Ne okumalı, hangi kitabı okuyorsunuz?

F
  • Kullanıcı Fenerbahçe
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Kitap Kulübü
20260303_004830.jpg

kitapyurdu'nda okuyucuların oylamasıyla yılın en iyi roman kategorisine seçilince dikkatimi çekmişti. dün siparişi vermiştim, bugün elime ulaştı.
ilk sayfalarına bir göz gezdireyim derken elimden bırakamadım, sonu geldi. hastalık, ölüm ve yas süreci edebi bir dile girilmeden doğal bir şekilde anlatılmış. okurken taziye evinde anılara gidiyorsun, anıları dinliyorsun gibi. büyük ihtimal içten yazıldığı için, herkes kendinden bir şeyler bulduğu için en iyi roman olarak seçildi.

''..Ölümden söz ederken aslında neden söz ederiz? Aramızdan ayrılan kişiden mi, yoksa kendimizden mi? Yoksa yokluğun kendisinden mi? O denli yok ki, her boş anı yokluğuyla dolduruyor. Onun bugüne kadarki varlığı, benim kendi varlığımı, çocukluğumun varlığını doğruluyordu. Öte yandan yokluğu hafızanın tüm mekanizmasını harekete geçiriyor. Uzun zamandır aklıma gelmeyen şeyler şimdi uyanıyor, onları ben uyandırıyorum - tüm bunların gerçekten olup bittiğinden emin olabilmek için. İstemli ve istemsiz bellek birlikte çalışıyor ve anıların paslanmış çarkını harekete geçiriyor, net görülmeyen yerleri temizliyor veya uyduruyor. Kabul etmeliyiz ki bu, vefat edene yönelik bir bellek çalışması olduğu kadar, kendimize de yöneliktir, benmerkezci, bir anlamda kendimizi kurtarmaya, birinin gidişinden sonra hayatta kalışımızı anlamlandırmaya yönelik bir uğraştır. Bizi çocuk olarak hatırlayan son kişi de gittiğinde hala var olduğumuz söylenebilir mi? Ölümden söz ederken aslında neden söz ederiz? Hayattan, tabii ki, onun o büyüleyici geçiciliğinden..'

''..İleride ortaya çıkacak tüm sorularla ne yapacağımı bilmiyorum, ona sormadığım ve içinde kalan anlatılmamış hikayelerle ne yapacağımı bilmiyorum..''
 
Milan Kundera - Ölümsüzlük

Yavaşlık'ın aksine okutturuyor kendini. Goethe'ye dair minik anılar, Agnes'in kafa yapısı... Güzel gidiyor.
 
"...sağlıklı bir insanın ne dereceye kadar budala olabileceğini görerek şaşakaldı."

20 kitaplık Emile Zola/ Rougon-Macquart dizisine başladım. Serinin tüm kitaplarını bulmak zor ama hadi bakalım.

1000281418.jpg
 
20260305_222656.jpg

çerezlik, kafa dağıtmalık, bir oturuşta bitirilebilecek bir kitap.
 
w21AHM.jpg
 
yaşar kemal ince memed'i 32 yılda yazmış. ben de oldukça uzun bir süre okunacaklar listemde beklettikten sonra nihayet bugün bitirdim.

seriyi bu kadar uzun sürede yazmış olması ince memed'in sadece bir karakteri değil; yaşar kemal'in kendisiyle birlikte büyüttüğü bir isyanı da temsil ettiğini gösteriyor. kendisinin o eşsiz diliyle çukurova'nın tozuna toprağına karışmak ve ince memed'in herkesçe bilinen başkaldırısına tanıklık etmek benim açımdan çok keyifliydi. bittiğinde sanki okumamışım da yaşar kemal'den dinlemişim gibi bir tat bıraktı hafızamda.

okumayı düşünenlere tavsiye ederim.
 
