Müslümanlar Atatürk'ü Neden Sevmez

🕒 Konu sahibi 8 saat önce aktifti
Tek Partili dönemde (Demokrasi ve Laikliğin tanımının yapılamaması ve san fransizko konferansı)

Atatürk’ün demokrasi getirdiğini, Laiklik getirdiği söyleyenleri yanıldığını söylemek isterim. Demokrasili döneme geçtiğimiz’de, Atatürk yaşamıyordu! Anlatayım da, yanlışınızı görün..

1946’da Amerika’nın san fransizko şehrinde bir konferans verildi, bütün dünya liderlerine davet gönderdiler. Bizden Hasan saka gitti.. Hasan saka’ya dediler ki, sisteminiz nedir?

-Biz dedi Laik, Demokratik Türkiye Cumhuriyetiyiz..

Adamlar dediki; böyle komik bir Laiklik ve Demokrasi olmaz!

Müslümanlar Atatürk'ü Neden Sevmez.

Neden dedi? Hasan saka.

Sizde bir parti var, onu’da siz seçiyorsunuz, her hangi bir namzette yok, oy da kullanılmıyor! Halkın seçme hakkı yok! Dendi..

Eeee napıcaz dedi? Hasan saka..

Siz dedi çoklu partiye geçip, insanlara alternatif sunacaksınız, halkınıza seçme hakkı vereceksiniz!

Bunun üzerine Hasan saka, mecburen başını eğdi, ne yapalım; dünya böyle düzen kurmak istiyor. Hitler herkesi yakmış, adamlar bir hitler daha çıkmasın dünya’da diye, ülkeleri demokrasiye davet ediyor.. Meğerse bizdeki demokrasi değilmiş, Mecburen dünya’ya ayak uydurmamız gerekiyor.. Döndü geldi ülkeye, dediki adamlar bizim bu sistemi beğenmiyor, dalga geçtiler benimle; Çoklu partiye geçmemizi istiyorlar..

Ozaman dediler bizden birisi parti kursun, aynı ideoloji de olsun ama 2. parti olsun halkta bunlardan birini seçsin.. Ama bu hesapları tutmadı ve bu yasanın çıkması ile sağ kesim atağa kalktı ve çoklu parti dönemi bu şekilde ortaya çıktı..

Velhasıl; Atatürk’ün Demokrasisi, toplumun demokrasisi değildi, sadece belirli bir topluluğu kapsıyordu; Çok partili dönemide Atatürk getirmedi, dünya konjonktürü sayesinde oldu bu.. Ne güzel memleket ya.. olmayan birşeyi olmuş gibi anlatılıyor.. : )
Peki bu topluluk dediğimiz, hangi topluluk?

Bu anlatacaklarım belki bir çok kişinin hoşuna gitmeyecek ama ben hiç bir zaman kişilerin gönlünü hoş tutacak yazılar yazmadım.. Ama bu söyledikleriniz geçmişin getirdiği zulümlerden kaynaklanıyor. O yüzden geçmişe gitmekte fayda var..

Aziz nesin, Atatürk hakkında hürriyet gazetesine verdiği yazısında, aynen şunları söylemiştir;

Her kim, Atatürk’ü seviyorum ama müslümanım diyorsa, ya ahmaktır ya da yalancıdır diyor.. ve ekliyor; Atatürk din lehine hiç bir şey yapmamıştır, bilakis Aleyhine çalışmalar yapmıştır. Müslümanım diyen biri, asla Atatürk’ü sevmez diyor ve yine ekliyor; Neden sevsin ki?

Aziz nesinin bu söylediklerini araştırmayalım. bu söylediğini araştırmak için, Sadece sorusunu araştıralım,

nedir bu soru?
Neden Sevsin ki? Sorusu..

