Mavi derinlikler insana bi çok şeyi düşündürüyo

M
  • Kullanıcı Myself
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
Her şeye rağmen; mutluymuş taklidi yapabilen en iyi oyuncudur denizciler.
10469729_334635213355157_5637582072286263130_n.jpg


228324_185890971458639_2896431_n.jpg
 
229967_185026934878376_2701056_n.jpg


Necip Fazıla bir gün sormuşlar neden sigarayı bu kadar çok seviyorsunuz "Benim için yanan bir tek o var" demiş. .
 
10547564_10203625127601285_7245706957411018292_n.jpg


Şurdan geçmenin huzuru bile bi başka..
Vatan hasretim pekişti..
 
Geldik , çağı gördük ve ürperdik.

- Sezai Karakoç

534060_510610455662372_1115219652_n.jpg
 
Bir kişi Allah'tan başka kimseye ihtiyacı olmadığına inanırsa Allah da onu başkasına muhtaç etmez.

- Şems -i Tebrizi -
 
Çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
Seyir defterini başkası yazsın.
Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
Beni o limana çıkaramazsın...

Nâzım HİKMET
 
10561716_10152533826141768_8392543468988593814_n.jpg


An itibariyle çanakkale boğazına yakınlaşmaktayız..
İspanya kısmetse bir sonraki durak..

Ahh mavi derinlik insana verdiğin huzur, insanın benliğini benliğinden alıyo..
 
Yaşamı bir film gibi düşünmek lazım çeşitli içerisinde çeşitli rolleri barındıran bir film. Bu rollerin içerisinde ne artist , ne aktrist nede figuran olmalı insan. Senarist yönetmen olmalı kendi yazıp kendisi yönetmeli kendi yazdığımız bir film olmalı hayat.. Ancak bunun sonucunda acılarımızın , sevinçlerimizin , hüzünlerimize kişiler sebebler aramayız. Bazen yıldızlara bakarak hayal kurmalı olumlu olumsuz gerçekleşe bilecek gerçekleşmesi imkansız olabilecek hayaller kurmalı kendini dinlemeli hayatı yazmalı
eksileri artılarıyla farklı heycanlar aramalı sırandanlıkdan kurtulup kendine yeni filmler yeni şeyler anlatmalı farklı rollerin iyi kötü yanlarını keşfetmeli.
kendini sevmeli varlığını sevmeli otu , böceği , hayvanları , insanları..
Insan herşeyin bir sebebinin olduğunu bilmeli herşeyin tadını alarak yaşamalı içimizden geldiği gibi yaşamalı Söylemek istediklerini söylemeli keşkelerden kurtulmak için hayatı herşeyiyle kabul etmeli.
Hayatı hayat yapan biz insanların nasıl bir varlık olduğunu anlamalı her nefes alıp verişin birşey anlattığını bilmeli kendinden başka , başkalarınıda sevmeli saymalı sevdiklerinin üstüne gitmeli. .

Gene bir yolculuk gene bir efkar , nereye kadar gittiği yere kadar demiş eskiler o misal o vakit..
 
ßen hayatı ve Insanları bana gösterdikleri gibi kabullenmem içlerindeki ıssız duyguları keşfetmek isterim . ßunu çoğu zamanda başardım.. Bunu kendim içinde istediğimde ise çokmu şey isteniş oluyordum.? Bu keşif bir güven gösterisi değilmidir.? Senin için çaba gösteren kişileri görmek.. Bir risk almam gerekti bazı şeyleri yaşayım öğrenmem için.. buna hazırmıydım. Aklımda şu vardı . Onca yaşadıklarımdan sonra buna gücüm varmıydı bunun üstesinden gelebilirmiydim? Oysa bu ana kadar bırakmıştım kendimi akıntıya gücsüzdüm , bitkindim savruluyordum , okyanusda. .
 
10568879_874855579209220_8006797799835488928_n.jpg


Kalabalık beni sahiden sıktı. Ben iki de bir de böyle oluyorum. Bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. Bu nefret filan değil.. İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile. Sadece bir yalnızlık ihtiyacı. Öyle günlerim oluyor ki etrafımdan küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum. Fakat sonra birdenbire etrafimda bana yakın birilerini arıyorum. Bütün bu beynimde geçenleri teker teker, uzun uzun anlatacak birini. O zaman nasıl hazin bir hal aldığımı tasvir edemezsiniz. Kış günü sokağa atılmış bir kedi gibi kendimi zavallı hissediyorum.

Sabahattin Ali
 
10527280_10152537435081880_1821684659745742992_n.jpg


Seni tek bir cümle ile anlatacak olursam , Huzur vesselam..
 
