Mutluluk Tâneleri.

Konu sahibi son olarak 2603 gün önce görüldü
Ömrümüzün belkemiğini oluşturan “AŞK” hayatımızdan çekip gitmiş uzun zamandır.

Ölü ruhlar çağındayız, farkında mısınız? Aşkı sözlere mahkûm etmiş, yüreğe dokunamayan bir avuç yoksun insanların, aşktan söz ettiği çağdayız!

Yusuf zindanlarda değil artık, züleyha onun ah seslerinde kendini kaybetmiyor…

Mecnunsuz bir leyle’yi Leyla da Zühre yıldızları Leyla’nın gözyaşlarına tanıklık etmiyor. Ferhat dağları delmiyor ve Kays, mecnun olma yolunda çöllere düşmüyor. Şairlerde eski aşklara gebe zaten, günümüz aşkları ilham vermiyor.

Çünkü biz, “kalbin tevhidinden” uzakta, batı medeniyetine hayran, kur’an_ı yanlış yorumlayan, insanı gönülde yanlış ağırlayan, duyguların çıkara dönüştüğü, aynaların hep ikiyüzlü görüntüleri aksettiği menfaat çağındayız. Yazık ki medeniyet krizlerinin yıkıntıları arasında gün be gün harabeye dönen ölü ruhlarız. Ezik, şaşkın ve maymun iştahlı… Kalbin işaret ettiğini görebilmekten, söylediğini işitebilmekten yoksun bedenleriz artık.

AŞK dedim de sakın, yalnızca karşı cinse duyulan o derin hissiyatı getirmeyiniz aklınıza!

Çünkü ben, şu anda bu yazıyla; bir kalbin ömrüne sığdırabileceği tüm yoğun, iştiyaklı “aşklarından” söz ediyorum! Hayatta biz öldükten sonra dahi adımızı andıracak hedeflerimizden, ömrümüzün sevinç mabetlerini ve hüzün harabelerini paylaşabileceğimiz bir dosttun sıcak duygusundan, Mevla’ya bizi ulaştırabilecek bir karşı cinsin kalp yolundan, varlığımızda bizi dik tutan inanç ağacımızdan; Yani bulvarları farklı olsa da renklerine göre sınıflandırdığımızda ikincisine ömrümüzde yer veremeyeceğimize inandığım aşklarımızdan söz ediyorum.

İşte tam da yazımın bu noktasında şu ulvi söze sığınıyorum: “ALLAH HİÇ KİMSENİN SİNESİNE İKİ KALP YERLEŞTİRMEMİŞTİR.” Günümüzde aynı anda hem İslamiyet’e inanıp hem de İslami yola riyakâr adımları ekleyen, hem Allaha iman ettiğini ve ona teslim olduğunu haykırıp hem de onun men ettiği sınırlarda hayatı soluyan, karşı cinsten birine yüreğini teslim edip, kalbimin öteki yarısı sensin dediği halde farklı kişilere de yeşil ışık yakmaktan vazgeçmeyen kişilerin mevcut olduğunu hepimiz görüyoruz. Üstelik onlar, bu tutumlarını “benim kalbim geniş, herkese yetecek kadar yer var” sözü ile ört pas etme yoluna girerek, karşıdaki kişileri de avuttuklarını sanıyorlar. Oysa bu tip kişiler karşısında, onlara acıyarak bakmaktan kendilerini alıkoyamayan, onların varlıklarından büyük bir rahatsızlık duyan kalbi tevhitten yana duyarlı bir kesiminde olduğunu biliyorum. İyi ki de böyle bir kesim var; yoksa yeryüzü daha çekilmez bir hal alırdı.

Bu tip insanlar bir kalbe iki eş değer arzuyu, inancı yahut duyguyu sığdırdığının yanılsamasını yaşarken aslında ikiliğe düşerek her ikisini de kaybediyorlar! “Allah hiç kimsenin sinesine iki kalp yerleştirmemiştir” derken, bizim bildiğimiz bir et parçasından söz etmekten öte, kalbin içerisinde yaşama hakkı tanıdığımız beşeri isteklerimize, insani tercihlerimize ve karşı cinsin tekliğine işaret etmiştir.

İslamiyet’e girişte de tevhit ilk kapıdır. Ona tüm varlığı ile sarılmayan kişinin hakiki bir mümin olduğundan söz edemeyiz! Aşk da asla ikiliğe yer yoktur. Allah yarattığı her şey de bir farklı detay bulundurarak buna dikkat çekmiş ve şirke koşulmamasını, kalbin kimyasında ikiliğin yer almadığını idrak edebileceğimiz işaretler vermiştir.

Biz en büyük hatayı birden sonra iki var demek ile yaptık. Oysaki kâinattaki hiçbir şeyin ikincisi yok. Allah yarattığı her cinse kendine özgü bir var oluş yazgısı biçmiştir. Ne aşkların ne ilahın ne de yaşanılan an”ların ikincisi yok. Tek bir aşk ve tek bir ilah var. Ne yazık ki ya bunu bazı kimseler anlamakta zorluk çektiler yahut anlamamakta direnerek kalbi kirlettiler…

Öyleyse ikiliğe son verelim.

