Nazan Bekiroğlu Sözleri

Konu sahibi son olarak 1727 gün önce görüldü
Edep, her türlü davanın üzerindedir.

Ve insan ancak, dili kadar edeplidir.

-Nazan Bekiroğlu
 
Bir Aynada Seyrettim Âlemin Cümlesini.
Aynam Nokta, Sırrım Nokta.
Umduğum Kadar Büyük Değilmis.
Dünya Nokta, Ben Nokta...
 
Senin de, söyle kalbine kuşlar konuyor, içinde laleler açıyor mu?
… yüzünü gördüğüm ve kalbimin kıpırdadığını hatırladığım ilk andan bu yana, attığı her adımı bir hadise bilerek yazdım. Hadiseydi onun gülümsemesi, o gülümserdi ve evren nasıl titremezdi? Neredeyse kaç soluk aldığını, kaç soluk vereceğini sayacaktım. Öyle yazacaktım.
Efendim, dedim, benim efendim. Biri seni bana helal ü hoş etmeli.
Her şeyin, bir şeyle bir şey arasında durduğu daha baştan uyarılmış bu hikayede çok şeyle bir şeyin arasında kaldım.
Hep vardı da adı yeni konuluyordu. Bir sefer hazırlığı tamamlanıp durmuştu da içimde vaktini bilmiyorumdu.
…sudan sebeplerle yitiririz su gibi aziz şeyleri çoğu zaman.
“Benim de senden öncem yoktu” diyesim var. Lâkin benim senden önce bir hayatım gercekten yoktu.
O kadar yabancı geldi ki ona bir zamanlar kendisinin olan bu yüzler, şu an, şimdi ölse, hangi yüzü taşıyan bir kendisi onu karşılasın dilerdi? Hayatının hangi devresine dönmek ve orada ebedi kalmak isterdi? Bir cevap bulamadı. Hayatının “işte burası! bu!” diyeceği bir zamanını işaret edemedi. “Kocadım artık” dedi. Direnmedi.
 
Harf dedim, kelâmın kalbi titredi.


Nazan Bekiroğlu​




 
Kimse üstüne alınmasın,
Hikaye sadece kul ile Allah arasında..

Nazan Bekiroğlu​




 
“Gelmeyecek olan, böyle beklenmezdi…
Dünya dedikleri gölgelikte;
benden de bu kadarmış,
ben de bu kadarmışım…”
Nazan Bekiroğlu



 
“Bilirim ki; Kalıcı değil geçiciyim, sahip değil misafirim, sabit değil eğretiyim..”


Nazan Bekiroğlu
 
İçimde çok büyük bir ağlamak var.
Bir ağaç altında oturarak hem kendime hem bütün insanlara hem börtü böceğe kurda kuşa ağlamak istiyorum.

Nazan Bekiroğlu​




 
“Ölsen haberi olmayacak birine nasıl olur da kırılıyorsun?”

Nazan Bekiroğlu​




 
Dünya imtihan yeriydi belli, bu da bir sınav, amenna.
Dünya cennet değildi, evet; olsaydı cennetin ne anlamı kalırdı?

Nazan Bekiroğlu



 
Rabbim, dedi Adem, senden af dilemeye bildiğim kelimeler yetmiyor, bana yenilerini ver.

Nazan Bekiroğlu



 
Birine altı çizili kitaplarınızı vermek, Yaralarınızı emanet etmektir bir bakıma.

Nazan Bekiroğlu



 
özleyenler bilir; uyku bir gereksinim değil, sığınma talebidir geceye...

-Nazan Bekiroğlu
 
Aşık Fatih olursa eğer,
Maşukun bahtına İSTANBUL olmak düşer...

Nazan Bekiroğlu
 
Çölün aşka bahanesi var. Yoksa, çölün bahâ nesi var?

-Nazan Bekiroğlu
 
Şu yolda tas olsaydım sarsılmaz kıpırdamaz şaşmaz sapmazdım.. ama affet.
.. İNSANIM…Nazan Bekiroğlu
 
Seni kimsecikler duymadı,
duyacak olana sen söylemedin…

Nazan Bekiroğlu​




 
“Sudan sebeplerle yitiririz..
Su gibi aziz şeyleri çoğu zaman..”
Nazan Bekiroğlu



 
Adı koyulmamış hiçbir şeyin gerçek anlamda var olduğuna ikna olamayan bir kalbin sahibiydim ben.. Aklımla kalbimin, hâlimle sözümün, teslimiyetimle ve vehmimin arasında kaldım ben. Aklımı gösteren ismimle aşkımı gösteren ateş arasına düştüm, o uçurumda yittim ben. Aynı anda iki şey olunamadığı için aşkın saltanatında, o uçurumda yitirdim ben
 
Onu yalnız Adem değil bütün bir alem bekledi. Belliydi Havva’nın geleceği, gelmeyecek olan böyle beklenmezdi.
 
Geri