O halde, neden sevsinki soruna hep beraber bakalım;

Cumhuriyet halk partisi ittihati terakki’nin devamıdır. İttihati terakki cumhuriyeti kuran, kadro kadar müstesna fırsatlar elde edemediği için, din aleyhtarı görüşleri kekeme bir üslupla konuşmuştur.. Fakat taraftarı olan gazetelerde bunları daha sarih olarak görmekteyiz. Eğer ben bu kemalist recmin farik fasıfları diyerek sıralayacağım esasları.. Ki, bunları laiklik denen maddenin, aslında ladinilik olduğunu ve alameti olarakta sadece bunun bile öteki fasıflara ittiva edebileceğini anlatabilseydim bu işin evveliyatını söyleyecektim…

O zaman kemalist inkilabın ilham kaynaklarını Abdullah cevdetleri, o devrin din karşıtı insanlarını, onların programlarını ve b inzı söyledikleri sözleri inceleyeceğiniz.. Burada bununla ilgili bildiklerimin sadece %2’sini koyduğumun altını çizerek, şurada anlatıkllarımı viewtopic.php?f=2&t=14349&start=60 onuya ekleyip bu söylediklerimin ve söyleyeceklerimin doğruluğuna işaret etmek isterim..

Bu bir sosyal gelişme.. Bunun arka planı böyle, birde kaderi planı vardır. Müslümanlar bu dinsiz kadronun tokatına müstehak olmuşlar.. Dinsiz diyorum kendileri bunu açıkça

söylüyorlar.. Allah bu kadronun onların önünü açmıştır.. Ruhsat olarak tecceli etmiş.. Burada sıraladığımız meselelerin herbirisini sual ile cevaplasam buraya sığdıramam 90 yıla dayandı, maruz görünüz.. Ama şu mesele mühim; Cumhuriyet Halk Partisinin hikmeti vücüdu “İslam dininin tesirini sözde, devlette gerçekte ise, hem devlette hemde efradı millete sıfırlama programıdır..” Bu ittihat terakki ile başlamıştır..
82 senesinde Temyiz mahkemesi, bir davada diyor ki; Bir üniversite öğrencisi, başını örf icabı örtüyorsa veya soğuktan korunmak maksadı ile örtüyorsa, bunun laiklikle hiçbir alakası yoktur.. Eğer bunu din emrediyor diye örtüyorsa, bu laikliğe aykırıdır.. demiştir. Bunun Laiklikle hiçbir alakası yoktur! Olsa Fransada Laik.. gelelim günümüze.. Şimdi bugün şu başörtüsü laikliğe aykırıdır, bununla ilgili bir hukuki tasarruf yapacak olanlarda bunun akıbetine katlansın diyen bir başsavcının, zihniyetini tahlil edersen, aynı din karşıtı görüşün devam ettiğini görürüz. Örnek; -> Chp…

Chp başka partiye benzemez devletin kuruluş felsefesi, halk partisinin 6 okudur.. 6 ok da bu partinin ruhudur.. “6 ok, bir parti amlemi” ama meclisin alnında asılıdır.. : )Gelelim dindar kesimin Atatürkü, ve kemaliz mi benimsememesine;

Müslüman birini düşünün ve şunları ona benimsetmeye çalışın.. Aziz nesinin ne demek istediğini daha iyi anlarsınız..

Aşağıdaki yazılar Atatürk’ün el yazıları ve hatıratlarda yer alan yazılardır..Doğu perinçek Atatürk karşıtı bir adamdı.. Fakat, Atatürk’ün el yazılarını, onun din hakkında söylemlerini okuyunca, bedbaht olmuş ve kemalizme yönelmiştir.. Bu arada Doğu perinçek “Ateisttir..”

Gelelim Atatürk’ün söylemlerine;
Din birliğinin de bir millet teşkilinde müessir olduğunu söyleyenler vardır.. Fakat biz, bizim gözümüz önündeki Türk Milleti tablosunda bunun aksini görmekteyiz. Türk’ler Arap’ların dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi. Arap dinini kabul ettikten sonra, bu din, ne Arapların, ne aynı dinde bulunan Acemlerin ve ne de Mısırlıların vesairenin Türk’lerle birleşip bir millet teşkil etmelerine hiçbir şekilde tesir etmedi.. Bilakis, Türk milletinin milli rabıtalarını gevşetti, milli hislerini, milli heyecanını uyuşturdu. Bu pek tabii idi. Çünkü Muhammed’in kurduğu dinin gayesidir..

