Nitchovski

🕒 Konu sahibi 22 saat önce aktifti
"Eğer bir nesil, cehaletin mutluluk olduğunu sanarak yetişirse, bir sonraki nesil cehaletini bile fark edemeyecektir. Çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecektir."

Ursula K. Le Guin​
 
İnsanın konuşacak kadar zekaya, ya da susacak kadar akla sahip olmaması büyük bir talihsizliktir.
Stefan Zweig​
 
“Sürekli bir anlam ararsan, gerçekleşmekte olan her şeyi ıskalayacaksın” der Tarkovski.
Goethe onu şöyle destekler: “Çok fazla derin düşünen bir insan, hayatın neşesini kaçırır”
 
Eğer doğru kullanırsan sözcükler X ışınlarına dönüşebilirler, her şeyi delip geçerler.

Cesur Yeni Dünya
Aldous Huxley
 
Eğer biraz aklın varsa;
mutluluk için istediğin şartları bulamıyorsan, bulduğun şartlarda mutlu olmayı bilmelisin.

Gabriel Garcia Marquez
 
Tolstoy: “Başkalarının hayatından ders alın. İnsan, bütün hataları kendi yapacak kadar uzun yaşamıyor.”der. Sartre ise şöyle destekler: “Yaşamda yapılacak o kadar çok hata var ki aynı hatada ısrar etmenin anlamı yok.”
 
Evrenin tüm unsurları yaratılma aşamasını geçmiş tüm düzen kurulmuştu. Dünya denilen gezegen için yaratılan her varlık, vakti geldikçe dünyaya yollanıyordu. Tüm canlılara dünyanın tanıtımı da yapılmıştı.

İblis o sıralar saygın bir yere sahipti Allah’ın yanında.

Yüce Allah cansız varlıkların tamamını yeryüzüne yerleştirmiş ve birçok canlıya da yaşam konusunda verdiği ortalama ömürleri onlara tebliğ etmişti.

Ortalama ömürleri alan canlılar ( deniz canlıları, uçan canlılar, karadaki birçok canlı v.s.) mükemmel yatılmış olan dünyaya intikal etmişler ve Allah’ın nimetlerinden istifade etmeye - yaşamaya başlamışlardı.

Allah, dünyaya gitmek üzere bekleyen son dört canlının kapıda bekletilmemesini istedi. İblis de Eşeği girmesi için kapıya davet etti. Eşek kapıdan içeriye girdi, ön ayaklarının üzerine çöktü. Başı önünde eğikti. Başını kaldırması da mümkün değildi. Yüce Allah; “Dünyayı nasıl buldun Eşek, beğendin mi? diye, sordu.

Başı önünde cevap verdi Eşek: “Nasıl beğenmem Allah’ım, çok güzel olmuş” dedi. Allah: “Sana 80 yıl ömür verdim, git doya doya yaşa dünyada. Gez, ye, iç, eğlen gününü gün et” deyince Eşek panikledi ve “Allah’ım haddim değil ama ben o kadar süre sizden ayrı kalmak istemem, bana şöyle 3- 5 yıl verin yeter, ben hemen size kavuşayım, hem yine haddim olmayarak derim ki şu kapıda bekleyen iki ayaklı canlıyı da gözüm tutmadı” deyince “Tamam ömrünün 20 yılını aldım hadi git şimdi” diyerek Eşeği yolladı. Eşek ağlayarak kapıdan çıktı. Eşeğin halini gören Maymun “ işimiz iş” diye söylendi. İblis, Maymunu içeri aldı. İki büklüm Allah’ın huzuruna gelen Maymun’a da aynı soru sorulduğunda Maymun; “Çok güzel olmuş her şey mükemmel” dedi. Allah; “Söyle bakalım sen ne kadar ömür istersin” deyince, Maymun; “Yüce Allah’ım, dünya çok güzel olmuş ama ben içeri girerken iki ayaklı olan canlıyı görünce biraz işkillendim. Onunla aynı dünyada fazla kalmamak adına, hadim olmayarak 3-5 yıl kalıp tekrar sizin yanınıza dönsem olur mu? Bana az ömür verin ne olur!” diye yalvarmış. Allah, “Olmaz, sana 60 yıl ömür vereceğim” deyince Maymun ağlamaya başlamış, Maymunun ağlaması karşısında Allah, “Tamam madem istemiyorsun, ömrünün 20 yılını aldım, 40 yıl yaşa sonra gel yanıma” diyerek göndermiş. Maymun, biraz daha indirmesi için yalvardıysa da olmamış ağlayarak dışarı çıkmış. İblis, Köpeği buyur etmiş içeri, köpek de başı yerde huzura gelmiş ve ön ayaklarının üzerine çökmüş. Yüce Allah “Söyle bakalım dünyayı beğendin mi?” diye sorunca “Evet çok beğendim, her şey çok güzel olmuş ama şu kapıda bekleyen iki ayaklı canlıyı pek gözüm tutmadı sanki bana dünyada eziyet edecekmiş gibi geliyor. Ben mümkünse dünyaya hiç gitmesem burada sizin yanınızda kalsam, size hizmet etsem, ne iyi olur.” demiş. Allah, “Yok dünyaya git güzelce nimetlerimden istifade et. Gez, ye iç güzellikleri yaşa hamd-ü sena da bulun, sana 40 yıl ömür verdim” deyince, Köpek yerlerde yuvarlanıp ağlamaya başlamış, “Ey yeri göğü yaratan Rabbim ne olur bana 3-5 yıl ver hemen yanına döneyim, 40 yıl çok fazla, ben o kadar yıl o iki ayaklıyla aynı yerde olmak istemiyorum. Onun bana kötü davranacağı gibi bir his var içimde” diye ağlayınca Allah da “Peki ağlama 20 yılını aldım, git 20 yıl yaşa dön yanıma,” demiş. Köpek yalvarmış yakarmış nafile, ağlayarak çıkmış. Dışarıda Eşek ve Maymun ile birlikte ağlamaya devam etmişler.

