Bizi öldürmeyen ama süründüren tek şey, hayal kırıklığı. Yaşama azmimizi eksiltiyor bir parça, başkaca da bişey olmuyor. Bir defa daha ayağa kalkana kadar, eskisi gibi gülmeye başlayana kadar, günlük işlerin hengâmesine tekrar dönene kadar, uzunca belki de kısa bir vakit bocalıyoruz. Zamanla kabuk bağlayacağına inandığınız birşey kalıyor sonra; Yara izi. Sık sık aklına geliyor, elin hep oraya gidiyor; kaşıma ihtiyacı duyuyorsun. Hani dilinle eksik dişini yoklamak gibi bişey işte. Sonra kaşımamayı, yoklamamayı öğreniyorsun. Öğretiyorlar.