Yüreğimizi dinamitleyen, yollarımızı bataklığa çeviren bu kahrolası maymun iştahımıza sırtımızı dönelim… Çünkü mecalimiz kalmadı kirli kalplere kapı açmaya, bir kalbe iki aşkı sığdıranlarla bu hayatı paylaşmaya. İnanın bir kalp için aynı bulvarda iki aşk çok fazla!
 



Öyleyse ikiliğe son verelim.

Yüreğimizi dinamitleyen, yollarımızı bataklığa çeviren bu kahrolası maymun iştahımıza sırtımızı dönelim… Çünkü mecalimiz kalmadı kirli kalplere kapı açmaya, bir kalbe iki aşkı sığdıranlarla bu hayatı paylaşmaya. İnanın bir kalp için aynı bulvarda iki aşk çok fazla!

+ :)
 
Nedenini bilmiyorum ama...
Bugün herzamankinden daha çok ihtiyacım var sana...
Çok eksiğim bugün...
Yine batıyor güneşle birlikte kayboluyor tüm direncim,umutlarım!
Ben artık onsuz yapabiliyorum...
dediğim günler toz duman olup yapıştı yine boğazıma,
Nedense tutamıyorum sensizliğin çıldırtan isyanını bugün!..
Damlıyor gözyaşlarım...
Bak yine çekildi;
Evli evine,köylü köyüne!
Nedenini bilmiyorum,ama;
Evsiz,köysüz kaldım bugün,bu gece...!
Herkes sığınacak bir çatı buldu gerçek benliklerde,bense sensizliğin kimliksiz çatısına sığındım yine...
Bana gelen tüm yollar kapandı,yolsuz kaldında dönemedin mi?
Yoksa çıkar bi yol mu buldun kendine!!!
Bilmiyorum sebebini,sonucunu çok yanlızım bu gece...
Çözülmeyen düğüm,
Kanıtlanamayan suçlar gibi sensizlik...
Yetmiyor yaşamaya,
Bi ben bi de sensizlik...
Nedenini bilmiyorum,ama;
Çok koyuyor bugün,bu gece bu bilinmezlik!
 
İçim acıyor... Geçer elbet, geçer de, anlamsız bir yer de, unuttuğumu
sandığım bir yer de , yeniden sızlar.
Ama varsın sızlasın, sızlamadı mı;
kocaman sevilmiyor ki… ”

Ne yapacağını bilememek ne kadar kötü bir durum. Beyaz bir ışık arıyorsun
bazen, görüyorsun...
Siyahın yoğunlu eritiyor ışığı yine kör oluyorsun...

Nerdesin sen şimdi kim bilir? Neler yapıyorsun? Özlüyor musun beni?
Biliyormusun ben geceleri hep seninle konuşuyorum uzun uzun.. Seni Seviyorum diye
haykırıyorum. Dünya umurumda değil. Takmıyorum, düşünmüyorum hiçbir şeyi...

Sadece seni, sadece seni düşünüyorum ve ağlıyorum!!! Sırf senin yanında
olamadığım için ağlıyorum...

Bırakıp gittiğin, tüm kapıları yüzüme kapadığın günden beri aylar geçti...
Aylar geçti ama içimdeki sevgin hiç bitmedi… Beni sevmediğini, önemsemediğini bilmeme rağmen büyüttüm sevgimi.
Ama bu gece Vazgeçiyorum Senden...
Ben seninle olmak, seni yaşamak istiyordum...
Ama izin vermedin...
Bilmiyorsun ki geç zamanlar vardır... Ne yapsan affedilmeyecek, ne yapsan boş...

İşte şuan, o an...

Korkma, seni artık sevmiyorum…
 
[YOUTUBE]K5_46dRrvpc[/YOUTUBE]

:)
 
Evet keyifli bi parça :) Kesinlikle :cici:
 
Kussam kaç "İntihar" çıkar İçimden...
Kessem kaç "Ayrılık" akar Bileklerimden...?!
 
Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu.Koca bir kente koca bir ülkeye kafa tutabilirdim...
Sen elimden tuttuğunda patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi... Menzil sendin ve ben o menzile
ulaşmak için önüme çıkacak her şeyi yok edebilirdim ama sen anlayamadım...
 
Gücüm yok daha fazla tutamam seni
Kararlıysan çek git sevgilim...
Unutamam değil...
Unutmam seni ...
Belki arasıra nedensiz durup dururken gözlerim dolduğunda
Hayata karşı isyanlarım olucaksın ..
 
Sen beni düşünme
Sana olan sevgimi nasıl büyüttüysem
Acınıda öyle bir yücelikle kalbime gömerim ...
Hadi sevgilim git artık durma öyle karşımda
Git...(me)git...(me) daha fazla dayanamayacağım ...
 
Söküp atayım diyorum onu bendeen.