İblis bu arada İnsan’ın kibirli duruşundan dolayı uyarmış “biraz düzgün dursana, Allah’ın huzuruna çıkacaksın hadi gel bakalım” demiş. İnsan Kapıdan içeri girmiş ve ancak Allah’ın nuruna bakamadığı için başını öne eğmiş.

Yüce Allah, dünyayı beğendin mi, diye sormamış “Söyle bakalım ne kadar yıl dünyada yaşamak istersin ey İnsan, deyince İnsan; “Valla Allah’ım çok mükemmel bir dünya yaratmışsın, tam bana göre, ilk gösterdiğinde de sanki her şeyi benim emrime vermişsin gibi geldi. Şu az önce çıkan canlıları hele pek çok sevdim. Onlar için iyi fikirlerim var. Şu dört ayaklı uzun kulaklıdan iyi sucuk yapacağım gibi bir düşünce beynimde gezinmeye başladı, nebileyim garip garip şeyler hissediyorum. Hele bir dünyaya gideyim… İblis çok konuşan insanı uyardı “Sadede gel ey İnsan cevap ver” deyince İnsan, “Yüce Allah’ım dünya nimetleri harika, her şey güzel” dedi. Allah, “Senden önce huzuruma gelenler fazla ömür istemedi, sen de boşuna ağlama diye ben sana 20 yıl ömür vereyim, hadi git” deyince İnsan, başlamış ağlamaya, “Allah’ım hiç olur mu bu, sen böyle güzel nimetler yarat, her şeyi benim için yap, şan, şöhret, şehvet, makam, mevki ver sonra da 20 yıl de. Olmadı Allah’ım, çık biraz çık” dedi. İblis’in uyarılarına da aldırmayan İnsan’a Allah, “Sen söyle, ne kadar ömür istiyorsun” deyince, “3-5 çık işte” dedi. Allah, “3-5 yıl daha vereyim o halde” deyince İnsan “3-5 bin yıl olsa daha iyi sanki, hatta sen beni ölümsüz yapsan ben hep dünyada kalsam…” dedi. Allah, “Eşek’ten 20, Maymun’dan 20 ve Köpek’ten 20 yıl ömrü, istemedikleri için aldım. Onları sana veriyorum. 80 yıl ömrün var git istediğin gibi harca” dedi. İnsan daha fazla ömür için yalvarsa da alamayarak, dışarı ağlayarak çıktı. İblis, İnsan’ın arkasından “Bu insan denilen canlı dünyada bozgunculuk yapacak, fitne çıkarıp Yüce Allah’ın nimetlerinin kıymetini bilmeyip birbirlerini öldürecekler. Ne yazık!” diye söylendi…

Günümüzde insan, 20 yıl Eşek gibi çalışıyor (iş sahibi olmak için), 20 yıl Maymun gibi (bebeklik ve yaşlılık ile düşkünlük hallerinde) yaşıyor, 20 yıl bir makama, mevkie gelmek için, daha çok evi, arsaları, parası olsun diye, köpek gibi kapılarda yatıyor, yalakalık yapıyor, taklalar atıyor.
 

Sonsuz Uykuyu Dileten Aşk: Selene ve Endymion​


1600.jpg


Anadolu'nun her dağının ayrı bir efsanesi, ayrı bir aşk hikayesi var. Kiminde güneşin doğuşu bir başkadır, kimi denizin muhteşem görüntüsü üzerinde kurduğu hakimiyetle aşkları barındırır. Doğanın uyumu ve güzelliğinden doğan aşk hikayelerinin en güzellerinden biri, Latmos (Beşparmak) Dağlarında ay tanrıçası Selene ve çoban Endymion'un hikayesidir belki de.


Muğla’da Bafa Gölü’nün topraklarındayız. Bir yanda Zeus bir yanda ise Ay Tanrıçası Selene ve Çoban Endymion.


Selene ay tanrıçasıdır. Her gece iki boynuzlu atın çektiği gümüş savaş arabasını sürerek , ayın gökyüzünde solgun bir ışıkla parlayarak ilerlemesini sağlar. Rivayete göre gümüş tekerlekli arabasıyla gökyüzünde Latmos (Beşparmak) semalarında dolandığı bir gece yeryüzünü seyre koyulur. Hatta öyle imrenerek bakar ki ölümlülere özenir. Onlar gibi olmayı diler. Ancak bu dileği gerçekleşemeyecek bir dilektir. Bu sırada Endymion'u gökyüzünden görür. Bafa gölünün kenarında koyunlarını otlar iken kavalını çalan yakışıklı bir gençti.


1600.jpg


Endymion da Selene’nin her gece yansıttığı bu ışığa karşı koyamaz. Bunun üzerine iki sevgili birlikte olmak isterler ama diğer Tanrılar ölümlü olması sebebiyle Endymion’u Zeus’a şikayet ederler. Zeus onların aşkı karşısında Endymion’a bir dilek hakkı sunar. Endymion ise sevgilisiyle geçireceğiz zamanları sonsuz kılmak için sonsuz uyku ister. Zeus, çobanı sonsuz bir uykuya yatırmış sevgilisi onu her gece gelip sarmalasın diye.


İşte o gün bu gündür Bafa gölünden yükselen ay, aşkla dokunur. Aşık olmuş çiftler tarafından dolunay zamanı ziyaret edildiği de bilinen dağ aynı zamanda doğaüstü büyüsüyle de adından söz ettirmektedir.
 
Geri