Kan kırmızı karlar adlı bir kitaba başladım
Alman makinalı tüfek nişansının anılarının olduğu bir kitap güzel başladık bakalım.
 
dante's inferno' grafik roman halini bitirdim. ilgimi cekti ve kitap halini de siparis edecegim:d bu novel'de sadece 1. bolumu islendi ozet gecerek:
1773294851829.jpeg
 
Son düzenleme:
20260315-130728.jpg


Cinsel psikolojiye-tarihe sardim yine.
Freud dizininde bırakmıştım en son.
 
ahmet ümit agatha'nın anahtarı bunu dinliyorum malum vakit olmuyor daha yeni başladım sayılır polisiye işte nevzat komiserin başlangıç kitabı. Seriye başladık bakalım...
Evde de uyumadan önce, seyir piyare kitabı. arkadaşım tavsiye etmişti normalde yarım bırakmıştım yine devam edeyim bari dedim yarım kalmasın, eh işte sırf okumak için okuyorum kadın kendi hayatını boka çeviriyor sonra da biriyle tanışıyor nefes egzersizi ile dünyası değişmeye başlıyor gibi bir şey kısaca özetlersem... tırt bir şey ama akıcı.

iki kitap birden yazınca şu şekil hissettiriyor.... sapyoseksüel takıntılılar eklesin kıps

1773741040417.png
 
IMG-20260322-WA0003.jpg

Uzun zamandır erteliyordum.Heyacanla bugün başladım bakalım.
 
1774202857862.png
Ciddiye almalıydım,üzgünüm..Belki başka bir gün.
 
Ekli dosyayı görüntüle 129020

kitapyurdu'nda okuyucuların oylamasıyla yılın en iyi roman kategorisine seçilince dikkatimi çekmişti. dün siparişi vermiştim, bugün elime ulaştı.
ilk sayfalarına bir göz gezdireyim derken elimden bırakamadım, sonu geldi. hastalık, ölüm ve yas süreci edebi bir dile girilmeden doğal bir şekilde anlatılmış. okurken taziye evinde anılara gidiyorsun, anıları dinliyorsun gibi. büyük ihtimal içten yazıldığı için, herkes kendinden bir şeyler bulduğu için en iyi roman olarak seçildi.

''..Ölümden söz ederken aslında neden söz ederiz? Aramızdan ayrılan kişiden mi, yoksa kendimizden mi? Yoksa yokluğun kendisinden mi? O denli yok ki, her boş anı yokluğuyla dolduruyor. Onun bugüne kadarki varlığı, benim kendi varlığımı, çocukluğumun varlığını doğruluyordu. Öte yandan yokluğu hafızanın tüm mekanizmasını harekete geçiriyor. Uzun zamandır aklıma gelmeyen şeyler şimdi uyanıyor, onları ben uyandırıyorum - tüm bunların gerçekten olup bittiğinden emin olabilmek için. İstemli ve istemsiz bellek birlikte çalışıyor ve anıların paslanmış çarkını harekete geçiriyor, net görülmeyen yerleri temizliyor veya uyduruyor. Kabul etmeliyiz ki bu, vefat edene yönelik bir bellek çalışması olduğu kadar, kendimize de yöneliktir, benmerkezci, bir anlamda kendimizi kurtarmaya, birinin gidişinden sonra hayatta kalışımızı anlamlandırmaya yönelik bir uğraştır. Bizi çocuk olarak hatırlayan son kişi de gittiğinde hala var olduğumuz söylenebilir mi? Ölümden söz ederken aslında neden söz ederiz? Hayattan, tabii ki, onun o büyüleyici geçiciliğinden..'

''..İleride ortaya çıkacak tüm sorularla ne yapacağımı bilmiyorum, ona sormadığım ve içinde kalan anlatılmamış hikayelerle ne yapacağımı bilmiyorum..''
Kitabı bugün bitirdim, insanın boğazında yumru hissi bırakıyor gerçekten.
 
Geri