Atatürk’ün söylemi doğru değildir, neden? Sözde Türkler, Asırlarca yıl şeriatle yönetilmişte, batıl olduğunu anlayamamış.. Hem de süper güç olarak! : )

Şuraya dikkat ediniz.. Özellikle..



Hırkasıdır diye bir palaspareyi hilafet alameti ve imtiyazı olarak altın sandıklara koydular halife oldular. Gah şarka, cenuba, gah garba veya her tarafa saldıra saldıra Türk Milletini Allah için, peygamber için, topraklarını, menfaatlerini benliğini unutturacak, Allah’a mütevekkil kılacak derin bir gaflet ve yorgunluk beşiğinde uyuttular. Milli duyguyu boğan, fani dünyaya kıymet verdirmeyen, sefaletler, zaruretler, felaketler, his olunmaya başlayınca, asıl hakiki saadetin öldükten sonra ahirette kavuşacağını vaat ve temin eden dini akide

Peygamberimizin Hırkasına Palaspare, Dine ise, Din-i akide diyor.. Milliyetçiğili, islamdan üstün tutulduğu açıkça görülmekte…

Atatürk söylemlerine devam ediyor;

Dini ve “namusu” olanlar kazanamazlar, fakir kal maya mahkûmdurlar. Böyle kimselerle memleketi zenginleştirmek mümkün değildir. Onun için önce din ve namus telakkisini kaldırmalıyız. Partiyi, bunu kabul edenlerle kuvvetlendirmeli ve bunları çabuk zengin etmeliyiz. Bu suretle kalkınma kolay ve çabuk olur.

Görüldüğü gibi, yukarıdaki dini sıfırlama programı söylemlerimle karşılaştırıldığında, sözlerim boşa atılmış hipotezler değil; Her birinin arkasında yüzlerce delili vardır.. Ne diyor namusu olanlar, kazanamazlar..

Atatürk, Söylemlerine devam ediyor;
Evet Karabekir, arap oğlunun yavelerini Türk oğullarına öğretmek için Kur’an’ı Türkçeye tercüme ettireceğim ve böylece de okutacağım. Ta ki budalalık edipde aldanmakta devam etsinler…Burada daha anlalışır şekilde ne yapmaya çalıştığı görülmektedir..

Atatürk, Söylemlerine devam ediyor;

“Muhammed’in koyduğu esasların toplu olduğu kitaba Kuran denir. İslam ananesinde bu ayetlerin Muhammed’e Cebrail adında bir melek vasıtasıyla Allah tarafından vahiy, yani ilham edildiği kabul olunur. Muhammed birdenbire Allah’ın resulüyüm diyerek ortaya çıkmamıştır. O, Arapların ahlak ve adetlerinin pek fena ve iptidai ve ıslaha muhtaç olduğunu anlamış, bunları ıslah için tenha yerlere çekilerek senelerce düşünmüş ve yıllarca tefekkürden sonra kendisinde vahiy ve ilham fikri doğmuştur.”

Vahiy inmemiş sadece fikri doğmuş, ortaya böyle bir iddiaa atmıştır diyor.. : )

Atatürk, Söylemlerine devam ediyor;

“Din dediği şey, bilinmeyen inanç dizgelerine ve gizle karışık emellere kör bağlılıktan başka bir şey değildir. Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerin cehaletlerinin yardımıyla, utanmaksızın tanrı tarafından gönderildiğini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur. Tüm dönemlerde toplumun kutsallaştırdığı boş düşüncelerden tehlikesizce sıyrılmak imkânsızdır.”

