Mavi derinlikler insana bi çok şeyi düşündürüyo

M
  • Kullanıcı Myself
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
Sanki gemisini başıboş bırakmış bir kaptan gibiydim. Öylesine sürükleniyor, kontrolü elimde tutmak bir yana hep durumu kurtarmaya çalışıyordum. Ve hayat bir dümenin başında, gemiyi kullanmayı öğrenemeden geçip gidiyordu.

Ama bir gün bildiğim her şeyin başkalarının doğrusu olduğunu ve çektiğim her acının bildiklerimle ilişkisini anladım. O an, beni memnun etmeyen hallerden yavaş yavaş sıyrılmaya başladım.

Ve fark ettikçe değiştirdim:
Hayır dersem insanlar beni sevmez zannederdim, değiştirdim.
Sınırlar koymadan yaşardım, değiştirdim.
Temel önceliğim karşımdakinin memnuniyetiydi, değiştirdim.
Kendimi tanımaz, kendimle zaman geçiremezdim, değiştirdim.
Alışkanlıklarım bağımlılığa dönüşürdü, değiştirdim.
Kafamın içinde sürekli konuşan başka bir ben vardı, değiştirdim.
Anda olmanın keyfini her zaman çıkaramazdım, değiştirdim.
Eski eşyaları, anılarıyla saklardım, değiştirdim...
Bir de baktım ki artık kaptan benim..
 
Ve gittin...
Sadece bitti dedin...
Fazlasına gerek yoktu zaten...
Herkes anlamak istediğini anlardı değil mi...
Ama inan hiçbir şey anlamıyorum...
Sana lanetler mi yağdırmalıyım, yoksa yolun açık olsun mu demeliyim...
Yok bu çok fazla, dilerim Allah'tan bensiz gittiğin hiç bir yol açık olmasın!
Sensiz aldığım nefes nefes değilken, bensiz aldığın nefes nefes olmasın...
Yok bu da çok fazla...
Ben kıyamam ki sana...
Ben sadece geride bıraktığın bu beceriksiz kalp için yalvarıyorum...
Gel unuttur bana seni ..

Kahraman Tazeoğlu
 
Hadis: “Kendini tanıyan, rabbini tanır” diyor. En küçük sonsuzla, en büyük sonsuz arasındaki esrarlı ayniyeti ifşa eden büyük söz. Hint bilgeleri de “Gökte bir tek ay var, akisleri sonsuz. Her testinin suyunda başka bir ay. O testilerden biri de sensin” derken aynı hakikate tercüman olmuyorlar mıydı? Kendini tanımak, marifetlerin marifeti


Cemil Meriç/Bu Ülke
 
10422541_10152725298397262_6926895020536151018_n.jpg


Ne güzel de demiş şair..

İnsanları tanımak , denizleri bardak bardak boşaltmaktan daha zordur. .
 
10408785_10152736714207262_4230041667522491255_n.jpg


Geçenlerde kelimede bi zamanlar dostum olduğunu zannetiğim geldi Barışalım mı dedi .
Sen hiç bir kitabı iki kere okudunmu dedim.
Evet dedi.
Peki sonu değiştimi dedim..
Sustu..
 
Bir yalan dört doğruyu götürüyo , iyilik , güven , sadakat , huzur..
 
10357256_660376070704773_4517295977678069577_n.jpg

Hüznü yazdım kağıtlara , içtiğim votka miğdeme düşerken yaş taneleri mavi derinliğe çatlaktı yüreğim mavi derinliğin derinliği gibi..
Bir yol hiç bu kadar ulaşılmaz olmadı.Yürek hiç bu kadar ağır gelmedi bedene , adımların gerisi hiç bu kadar ıslanmadı. Her gün geçtiğim , her gün umutla düşlediğim bu yol hiç bu kadar nefessiz,çaresiz bırakmadı beni..
Arınmak istiyorum benzetmelerden uzağa , kelimelere yüklenmiş anlamların yükünden sıyrılarak gitmek istiyorum.. Her başlangıç sanılan sonlarda kendimden uzak olsun diyorum sözler , boşluğa düşen ne varsa kulaklarımı onlara kapatıyorum.
 
Ne güzel de izah etmiş üstad..

Çok uğraştım, insanların söküklerini dikmek için.
Ama beceremedim!
Anladım ki; sökük kişilikteyse, dikiş tutmuyor...

-Tuncel Kurtiz
 
10492049_865854973442614_2920307614205361486_n.jpg


1521485_565444146864633_1917660379_n.jpg


Umudun bir rengi olsaydı mavi olurdu. Deniz gibi , gökyüzü gibi sonsuz. .
 
Babam namazlarında beni hiç yanından ayırmazdı.
Ve bir gün dedi ki ;
-Evlat şunu unutma,
Eğer hayatında bir şeyler kötüye gidiyorsa, bil ki namazlarında problem vardır.​
 
Deniz hayal bile edemeyeceğin uzakların okadar da uzak olmadığını bilmektir.
Mavi ile yeşilin sarhoş olduğu yeri 360 derece dönmek kimsenin bilmediği bir dili konuşmaktır..
Yakamozun her rengini bilmektir .
En kara bulutları ,
En sert esen rüzgarları ,
En büyük dalgaları ,
İnsanlarla uğraşmaya tercih etmektir ..
 
10514549_866587093369402_2473433376027421035_n.jpg


Günlerdir uyuyamamanın nedeni bir zamanlar birlikte huzurla uyuduğun kişidir. Şimdi seni deli gibi ağlatan kişi daha önce yüzünü en çok gülümsetendir. Bütün hayallerini yıkan, bir zamanlar en güzel hayalleri birlikte kurduğun kişidir. Seni üzen bir başkası değil aslında, sana en çok zarar veren içinde büyüttüğün sevginin kendisi.
Çok fazla değer verdiğimiz için çok çabuk değer kaybediyoruz.
Bizler aslında acıya aşık oluyoruz.
Canımızı en çok kim yakacaksa gidip onu buluyor, onu seviyoruz...

Ezgin Kılıç
 
Her şey nasıl bitiyor?
Nasıl yabancılaşıyor insanlar?
Hiçbir şey olmamış gibi.
Birlikte yemek yer miydik?
Nerelere giderdik?
Şakalarımız nasıl şakalardı?
Kavgalarımız?
Sesi nasıldı sesi?
Unutmak değil, başka bir şey bu.

10306461_866267666734678_7985901150265311430_n.jpg
 
Ekmek kadar masum olan çocukluğumu özledim.
Bir ekmek sıcaklığını arıyor ellerim.

Ben sadece çocukluğumda hiçbir şey düşünmeden erkenden uyuduğum geceleri özledim..
 
Geri