10330423_876150682413043_1287598478176144734_n.jpg


Bazen o kadar yalnızım ki. Aslında değilim. Yanımda, bi telefon uzağımda o kadar çok insan var. Onları hissetmeme rağmen yalnızım. İçimdeki sıkıntının adını ‘o’ koyduğumdan beri bu haldeyim. Ne kadar insan olursa olsun, ihtiyacınız olan tek bir insan olmadığında her şey biraz eksik, biraz yarım..
 
10583863_875541682473943_6729324348711977379_n.jpg


Gelecekten en büyük beklentim geçmişte bıraktığım insanlarla bir daha hiç karşılaşmamak.
 
10568969_831916616819127_9050122049353592980_n.jpg


Bazen yeter dersin hayat seslenir ardından dur daha yetmedi diye..
Bir bayram daha sevdiklerimizden uzakta..
 
s%C3%B6zl%C3%BCk-yazarlar%C4%B1n%C4%B1n-sahur-sofralar%C4%B1_476697.jpg


Myself

Mübarek 11 aylar :)) Özledin sen. :))

Öfff diyorum ya..
Mest ettin beni bak bu gecenin bi vakti..
Yarasın biladerim yarasın..
Bu kirli dünyanın şerefine bir duble benim yerimede vur..

Özlenmezmi ya , rakı..
Hasret kaldım buram buram anlatamam..
 
Ali Elbir | Akrep ( 23 Ekim - 21 Kasım )
Mantığınıza güveniyor ve düşüncelerinizden taviz vermek istemiyorsunuz. Sizinle aynı tarzda düşünen kişilerle yaptığınız görüşmelerden büyük keyif alacaksınız. Bugün, fikirlerinizi karşı tarafa istediğiniz gibi yansıtabileceksiniz...
28/07/2014

Fala inanma falsızda kalma misali..
Hani nediyeyim bilmiyorum ama hepmi doğru şeylere değinilir bu denli..
Beyin fonksiyonlarım bu yönde nasıl doğru tahmin yaptığını sorgulasada mantığım el vermiyo devamlı bu yönde cıkan doğru şeyler hakkında .

Herneyse güzel bir bayram sabahında bu denli güzel bir açıklamayı okuma iyi geldi doğrusu :)
 
Kul sıkışıp Hızır yetişmediğinde, umut kesilmemesi gerekenden umut kesildiğinde, son adım atıldığında, son söz söylendiğinde, son nefes alındığında ve geriye hiç bir şey kalmadığında.

Baharı beklerken kışın ortasında soğuktan kırıldığınızda, gündüzü beklerken gecenin içinde kaybolduğunuzda ve tutunacak bir dal arayıp okyanusun ortasında boğulmaya başladığınızda. Güvendiğiniz dağlara kar yağdığında, yağan kardan değil de üzerinize düşen çığdan kaçamadığınızda. Söylenmesi gereken her şeyi söyleyip, yine de haksız olarak görüldüğünüzde.


Öğrendiğiniz matematik bile artık işe yaramadığında. Hayatın doğrularıyla paralel olması gereken doğrularınız onu dik bir açıyla kesiyorsa, hayattan kendinizi çıkarıp, hayata kendinizi eklediğinizde sonuçta değişen hiçbir şey olmuyorsa, sırtınızdaki değil beyninizdeki yük ağır bastıyorsa.

Hercailerin yalanlarına inanıp kışın ortasında bir kardelen kadar yalnız kaldığınızda, unutulmayan değil affedilmeyen olarak hissettiğinizde kendinizi, beklediğiniz gelmediğinde ve beklenmeyeni beklemeye başladığınızda, pusulanız bozulup kutup yıldızınızı kaybettiğinizde, bütün olanlardan kendinizi sorumlu tuttuğunuzda, aynalara bakamaz, söylenenleri duyamaz olduğunuzda, karanlık dostunuz içtiğiniz su gözyaşlarınız olduğunda.

O bize şah damarımızdan daha yakın dendiğinde şah damarınızın size bu kadar uzak olduğunuzu hissettiğinizde ama gene de şükrettiğinizde. İçinizde hayırlısı böyleymiş dediğinizde.En son konuştuğunuz kişi kendiniz, en son gördüğünüz şey kaybolan hayalleriniz, en son duyduğunuz ses sessizlik, en son hissettiğiniz şey acı bir yalnızlıksa eğer.

Hakimi siz olduğunuz hayat mahkemesinde, suçlu koltuğunda oturan kendinize, hayat denilen jüri üyelerinin gözü önünde, verdiğiniz hükümden sonra kalemi kırmak demektir İ’DAM-I NEFS..

Gökhan ALTINTOP
 
Geri