Atatürk, Söylemlerine devam ediyor;

“Muhammed uzun bir devirdeki tefekkürlerin mahsulü olan ayetleri lüzum ve ihtiyaçlara göre takrir ediyordu.” “Arabistan’ın muhtelif yerlerinde insan heykellerinden ve nebat resim ve suretlerinden ibaret ağaçtan ve taştan putların muhafazasına mahsup yerler vardı. Muhammed’in neş’et etmiş olduğu Mekke’de ki Kabe denilen mabet bu yerlerin en büyüklerinden idi. İbrahim oğlu İsmail ile birlikte Kabe’yi bina etmişlerdi. Cebrail kendilerine o zaman beyaz ve mücella olan Haceriesvedi getirmişti, bu taş sonradan günahkarların ellerini sürmelerinden dolayı kararmıştı. Bunların hepsi, bittabi sonradan uydurulmuş masallardır.”

Görüldüğü üzere söylediklerinin, Müslümanlıkla ne tür ilgisi-alaka sahibi olduğu, nasıl bir dindar olduğu ortaya çıkıyor. Milletin din-i inanışına, peygamberine, kur’anına nasıl yaklaştığı ortada.. Aynı kafanın bugün forumda devam ettiğine şahit olmuşsunuzdur..

Bakalım ismet inönü bu konuda ne söylüyor;

İsmet İnönü; Harf devriminin tek amacı ve hatta en önemli amacı okuma yazmanın yaygınlaşmasını sağlamak değildir. Okur-yazar oranının düşük oluşunun yegâne sebebi alfabenin öğrenilmesinin zor olduğu değildi.(ki zor da değildir. 2 ayda, 6 yaşında çocuklar çok rahat öğrenebiliyor ‘A.B’)

Uzun yıllar devlet eğitim sorununa eğilmemiş, kütlesel eğitime önem vermemişti. (uzun süren harblerden dolayı (A.B’. ) ; vermiş olsaydı şüphesiz ki daha yüksek olurdu. Devrimin temel gayelerinden biri yeni nesillere geçmişin kapılarını kapamak, Arap-İslam dünyası ile bağları koparmak ve dinin toplum üzerindeki etkisini zayıflatmaktı. Yeni nesiller, eski yazıyı öğrenemeyecekler, yeni yazı ile çıkan eserleri de biz denetleyecektik.

Din eserleri eski yazıyla yazılmış olduğundan okunmayacak, dinin toplum üzerindeki etkisi azalacaktı.”

Şurada anlatılanlarda O zamanın bir Gazetesinden;

Din’de yapılanlar kabul edilemez. Allahın, Peygamberin, Kitabın, Dinin, Kubbenin Mihrabın, Ecdadın, nihayet Şehid Mehmedciğin razı olup olmadığı sorulmadan, emrolunan işlerin başlıcalarından birine ait hikaye, etrafına aldığı, Hafızları, Müftüleri, vekilleri, meb’usları, gazetecileri, halk kalabalıklarını ve (Hakimiyet Milletindir) düsturuna yapışık demokratik ölçülerden ibaret yardımcı unsurlar ile ve riyazi bir katiyetle (berveçhibala’dır.) Hüküm ve takdir sizin… Yerebatan camiinden başlanarak, cami, böylece yere batırılmak istenmiştir.

Kimse kendisini kandırmasın : )
Bazıları suçu Osmanlıya atmaya kalkıyor ama Müslümanlar neden sevmez konusuna değinmiyorlar bile, buda mantıksız yaklaşımların eseridir.. cumhuriyet olmasa, sen bunları yazamazdın diyen, bazı arkadaşımıza istinaden, şu yazılarımın dikkatle okunmasını arz ederim..Osmanlı devletinin en “ağır” dönemi, Abdulhamit dönemidir.. Ermeni vatandaşı olan bir zat, Abdulhamitte bıçaklı saldırıda, bulunmuştur.. Bu hareketi hasıl olamamıştır.. Bunun üzerine dönemin yazarlarından bir yazar, yazısında tüüü, öldüremedin mi diye bir yazı yazmıştır.. Bırakın tepki almasını, evine polis dahi gitmemiştir.. O dönemin yazarıda Teyfik Fikrettir.. Burada kimseye, Tarih dersi vermeye çalışmıyorum ama yanlış, çerçeveden baktığınızıda hatırlatmak isterim.. Bunu yazıyorum, çünkü ecdadımız olan osmanlıya, haksızlık etmeyelim.. Bunun gibi yüzlerce örnek verebilirim..

