudcalifornia%2010-25-2002.jpg
 
1875 yılında babasının ölümünden sonra, kimsesiz çocukların bakıldığı bir çocuk bakımevine yerleştirilen Albert Fish, 7 yaşına kadar kaldığı bu kuruma uyum sağlayamadığı için ruhsal yapısı bozuldu. Annesinin yanında cinsel istismara uğradıktan sonra aşırı baş ağrılarından yakınan Albert Fish, lise öğreniminin ardından bir yandan gezip bir yandan geçici işlerde çalışmaya başladı. 1882 yılında eşcinsel eğilimleri ortaya çıktı. Küçük suçlara bulaşan Fish, 1910 yılında ilk kez cinayet işledi. Çeşitli sapkınlıklara olan ilgisi giderek artıyordu. Dine olan eğilimi belirginleşti.
Genellikle küçük ve savunmasız çocukları kurban seçen Albert Fish, cinayetlerinde mutlaka işkenceler uyguluyor, tecavüz ediyor, etlerini yiyor, kurbanlarına acı çektirmekten büyük zevk duyarak, bunları din adına yaptığını düşünüyordu. 1920 yılına kadar yaklaşık 15 cinayet işlediği varsayılmaktadır. Seri katil, aynı zamanda kendi kendisine de çeşitli işkenceler uyguluyor, kendi idrarını içip, çivili sopayla kendini dövmek, kasıklarına iğne batırmak gibi cinsel ve fiziksel işkencelerle kendi günahlarını cezalandırdığına inanıyordu. İşkence yaptığı ve öldürdüğü çocukları "Tanrı'ya verilen kurbanlar" olarak düşünüyordu.
1898'de evlendi ve 6 çocuk sahibi oldu. Karısının başka biriyle kaçarak kendisini terk etmesinden sonra başka kadınlarla da birlikte oldu. "Gri Adam", sürekli adres değiştirdi, her gittiği yerde yüzlerce çocuğu taciz etti ve bazılarını öldürdü.
1928'de Budd ailesiyle yakınlaşan Fish, onların güvenini kazandıktan sonra küçük kızları Grace Budd'ı, yeğeninin doğum günü eğlencesine götürmek bahanesiyle kaçırarak boş bir eve götürdü. Grace'in cesedini parçalayan Fish, bazı parçaları kaldığı pansiyona getirdi ve 9 gün boyunca hiç dışarı çıkmadan bu parçaları pişirip yiyerek mastürbasyon yaptı. Daha sonra kaçmaya başlayan Fish, 1934 yılında kendi hatası yüzünden, kendisini yakalamayı kişisel bir konu haline getiren polis William King'in eline düştü. "Brooklyn Vampiri", Budd ailesine, kızlarını nasıl öldürüp yediğini anlatan mektuplar göndermesi nedeniyle yakalandı.
1935 yılında yargılanmasının sonunda deliliğine kanaat getirildiyse de elektrikli sandalyede idam cezasına çarptırıldı. Kararı duyunca "Hiç tatmadığım bu büyük zevki tatmaktan mutlu olacağım" dedi. Albert Fish'in idam cezası, 16 Ocak 1936 tarihinde Sing Sing Hapishanesi'nde bir elektrikli sandalyede gerçekleşti


Oldurdugu bir kurbaninin annesine yazdigi bir mektuptan alinti-


Süphesiz, bir seri katil tarafindan yazilan en hasta mektup, yamyam çocuk katili Albert Fish’in 1928 yilindaki on iki yasindaki kurbani Grace Budd’in annesine 8 yil sonra 1934 ‘te yazdigi mektuptur. Büyük sanstir ki Bayan Budd okuma yazma bilmiyordu ve böylelikle bu rezil mektubu okuma dehsetinden kurtulabilmisti. Bu mektubun asli bu gün sanatçi Joe Coleman’in koleksiyonundadir.


