Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Bir nebze de olsa hafifletir yazmak eylemi. Ama anılardan sıyrılmamızı sağlamaz.Goethe güzel söylemiş... Hem, 29 harfi kullanmayı seviyorum. Ruhumu okşayan sözcükler çıkarıyorum ortaya. Sıradan değil, abartılı hele hiç değil...
Mesela, hayatım boyunca çok istediğim şeylere sahip olamadım pek, mucizelerim yoktu. Belki de hiçbir insanında yoktu. Bunu hiç bilemedim, sormadım da zaten. Masallarla da büyümedim, ancak her umudumu erken yatmaya zorladım. Belki de geçiştirmek için iyi bir bahane bulmuştum, onu kullandım. Mesela, aşksız yaşanmaz cümlesine inanmıyorum. Bal gibide yaşanıyor. Mesela, her insanın bir maskesinin olduğunu erken öğrenenlerdenim. Bu oldukça işime yaradı, halende öyle. Mesela, aile dendiğinde bir boğaz kuruluğu, bir burun sızlaması yaşarım hep. O kadar, geçer hemen sonra. Geçmemesinin imkanı yoktur mesela, geçmek zorundadır. Mesela, düşüncelerimi yazıya dökmeyi seviyorum, sonradan okuması keyif veriyor. Hayallerim yok ama umutlarım var. Malum, onlarsızda yaşanmıyor.
Aslında insana yalnız yaşamayı da öğretiyor bu insanlar. Çayın ve kahvenin yudum yudum tadına varmayı öğretiyor insana sonra hayat. Sonra bazen, hiç beklemediğin bir anda çıkıp geliveriyor karşına o gülümseyen ve gülümseten yürek. Yıllarca uzak yaşarken, hatta onlardan kaçarken Allah işte çıkarıveriyor karşına senin için. Ne tuhaf.
Arkadaş yahu. Herkes mutlu olmanın peşine düşmüş, kimse de mutlu edeyim onu, bunu yada şunu demiyor. Kimse yüzümü güldürmeyecek madem, kendi kendimin yüzünü güldürürüm bende. Hadi yasemen hadi canım hadi uykuya :T:
Bazı insanlar, bazı şeyleri zamana bıraktıkları için pişman olurlar. Zaman işte, kimden yana işliyor bilmiyorsunuz ve bunu ancak zamanı geldiğinde öğreniyorsunuz. Dikkatli olmalı :T:
Doldurmaya ihtiyaç duymadığım bir boşlukla yaşıyorum son zamanlarda. Sen istiyorsun diye değil de, ben istediğim için bana iyi geliyorsun diye oldu herşey. Ne yokluğunu ne de varlığını kimseyle paylaşmam demiştim, sözümde duruyorum hala.
Bir ilişkiye başlamaya korkuyor, neden mi? Çünkü bitecek diye. Güvenmeye korkuyor yanlış yapacak diye, gülmeye korkar olmuş, ya ağlatırsa diye. Kısacası hem şizofren hem paranoyak :kiki:
Belki de hala bir şansınız vardır. Olamaz mı? Bence hala şansınız varken; onu sizden başkasının bu kadar güzel sevmeyeceği hatta sevemeyeceğini gösterin, mesela mevsimi olmasada bulun bir yerden ve papatya gönderin ona. Ufak ufak mucizeler yaratın. Ortak bir şarkınıza klip yapın mesela. Gittiğiniz ilk yemeğin fişini hala sakladığınızı gösterin. Sizin onun tarafından keşfedilmeye ihtiyacınız olduğunu belirtin, buna inandırın. Ayrılık cümlesini kullanmaması yönünde ikna edin. Mesela, hala şansınız varken gitmesine izin vermeyin.
Aklımdan ve kalbimden hızla yazmam gerekenler geçiyor olsa da, hatta o hıza yetişemiyor olsam da, yazısındaki o hissedilerek yazılmış tüm kelimelere kocaman bir teşekkür, iyiki kaleme dökülebilmişler diyorum burdan, duyamayacak ve göremeyecek olsada.
Kelime yumacıklarım var benim aklımda takılı, yutmaya kalkınca boğazıma takılan ve yutkunamadığım,
dilime gelince dilimi yakan. İncindiği yerden kopsun diyorum, o bile gerçekleşmiyor artık.