Tarihi “salt” sözlerle irdeleyenler, bakın görüyor musunuz; Osmanlının izinden giden Ülkelerin hali ortada.. Böyle bir savunmayı 5 yaşında çocuk yapmaz.. Neyse biraz yazalımda, bilgilensinler.. Türk Milleti’nin teessüsünde müessir olduğu görülen tabiri ve tarihi vakıalar şunlardır;

A- Siyasi varlıkta birlik
B- Dil birliği

C- Yurt Birliği
D- Irk ve menşe birliği
E- Tarihi karabet
F- Ahlaki karabet

Yukarıda görüldüğü gibi Atatürk, 6 ayrı tarihi vakıa saymakta ve bunların arasında din birliği gibi milyonları etkileyen olguyu dahil etmemektedir. Kendi tarihine karabet, ahlakınada karabet diyerek, Türk birliği dememekte, ırk birliği demektedir..

İşin mantığına indiğimizde Müslümanlar ümmetçi bir kafaya sahiptir.. Bunları benimsemesi, müslümanlıkla örtüşemez.. Tarihe göz gezdirdiğimizde, Azeri kardeşlerimizi, Rusların sömürüsü altına bırakmış, Türkmenistanı keza öyle, Kafkas keza öyle, özbekistan keza öyle; Ama tarihi bilmeyen, salt düşünce içinde olanlar nedense, “Petrol” cenneti olan, dış güçlerin yıllarca sömürdüğü ülkeleri; Osmanlı izindeler gibi göstermekle ne tür bir saçmalıktan bahsettiğinin farkında bile olmamaktadır.. Ne oldu sonunda? Karabet, yakınlık dedik ve sömürülmelerine göz yumduk, bu mu karabet?

Bunlar bize yobaz desede, tarihi ve siyasi bilgimiz ile her zaman bildiklerimizi “Osmanlı tokatı” gibi suratlarına çarpmaktan azla vazgeçmeyeceğiz..

Ateistler, Atatürk’ün ulusalcığını kalkan olarak kullanır, çekiştirir, sol görüşlüsü totalizm’in vermiş olduğu fanatikleşmeyle, Atatürk’ü din-i bütün olarak kendi safına çeker.. Ama

Atatürk’ün bu görüşleri için Chp’ye oy veren Ateistleri, sırf kemalist diye, aynı partiyi destekliyor diye, sesini çıkarmaz; Bir ateistin kolundan tutupta, ya kardeşim, sen Atatürk’ün partisine neden oy veriyorsun? Demekten, ona soru sormaktan çekinir.. Ama iş Ak partiye geldiğinde, neden oy veriyorsunuz, ülkeyi ne hale getirecek, bunlar dindar yobazlar diyerek, soru yağmuruna tutarlar..

Sözüm ona din-i olarak kimseyi eleştirmezler ama ülkenin %50’sinin oy verdiği partiye, neden oy veriyorsunuz sorusunu yöneltirler, bu kesimide yobaz ilan ederler, kafaya bakınki, ülkesinin %50’sini nasıl bir statüye oturtuyorlar.. hani sözde özgürlükçüler ya.. Ama Ateistin Atatürk’ü neden sevdiğini sormaktan çekinip, Dindar kesimi yobaz ve tehdit olarak algılayıp, kendi Milletine çirkin yakıştırmalar yapmaktan kendilerini alı koyamıyorlar.

