COk sevip izledigim bir dizi var
Bones.
Oradaki protagonist de senin gibi her duyguyu bilimsel yönde aciklamaya calisir.Aski rededer.Ama sonunda asik olmaktan kendini ali koyamaz.O diziyi izledigimde aklima bazen sen geliyorsun.
Ama kötü arzu ve dürtüleri etik yönden aciklamaya calisir.Celiskili yani.
Soruna söyle cevap vereyim;
Ask benim icin vardir.Ve yasamimizin en gaye amacidir.Lakin bunu fark edenler yok denilecek kadar az.
Benim karsi oldugum durum ise,sehvetin ask ile karistirilmis olmasidir.
40 yillik evini ocagini terk eden insanlar asik oldum derler.Bu ask degil arzulamadir.Sadece ask agir ve kabullenebilinir bir olgu oldugu icin toplumda,belki böyle insanlarin hareketleri afedilebilinir.Cünki ben azdim,bu insani o an istedim diyemez.Zira toplumda iyi görülmez.Ve bunun cografya ile de alakasi yoktur.Eger ki böyle insanlara arzuladigi insan ile belirli bir süre birliktelik sansi verilmis olsa,zamanla anlar ki bunun sadece sehvet oldugunu.Cogu da zaten düzenli hayatina geri dönmek ister.
Ama kabul edilmez cünki "aldatmistir".
Lakin gercekten asik olsaydi,susardi.Ne onu ne kendini zor duruma sokmazdi.
Öte yandan;gercek ask üreme odakli olmayandir.Belki de yalniz yasananidir.O bir duygudur.Over the top.O duyguyu yasamak icin insanlar sadece vesile olur.Insan ile alakasi yok yani benim icin."Asik" oldugum kisi önemli degil,o duyguyu yasamak önemli.Bu yüzden askin getirdigi her seye razi olabilirim.Cünki sadakatim o duyguyadir,Gercek aski yasamak icin, tensel birlikteligin gerektigini düsünmüyorum.
Ama Askin etimolojik sürecini incelecek olur isek,anlamini zamanla cok farkli yere kaydirmis oldugunu görürürüz.Herkes farkli algiliyor.
Yasanan yasaniyor.Bicimi anlami degismis olsa bile.