Çok Sevgili Bayan Budd,

1894’te bir arkadasim Steamer Tacoma gemisinde denizci olarak denize açilmisti. San Francisko’dan Hong Kong’a gitmek üzere yola çikmislardi. Limana varinca iki arkadasi ile karaya çikmislar ve çok içip sarhos olmuslar. Döndükleri zaman geminin limandan ayrildigini görmüsler. Bu sirada orada kitlik hüküm sürmekteymis. Etin kilosu 2-6 dolar arasindaymis. Çok fakir olanlar arasinda açlik sikintisi o kadar büyükmüs ki digerlerinin açliktan ölmesini önlemek amaciyla 12 yasindan küçük tüm çocuklar, et olarak pazarlanmalari için kasaplara satiliyorlarmis. Herhangi bir kasaba gidip pirzola, biftek, kusbasi isteyebilirmissiniz. Çiplak bir çocuk vücudunun bir kismi önünüze getirilir ve istediginiz parçalari kestirebilirmissiniz. Bir kizin veya oglanin kalça kismi, en lezzetli bölümmüs ve dana kotlet olarak satilan en pahali etmis. John orada çok uzun kalmis ve insan etine karsi bir düskünlügü olusmus. New York’a dönünce biri 7 digeri 11 yasinda iki oglan çocugu çalmis. Onlari evine götürüp soymus ve bir dolaba kapamis. Sonra tüm giysilerini yakmis. Her gün etlerinin iyi ve yumusak olmasi için onlara iskence yapip dövmüs. Önce 11 yasindaki oglani öldürmüs, çünkü onun poposu daha tombul ve tabi ki daha etliymis. Kafasi, kemikleri ve bagirsaklarindan baska vücudunun her bir parçasini pisirip yemis. Firinda pisirmis (tüm popsunu), haslamis, kizartmis ve kusbasi yapmis. Küçük oglana da ayni seyleri yapmis. Ben o zamanlar 409 Dogu 100. Sokak’ta oturuyordum. Bana insan etinin çok lezzetli oldugunu o kadar sik söylemisti ki ben de tatmayi aklima koydum. 3 Haziran 1928 Pazar günü sizin 406 Bati 15. Sokak’taki evinize geldim, peynir ve çilek getirdim. Öglen yemegini birlikte yedik. Grace, kucagima oturdu ve beni öptü. Onu yemeyi aklima koydum. Onu bir partiye götürecegimi söyledim. Siz de evet gidebilir dediniz. Onu Westchester’da daha önce gözüme kestirdigim bos bir eve götürdüm. Oraya vardigimizda ona disarida beklemesini söyledim. Kir çiçekleri toplamaya basladi. Yukari çiktim ve tüm giysilerimi çikardim. Çikarmasaydim üzerlerine kanin bulasacagini biliyordum. Her sey hazir olunca, pencereden onu çagirdim. O odaya girinceye kadar bir dolapta saklandim. Beni çiplak görünce aglamaya basladi ve merdivenlerden inmeye çalisti. Onu yakaladim ve o da bana annesine sikayet edecegini söyledi. Önce onu tamamen soydum. Nasil da tekmeledi, isirdi ve tirnakladi. Bogazini sikarak onu öldürdüm ve sonra da etlerini odama götürebilmek için ufak parçalara böldüm. Pisirdim ve yedim. Firinda pisen küçük poposu öylesine yumusak ve tatliydi ki. Tüm vücudunu yemem dokuz gün sürdü. Ona tecavüz etmedim, ama istesem bunu yapabilirdim. Bir bakire olarak
öldü...










 
Mutlu Fransız kız ve kedisi, 1959

56964248fd5b4d2a89416e20418219c4.jpg.700x0_q85_autocrop_crop-smart_upscale.jpg



Avusturyalı çocuk yeni ayakkabısıyla, İkinci Dünya Savaşı sırasında



bcc23e5bd8964cdcadbf852a4c2a5bfd.jpg.700x0_q85_autocrop_crop-smart_upscale.jpg





Terk edilmiş topla oynayan Rus çocukları, 2. Dünya Savaşı sonrası


87068b9f0d0141db98bb984ada97da2b.jpg.700x0_q85_autocrop_crop-smart_upscale.jpg




Ana babasız çocuk oyuncağıyla, Londra, 1945


8c591ff189014f3f9c0c4065acb98b8a.jpg.700x0_q85_autocrop_crop-smart_upscale.jpg




Kız köpeği için çalarken


686f16adf2764ac7be8a88a7769bf2cd.jpg.700x0_q85_autocrop_crop-smart_upscale.jpg




Danseden kız, Paris, 1961


53b65ad8874940dbaadb70035518d155.jpg.700x0_q85_autocrop_crop-smart_upscale.jpg





Küçük "Marlyn", Paris, 1975


3acae7f4b76e44df8e74364efbe7a76f.jpg.700x0_q85_autocrop_crop-smart_upscale.jpg
 
Kozmonot Vladimir Komarov'un uzaydan düşen bedeni , 1967
Kendisi bir uzay ucusunda olen ilk insan.Dünyaya dönmek üzere yörüngeden çıkmadan önce, Komarov, eşi Valentina ile telsizde kısa bir görüşme yaptı. Komarov, doğrultu sabitleme sistemi bozuk olduğundan kontrolsüz şekilde dönen uzay aracının içinde soğukkanlılıkla eşine veda etti.

galeri_kozmonot-vladimir-komarov-un-uzaydan-dusen-bedeni-1967-jpg_157143398_1441472046.jpg
 
Che Guevara'nın yakalanıp öldürülmeden önceki son resmi


galeri_che-guevara-nin-yakalanirken-ve-olmeden-onceki-son-resmi-jpg_453993330_1426539829.jpg
 
Bill Clinton ve Hillary Clinton voleybol oynarken, Fayetteville, Arkansas, Amerika 1975

galeri_bill-clinton-ve-hillary-clinton-voleybol-oynarken-fayetteville-arkansas-amerika-1975-jpg_950292110_1426539826.jpg
 
Takımdaki tek Siyahi ABD Başkanı Obama takım arkadaşlarıyla birlikte

galeri_takimdaki-tek-siayhi-abd-baskani-obama-takim-arkadaslariyla-birlikte-jpg_577121099_1426540024.jpg
 
Coca Cola'nın Fransa'da ilk servis edildiğindeki karesi, 1950


galeri_coca-cola-nin-fransa-da-ilk-servis-edildigindeki-karesi-1950-jpg_53129282_1431620397.jpg
 
Geri