Birbirlerinin sırtını sıvazlamaktan, pohpohlamaktan kendilerini hoşnut ederler.. Suçu’da Ak parti, Cumhuriyeti yıkıyor diyerek, yaygara kopartmaktan, Atatürk’ün ulusalcı söylemlerini, prensip sözlerini, Atatürk’ün gençliğe hitabesini kendilerine yontarak, kendilerine misyon edindikleri sözleri, büyük bir hırsla, öfkeyle dindar kesime, “Milletin” seçtiklerine yöneltmeyi iş edinerek, kendilerini sıkılmadan Milliyetçi ilan ederler..

Şimdi ben bunları söyledim diye, göreceksiniz ki, her iki kesiminde hışmına uğrayacağım ve bunları söylememe rağmen hâlâ birbirlerine soru sormayacaklardır ve yazının doğruluğunu araştırmak yerine, yazının bir yerlerinden kırpıp, netron sen yanılıyorsun diyeceklerdir.. Atatürk’ün kendi ağzından ve arkadaşlarının söylediği şeyleri, yalanlayacak kadar bakar kör olduklarını, bir kere daha ispat edeceklerdir…

Hiç merak ettiniz mi? Sorduğunuzda ben din ile ilgilenmiyorum derler ama bugüne kadar sağ kesime asla ama asla oy vermezler neden? Çünkü Chp daha cazip geliyor.. Bunlara sebep, Atatürk’ün din için söyledikleri ve yaptıklardır.. Bunlar hayatlarını garanti altına almak için, Atatürk’ü kendilerine kalkan yapıyorlar.. Hatırlarsanız geçtiğimiz günlerde bir üye, dine hakaret etmiş, kalkan olarakta Atatürk’ün resimini koymuştu.. Bir tane Sol görüşlü müslümanda, sen Atatürk’ü kendi hakaretlerine alet edemezsin demedi.. Buda demek oluyorki, Ataist kesim Chp içinde kendine yer etmiştir.. Chp’nin iktidar olamamasının tek nedeni budur.. Partisinin bu kafalardan kurtarmadığı sürecede iktidar olamayacaktır..

Sağ kesim asla ama asla Atatürk’ü bir kalkan olarak kullanmadı, karşısında oldu ama asla kalkan olarak kullanmadı.. Sağ kesim Tarihinin önünde kendisini kalkan olarak kullanır.. Ömrüm bu sol kesimin, bu tavırlarını sorgulamakla geçti ve geçiyor.. : )

İslam-ı ölçüsüzce değerlendirenlere nispet, ideolojisini bunun önünde tutanlara nispet..İslam’da Ölçü mü?

İslam’da Ölçü şudur;

Beninki benim, seninki de senin; Bu ŞERİATTIR.

İkincisi: Seninki senin, benimki de senin; Bu TARİKATTIR.

Üçüncüsü: Ne seninki senin, ne benimki benim; Herşey Allah’ın Bu da HAKİKATTIR.

Şu sözüde aklınızın bir köşesine kazımakta fayda görüyorum;

Doğruları söylemeyen, şerefini kaybetmeye mahkumdur Hz. Ali r.a…

Şimdi en başa dönerek, Aziz nesinin sorusunu Tekrar soralım;

Neden sevsin ki?

Teklif Dergisi, Sayı 6..
Aziz nesin..

Atatürk’ten Düşünceler, Derleyen: Prof. Enver Ziya Karal..

Prof. Afet Inan, Medenî Bilgiler ve M. Kemal Atatürk’ün Elyazıları.

Tarih, c. 2, Orta Zamanlar, Devlet Matbaası, Ist., 1931..

Prof. Afet Inan, Medenî Bilgiler ve M. Kemal Atatürk’ün Elyazıları.

Prof. İlhan Arsel, Teokratik Devlet Anlayışından Laik Devlet Anlayışına..

İsmet inönü hatıratları..

2000’ne doğru dergisi…

TCK’nın 5816 numaralı hükmüne takılabilme ihtimaline binaen alıntının bazı yerleri nokta nokta ile geçilmiştir.

