Mavi derinlikler...

Konu sahibi son olarak 2611 gün önce görüldü
tumblr_mlhgafvfjs1s1xbe9o1_500.gif
 
untitled27.bmp


O dalgalara ihtiyacım var şimdi benim,,,
Zihnimdeki sessiz çığlıkların sesini bastırsın diye...
 
Suda kelebekler olsaydı balıklar gibi
Ölmeselerdi diyordun
Sen balıkları izliyordun denizde
Bense düşlerinde kelebekler uçuşan
Bir yunustum yüreğinde
Bilmiyordun
Her ağladığında gözyaşlarınla
Nasılda vuruyordum kirpiklerine
Kelebekler uçuşuyordu dört yana
Süzülürken yanaklardan aşağı
Silmiyordun

Bir aşk bu kadar tenha
Bir ah bu kadar ağır mı olur
Su anlayamazsa yunusun düşlerini
Kelebekler boğulur.
 
tumblr_lp7judQwlo1qi0ixyo1_500.gif


Şimdi böyle yağmur yağsa ve ben dolaşsam tek başıma sokaklarda...Mutluluk desem adına da..
 
Bugüne kadar milyonlarca insan pes etti.
Öfkelenmiyorlar,
Ağlamıyorlar,
Hiçbir şey yapmıyorlar.
Yalnızca zamanın geçmesini bekliyorlar.
Tepki gösterme becerilerini yitirmiş onlar.
Sense üzgünsün.
Bu da senin ruhunun hala canlı olduğunu kanıtlar.
 
Hüzün, bir hazin kelime... Ayrılık gibi, hicran gibi; ama mutluluk gibi de. Bazen bir gözde görürüz onu, bazen bir yüzde. Bazen bulutlarla gelir, bazen lodoslarla..
 
Bir gün sen gülerken...
Işıldarken gözlerin...
Ve kendini ''en rahat'' hissederken yanımda...
Bir damla parlayacak yanağında.
Ben, dokunacağım ona;
Ve işte seninle ilk kez o zaman tanışacağız!
 
tumblr_nc01z85IxI1r8qlrro1_500.jpg



"Bir yere ait olmayan insanlar ne olacak?"
“Nereye? Nereye ait olmayan?”
“Herhangi bir yere. Herhangi bir şeye, herhangi bir kimseye. Fiziksel olarak bir bağı olmayanlar. Uzay boşluğundaki kuyrukluyıldızlar gibi hiçbir çekim gücüne tabi olmayanlar.”
Salman Rushdie - ” The Ground Beneath Her Feet ”​
 
Belki de sevilmekten çok anlaşılmayı istiyordu insan...
 
Kendimizden 'kendimizi' çıkarmak. Bu dünyaya gelişimizin sebebi bu. Ölü gibi statik malzememizden canlı ve diri,dinamik ve anlamlı ruhumuzun varoluş heykelini çıkarmak ve onu ebediliğin ahenginde kalıcı kılmak.
 
İnsanlar koca adamlar gibi konuşan
küçük çocuklardır aslında.
Gözlerine okyanus doldururlar...
Ceplerine gökyüzü...
 
Geri