[YOUTUBE]BLMEoUMhRK8[/YOUTUBE]​
 
[YOUTUBE]YGp1-MjdaHc&feature=related[/YOUTUBE]​
 
Adanmış sözlerle yazıyorum artık
Sultaniyegah mateminde
içimin bam teline dokunarak
Sana yazıyorum..
 
Derin bir sızı başladı önce yüreğimde...
Bir mutluluk doldu gönlüme....
Büyük bir heyecan sardı bedenimi...
Evet, dedim. İşte, aradığım bu!
Daha ilk anda herkesten farklı olduğunu gösterdin bana...
Daha ilk anda sevgi dolu yüreğini açtın yüreğime...
Hayatım sen oldun.
Hayatın ben oldum.
Nefesim sen oldun.
Kalp atışın ben oldum.
Dahası gülümseyişim oldun.
" Hoş geldin gülümşeyişim! " dedim sana...
" Hoş bulduk kalp atışım! " dedin bana...
Bir kapı zilinde kaldığı yerden
devam etmeye başlayan aşkımız
dünyalara bedel bir şey oldu.
Sen bana baktığında sevgimi gördün.
Ben sana baktığımda sevgini gördüm.
Alem bize baktığında sevda nedir, gördü.
Bir insan böylesine nasıl sevilirmiş, gördü.
Sevenler yıllar geçse bile elbet buluşurlarmış, gördü.
Senden önce hiç böyle büyük bir heyecana
ev sahipliği yapmamıştı yüreğim...
Zamanın elleriyle tokalaşmanın burukluğu vardı.
Kırgınlıklar, küskünlükler sarmıştı benliğimi...
Ama anladım ki
senden önce her şey boşmuş,
senden öncesi yokmuş...
 
Susun ..
Ayriligim konusuyor simdi ..
Yüregimdeki yaram konusuyor ..
Umutsuzlugunu hatim ediyor dualarla ..
Yitikligini vuruyor sahillere ..
Gönül acıyor gönülsüzlükten ..
Oysa bir tutam mutluluga bin umudunu verirdi yüregim ..
Sensizligini avutur düserdi yollara umudum ..
Gönül acidikca anlamini yitiriyor yasam ..
Her zerresinde aci.
Her zerresinde mutsuzluk..
Ayriligim konusuyor simdi ..
İyi dinle sevgili ..
Sensizlikten agliyor yüregim........
 
Ama gözlerinde, yıllar geçse de bekleyeceğin birine değil de, son kez görüyor olduğun birine ait bakışlar var.
En ufak bir umut, en zayıf bir ışık yok geleceğimize dair.
Olsun bitanem En azından tesellim şu ki;
biten bir güzelliğin süzülerek akıp gitmesine değil içimdeki bu korkunç acı.
Senden ayrı düşerken, çaresizliğimize lanet ediyorum, beraber geçirdiğimiz günlere değil.

Bak bitanem Yağmur başladı.
Belki senin küçük nazlı camın dışındaki yağmurda ıslanmıyor ama, diğer taraftaki fırtınada paramparça oluyor.

Otobüs hareket ediyor, gidiyorum işte.
Sakın el sallama bana.
Gözümde kalan son görüntü; yağmurun altında kalmış, diğer yarısı kopartılmış, kanayarak arkamdan el sallayan yarım bir gönül olmasın.
Eğer ihtiyacın olduğunda sana yardım edecekse, yüreğimi bırakıp gidiyorum sağ avucunun içine.
Ne yaparsan yap; ister unut beni, ister başkasını sev
Ama sakın o küçücük yüreği avuçlarının arasından bırakma bir yerlere.
Çünkü biliyorum ki o minik yürek, bir benim göğsümde atar, bir de senin avuçlarının sıcaklığında.

Hoşça kal umudum...
 
korunaklı şiirler yaz bana, sevgilim olmayan sevgili
sağanak yağışlı günlerimde sığınacağım bir yer bulunsun
bari, şiirlerde bir ev'cağızım olsun

üç oda bir salon yalnızlığımı kiraya vereceğim
heveslenme, senin için düşlerim başka
aklını başından alıp, gezmeye götüreceğim

ne güzel gülüyorsun, dudaklarında eski İstanbul resimleri
öyle kal lütfen, yüzüme baktığın anın resmini çekeceğim

sana söz veriyorum, sen de bana umut ver
sonra her şeyi unutup, ülkeme geri döneceğim

bende bir hoşum, şarkıların belalı güzelliğine vuruldum
o uzak ay'da kaldı onayladığım gülüşler
raks eden sevişmelerin çingene zamanındayım,
'gel' desen, gidemeyecek kadar sarhoştur özlemler

anlayışımı kaybettim, beni anla
karşılığında gözlerimin kahvesinden içireceğim
düşe kalka düşledim, son baharım kaldı
beni şimdi tutmazsan, dudaklarına devrileceğim

oturaklı şiirler yaz bana, sevgilim olmayan sevgili
yorgun günlerimde dinleneceğim bir yer bulunsun
şiirlerde bari, bir nefeslik yerim olsun
 
Geri