Bkz. Ahmed Reşid Rey (H. Nazım) Gördüklerim, Yaptıklarım, İst.1945 Sh. 199

Gariptir ki, Sevr’den proje olarak bahsetmek bize mahsus değildir. Ondan Sevr-Lozan mukayesesi suretiyle
Lozan’ı temize çıkarmak peşinde olan M. Kemal (Bkz. Nutuk An. 1927 Sh.403-404) ve hatta Lozan başmurahhası İnönü
(Bkz. İnönü’nün Hatıraları, Ulus gazetesi 24 Temmuz 1968 tarihli nüsha) “Proje” sıfatını kullanarak bahsetmektedirler.

Operatör Cemil Paşa, Canlı Tarihler II, İstanbul 1945, sayfa 133-134’de
Feridun Kandemir tarafından kaleme alınan Rauf Bey’in hatıralarına bakarsanız O’nun İngilizler’e Osmanlı Meclis-i Mebusanını bastırmakla iftihar (!) ettiğini görürsünüz!..

Bkz. İnönü’nün Hatıraları Ulus Gazetesi S. Nisan 1969 tarihli nüsha.

Bkz. Dr. Rıza Nur, Hayat ve Hatıratım C. 3 sh.1056

Bkz. Dr. Rıza Nur adı geçen eser sh. 98
 
Sevgi nefret aşk muhabbet inanç kalbe aittir kimse sevmeye inanmaya yada nefret etmeye zorlayamaz zorlamaya çalışırsa en azından kovulur
 
Ben Müslümanım çok şükür ve Paşa'yı çok fazla seviyorum ve saygı duyuyorum.
Paşayı sevmeyen grubun kimler olduklarını ise herkes biliyor
 
Konuya gelirsek, neresinden tutsan elinde kalıyor. Atatürk'ün demokrasi getirmediğini, din lehine faaliyette bulunmadığını söyleyen bir kişiye bir şey anlatamazsın. Atatürk din hakkında şöyle dedi böyle dedi diye nereye varacaksınız bilmiyorum, adam inanıyordu veya inanmıyordu bize ne? Millet hala öğrenemedi bunu.
 
seyyid ahmed arvasi hocanın on kasım hakkında türkiye gazetesinde yayınladığı bir makalesi var internetten araştırıp okuyun atatürk hakkında yazmak istemiyorum foruma birisi bulup paylaşırsa sevinirim
 
asıl gerçek müslümanlar atatürk'ü sever.. . onun allah'ın türk ve islam dünyasına gönderdiği bir lütuf olduğunu kabul eder ... çünkü şirk yuvaları tarikatları kapatarak , kur anı kerim türkçe meali bastırarak bize yüce dinimizin aslını tanımamızı sağlamıştır... her hareketiyle islama hizmet etmiştir... islama ters düşen tek bir hareketi tespit edilmemiştir...
 
Çünkü Atatürk'ü ilahlaştıran ve ona tapan bir kitle var. Sevgilerini abartıp putlaştırdılar Önderimizi bu da müslüman kesim açısından Allah'a şirk koşmak olarak algılandıgı için sevmezler.
 
Bazıları kendisine düşmanlık etse de kâfiri sever. Bu da o minvalde.

"Kişi sevdiği ile beraberdir."
 
Çünkü Atatürk'ü ilahlaştıran ve ona tapan bir kitle var. Sevgilerini abartıp putlaştırdılar Önderimizi bu da müslüman kesim açısından Allah'a şirk koşmak olarak algılandıgı için sevmezler.

bi yüzde 50 de bi başkasını ilahlaştırdı... bi yüzde 50 de ondan o malum şahsı sevmiyo demek ki bu mantığa göre
 


bi yüzde 50 de bi başkasını ilahlaştırdı... bi yüzde 50 de ondan o malum şahsı sevmiyo demek ki bu mantığa göre

aynen erdoğanı da ilahlaştıran kesim var maalesef,buna da karşıyım
ama asla atatürk ile erdoğan kıyaslamaz orası ayrı mevzu
 
"Türk milleti daha dindar olmalıdır, yalnız bütün sadeliği ile dindar olmalıdır. Dinime, bizzat hakikate nasıl inanıyorsam buna da öyle inanıyorum. Şuura muhalif terakkiye aykırı hiçbirşey içermiyor"

(M. Kemal Atatürk)
 
Müslümanların Atatürk'ü sevmediği kanısının yanlış olduğu kanaatindeyim. Atatürk'ü sevmeyenleri ''belli bir kesim'' olarak nitelendirmekte yanlış. Dindarlardan da, inançsızlardan da, kürtlerden de, türklerden de Atatürk'ü seven ve sevmeyen insanlar var. Atatürk'ü sevmeyen insanları vatan haini olarak görmek/göstermekte apayrı bir ahmaklık. Kimse kimseyi sevmek mecburiyetinde değil. Bugün, Allah'ı inkar edip ''ben inanmıyorum, inançsızım'' diyen bir insana, ''senin inanışın, saygı dumak gerek'' (olması gereken bu) diyerek cevap veren insanlar, ''Atatürk'ü sevmiyorum''dediğin an seni taşlayabilirler. Açıkçası ben Kemalistleri, şeriata tapan islami yobazlara benzetiyorum. İki kesimde birbirinden nefret ediyor, fakat düşünce yapısı olarak aynı kafadalar. Bir taraf Kemalizm'i çok yanlış anlarken, diğer taraf İslam'ı çok yanlış anlıyor.
 
Anlamadiklari şeyi Türkçelestirip daha anlaşılır hale getirdiği için sevmezler.
 
Müslümanların Atatürk'ü sevmediği kanısının yanlış olduğu kanaatindeyim. Atatürk'ü sevmeyenleri ''belli bir kesim'' olarak nitelendirmekte yanlış. Dindarlardan da, inançsızlardan da, kürtlerden de, türklerden de Atatürk'ü seven ve sevmeyen insanlar var. Atatürk'ü sevmeyen insanları vatan haini olarak görmek/göstermekte apayrı bir ahmaklık. Kimse kimseyi sevmek mecburiyetinde değil. Bugün, Allah'ı inkar edip ''ben inanmıyorum, inançsızım'' diyen bir insana, ''senin inanışın, saygı dumak gerek'' (olması gereken bu) diyerek cevap veren insanlar, ''Atatürk'ü sevmiyorum''dediğin an seni taşlayabilirler. Açıkçası ben Kemalistleri, şeriata tapan islami yobazlara benzetiyorum. İki kesimde birbirinden nefret ediyor, fakat düşünce yapısı olarak aynı kafadalar. Bir taraf Kemalizm'i çok yanlış anlarken, diğer taraf İslam'ı çok yanlış anlıyor.

+ Kemalizm'e en çok zarar veren kemalistler, İslam'a en çok zarar verenler de İslamcılar.
 
başlık çok tehlikeli. bir kaç beyni yıkanmış kimselerin Ata'yı sevmemesini tüm Müslüman kesime yaymak doğru değil.
 


Onun için mealler var hanımefendi. Türkçeleştirmekte sorun yok. Arapça da okunabilmeliydi.

Dilim Türkçe. Türkçe öğrenmek istiyorum. sorun?
Bunun dışında, yeni kurulmuş bir ülke değişen yaşam şekli vs ile o dönem bunun gerekliliğine inanlardanim.

Ortada kimsenin dini değerlerine saldırı olduğunu düşünmüyorum. Diyanet gibi bu kurumun gereksiz varlığıni da kendisine borcluyuz.
Dini ve milli kimliğini ayırt edemeyenler nedense sevmez.
Objektif görünme çabanı anlıyorum mesut ama nedense cümle aralarında bunu pek basaramiyorsun
Ha hem fikir olduğumuz bir konu var Kemalist ve İslamcı(dinci) lar konusunda. her şeyin fazlası zarar bu kesin.
 
Evet başlık beni de rahatsız etti bunu kalıplaştırmamak lazım.
 
Geri